1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. DEMOKRATİK KURUMSAL DÖNÜŞÜMÜ BAŞARAMAYAN SİYASET
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRATİK KURUMSAL DÖNÜŞÜMÜ BAŞARAMAYAN SİYASET

A+A-

Ana muhalefet partisine ve iktidar partisine yapılan itirazları, toplumsal beklentiler üretmektedir. Türkiye toplumu, üretim toplumunun bütün sorunlarını ve kazanımlarını içselleştirip, kabullenmiştir. Yaşamak, özgürleşmek, çalışmak, üretmek, yarışmak, başarmak hedeflerinin üretim toplumunun kural, kurul ve kurumlarıyla sürdürülmesini istemektedir. Demokrasi vazgeçilmezliğe taşınmıştır. Vesayet sisteminin etkisizleştirilmesi, aşılması mücadelesindeki duyarlılık ve kararlılık belirleyici kabul edilebilirlik sağlamıştır. Vesayet sisteminin yerine inşa edilecek, Demokratik Hukuk Devletinin, en kapsamlı, en eşitlikçi, en demokratik, en çoğulcu yaklaşımlarla tamamlanması ihtiyacının karşılanamamasına yöneltilen itirazlar bu nedenlerledir. Bütün seçimlerde, olaylarda, siyasi hamlelerde belirgin olarak bu temel eğilim yansıtılmaktadır.  İktidar partisinin yetmezliğinin, ana muhalefet partisinin alternatif iktidar ihtiyacını karşılayamamasının sebepleri bunlarda aranmalıdır.

KARŞILIKSIZ HAMLELER
Ana muhalefet partisine yapılan itiraz, 24 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan yetmezliği, tartışmak, araştırmak, aşabilmek yerine, kendi siyasi konumunu öncelik haline getirmesindendir. CHP’nin şu veya bu kadro tarafından ele geçirilmesinin, yönetilmesinin önemi kalmamıştır. Eski konumu sürdürmeyi 
hedefleyen, eski alışkanlıkları tekrar eden hamlelerin çaresizliği yansıtmaktan başka işe yaramadığı ortaya çıkmıştır. Ana muhalefet partisinden beklenilen, Türkiye toplumunun ulaştığı, içselleştirdiği, yaşamak, özgürleşmek, çalışmak, üretmek, yarışmak, başarmak hedeflerinin, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğini sağlamaktır.

EKONOMİ ÖNCELİKLİ STRATEJİ
Yaşadığımız ekonomik sorunların, CHP siyasetinin sürdürülebilirliğini sağlamak için fırsat olarak değerlendirilmeye çalışıldığı yansıtılmaktadır. Ekonomik yeterliliğine güvenilen merkez kadronun, yerel yönetim alanlarındaki temsilcilerle etkileşime girerek başarıya ulaşılması hedefi bu yaklaşımı hissettirmektedir. Bu anlayış ekonominin önceliğinin, belirleyiciliğinin anlaşıldığını gösteren önemli bir yaklaşımdır. Eksik olan tarafı tek başına yeterli olmayacağının, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacıyla ayrılmaz bir bütün olduğunun sergilenememiş olmasıdır. Uygulanmaya çalışılan anlayışın CHP’ nin demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamamasından kaynaklanmaktadır. Demokratik dönüşümle ilgili sorulara yeterli cevapların verilemeyeceği, bu nedenle yeterli etkileşime ve desteğe ulaşmakta güçlük çekileceği yansıtılmış olmaktadır.

EKONOMİK/DEMOKRATİK KURUMSAL 
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN OLMAZSA OLMAZLIĞI

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu koşullar nedeniyle siyasetin temel stratejisi, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanması olmak zorundadır. İktidar partisi bu temel zorunluğu, ulaştığı güç ve kazanımlarla sağlamaya çalışsa da yeterince başarılı olamamaktadır. Ana muhalefet partisi ise iktidar partisinin karşılayamadıklarını öne çıkararak başarılı olmaya çalışmaktadır. İktidar partisi ve ana muhalefet partisi, yerel yönetim hazırlıklarıyla Türkiye gerçekliğiyle örtüşmeyen, kendi konumlarını ve kadrolarını merkeze alan yaklaşım sergileyeceklerini ortaya koymuşlardır.  Bu siyasi yaklaşım, Türkiye siyasetinin konumunun, Türkiye gerçekliğiyle örtüşmediğini, sorunların çözümünde, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasında yeterli olamayacağını hissettirmektedir. İktidar partisi ve ana muhalefet partisi, siyasi anlayışlarının, örgütlenmelerinin, temsillerinin yeterli olamayacağını kabullenmişlerdir. Siyasi mücadeleleri ve çalışmalarıyla üretip, kabul edilebilirliğe taşıyamadıkları temsillerin, parti dışında aranması bunun açık kanıtıdır. Sergilenen kabul edilebilir aday arayışının, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe dönüştürülemeyen anlayışlarının itirafıdır. Ne parti liderleri ve merkez kadro tarafından, ne de lidere ve merkez kadroya tutunarak siyaset yapanlar tarafından tartışılamaması, demokratik dönüşüm çabası sergilenememesi temel eksikliktir. Halkın itiraz ettiği, tartıştığı, aşılmasını beklediği, kendisini tekrar eden bu yetersiz yaklaşımlardır.

Bu yazı toplam 942 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.