1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. DEVLETİN AKLI, FERDİN AKLINDAN FARKLIDIR
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

DEVLETİN AKLI, FERDİN AKLINDAN FARKLIDIR

A+A-

Devletin aklı, sabrıyla ölçülür. Devletin aklı, yönettiği tüm fertlerin akıl ve sabırlarının toplamına eşittir. Devlet, kişinin veya kişilerin nefsi istek ve arzularına uyarak, öfke ile hareket etmez,  yapılan her türlü ihanet eylemlerine de eyvallah demez. Devletin aklı ve sabrı, toplumun siyasi, sosyal, ekonomik, hukuki ve kültürel ihtiyaçlarını planlarken, ferdin şahsi ikbal ve menfaatlerini değil, umumun menfaatlerini düşünerek hareket eder.
Meselenin özü ana fikri bu olduğuna göre,  ülkemiz üzerinde hain planları olan dış şer güçlere ve onların maşası olan yerli hainlere tavsiyem;   Devletimizin aklını, sabrını ve gücünü hafife alarak, ülkemizi ve milletimizi bölmek gibi bir alçaklığa kalkışmayınız.  Biliniz ki, takdire inanan bir millet için mağlubiyet söz konusu değildir. Müslümanlar basit dünyevilikler uğruna ölmez ve öldürmeyi sevmez. Ne pahasına olursa olsun, asla esareti ve batı uşaklığını kabul etmez.  
Maddi gücümüzün yeterli olmadığını düşünerek üzerimize gelen hainler, Yüce Allah’ın izniyle,  çok yakında nasıl bir inkılâpla yıkılacaklarını göreceklerdir.  Zira her şart altında müslümanların her bir ferdi, erkek ve bayanlar olarak“ İman varsa imkân vardır” sırrına vakıf bir anlayışa sahip olduklarından, yeri geldiğinde atom bombasından çok daha tesirli bir bomba olmaya hazır olduklarını, zalimler ve hainler akıllarından çıkarmasınlar.
İmanından şüphe etmeyen bu azız millet;  Dinine, vatanına, bayrağına, bağımsızlığına, devletimizin üst yöneticilerine, milletinin her bir ferdine, mukaddes değerlerine, tarihi büyüklerine hakaret eden dış şer güçlere ve onların güdümüyle hareket eden soysuzlara, zalimlere ve hainlere şirin gözükmeye çalışan, istismarcı din bezirgânlarına müsamaha etmez.
 Şuursuzca ezanı yuhalayan,  manevi değerlerimize dil uzatan,  vicdan fukarası kimi kiralıklar bilmelidirler ki.  80 milyon insanın %99 müslümandır. Yüce Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmezler.   Son ilahi din olan İslam’a, kitabımız Kur’an’a,  Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (sav)  dil uzatmazlar, dil uzatan şarlatanlara da fırsat vermezler.
 Başkalarının güdümüyle hareket eden, beyinlerini kiraya veren, birtakım kendini bilmez özgürlük istismarcıları, akıllarını başlarına alarak kime hangi emperyalist güçlere hizmet ettiklerini düşünmelidirler.
Düşünmeden İslam’ı değerlere karşı gelerek toplumu tahrik etmeye çalışmak demokratik bir hak değildir. Demokrasi; çoğunluğun ve azınlığın haklarını korumak ve saygı duymaktır. Zira özgürlükler sınırsız değildir. Gerçek özgürlük, başkasının özgürlük sınırlarına müdahale etmeden ve şiddete başvurmadan, medenice ve saygılı bir şekilde fikir ve düşüncelerimizi karşılıklı konuşmaktır. Özgür düşüncenin temelinde, endişe, korku, iftira, yalan, dayatma ve haksızlık olmamalıdır.
 Gerçek özgürlükten yana olanlar,  “Ya sev ya da terk et” anlayışıyla,  kendileri gibi düşünmeyenleri ötekileştirmekten şiddetle uzak dururlar. Aynı ülkenin vatandaşları olarak,  farklı fikir, düşünce ve inançlara saygılı olduklarını samimiyetle ifade ederler.   Müslümanların vahye dayalı akıl ve sabırlarının, ne anlama geldiğini idrak edemeyenler özgürlükçü olamazlar.  Bu aziz milletin çocukları, kimlere hizmet ettiklerini düşünemeyecek kadar geri zekâlı değillerdir. Müslümanların dini değerlerine saldırarak ve aşağılamak suretiyle şer güçlerin kiralık maşaları da olamazlar.
Bir müslüman olarak, karşımdakinin fikrini zikrini beğenmesem de, ülkemin vatandaşı olan herhangi bir ferdin tırnağını, batılı bir insana değiştirmem. Bilerek /bilmeyerek dinime mukaddes değerlerime hakaret edenler, yarın hatalarını anladıklarında rahatlıkla kucaklaşacağımıza inanıyorum. Lakin batılı zalimler, hatalarından vazgeçmeyerek, fırsat buldukça saldırılarına devam edeceklerdir. 
Herkes bilsin ki, müslümanların sabrı ve merhameti,  şuursuz çığırtkanlara ve zalimlere karşı, ne korkmak ne de eğilmektir.  Kendilerine yapılan her türlü çirkinliklere rağmen, acı da olsa inançları gereği, bir insanı yanlıştan kurtarmak uğuruna,  insanlara sabır ve merhametle yaklaşma gibi bir görevleri vardır.  
Bütün bu tavsiyelerimize, sabır ve merhametimize rağmen,  inatla ve şuursuzca hanilerin maşası olma uğruna, ülkemiz semalarında ezan sesi duymak istemeyenler, dini değerlerimizin yaşanmasını istemeyenler, İslam dininden ve müslümanlardan rahatsız olanlar varsa, kendi hür iradeleriyle,  İslam ülkesi olan ülkemizi terk ederek, diledikleri batılı bir ülkeye giderek çan sesini dinleyebilirler. Gitmek istemezlerse dinimize hakaret etmemek şartıyla fener Rum patrikhanesine giderek,  duymak istedikleri sesi duyabilirler.
  Avrupa’nın imarına ve kalkınmasına, katkısı olan vatandaşlarımızı göndermek isteyen batılılar hiç durmasınlar hemen göndersinler ki, Avrupa’nın nasıl bir çöküşle karşı karşıya kalacağını, hep birlikte görmüş olalım. Türkiye için problem yok, her bir vatandaşımızın başımızın üzerinde yeri vardır. Dört milyona yakın mülteciyi, birçok Afrika ülkesine yardımda bulunan bir Türkiye,  değil seksen milyonu 180 milyonu besleyecek güçtedir. Ekili arazilerimiz, meralarımız boş, imar edilmesini bekliyor.
Devlet aklıyla değil de,  fertlerin aklıyla konuşursak, dış ve iç siyasi olaylara karşı özetle şunları söylemeye çalışırız.   Ey Amerikan yöneticileri!  A. Öcalan’ı teslim ettiğiniz gibi,  F. Gülen’i teslim almak istemiyoruz. Gülen’i çok seviyorsanız,  ülkenize başkan veya bakan yapınız.  Ey Avrupa devletleri!  Ülkemizin aleyhinde çalışan tüm terörist başlarını, vilayetlerinize vali, teröristleri polis, asker yapınız.  Bizim için hava hoş,  zira er veya geç kurduğunuz tuzaklara siz av olacaksınız. 
 İçe dönükte şunları söyleriz;  Ey siyasetçiler ve aydınlar! Cumhurbaşkanımızı öldürün diyecek kadar küstahlaşan batılı faşistlere ses çıkarmayarak neyin hesabını yapıyorsunuz?   Yarın milletin huzuruna çıktığınız da, seçmenden nasıl destek isteyeceksiniz.    Bu vurdumduymaz ve şuursuz halinizle milletin ve Yüce Allah’ın huzuruna çıkmaya yüzünüz olabilecek mi? 
Milli ve yerli düşünen herkes,  kendi partisinden, cemaatinden, tarikatından, mezhebinden, meşrebinden ırkından, fikir ve düşüncesinden yana olmayan insanlara yapılan hakaretlere ölüm tehditlerine karşı dilini bağlayamaz,  gözlerini kapatamaz kulaklarını tıkayamaz.  Ülkemizin cumhurbaşkanına, siyasi parti liderlerine, sivil ve resmi yöneticilerine ve sıradan vatandaşlarımıza, içteki işbirlikçiler ve dış şer güçlerin en küçük hakaret ve tehditlerine sesiz kalamaz, müsaade edemez.
 Devlet aklıyla ve sabrıyla hareket etmeyenler, ülkenin siyası ve ekonomik istikrarına katkı sağlayamazlar, milletten de bekledikleri desteği alamazlar. Bilmeliyiz ki, mesele Sayın Erdoğan değildir. Yarın bir başkası gelir daha iyi hizmet etmeye çalışırsa, hedef tahtasına o kişi konulacaktır.  “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna saz.” Kalın sağlıcakla

Bu yazı toplam 1292 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.