1. HABERLER

  2. İNSAN HİKAYELERİ

  3. Dinç: 112’yi kurunca imkansız demişlerdi
Dinç: 112’yi kurunca imkansız demişlerdi

Dinç: 112’yi kurunca imkansız demişlerdi

Türkiye’ye sağlık alanında kısa dönem bakanlığına rağmen çok önemli yatırımlar yapan eski Sağlık Bakanı Kazım Dinç, 1994 yılında 112 acili kurduğunda en yakın arkadaşlarının dahi bu hizmetin hayata geçmesini imkansız olarak nitelendirdiğini söyledi

A+A-

İKİ SAATLİK GÜZEL SOHBET

Bu kentte siyasetçilerden konuşulmaya başlandığında hele de eski bir siyasetçi ise mutlaka hep arkasında birileri konuşur. Ama Kazım Dinç ile ilgili bir kere birin kötü bir cümle kurduğunu duymadım. Her hafta yeni bir insanın yaşam öyküsünü yazmak benim için çok büyük bir keyif. Bu hafta Murat Yoldaş ile birlikte Sağlık eski Bakanı Kazım Dinç’e gittik. Eşi Nihal Dinç ile bizi karşıladı ve çok iyi ağırladı. Misafirini el üstünde tutan insanlar. Evde yaklaşık 2 saat süren bir sohbetimiz oldu. Hayat hikayesinin yanında bu kentte yaptığı hizmetleri, Süleyman Demirel ile olan yakınlığını konuştuk.

Kocaeli’ne yaptığı hizmetleri belki hepimiz biliyoruz ama Türkiye’ye yaptıklarını bilmiyoruz. Bugün herkesin göz nuru gibi baktığı 112’yi kuran kişi Kazım Dinç. 112’yi kurduğunda arkadaşlarının bile böyle bir sistemin tutacağına inanmadığını söylüyor. Oysa bugün asla vazgeçmeyeceğimiz şey 112. Bu sadece bir örnek. O bu kente çok şey kattı ve bu kent onu gerçekten seviyor.

 

İZMİT LİSESİ’NDEN ANTALYA LİSESİ’NE

1948 yılında Kandıra’da dünyaya gelen Kazım Dinç, ilk ve ortaokulu Kandıra’da okudu. Ortaokuldan sonra liseyi İzmit’te oturan ablasının yanında İzmit Lisesi’nde okumaya başladı. Ablasının Antalya’ya gitmesi ile birlikte liseyi Antalya Merkez Lisesi’nde tamamladı. Liseyi bitirdiği gibi üniversite sınavına giren Dinç, o dönem üniversitede 6 tercih hakkının 6’sını da kazandı. Ama ilk olarak arkadaşı Sacit Palaz ile Diş Hekimliğini tercih etti. Diş hekimliğinden vazgeçti ve nedenini de şöyle anlattı:

 

DİŞ HEKİMLİĞİ BABAMIN 5 MAAŞI DEMEKTİ

“Kaydımı yaptırdıktan sonra tesadüfen ikinci sınıfa geçen bir arkadaşın malzeme almasına denk geldim. Malzemeler 2 bin 700 lira tuttu. Benim başımdan aşağı su döküldü. Babam 400 lira maaş alıyor. Bu benim babamın 5 maaşı ile malzeme almam demek. Sacit Palaz’a ‘sen beni bekle geliyorum’ dedim. Okula gittim Diş hekimliğinden kaydımı kavga dövüş geri aldım. Gittim eczacılık fakültesine kayıt yaptırdım. Böylece eczacı oldum” dedi.

 

bizi-cok-guzel-karsiladilar.jpg

BİZİ ÇOK GÜZEL KARŞILADILAR: Gölkay konutlarının yanında olan evlerinde Kazım Dinç ve Nihal Dinç bizi çok güzel ağırladı. Yaklaşık 2,5 saat süren sohbetimiz çok keyifliydi. Hatta ayrılırken Nihal Dinç ile de insan hikayesi yapmak için sözleştik.

 

490 BİN LİRA BORÇLA BAŞLADIM

Okulu bitirdikten sonra Kandıra’ya gelip Emin Eczanesi’ni devraldığını söyleyen Dinç, “1974 yılında 490 bin liraya eczaneyi aldım. 490 bin lira borç ile başladım hayata. 10 yıl eczanenin borcunu ödedim. Sonra Sevim Deren ve İsmail Genç de okulu bitirdi ve eczane açtı. Sevim’in babası Kasap Nail, İsmail’in babası Hasan amca sabah erken kalkıp dükkanlarını açtıkları için biz de mecbur erkenden eczane açan insanlar olduk. 30 yıl eczacılık yaptım.

 

ÖNCE NİHAL HANIM BEĞENMİŞ

1977-78 yıllarında Kandıra Kaymakamı ilçede okuyan iş sahibi olan isimleri çağırdı. “Çocukların dersleri boş geçiyor. Gelin onlara ders verin onlar da sizin gibi okusun” dedi. Ben okulda kimya, edebiyat ve beden eğitimi derslerine girdim. O dönem Nihal Hanım Bursa’dan Kandıra Lisesi’ne öğretmen olarak atandı. 12 kadın öğretmen atanmıştı. İlk Nihal hoca beni görüp beğeniyor. Öyle tanıştık ve 7 Ekim 1978 yılında İzmit’te yaptığımız düğün ile evlendik. Oğlumuz Evren dünyaya geldi. Endüstri mühendisliği okudu, Amerika’da Bilişim ve Ar-Ge üzerine doktora yaptı. Gelinim Gamze ile evlendi ve Kazım Arda, İrfan Mert isimli torunlarım oldu.

 

ADALET PARTİSİ İLE BAŞLADI

Tabi bu arada Adalet Partisi’nde siyaset yapıyorum. 1975 yılında Kandıra ilçe teşkilatında görev aldım, ilçe başkan yardımcısı oldum. 1977 yılında Kandıra Belediye Meclis Üyesi oldum. 1980 ihtilalinde partimiz kapandı. Ancak Belediye Başkanı Turan Sarı görevden alınmadığı için bizim meclis üyeliğimiz devam etti. 1983 yılında kurduğumuz Doğru Yol Partisi’nde ilk seçilen ilçe başkanı oldum. 1984 ve 1989 yıllarında Kandıra Belediye başkan Adayı oldum. İkisinde de Kenan Evin ve İsmail Genç ile yarıştık ve iki yarışı da Kenan kazandı.

 

hala-cok-sosyaller.jpg

HALA ÇOK SOSYALLER: Şu anda sadece Sağlık Ürünleri Derneği Başkanlığı yapan Kazım Dinç, davet edildiği tüm toplantı, açılış ve etkinliklere eşi Nihal Dinç ile gidiyor. İkisi hala çok dinç ve sosyal yaşamlarına önem veren bir ikili.

 

TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYDUK

1991 yılında yapılan erken seçimde ön seçime girdim ve ikinci oldum. Tercihli sistemde de ikinci oldum. O zaman 5 milletvekilini aldık. Ben Sağlık Komisyonundaydım mecliste. Çok güzel bir dönem geçirdik. Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte çok çalıştık. Ciddi projelerle taş üstüne taş koyduk. Turgut Özal vefat edince Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, Tansu Çiller ise Başbakan oldu. O dönem Sağlık Bakanı oldum. 10 ay bakanlığım sürdü. Eczaneyi devrettikten sonra bir ilaç firmasının yönetim kurulu üyesi oldum. Sağlık Ürünleri Derneği başkanı oldum. 2012 yılından bu yana dernek başkanlığını yürütüyorum.

 

ÇOK MÜCADELE ETTİK

DYP’de milletvekili arkadaşlarımızla seçildiğimizde 10 hedefi önümüze koyduk. 1986 yılından bu yana kapalı olan Sopalı Çiftliği Hastanesini açacağız dedik açtık. 1993 yılında hastane 1100 yataklı olmasına rağmen 100 yatak kapasite ile çalışıyordu. Kocaeli Üniversitesinin Araştırma Tıp Fakültesi vardı ama araştırma hastanesi yoktu. Sopalı Hastanesini değerlendirip yarısını üniversiteye verelim dedik. O zaman sendika ile çok mücadele verdik ama Baki Komsuoğlu ve Yusuf Çağlar ile birlikte yaptık.

 

ÜNİVERSİTE HASTANESİNİ KURDUK

Binayı aldık ama doktor, hemşire, sağlık personeli yok. Personel genel müdürüne talimat verdim. Ne kadar boş kadro varsa hepsini toparla ve bir dosya olarak bana ver dedim. 418 kadro boştu. Bunun olurunu verdim ve tahsis ettim. Şef, şef yardımcısı, asistanlar ve tüm araştırma hastanesi talebini yerine getirdi. Akşam bana yemeğe gelen Prof. Dr. Baki Komsuoğlu’na giderken kadro tahsis dosyasını hediye ettim. Onlar benim bu yaptığımı hiç unutmadı.

 

oguluna-cok-duskunler.jpg

OĞULLARINA ÇOK DÜŞKÜNLER: Kazım ve Nihal Dinç çiftinin tek çocuğu olan Evren Dinç’i görkemli bir düğünle evlendirdiler. Gelinleri Gamze ve oğulları Evren’in Kazım Arda, İrfan Mert isimli iki çocukları var. torunlarına da çok düşkün olan Dinç, çifti onlarla zaman geçirmekten çok mutlular.

 

KENTTE SAĞLIK YATIRIMI GETİRDİ

Kocaeli Devlet Hastanesi’nin fiziki durumunu iyileştirdik. Koroner yoğun bakım ünitesini ve diyaliz ünitesini kurduk. Bakanlığım devam etseydi şu anki Onkoloji hastanesinin yerine hastaneye bina yapacaktım. Karamürsel, Körfez, hastanelerinin onayını verdim. Gebze, Dilovası hastanesinin onayını verdim. Kandıra, Körfez, Gebze, Karamürsel ve Derince Sağlık Lisesini kurduk. Tüm beldelerimizin tamamında sağlık ocağı açtık. Her birine birer hizmet aracı da verdik. Taşköprü İshakçılar köyüne sağlık ocağı ve diş hekimliği açtık. Mevcut hastanelerin doktor kadrolarını eksiksiz tamamladık. Kentteki sağlık ocaklarının büyük bölümü 1994 yılında açıldı.

 

İMKANSIZ DEDİLER

Türkiye’de bir kanunu olmayan kozmetiğin kanunu çıkardım ve kurallı hale getirdim. Türkiye’de 112 acili kurdum. 1994 yılında kurmak için çalışma başlattığımızda arkadaşlarım bile yaptığımın imkansız olduğunu söylediler. Şişli Etfal Hastanesini merkez yaptım. Vehbi Koç’tan ambulansları aldık. İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Trabzon, Afyon pilot bölge olarak belirlendi. Kısa zamanda istediğimiz verimi aldık ve şimdi bu noktaya kadar geldi” dedi.

 

Kandıra yolunu yaptı

Dinç, Kandıra yolunu yapacağını söylediğinde kendisine kimsenin inanmadığını, ekonomik sıkıntılara rağmen her gün evrak takip ederek yolun yapılmasını sağladığını belirtti.

 

DEMİREL VE ÇAĞLAR DESTEK VERDİ

Milletvekili olduğunda Kandıra halkına Kandıra yolunu yapacağına dair söz verdiğini söyleyen Kazım Dinç, bu vaadine hiç kimsenin inanmadığını söyledi. Kandıra yolunu yapmakta Süleyman Demirel ve yatırımlardan sorumlu olan bakan Cavit Çağlar’ın kendisine destek verdiğini belirten Dinç, “Yol başladı, çevre yolu bağlantısı yapıldı ve geri kalan kısmı ihale edilecekti. Bayındırlık Bakanı Onur Kumbaracıbaşı ancak 1995 yılında ihalenin yapılacağını söyledi. Ben 1993 yılında yapılacak dedim ve yapıldı.

 

ZORLA YAPTIRDIK

İhale için Yüksek Planlama Kurulu’ndan onay çıkması gerekiyordu. Her gün evrak takip ederek onayı aldım. Yol ihalesi yapıldığında ben bakandım. 5 Nisan ekonomik tedbirler kararları alındı. Tansu Hanım başlamamış işlerin müteahhitlerinin teminatları yanmadan geri çekilebileceklerini söyledi. Ertesi gün Kandıra yolu ihalesini kazanan şirket geldi. Yolun üç şeritli olduğunu bilmediklerini ve yaptıkları taktirde batacaklarını söylediler. Ben de yapmazsanız diğer hak edişleri alamazsınız dedim. Yapın ben önümüzdeki yılın bütçesine koyacağım dedim ve koydum. Yol böyle yapıldı” dedi.

 

kazim-dinc.jpg

KAZIM DİNÇ: Milletvekilliği döneminde başladığı Kandıra Yolu yapım çalışmalarını Bakanlığı döneminde tamamladı. Kazım Dinç, yolun yapılmasında çok büyük emeğe sahip.

 

Zor oldu ama Büyükşehir oldu

İzmit’in nasıl Büyükşehir olduğunu anlatan Kazım Dinç, “Biz Büyükşehir için tüm çalışmaları yaparken bir baktık ki Büyükşehir olacak iller arasında Kocaeli yok. Süleyman Demirel’e gidip durumu anlattık. Koalisyon ortağının kabul etmediğini söyledi. Halka söz verdik lütfen bir şey yapın dedik. Ek bir önerge ile İzmit Büyükşehir adı altında Büyükşehir kurulmasını istedik ve tekrardan Demirel’e gittik. Müsteşarını çağırdı ve İzmit’i listeye koyun dedi. Biz de hemen iki vergi dairesini İzmit’e getirerek tüm koşulları hazırladık. Böylece Büyükşehir olduk” dedi.

 

Stadı ışıklandırırsan sağlık ocağını yaparım

İsmet Paşa Stadı’nın ışıklandırmasını nasıl yaptıklarını anlatan Kazım Dinç, “Vali Kemal Nehrezoğlu’nun makamındaydık. Telefon geldi. Baktım Bursa Milletvekili Şükrü Erdem. “Ben Bursa’ya gidiyorum. Kemal Paşa’ya bir sağlık ocağı yapar mısın? Onlara söz verdim” dedi. ‘Sen Spordan Sorumlu Devlet Bakanısın sen ne yapacaksın Kocaeli’ne?’ dedim. ‘Ne istersen yapalım’ diye cevap verdi. ‘Vali bey spordan sorumlu devlet bakanı telefonda ne yapalım’ diye sordum. O da “Sahayı ışıklandıralım” dedi. Bizde ondan sahayı ışıklandırmasını istedik. Ben sağlık ocağı yaptım o da sahayı ışıklandırdı” dedi.

 

En güzel enginar dolmasını yapar

Kazım Dinç, Süleyman Demirel’e olan yakınlıklarını şöyle anlatıyor: “Süleyman Bey enginar dolmasını çok severdi. Nihal hanım her yıl dolma yapar götürürdü. Hep ‘Türkiye’de Nihal Hanım kadar güzel enginar dolması yapan yok’ derdi.”

 

GERÇEK EVLADI GİBİYDİK

Süleyman Demirel’in kendilerini gerçekten evladı gibi sevdiğini söyleyen Dinç, “Ben bakan olmadan önce bir önceki dönem Sağlık Bakanı arkadaşım 6 başhekimi görevden almıştı. Cumhurbaşkanlığı resepsiyonunuzdayız. Geldi yanıma “Ben başhekimdim. Bana haksızlık edildi” dedi. Yarın gelin konuşalım dedi. Kadın gidince korumam geldi yanıma: “Az önce doktor hanım Nazmiye Hanım’ın yanındaydı. Sizi tanımadığını söyledi. Nazmiye Hanım da ‘Bak orada yakışıklı bir çocuk var. Bizim oğlumuz gibi. Git ona söyle halleder’ dediğini söyledi bana. Geldi ben de işini hallettim.

 

BİR ÖZÜR MESELESİ OLMUŞ

Demirel’e karşı hiç hata yapmadık. Her zaman ahde vefa gösterdik. Milletvekilliğimiz bitince de görüşmeye devam ettik. Enginar dolmasını hoca hanım yapar götürürdü. Hoca hanım “Bu yıl enginar dolması yapmayacağım. Geçen sene yedi ve bana teşekkür etmedi” dedi. Ziyaret ettiğimizde Süleyman Bey, “Kazım bu yıl enginar dolması gelmedi” dedi. Dedim sanırım aranızda bir teşekkür meselesi olmuş. Süleyman Bey çok üzüldü. “Ben nasıl böyle bir şey yaparım” dedi. Kandilde ziyaretine gittiğimizde bizi bırakmadı. Baktık içeriye önce iki çocuk sonra tüm kardeşleri geldi. Biz kalkmak istedik. Ama izin vermedi. Bizi ailesi ile tanıttı. Ailesine, “Sizi önemli biriyle tanıştıracağım. Hoca Hanım Türkiye’de enginar dolmasını en iyi yapan kişi” dedi. Kırgınlık öylece bitti” dedi.

 

cocuklari-gibi-severdi.jpg

ÇOCUKLARI GİBİ SEVERDİ: Süleyman Demirel’in eşi Nihal Dinç’i ve kendisini çocukları gibi sevdiğini söyleyen Kazım Dinç, milletvekilliği ve bakanlığının bitmesine rağmen Demirel ile hiç bağlarının kopmadığını söyledi. Demirel’in kendileri ile olan ve 1999 yılında “Sayın Nihal ve Kazım Dinç’e en iyi dileklerimle” yazarak imzaladığı fotoğraf Dinç ailesi için büyük manevi öneme sahip.

 

Beni gözden mi çıkardınız

Tansu Çiller’in bakanların işine karışmadığını söyleyen Kazım Dinç, başbakan ile yaşadığı bir anısını anlattı. Çiller’i kahkahaya boğan yanıtını anlatan Dinç, zor yıllarda bakanlık ve milletvekilliği yaptığını hatırlatıyor.

 

TANSU ÇİLLER İŞİMİZE KARIŞMAZDI

Tansu Çiller’le çalıştığı döneme daire bir anısını bizimle paylaşan Dinç, Türkiye’nin zor zamanlarında görev yaptıklarını da ortaya koydu. Dinç, “Tansu Çiller hiçbir zaman bakanların işine karışmazdı. Erken kalkar bir konu varsa hemen arardı. Ben o dönem aynı zamanda Güneydoğu Koordinatörüyüm. Güneydoğu illerine gider talepleri alır başbakanı iletirdim. Terörün en azgın olduğu dönemlerdi.

 

GÜLMEKTEN KATILDI

Bir gün Eczacılar Birliği’nin bir etkinliğine konuşmacı olarak katıldım. Sabah Tansu Hanım aradı. Bugün Van’a gidin, oradan da Diyarbakır’a geçin, şu şu işleri yapın dedi. Ben ‘onları yaptık’ dedim. ‘O zaman Van’a git’ dedi. ‘Sayın Başbakanım, bugün burada yarın Ankara’da işler var. Beni gözden çıkardınız galiba’ dedim. Gülmekten katıldı. O zaman tabi böyle uçakla gidemiyorduk. Yollarda telef oluyorduk adeta. Zor dönemlerde çalıştık, zor zamanlar yaşadık” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
13 Yorum