• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 17 °C

DİKKAT! KURUNUN YANINDA YAŞ YANMASIN

Alaattin KÖKSAL

15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişiminin dış destekli olduğunu hiç kimse inkâr edemez. Darbe girişimine, batı dünyasının çoğu gazeteleri destek verdiğini, siyasilerin alkışladığını, darbe bastırılınca sessizliğe gömüldüklerine de şahit olduk. Sayın cumhurbaşkanımızın ifadesiyle bu darbe girişimi “Senaryosu dışarıda yazılan aktörleri içerden olan bir darbe girişimidir”. Milletçe bir daha anlamış olduk ki. Müslüman’ın Müslüman’dan başka dostu yoktur.

Darbe girişiminin İçteki aktörlerini özetle şu şekilde ifade edebiliriz.   A- FETÖ örgütünün elemanları olarak devletin resmi ve sivil kurumları olan,  askeriye adliye, polis teşkilatına ve bakanlıklara sızan elemanlar. B- FETÖ örgütüne gönülden maddi ve manevi destek veren iş adamları ve gazeteciler C- Fetullahcı olmayan, askeri kurumun içinde darbeci zihniyetli olan cuntacılar.

D- AK partisine karşı olan kin ve nefretlerinden ayrıca dini değerlere saygısız, şahsi ikbal ve ideolojileri gereği, yukarıda sıraladığım aktörlerle birlikte hareket eden kiralıklardır.  E- Darbe girişimine ilk başlarda sessiz bir bekleyişe geçenler, darbe girişimi bastırılınca yön değiştirenler.  F- Kendinden menkul bazı din bilginleri,  huzur ve barış ortamlarında,  Müslümanları uyandırmak ve şuurlaştırmak niyetiyle “Bizim parti pırtılarla işimiz yoktur” diyerek, Sayın Tayyip Erdoğan’ı fütursuzca acımasızca ve şuursuzca kelime oyunlarıyla sinsice eleştirenler.

Altı maddeyle özetlemeye çalıştığım bu aktörler, ne acıdır ki,  Sayın Erdoğan’ı indirmek için her türlü hileye başvuran şer güçlerle bilerek veya bilmeyerek dolaylı bir ittifak yaptıklarına şahit olduk. Sözünü ettiğimiz bu aktörler, zoru gördüklerinde suspus olmayı, saltanatlarının bozulmaması için güçlüden yana kıvırmayı, Müslüman yöneticilerin merhametini istismar etmeyi marifet bilmişlerdir.

Yaptığımız bu girişten sonra, anlatmak istediğimiz konuya dönersek. 15-Temmuz-2016 darbe girişiminin neden ve sonuçlarını çok iyi okuyan, başta cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümet, siyasi partiler,  Genelkurmay ve devletin etkili ve yetkileri, devletin yeniden yapılanmasına karar verdiler.  

Devletin sivil ve resmi kurumlarının içine kanser virüsü gibi yerleşen darbeci zihniyeti ve diğer hainleri temizleme hususunda alınan bu milli ve yerli kararı, her türlü darbelere ve son darbe girişimine karşı dik duran milletimiz, sivil toplum örgütleri ve medya mensupları canı gönülden destek vermektedirler.

Siyasi partiler ve iktidar partisi, yeniden yapılanmaya, devlet kurumlarını her türlü virüslerden temizleme konusunda işbirliği yapmazlarsa, milletimize kolay hesap veremezler. İktidar partisi doğru adım atar muhalefet partileri engel olurlarsa, milletimiz bu şekildeki tavrı sandıkta çok ağır ödetir. Aynı şekilde iktidar partisi de yanlış yaparsa, gerekli temizliği yaparken titiz davranmazsa, kurunun yanında yaşın yanmasına dikkat etmezse bedelini ağır öder.

 Devletin yeniden yapılanması içteki hain virüslerin temizlenmesi için şahsi düşünce ve fikirlerimi maddeler halinde sıralayarak kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.

1- 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişiminin siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, hukuki, iç ve dış bağlantıları çok yönlü bir şekilde analizi yapılarak iktidar ve muhalefet ve diğer yetkili kurumlar ülkenin ve milletin selameti için kendilerine ortak bir yol haritası çizmelidirler.

2- Devletin resmi ve sivil kurumları hainlerden temizlenirken, siyasi partilerde, Genel merkezden taşra teşkilatlarına kadar bir temizleme operasyonuna girmelidirler. Bu temizlikler yapılırken çok dikkatli olunmalıdır, gelen bilgiler çok iyi araştırılmalı kaş yapalım derken göz çıkarmamalıyız.

3- AK partisi genel merkezi, teşkilatlar bünyesinde temizlik yapılması hususunda bir genelge yayınladı. Benzer bir genelgeyi de diğer tüm siyasi partiler de yayınlayarak, devletin yönetimine talip olan her siyasi parti, milli ve yerli düşünceye sahip insanların önlerini açmalıdırlar.

4- Devletin resmi ve sivil kurumlarına, Belediyelerine, parti bünyelerine yerleştirilen, belediye başkanı ve milletvekili seçilen Fetullahcı ve diğer hainlerin temizlenmesine azami dikkat gösterilmelidir.

5- AK partisi genel merkezinin yayınladığı genelgesine baktığımızda özetle şunları görmekteyiz. “Fitne ve dedikodulara izin verilmeden titizlikle ve ivedilikle parti tüzüğümüzün ilkeleri ışığında yürütülmesinin gerekli olduğu bilinciyle hareket edilmelidir. FETÖ’cü olduğu bilindiği halde bu isimlere göz yumanlar, bilerek yol açanlar, referans olanlar da affedilmeyecek. Onlarda kurumlardan uzaklaştırılacaktır.” Bana göre İşin en zor noktası burasıdır. Bu hususta yapılacak olan çalışmalar dikkate haiz çok önemli bir husustur.

6- Soru şu; AK partililer yayınlanan bu genelge doğrultusunda, gerek Belediye başkanları gerekse milletvekilleri sorumluluklarını yerine getirebilecekler mi? Yoksa bin dereden su getirerek kendilerini savunmaya mı çalışacaklardır.  Cemaati iyi niyetle destekledik ve bilmeyerek hata yaptık diyerek, Sayın Cumhurbaşkanımız gibi kamuoyuna karşı Yüce Allah ve milletimiz bizleri affetsin diyebilme faziletini gösterebilecekler mi? 

7- Devletin sivil ve resmi kurumlarında belediyelere elaman alınırken cemaat mensuplarına öncelik verdiklerini, AK partisine destek veren milli görüşçülere ve diğer vatan, din, milletsever insanları görmezlikten geldiklerinin itirafını yapabilecekleri mi? 

8- Milletvekilleri Belediye başkanları, Fetullahcı cemaati desteklediklerini çocuklarını cemaatin okullarına verdiklerini, kendilerini uyaranlara sert tepki göstererek, “ Sizler cemaati ve yaptıkları hizmetleri görmeden ve anlamadan fitne çıkarmaya çalışmayınız “ şeklindeki haksız tepkilerinden dolayı kırdıkları insanlardan özür dileme yürekliliğiyle yaptıkları hatalarını itiraf edebilecekleri mi?

9- Sözde hizmet cemaatiyle işbirliği yaparak, şahsi ikbal ve menfaatlerini düşünerek, kendilerine engel gördükleri işin ehli olan insanları, yönetim mekanizmalarından uzak tutmak hususunda, belediye başkanı, milletvekili, il, ilçe başkanlarının seçimlerinde yaptıkları manevraları,  referans oldukları sahtekârları ve bildikleri diğer hainleri soruşturma heyetine net bir şekilde yazılı olarak verebilecekler mi?

10- Devletin resmi ve sivil kurumlarında yapılacak temizleme operasyonuna dıştan kasıtlı bir şekilde yoğun bir bilgi kirliliği bombardımanıyla karşı karşıya gelineceğinden, Kurulacak olan soruşturma heyetleri, isimsiz ve adressiz gelen bilgileri ayrı bir değerlendirmeye tabi tutmalıdırlar.

11- Kendilerini gizlemek veya kendilerini deşifre edecek insanları, kasıtlı olarak FETÖ’cü veya başka bir hainlikle suçlamaya çalışan iftiracıların kimler hakkında ne söyledikleri derinlemesine araştırıldıktan sonra karar verilmelidir.

12- Değişik kurumlarda çalışan arkadaşlardan gelen haberlere baktığımızda,  durumdan vazife çıkararak, şahsi kin ve ihtiraslarından dolayı suçsuz olan bazı personelleri açığa almak yanlış bir şekilde fişlemek suretiyle kirli bir bilgi savaşının başlatıldığına şahit olmaktayız. Bu şekilde davranan yetkili yetkisiz insanların dikkati çekilmelidir.

13- Üzerlerinde vazife olmayan, şahsi ikbal, menfaat, ihtiras ve kinlerinden dolayı, mevcut durumdan kendilerine vazife çıkaran bazı Bakanların milletvekillerinin ve Başbakan’ın yakını olduklarını ileri sürerek,  FETÖ örgütüyle yakından uzaktan alakası olmayan insanları açığa almak görevlerine son vermek doğru bir davranış değildir.

14- Bilgi kirliliği sayesinde, kurunun yanında yaşın yakılmasına sebep olanlar, bilmelidirler ki, bu iş sadece ülkede gerilim çıkarmak, sosyal dokumuzu bozmak,  sağlanan barışı zedelemek ve iktidarı kamu desteğinden mahrum bırakmak isteyen, FETÖ örgütüne, bu hain örgütü destekleyen şer güçlerin ve fitnecilerin işine yarayacaktır.

Sonuç olarak, devletin sivil ve resmi kurumlarında yapılacak temizlik dikkatle yapılırsa hiç kimse yapılanlardan rahatsızlık duymayacaktır.  Siyasette yapılacak temizlik çok daha kolay görülse de bu temizleme işi çok gizli yapılmalı ve özenle saklanmalıdır. Siyasetteki temizliğin en kolay ve kalıcı yolu,  erken veya zamanın da yapılacak seçimle olur.  Seçimsiz bir temizleme operasyonu partilere rahatsızlık vereceğinden bu hususta çok dikkatli davranılmalıdır. Geleceğin aydınlık Türkiyesi için bugünden gerekli tedbir alınmalıdır. 

Bu yazı toplam 1399 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37