• BIST 97.533
  • Altın 145,969
  • Dolar 3,5805
  • Euro 3,9998
  • Kocaeli 18 °C

Demokratik Türkiye okumaları

Mustafa OKÇU
Kurumsal organizasyonlar kadar kişiler de arada bir alınan yolu, içerisinde bulunulan durumu, hedeflenen yeri değerlendirmelidir.
Birinci dünya savaşı döneminde parçalanıp yok olma sürecine giren Osmanlı İmparatorluğu'nun yerine Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmayı başaran kurucular, gelişmiş dünya ülkeleriyle bütünleşmeyi sağlayacak modernleşme projesini inşa etmeye çalışmışlardı. Bu hedef için
oluşturulan tek partili yönetim sistemi ile ikinci dünya savaşı sonrasına ulaşıldı. İkinci dünya savaşı sonrasında dünya devletleri arasında oluşan yeni dengelere uyum sağlanabilmesi çok partili yönetim sistemine geçmekle mümkün olabildi. Çok partili sistem içerisinde modernleşme ve gelişmiş dünya ülkeleri arasına girebilme hedefi, kuruluş döneminin anlayışı paralelinde, devleti, kurumlarını, kurallarını, kadrolarını merkeze alan güvenlikçi anlayışla sürdürülmeye çalışıldı. Devlet merkezli anlayış, oluşan dünya dengelerini de gözeterek, uyarılarla, muhtıralarla, darbelerle uzun süre mutlaklığını etkin olarak sürdürülebildi. 1980' li Yıllara gelindiğinde dünya dengelerindeki ekonomik sürdürülebilirliğin belirleyiciliği iyice yoğunlaştı. Bu dönemde dış dinamiklerin etkisiyle,  darbe hükümetinde Türkiye sermayesinin temsilcisi statüsüyle merhum Sn. Turgut Özal' a yer verilip ekonomik önerileri dikkate alındı. Darbeden sonraki ilk seçimlerde, ANAP'ın oluşması engellenmeyip, yaptığı ekonomik yapısal değişiklerin kabul edilmesi de dış dinamiklerin etkisiyleydi. Sosyalist sistemin çözülüp dünya dengelerinin tek sistemli ekonomik anlayışla sürdürülmeye başlamasından sonraki (1989 sonrası ) ilk yılları Türkiye, koalisyon hükümetleriyle belirsizlik içerisinde geçirdi. Dünyada oluşan ve belirleyici duruma gelen yeni dengelere göre devlet merkezli güvenlikçi anlayışın sürdürülmesi zorlaştı. 28. Şubat 1997' de darbe yapmanın mümkün olmaması nedeniyle, dolaylı yollara başvurularak müdahale yapıldı.  2001 Ekonomik krizi, Türkiye' nin dünyaya uyum göstermesi için yapısal değişiklerin yapılması fırsatı olarak değerlendirilip, Sn. Kemal Derviş' in katılımı ve katkılarıyla aşılabildi. AKP'nin kuruluşu ve başarıları ekonomik olarak yeniden yapılandırılan Türkiye'nin ekonomik sürdürülebilirliğine tutunarak gerçekleştirilebildi. AKP iktidarları döneminde devlet merkezli anlayış çözüldü ve tasfiye sürecine girdi. İçerisinde bulunduğumuz dönemde, Demokratik Hukuk Devleti Türkiye' sinin inşasını kendi anlayışını merkeze alarak sağlamaya çalışan iktidar partisinin aşmakta zorlandığı sorunlarla uğraşılmaktadır. Başarılarını, anlayışını, kadrolarını merkeze alan evrensel demokrasinin kurum ve kurallarına uyum göstermekte zorlanan iktidar partisi giderek statikleşmekte, Türkiye'yi demokratik yapılandırmaya yetememektedir. Alternatifliğin, iktidara gelmenin bu temel gerçeklikler kapsamında değerlendirilip, uygun siyasi yapılanmaya kavuşularak sağlanılabileceği gözden uzak tutulmamalıdır.
Zorluklarla geçen bir yılın sonuna gelindi.
Yeni yılın, daha iyi olmasını dilerim.
Bu yazı toplam 181 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37