1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. DEVLET BAŞKANIMIZ SAYIN ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

DEVLET BAŞKANIMIZ SAYIN ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP

A+A-

Muhterem Cumhurbaşkanım;  Bugüne kadar siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel, konular hakkında birçok makaleler ve özel raporlar yazdım. Zat-ı âlilerinize yazdığım özel raporların bir bölümünün elinize geçmediği düşüncesiyle 127 sayfa tutan 23 adet raporlarıma ek olarak, referandum yoluyla yapılan 18 maddelik anayasa değişikliğinin 8. Maddesinde gördüğüm önemli bir hatayı ve diğer bazı siyasi düşüncelerimi de raporladım. Sözünü ettiğim raporları iki dosya haline getirerek, 24-Haziran-2018 seçimlerinde aday adayı olarak bizleri mülakat eden heyetin başkanı olan Sayın Mehdi Eker bey aracılığıyla, sizlere arz edilmek üzere kendilerine takdim ettim. 
 16-Temmuz-2018 tarihinde “Son Rapor” başlığıyla yazdığım 152 sayfalık raporumun sizlere doğrudan arz edilmek üzere, 15-Ağustos-2018 tarihinde, Sayın N. Bilal Erdoğan’ın Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesinden arkadaşı olan, Ankara siyasal mezunu yeğenim M. Emin Köksal aracılığıyla kendilerine takdim edilmiştir. 
Değerli Cumhurbaşkanım, yoğun çalışmanız nedeniyle halkın ne düşündüğünü doğrudan alma imkânız olmadığı gibi, doğal olarak, televizyonlarda yapılan açık oturumları, gazetelerde yazılan makaleleri günü gününe izleme ve okuma imkânınız da olmayabilir. Sizlere takdim edilen bilgiler basın danışmanlarınızdan, milletvekili, bakan, belediye başkanlarından, anket yapan şirketlerden ve diğer yetkililerden gelmektedir. 
 Sizlere doğrudan bilgi aktarmak isteyenler, sosyal medya yoluyla, özel mektup ve raporlarlar ulaşmaya çalışanların mektup ve raporları danışmanlarınız engeline takılıp takılmadığı, okunup okunmadığı da bizlerin meçhulüdür.  “Çocuktan al haberi” misalinde olduğu gibi halktan gelen haberler sansürsüz olduğundan terazileri yanlış tartmaz. Bunun en bariz misali sandık yoluyla verdikleri cevaptadır. 
“Son rapor” başlığı altında kaleme aldığım 152 sayfalık raporumda AK partisinin siyasi analizini yaparken, özelikle MHP ve İYİ partinin siyasi analizlerini de yaptım. 24-Haziran-2018 seçim sonuçlarının analizini doğru yapmak için,  31-Mart-2019 tarihinde yapılacak olan Mahalli seçimlerde, AK partisi herhangi bir partiyle seçim ittifakı yapmadan tek başına seçime girmelidir. 
31-Mart- 2019 tarihinde yapılacak mahalli genel seçimler, 2023 tarihli genel seçimlerinin işaret fişeği olacağından, tüm partiler 2023 genel seçimlerine güçlü bir şekilde girebilmeleri için,  31-Mart-2019 mahalli seçimlerine, ittifaksız tek başına girerek sayısal güçlerini görmelidirler.  Özelikle AK partisi, MHP ve İYİ parti genel seçimlerde aldıkları oyları ittifaksız olarak muhafaza edebilecekler mi, üzerine koyabilecekler mi yoksa altına mı ineceklerdir. Bu sonucu görmeden AK Partisi yeni yol haritasını isabetli çizemeyebilir. 
2019 mahalli seçimlerin sonuçlarından şu netice çıkacaktır. AK partisinden ayrılan oylar hangi partilere gittiğini, giden oylar geçmişte hangi partiye destek verdiklerini, cumhur ittifakının AK partisi için bir çözülme olup olmadığını görmüş olacağız.  Neden böyle düşündüğümü son raporumda teferruatlı bir şekilde yazdım. 
İslam ve Müslüman düşmanı olan Siyonistler, Evanjelist Hıristiyanlar ve putperestler size açıkça düşman olduklarını ilan ettiler. Ilımlı Hıristiyanlar, Yahudiler ve putperestler sizlere açık bir şekilde düşman olmasalar da, ülkenin ve İslam dünyasının kalkınması ve birleşmesi yönünde attığınız adımlarınızdan rahatsız oluyorlar.  
Bu hususa Yüce Allah (CC) şöyle buyurmaktadır  “İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman ‘İnandık’ derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında size karşı olan kinlerinden parmaklarını ısırırlar…”(Al-i İmran 119) 
Çıktığınız bu mukaddes yolculukta Ilımlı ılımsız gayri Müslimlerin hakkınızdaki düşünceleri sizleri rahatsız etmez. Lakin sizlerin bilgisi dâhilinde olmayan veyahut sizleri bir şekilde ikna ederek yanlış bir karar vermenize vesile olan dost görünümlü, alnı secdeli insanların üzdüğünü, üzeceğini düşündüğüm için basın yoluyla yarı açık bir mektup yazmaya mecbur kaldım. 
“Su uyur düşman uyumaz” atasözünde olduğu gibi düşman, sizin şahsınızda, ülkemize siyasi ve ekonomik savaş açtılar. Bu hem içten ve hem de dıştan yapılmaktadır. Mckinsey şirketiyle yapılan danışmanlık anlaşmasını, istismar ederek siyasette alet etmek isteyenlere karşı halkımızı doğru bir şekilde ve net cümlelerle ikna etmelisiniz.  “Hayır, bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır” İlahi fermana göre anlamaya çalışsak da, yapılan anlaşma zamansız bir şekilde aceleye getirildiğinden, siyasi muarızlarınız tarafından çok fazla istismar edilerek halkı etkilemeye çalışacaklardır. 
 Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın Mckinsey şirketinin danışmanlık dışında hiçbir fonksiyonu olmadığını, Ülkenin ve milletin yararına olacağını anlatmasına rağmen, bu sözleşmeyi ağızlarına dolayanlara net cevaplar vererek halkımızı bilgilendirmelisiniz.  Ülkenin ve milletin yararına olan işler hususunda, gayri müslim kişilerle, şirket ve devletlerle ikili anlaşmalar yapmak zararlı olmadığı gibi,  İslam dinine de aykırı olmadığını ifade etmelisiniz.   
Müslümanların aleyhinde gözüken Hudeybiye anlaşması, nasıl lehte döndüğünü,  rahmetli Erbakan hocamız, Başbakan olduğu zaman F-16 uçaklarının ve tanklarının modernizasyonu yapmak için neden İsrail devleti ile anlaşmaya mecbur bırakıldığını anlatmalısınız. Arz ederim.
                            
Alaettin KÖKSAL

Bu yazı toplam 969 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum