1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. DEMOKRATİK YÖNETİM SİSTEMİ
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRATİK YÖNETİM SİSTEMİ

A+A-

Kuvvetler ayrılığı temeline dayanan, demokratik yönetim sistemi, sanayi toplumunun yönetim modelidir. İngiltere’ de, ekonomik, teknolojik devrimin, Fransa’ da politik devrimin belirleyici hale gelmesiyle, halkın iradesinin yapabilirliği temeline dayanan kuvvetler ayrılığı esasına göre gelişim seyri izlemiştir. İnsanlığın ulaştığı bu değişim ve gelişim bilinen gerçekliktir. Türkiye, sanayi toplumunun yönetim sistemi olan modern devlet yapılanmasına, gelişmiş ülkelerinden yaklaşık bir buçuk asır sonra geçebildi. Tarım toplumu niteliklerinin ağır bastığı çok zor şartlarda sürdürülen kuruluş dönemini takiben ikinci dünya savaşı sonrasında çok partili sisteme geçilmişti. Çok partili yönetim modeli, darbelerle şekillenen nisbi demokratik yönetim sistemi olarak sürdürülebilmiştir.  AKP iktidarları döneminde önemli oranda çözülmesi sağlanan bu sisteminin yerine kuvvetler ayrılığı temeline dayanan Demokratik Hukuk Devleti sisteminin inşası süreci yaşanmaktadır.

HALKIN İRADESİNİN YAPALİRLİĞİ VE KUVVETLER AYRILIĞI

Demokratik Hukuk Devleti sistemi, halkın iradesinin yapabilirliği temelinde, kuvvetler ayrılığının vazgeçilmez olduğu esasa göre gerçekleştirilmek durumundadır. Tarihi gelişimine uygun olarak, çatışmaları önleyebilen, değişimin, gelişimin sürekliliğini sağlayabilecek demokratik sistemin bu nitelikleriyle inşa edilmesi zorunluluktur.  Halkın iradesinin yapabilirliği olmazsa olmazdır. Yasama, yürütme, yargı gücünün, bir birlerini dengeleme, denetleme, çatışmaları önleyebilme, sorunları çözebilme, beklentileri karşılayabilme, özgürlüğü, eşitliği sürdürülebilir kılma özelliği vazgeçilmezdir. Her seçimde, her oylamada, her önemli olayda, halkın iradesinin yapabilirliği temelinde, denetleme, dengeleme, sorunları çözebilme konumunu esas olması gerekmektedir. Aksi halde, çoğunluğa ulaşanın, gücü yönetir duruma gelenin, kendisini mutlaklaştırması söz konusu olabileceğinden, denetim, denge, hesap verebilirlik, özgürlük, eşitlik, çatışmaları önleyebilme, beklentileri karşılayabilme yaklaşımları sürdürülemez olacaktır. Bu gerçekliğe demokratik yönetim sistemin gelişim tarihi içerisinde, sayısız olaylarda, çok büyük bedeller ödenerek ulaşılmıştır ve insanlığın sahiplendiği evrenselliğe bu yaklaşımlarla ulaşılabilecektir.

SİYASETİN YÖNETEBİLME SORUMLULUĞU

Demokratik Hukuk Devleti’ni inşa etme sorumluluğu üzerinde olan Türkiye siyaseti, Demokratik sistemin inşa edilmesini, halkın iradesinin yapabilir kılınması temelinde,  kuvvetler ayrılığı esasına göre, gerçekleştirmek sorumluluğunu taşımaktadır. Olmazsa olmaz önemdeki, halkın yapabilirliği temeli seçim sistemleri tartışılarak, en uygununa ulaşılmasıyla sağlanabilmelidir. Seçim sistemiyle birlikte, siyasi çalışmaların, parti işleyişlerinin, halkın iradesinin temel olduğu, demokratik kural ve kurumlarla sürdürülebilmesi önceliklidir.  Yürütmenin, parlamenter sistemle mi, yarı başkanlık veya başkanlık olarak mı daha uygun olacağı, halkın iradesinin yapabilirliğine ve kuvvetler ayrılığının sürdürülebilir olmasına bağlı olarak tartışılıp sonuçlandırılmalıdır.  

İnsanlık suçu terörün Kayseri’ de katlettiği şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza şifalar diliyor, yakınlarının ve bütün toplumun acılarını paylaşıyorum.

Bu yazı toplam 1563 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.