• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 15 °C

Derince’deki dolgu hiç içime sinmiyor

İsmet ÇİĞİT
Yakında çalışma başlayacak. Kamyonlar, TIR’lar dolusu taşla taşınacak. Derince Sahilinde, Derince Limanının önündeki alan doldurulacak.. Derince sahilinde, limanın önünde 400  dönüm  alan doldurulacak. 
Malum, Derince Limanı özelleştirildi. Safi Holding, 39 yıl süreyle limanın işletme hakkını elde etti. İzmit Körfezi kıyılarında irili ufaklı 40 küsur liman var. Derince Limanı, yegane devlet limanıydı. Sendika üyesi işçilerin çalıştığı, giriş çıkışların en fazla denetim altına alınabildiği liman. Özelleşti. Özelleştirilirken de satın alan şirkete, limanı büyütme şartı getirildi. Yani denizde 400 dönüm alanın doldurulması, limanı alan firmanın kendi tasarrufu değil. Devlet büyütmek istiyor..
Yüzbinlerce kamyon taş taşınacak. Denize atılacak. Deniz doldurulacak.. Derince ile Gölcük arasındaki deniz mesafesi, hani biraz iyi zıplasanız geçilebilecek kadar daralacak. 
Üstelik, Derince Limanındaki dolgu projesi için, bölgede ÇED toplantısı yapmaya bile cesaret edilemedi. İzmit Körfezi’nin en dar yerinde, denizde 400 dönüm dolgu. Hiç aklım almıyor, hiç içime sinmiyor. Donanma buna nasıl izin verdi anlayamıyorum. Başkan Karaosmanoğlu’nun pekçok kez verdiği demeçleri hatırlıyorum:  “Denizde bir karış alanı doldurmaya bile karşıyım” diyordu.
ÇED yok, halka sormak yok. “Ben yaptım oldu” olacak. Hatırlayın, karşı sahilde Kocaeli Serbest Bölgesi için geniş bir dolgu yapılmıştı. Depremde deniz kendi arazisini geriye aldı. Derince Limanının mevcut alanı yeterli. Zaten Körfez’de yeterince büyük limanlar var. Şimdi neden 400 dönüm alan doldurulacak. Görürsünüz, gün gelecek bir şekilde deniz bunu geriye alacaktır. Sanırım artık yapılacak bir şey yok. Bütün onaylar verilmiş. Keşke birileri çıkıp şu Derince’deki 400 dönüm dolgu işini bir daha düşünmeye yetkilileri davet etsin. Derince’nin Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut’un içine bu iş nasıl siniyor, bunu da anlayamıyorum.

*Beni çok sevindiren haber
Pazar günleri, evde gazeteleri hatim ediyorum. Hürriyet Gazetesi’nde okuduğum bir haber, pazar günümün çok keyifli geçmesini sağladı. Haberin başlığı şöyleydi: ”Haydarpaşa Gar olarak kaldı.”
İzmitlilerin Haydarpaşa Garı ile ilgili pekçok anısı vardır. Ben üniversitede bir yıl her gün trenle İstanbul’a gidip geldim. Haydarpaşa Garı,  büyük bir tren farı olmanın çok ötesindedir. Tarihtir. Osmanlı’nın görkeminin ayakta kalmış anıtıdır. 
Sözde hükümet, demiryollarına büyük önem verdi. Hızlı Tren’ler çalışmaya başladı. Ama Haydarpaşa Garı ; bu ülkede milyonlarca insanın İstanbul ile tanıştığı  o muhteşem bina kapatıldı. Hata yangın çıktı, yok oluyordu. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, 2013 yılında aldığı kararla Haydarpaşa Garı’nın bulunduğu alanın  ticaret merkezi, otel, park alanı olarak kullanılmasına karar vermişti. 
Şimdi bu karar değiştirilmiş. Haydarpaşa Garı’nın yeniden gar olarak kalmasına karar verilmiş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi  bu yönde yeni karar çıkartmış.
Düşünsenize, Hızlı Tren’in İstanbul’daki merkezi yeniden Haydarpaşa’ya uzanmış. Banliyö trenler çalışmaya başlamış. İzmit’ten Tren’e bindiğinizde Tuzla’da inmek yerine, Haydarpaşa Gar’ına kadar gidiyorsunuz. Oradan, vapurla Boğaz’ın istediğiniz köşesine geçebilirsiniz. 
Şu İzmit-İstanbul arasındaki banliyö tren işi hala muamma. Eminim bir gün yeniden trenler ön plana çıkacaktır. Hele bir de Haydarpaşa yeniden Gar olarak hizmete açılırsa, tadından yenmez. Sırf Haydarpaşa Gar’ı binası içinde dolaşmak, o yüksek tavanlı tarihi binada solumak için bile, trenle İstanbul’a gidip gelinebilir.

*Sapanca kıyıları yeniden Cazibe merkezi olabilir 
Sapanca Gölü, çok özel bir doğa olayıdır. Samanlı eteklerinden kaynaklanan 10’dan fazla dere ile beslenen,  içinde pekçok su canlısını barındıran, hepsinden önemlisi Adapazarı ile Kocaeli için içme suyu  kaynağıdır.
2014 yılı yazında, Sapanca Gölü neredeyse kuruyordu.  Su seviyesi çok düşmüş, gölü besleyen dereler kurumuştu. Sapanca Gölü çevresindeki siteler, plajlar boşalmıştı. 
Doğa, biz ne kadar ihanet edersek edelim, kendi kendisini tazeliyor. İki yıl önce “Kurudu” diye dövündüğümüz Sapanca Gölü’nde şimdi su fazlası var ve bir kısmı Çark deresine bırakılıyor. 
Önümüzdeki yaz, İzmit Körfezi kıyıları, Kandıra kıyıları dışında yüzmek, güneşlenmek için Sapanca Gölü kıyıları da yeniden seçenek olarak ortaya çıkacak. Tatlı su, Karadeniz’den bile tehlikelidir. Büyükşehir Belediyesi’nin Sapanca Gölü kıyısındaki plajlar bölgelerinde de kurtarma ekipleri oluşturması gerekecek. Sapanca Gölü yeniden eski günlerine dönüp, formunu tuttuğuna göre, Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan, ama harabeye dönen eski Seka Kampı da cazip hale gelecektir. Keşke yaz sezonuna kadar Büyükşehir Belediyesi, Sapanca Gölü kıyısındaki eski Seka Kampı’nı da elden geçirse,. Büyükşehir Belediyesi personeline, bu tesiste eskiden Seka’nın yaptığı gibi, dönüşümlü yaz tatili imkanı bile sağlanabilir. 

*Elbette devletimizin yanında olacağız 
Ortalık iyice karıştı.  Yanı başımızda bir savaş ar ve giderek büyüyor. Hatta,  adım adım 3 ncü Dünya Savaşına gidiliyor. Kimse ne olup bittiğini tam olarak bilemiyor. Suriye’deki savaşta, Rusya Esad yönetimini; ABD Suriye’deki Kürtleri destekliyor. Biz, hem Esad yönetimine, hem PYD’ye karşıyız.
Sonunda Türk askeri, karadan Suriye’ye ateş açmak zorunda kaldı. Bazı yabancı kaynaklar, bir grup Türk askerinin de Suriye’ye girdiğini iddia ediyor. Ortalık toz duman.. 
Üstelik bu çok karışık ortamda Türkiye’deki siyasi bölünmüşlük alabildiğine keskinleşmiş durumda. Hangi televizyonun, hangi gazetenin söylediklerine inanacak; hangi siyasetçinin sözlerine güveneceğiz, bilemiyoruz..Bir savaşa doğru sürükleniyoruz. 
Türkiye’nin bu ortamda soğukkanlı olmasa lazım.. Siyasi bölünmüşlüğün bir tarafa bırakılması, herkesin devletin yanında olması lazım. Türk hükümeti, son hamlelerinde haksız değil. Suriye’den sınırlarımıza akın akın yeni göçmenler geliyor. Belli ki, Rusya,  Esad ve PYD de bunu istiyor. Türkiye bu kez, “Her geleni alalım” politikası yerine, evlerini terk edip kaçan gözmenleri Suriye içinde tutmak istiyor. Bu da doğru bir tavırdır. 
Devletin halka, Türk milletine doğru bilgi vermesi lazım. Bunun dışında artık bir savaş ortamının içine girmiş durumdayız. Bizim de devlete güvenmemiş,  devletin yanında olmamız lazım. Zaman, siyasi kavgaları, siyasi bölünmüşlüğü körükleme zamanı olmasa gerektir. Umalım ve dileyelim ki, ülkemiz bu çok karmaşık durumdan en az zararla  çıkmayı başarsın. 

*Telafi eğitiminin cazibesi olmalı
Karlı günlerde Valilik doğru kararlar aldı. Bu yılın başlarında ilimizdeki okullarda 3 günlük “Kar tatili”  yaşandı. Havalar ısındı, ders yılının ikinci yarısı başladı. Bizim eğitim sistemimizin kuralları vardır. Bir ders yılı içinde belli sayıda ders gününü fiilen gerçekleşmiş olması gerekir. Bu nedenle, kar tatilinde okulların kapalı olduğu 3 günün telafi edilmesi gerekiyor.
Valilik, Milli Eğitim Müdürlüğü,  3 cumartesi günü okullarda telefi eğitimi uygulanmasına karar verdi. Amaç,  kuralı yerine getirmek, yıl içinde gerekli eğitim gününü tamamlamak. Ama çocuklar, cumartesi günü telafi eğitimine gelmediler. Sınıflar boş kaldı. Öğretmenler geldi, okulların kaloriferleri yakıldı.  Ama telafi eğitiminin yapıldığı sınıfların kimisinde 1-2 öğrenci vardı, kimisinde hiç yoktu.
Kar tatilinin telefi eğitimi böyle göstermelik olacaksa hiç olmamalı. Okula gelen öğrencilere, öğretmenlere yazık. Cumartesi günü okula gitmeyen, telafi eğitimini kaçıran çocuklara da yazık.
Öyle tahmin ediyorum ki, çocukların önemli bölümü, cumartesi günü telafi eğitimi yapılacağını, okula gitmesi gerektiğini velilerine söylememiştir. Telafi eğitiminden haberi olan velilerin de büyük bölümü çocuklarına, “Ne gerek var.  Gitme okula” demiştir. 
İlimizde önümüzdeki iki cumartesi gününde daha telafi eğitimi uygulaması var. Yine sınıflar boş kalacaktır. Telafi eğitiminin bir cazibesi olursa,  bir ödülü olursa belki çocuklar daha severek okula gelebilirler. Ya da bu telafi eğitimi için çocukları cumartesi günleri okula çağırmak yerine, hafta içi günlerde bir ders fazladan eklenip,  kar tatilinde kaybedilen sürenin telafisi sağlanabilir. Ama şu bir gerçek; öğrencilere “Cumartesi günü okula gel. Telafi eğitimi var” demek, maksada hizmet etmiyor. Bu şekilde telafi eğitiminin hiçbir anlamı olmuyor. 

*Yeni bina yapmakla iş bitmiyor
Kandıra Devlet Hastanesi binasının yeri sıkıntılıydı. Bina, eski ve bakımsızdı. Yıllarca yer arandı, tartışıldı. Sonunda Sağlık Bakanlığı, Kandıra için yeni bir hastane binası yaptırdı. Kandıra M.Kazım Dinç Devlet Hastanesi, yeni binasına taşındı. 
Aslında ilk zamanlarda hastane iyi yönetiliyordu. Hızla kadrolar atandı. Yeni cihazlar geldi. Ama son 4-5 aydan buyana Kandıra Hastanesi ile ilgili sıkıntılar var. Hastanenin hazır, kurulu Yoğun bakım servisi kullanılamıyor. Oysa, Kandıra bölgesi için bu yoğun bakım ünitesi çok mühim. Kandıra-İzmit arasında acil bir hasta nakletmeye kalksanız, en az yarım saatlik bir yolculuk var. Bu da hayat kaybı nedeni olabilir. Kandıra Hastanesi’nde  hemşire eksik. Sağlık çalışanı eksik. Ameliyathanelerin çalıştırılamadığı bildiriliyor.
Yeni, modern, şık hastane binası yapmakla, sağlık sorunu çözülmüyor. Kandıra Hastanesi’ndeki sıkıntıları mutlaka gidermek, özellikle hastanenin yoğun bakım servisini mutlaka çalışır hale getirmek lazım. Kandıra ilçesinin nüfusu her yıl biraz daha azalıyor. Ama önümüz yaz.. Kandıra sahilleri yeniden dolacak ve çok önemli bir nüfus için bölgedeki yegane hastane olarak bu hastane hizmet verecek. Bu haliyle, Kandıra Hastanesi’nin yaz sezonunu taşıyamayacağı anlaşılıyor. 
*Sevgililer Günü, bizim takımlara yaradı
Dün gazetenin spor sayfalarını büyük bir keyifle okudum. 14 Şubat Pazar Günü, yani Sevgililer Günü’nde, ilimizi temsil eden futbol takımları rakiplerini yenmişti. Bu tür bir başarı tablosuyla çok sık karşılaşmıyoruz.
Kocaelispor, zor geçen bir 90 dakikanın ardından, Tunaspor’u da yenerek,  pazar günü İsmetpaşa Stadı tribünlerini dolduran sevgililerine en güzel hediyeyi verdi. Kocaelispor, resmi maçlarda galibiyet serisini 10’da 10 yaparak yeni bir rekoru da kırmış oldu.
2 nci Lig’teki temsilcimiz Birlikspor’u İstanbul Eyüp’te çok zor bir deplasman bekliyordu. Birlikspor takımı da şampiyonluk yarışında ne kadar kararlı olduğunu ortaya koydu. Eyüp’ü, Eyüp’te yendi; grubun lideri Manisaspor’un peşine takıldı.
3 ncü Lig temsilcilerimiz Gölcükspor,  Darıca, Derince, üçü de maçlarını kazandı.  Gölcükspor ve Darıca, play-off iddiasını sürdürüyor. Derince bu galibiyetle rahat bir nefes aldı. 
14 Şubat Pazar günü, ilimizin futbol takımlarına çok yaradı. Umalım ki, bu galibiyet serileri devam etsin. Kocaelispor 3 ncü Lige koşuyor. Birlikspor PTT 1 nci ligi iddiasını sürdürüyor, 3. Liglerdeki takımlarımızdan da en az birini gelecek sezon 2 nci Lig’de görmek istiyoruz. 
*Fener’e ve G.Saray’a gönülden başarılar
Biz eskiden böyle değildik. En azından Türk takımları Avrupa Kupalarında oynarken, başka renklerin sevdalısı olsak da, bütün takımları Milli Takım gibi görür, gönülden desteklerdik.
Bu toplum öylesine bölündü, öylesine kamplara ayrıldı ki, artık Milli Takım’ın maçlarında bile rakipleri tutanlarımız var. F.Bahçe Avrupa Kupası maçı oynarken G.Saraylılar, Beşiktaşlılar kaybetsin istiyor, rakibi tutuyorlar. Üzülüyorum.
Ben hala eski kafalıyım. Türkiye’de tuttuğum bir tek takım var: Kocaelispor.. Ama Türk takımlarından hangisi Avrupa’da oynuyorsa, bütün kalbimle destekliyorum. Bugün, F.Bahçe- Lokomotif Moskova ile, perşembe akşamı G.Saray Lazio ile, Avrupa Kupasında son 16’ya kalma yolunda ilk maçları oynayacaklar. Haftaya da Rusya ve İtalya’da rövanşlar var. Gelin hepimiz bu maçlarda F.Bahçe ve G.Saray’ı tutalım. İki takımımızın birden bir üst tura çıkmasını hep birlikte isteyelim.  Türkiye’de insanların bir şekilde sevinmeye, kendileri ile gurur duymaya ihtiyaçları var. Özellikle F.Bahçe’nin bu gergin ortamda Rus rakibi ile oynayacağı maçlar çok önemli. Bu akşam F.Bahçe’ye, perşembe akşamı G.Saray’a gönülden başarılar diliyorum. İstanbul’daki maçları gol yemeden kazanırsak, Lokomotif Moskova ve Lazio engellerini aşarız diye düşünüyorum.
Bu yazı toplam 512 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37