1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Derince sahilindeki yeni akaryakıt tankları
Derince sahilindeki yeni akaryakıt tankları

Derince sahilindeki yeni akaryakıt tankları

Kocaeli’de yaşayan herkes, ama özellikle bu kent halkının oylarıyla bu kent için çalışmak üzere seçilmiş insanlar, bir gerçeğin farkında olmak zorundadırlar. AKP iktidarının Türkiye’nin bazı

A+A-

Kocaeli’de yaşayan herkes, ama özellikle bu kent halkının oylarıyla bu kent için çalışmak üzere seçilmiş insanlar, bir gerçeğin farkında olmak zorundadırlar.

AKP iktidarının Türkiye’nin bazı kentlerine yüklediği misyonlar var. Önümüzdeki seçimlerin ardından da çok büyük olasılıkla aynı iktidar ülkeyi ve kentimizi yönetmeyi sürdürecek. Geçmişte, Türkiye’de hiç sanayi yokken, Atatürk, İnönü ve Celal Bayar döneminde devlet bu bölgeyi sanayileşmenin merkezi olarak kabul etmiş. İlk adım, Seka ile atılmış.  O dönemde alınan bu karar bir hataydı.

Ancak günümüzde Kocaeli’ye yüklenen yeni bir misyon var ki, bu daha tehlikelidir. AKP iktidarı İstanbul’u çok seviyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın özel bir İstanbul tutkusu var. İstanbul’un şimdiki Belediye Başkanı da, çok akıllı, İstanbul’u kurtarmak konusunda çok kararlı ve bu açıdan başarılı bir siyasetçi.

Bizim kentimiz ise, garip. Sahipsiz. Hakları savunulmayan bir garip kent haline geldik. İstanbul; AKP iktidarı tarafından Türkiye’nin, hatta dünyanın “Kültür, Sanat, Para, Ticaret, Spor “ merkezi haline getirilmek isteniyor. Bu nedenle, İstanbul bağırsaklarını temizliyor. Bütün kirleten sanayiyi, bütün tehlikeli depolama tesislerini, hatta limanları İstanbul’dan çıkartıyorlar, kovuyorlar.  En büyük kültür merkezleri, en büyük sanat merkezleri, spor tesisleri İstanbul’a yapılıyor. Merkez Bankası ve kamu bankalarının genel müdürlükleri İstanbul’a geliyor. 3 ncü köprü, tüp geçişi yapılacak-ki bunlar için devletin harcadığı paranın büyük bölümünü de yine Kocaelililer olarak biz ödüyoruz-  İstanbul’un ulaşım sorunu da çözülecek.

Sanayi gitsin Kocaeli’ye.. Depolama tesisleri, limanlar, iskeleler gelsin İzmit Körfezi’ne. Nasıl olsa, bu kentin sahibi, savunucusu da yok. Vur abalıya gidiyorlar.

İstanbul’un pisliklerini bizim buralara gönderme sürecinin AKP ile başladığını söylersek, haksızlık olur.

Sefa Sirmen’den Cevdet Şahin’e; Hikmet Erenkaya’dan Erhan Yenilmez’e, son 10-25 yıl içindeki bütün yerel siyasetçilerin bu olumsuzlukta dahli vardır. Süreç, İzmit Körfezi’nin en güzel yerinin, Yeniköy merasının İstanbul’dan kovulan Bingo’ya altın tepsi içinde verilmesi ile başlamıştır. Bingo’nun sürekli büyümesine, çevresini yok etmesine göz yumulmuştur. Cevdet Şahin, Kirazlıyalı’yı ve Yarımca’yı bitiren dev liman projelerinin önünü açmıştır. Bu dönemde haberimiz olmadan çok işler yapılıyor. Hani bugünlerde çevre kirliliğinden, zehirlenmekten, kanserden, tarım alanlarının, denizimizin elden gitmesinden şikayet ediyoruz ya, 10 yıl sonra bu günleri bile arayacağız.

Kocaeli’de bu konuları takip eden, ısrarla üzerine giden birkaç duyarlı kişiden biri CHP’li Derince ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Ali Haymanalı’dır. Haymanalı’yı, CHP’li İl Genel Meclisi üyesi Ahmet Uzun’dan da farklı tutmak gerekir. Uzun kadar kamuoyunda gürültü çıkartıp, siyasi şov yapmak yerine, Haymanalı konuları hukuk düzeyinde takip edip, olumsuzlukları yargıya götürerek mücadele ediyor.

İlk kez Sayın Haymanalı’dan öğrendim. Eminim, sizlerin de haberi yoktur. İlimizin Derince sahilinde, yeni yatırımlar var. Sahilde, TCDD’ye ait 5 tane büyük akaryakıt depolama tankı vardı. TCDD trenleri için gerekli mazotu bu tanklarda depolardı. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra bu tankları TCDD devre dışı bıraktı. Hem bölge için tehlikeli olduğu, hem de trenlerin tamamına yakın bölümü elektrik enerjisi kullandığı için artık gereksizliği ortaya çıkmıştı. Tanklar yıllarca boş kaldı. Bir süre önce, TCDD bu 5 tankı merkezi İstanbul’da bulunan  GS Petrol Ürünleri Tic. A. Ş.’ye 15 yıllığına kiralamış. Bu 5 eski tankın toplam akaryakıt depolama kapasitesi 12. 176 metreküp. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), 4 Mart 2010 tarihinde GS Petrol Ürünleri firmasına bu tanklarda akaryakıt depolama lisansı vermiş.

GS Firması, bu lisansı aldıktan hemen sonra Kocaeli Valiliği’ne başvurup, “Bu tanklar bana yetmiyor” diyerek kapasite artırımı için izin istemiş. 23 Ağustos 2010 tarihinde Kocaeli Valiliği, ÇED sürecine de gerek olmadığını belirterek bu izni vermiş. Büyükşehir Belediyesi de toplam 45. 980 metreküp kapasiteye sahip 5 tane ilave tank yapımı için 5 Kasım 2010 tarihinde izin vermiş. Firma, önce bu tanklardan birini yapmış, Büyükşehir Belediyesi

12 Kasım’da bu tank için de kullanma ruhsatını sunmuş. Derince Belediyesi de geri kalan tankların inşaatı için inşaat yapı ruhsatını 13 Ocak 2011 tarihinde hazırlayıp vermiş.

Bütün bunların yanlış olduğunu, yasa dışı olduğunu söylemiyorum. Ya da TCDD’nin eskimiş toplam 12. 176 metreküp kapasiteli tanklarını 15 yıl kiralayan firmanın, aynı bölgede 45. 980 metreküp depolama kapasiteli yeni tanklar kurmasının da yasa dışı, külliyen zarar ve tehlikeli bir iş olduğunu iddia etmiyorum. Bu konuda ihtisas sahibi, yetkili değilim.

Sadece şunu öğrenmek istiyorum:Bütün bunlar olup biterken, Derince’nin burnunun dibinde, bölgedeki onlarca yanıcı, parlayıcı, patlayıcı madde üreten ve depolayan tesislerin hemen yakınında yeni ve bu kadar büyük kapasiteli bir akaryakıt depolama tesisinin kurulacağını, bu tesis için bütün resmi izinlerin üstelik “ÇED sürecine” gerek görülmeden izin verildiğini bu kentte kaç kişi biliyor?..

Derinceli biliyor mu?.. Yenimahalle’de, Şirintepe’de oturan insanlar biliyor mu?.. Ali Haymanalı olayı bilmese, takip etmese, hiç birimizin haberi yok.

Benim tepkim bunadır. Burnumuzun dibinde bir özel firma yaklaşık 46 bin metreküp akaryakıt depolama tesisi kuracak, sahili yeni tanklar yapacak. Ama bundan kimsenin haberi olmayacak, bütün yasal izinler, kentin ruhu bile duymadan verilecek.

Daha başka neler oluyor?.. Nerelere taş ocağı, nerelere maden ocağı, nerelere depolama tesisi, nerelere fabrika kurulacağı konusunda kimlere, nasıl izinler veriliyor?.. Hiç haberimiz yok.

Bundan sonra CHP’li Ali Haymanalı’nın da işi zor. Haymanalı, Büyükşehir Belediyesi’ne sık sık soru önergeleri veriyor, aklına yatmayan, tehlikeli olduğunu düşündüğü, ya da pahalıya malolduğunu iddia ettiği konularla ilgili bilgi istiyor.

Büyükşehir Belediyesi, Haymanalı’ya Tahir Akman imzalı resmi bir yazı vermiş. Deniliyor ki:

“-Ali Haymanalı sen çok fazla oldun. Sürekli sorular soruyor, bilgi istiyorsun. Bundan sonra istediğin bilgiler için hazırlanan evrakları sana verirken, siyah beyaz her sayfa için 50 Kuruş, Renkli fotokopi her sayfa için 1 TL ücret alacağız.”

Haymanalı’nın Büyükşehir’den son istediği bilgilerin toplamı 93 sayfa tutmuş. Büyükşehir jest yapmış, ilk 10 sayfa için ücret tahakkuk ettirmemiş. Geri kalan tamamı siyah beyaz 83 sayfa için sayfa başı 50 Kuruş’tan 41. 50 TL ücret istemiş.

Ayıptır. Muhalefet halk adına idareden bilgi isteyecek, idare bu bilgiyi verirken sayfa başına 50 Kuruş ücret talep edecek. Milyar TL’ler üzerine oturan Büyükşehir, Haymanalı’dan her defasında 50-60 TL alsa ne olur?.. Maksat, yorgunu yokuşa sürmek. Umarım, CHP yönetimi, Haymanalı’ya “Büyükşehir’den istenecek evraklar karşılığı” bir ödenek ayırır.

Çünkü Haymanalı da bazı şeyleri sormasa, bu kentte olup bitenlerden hiç haberimiz olmayacak.

Bu haber toplam 1847 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.