1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Denizde av yasağı bitince, balıklar geri dönecek mi?
Denizde av yasağı bitince, balıklar geri dönecek mi?

Denizde av yasağı bitince, balıklar geri dönecek mi?

Denizlerde avlanma yasağı devam ediyor. Dün marina sahilinde maviden başka her şeye benzeyen denize olta sallayanlarla bir süre sohbet ettim. Olay son birkaç aydır şuymuş: -Denizde balık yok

A+A-

Denizlerde avlanma yasağı devam ediyor. Dün marina sahilinde maviden başka her şeye benzeyen denize olta sallayanlarla bir süre sohbet ettim. Olay son birkaç aydır şuymuş:

-Denizde balık yok!

Üstelik avlanma yasağında…

Peki ne zaman olur?

Ya da olur mu?

İzmit Körfezi’ne balıklar geri döner mi?

“…İzmit Körfezi dediğin, İstanbul boğazının biraz daha genişi. Bu kıyaslamayı yaparak, İzmit Körfezi’ne reva görünenleri öyle düşünün.

İzmit Körfezi de bir zamanlar dünyaca ünlü Marmara mavisi idi. Ve pırıl pırıl. Açıl açılabildiğince dibindeki çakıl taşlarını görürdün. Vapurla giderken onlarca yunus balığının vapurla yarışını izlemek ayrı bir zevkti. Istakozundan pavuryasına, yüzlerce çeşit balığın yaşadığı bir akvaryumdu sanki. Boydan boya yeşille mavinin adeta öpüştüğü bir doğa harikası. Hele buna ılıman iklimi de katarsanız, kendisiyle aşık atacak neresi vardı ki.. Marmaris mi, Bodrum mu, Antalya mı?

Bu anlattıklarım şimdiki kuşaklar ya da İzmit’e sonradan gelenler için bir masal gelebilir ama bir gerçek.

İşte bu körfezi ve ona adını veren İzmit’e kıydılar. Burnunun ucunu görmekten aciz politikacılar adeta histeri nöbetine tutulup, körfezi ve kıyılarını ona buna peşkeş çekme konusunda birbirleriyle yarıştılar. Karşı çıkanları vatan hainliği ile suçlamaya kalkıştılar.

Sanayi ise sanayi ama neden illa Körfez? Tek koşulları ekonomik koşullar.

Ekonomik koşullar ama kimlerin ekonomik koşulları, ülkenin mi, yoksa birilerinin mi? Parayı bastıran kıyı diye bir yer bırakmadı be yahu!

“Nasılsa Körfez leşgaha döndü, biri daha gelse ne olur, öyle mi?”

Limandı, tersane idi, serbest bölge idi, fabrika idi derken denizi doldura doldura nerdeyse körfezin iki yakasını birleştirecekler…”

Bu satırları değerli ağabeyim Tacettin Değer, 2006 yılındaki bir makalesinde yazmıştı. Söyledikleri aynen geçerlidir.

Şimdi başka bir açıdan daha bakalım olaya.

Kocaeli Amatör Olta Balıkçıları Derneği üyesi, İzmitli mali müşavir Oktay Aydıner ile Sepetçi Göleti’nde yapılması planlanan su kayağı projesine karşı çıkmasıyla tanışmıştık. Sayın Aydıner, Sepetçi Göleti’nde su kayağı yapılmasının göletteki Sazan ve Turna balıklarının sonu olacağını ileri sürmüştü

Oktay Aydıner’in “Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” adlı yazısında bakın neler söylüyordu:

“Türkiye’de Balık ve Balıkçılık” adlı kitap, alanında yazılmış, bilinen ilk eser… Yazarı Karekin Deveciyan.

Karekin Deveciyan, 1910-1917 yıllarında İstanbul Balıkhanesi Müdürlüğü, daha sonra da balık işleri müfettişliği yapmış, Düyun-u Umumiye’deki görevinden 1927 yılında emekli olduktan sonra 1964 yılında İstanbul’da vefatına kadar yaşadığı Ortaköy’de elinden olta düşmemiş bir amatör balıkçı.

1915’te “Balık ve Balıkçılık” adıyla, Osmanlıca,1926 yılında ise “Türkiye’de Balık ve Balıkçılık”(1) adıyla Fransızca olarak yayınlanmış bu eser.

Daha sonraki yıllarda Fransızcasından Türkçeye çevrisi yapılan bu çok değerli kaynak eseri günümüzde de bulmak mümkün.

Gelelim, çok önemli bir kaynak eser olan bu kitapta İzmit’le alakalı olarak yazılanlara… Bir İzmitli olarak tüylerimi diken diken eden, beni hayrete düşüren okuduklarıma..

Bakın bir zamanlar, İstanbul Balık Haline İzmit Körfezi’nden avlanarak hangi balıklar gidermiş.

Öyle birkaç kasa falan da değil hani… Kilolarca...

Barbunya, hamsi, istavrit, ıstakoz, izmarit, kalkan, kefal, kolyoz, levrek, mercan, sardalya, torik, yazılı orkinos.

Bu kitaptan çok ilginç bir bilgi;

Fok balığına, Marmara Denizi’nde, özellikle de İzmit Körfezi’nde rastlanır imiş.

Ali Pasiner, Robert Kolej edebiyat bölümünden sonra Lozan Hukuk Fakültesi’nde okumuş. Ana Britanica, Temel Britanica, Compton’s, İstanbul Ansiklopedisi’nin balıklarla ilgili maddelerini, 1999 yılında Amerika’da yayınlanmış olan Dünya Balıkçılık Ansiklopedisi’nin Türkiye bölümünü hazırlamış, Uzun yıllar çeşitli gazete ve dergilerde balık üzerine yazılar yazmış değerli bir insan, bir amatör balıkçı. Uzun yıllar reklam sektöründe çalışmış, ülkemizde balık ve balıkçılık üzerine kitap yazan birkaç yazardan birisi.

Bugün aramızda olmayan Ali Pasiner’in “İki Boğazın Suları”(2) adlı eserinde bahsettiğine göre İzmit Körfezi Marmara’nın zengin balık yatağıymış. Levrek, sinarit, mercan, karagöz, ispari, tekir, barbunya, kırlangıç, dil, pisi, Körfez’in yerli balıkları sayılırmış. Uskumru, kolyoz, palamut, torik, lüfer Körfez’e girerek yatak yaparmış.

İşte böyle… Bu sayılan balık türlerinden kaçı bugün İzmit Körfezi’nde avlanabiliyor?

Bırakın avlanmasını, bu balık türlerinden çoğunun tek bir bireyine dahi Körfez’de rastlamak mümkün değil. Peki neden? Bir zamanlar Körfez’de bolca av veren bu balıklar şimdi neden yoklar?

Karekin Deveciyan da, Ali Pasiner de artık yoklar ve bir daha da aramızda olamayacaklar… Peki ya kitaplarında bahsettikleri balık türleri? Onlar bir zamanlar oldukları gibi yeniden aramızda olurlar mı? Eğer biz istersek…”

Size tavsiyemdir. Arada bir marina sahiline inip, denize yakından bir bakın. İzmit Körfezi’nin ölümüne yakından tanık olun.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.