1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. Dini konular üzerinde konuşan beylere sorular
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

Dini konular üzerinde konuşan beylere sorular

A+A-
Dini meseleler hususunda konuşanlar, yanlışları gördükleri halde susanlar,  doğruları anlatmaya çalışırlarken, başka yanlışlara sebep olanların okumasını arzu ettiğim makalemin ilk bölümünde geçen hafta tavsiyelerimi aktarmıştım.
Bu hafta da sorularımı aktarmak istiyorum..
1- İtikat yönünden sarsılan Müslümanları, tecdidi imanla yeniden harekete geçirme ihtiyacı varken, mezhepler arasındaki farklılıkları gündeme alarak, tekfircilik ateşine odun taşıyan,  Müslümanların itikatlarını ve İslam dinine olan bağlılıklarını ve ümmet bilincini zayıflatmaya sebep olanlara ilmi gerekçelerle neden dur demiyorsunuz?
2- Müslüman oldukları halde, içki içen, içiren, imalatını yapan, kumar oynayan, oynatan, zina yapan, fuhuş sektörüyle ilgilenen, domuz çiftlikleri kuran, etlerini satan sattıran, rüşvet alan, veren, haksız bir şekilde halkın malını çalan, çaldıran her türlü haramla iştigal eden insanları, neden Kur'an ahkâmıyla uyarmıyorsunuz?  
3- Televizyon ekranlarından Yüce Allah'tan başka hiçbir kimseden korkmadığınızı söylerken, neden zalimleri, haydutları, hırsızları, soyguncuları, katilleri ve işgalcileri hayat nizamı olan Kur'an-ı Kerim'in emir ve yasaklarıyla uyarmıyorsunuz. Neden; dost, düşman herkesin anlayacağı bir şekilde, İslam kardeşliğinden ve ümmet birlikteliğinden bahsedemiyorsunuz?
 4-  Kur'an-ı Kerim’i çiğneyen alçaklara, peygamberimiz Hz. Muhammed'e (SAV) dinimiz İslam'a ve diğer önemli şahsiyetlere ve mukaddes değerlerimize alçakça saldırarak karikatürlerle hakaretler yaparlarken neden televizyon ekranlarına çıkarak gerekli olan cevapları veremiyorsunuz?
Dinimiz çirkin saldırılara maruz kalırken, neden protesto mitingleri düzenleyemediniz. Niye sustunuz? Protesto mitingleri düzenleyenleri niçin desteklemediniz, kimden çekindiniz?  Ülkenin siyası ve ekonomik istikrarını bozmak isteyenlere karşı mitingler düzenleyenlerin çağrısına niçin icabet edemediniz İslam dünyasında yapılan zulümleri telin etmek için neden birlikte hareket etmenin fetvasını veremediniz.
 5- İyileri tenzih ederek söylüyorum. Ülkemizde her türlü ahlaksızlık kol gezerken, İslam dünyası parça- parça işgal edilirken, Müslümanlar katledilirken, namusları kirletilirken, sözde bazı din adamları " kadınlar ay halinde iken oruç tutabilir, Kuran okuyabilir. Teravih namazının cemaat ile kılınması bidat' tır. Namaz vakitleri 3 tür. Hac ibadeti 3 aya yayılabilir. Bayanların başlarını örtmeleri tesettürden sayılmaz. Kadınlar cenaze namazlarında ön safta durabilirler. Bayanlarla erkekler tokalaşabilir, mahrem olmayan bir erkek bir bayan bir odada birlikte oturabilir birlikte dolaşabilirler.  Namaz kılmak için Kur'an süreleri Türkçe okunabilir. Sahur vakti güneş doğuncaya kadar devam eder. Çıplak olarak namaz kılınabilir." Bu gibi daha birçok fütursuz, mesnetsiz konuşmalar yapan şom ağızlara neden gereken cevabı vermiyorsunuz?
6-Kültür emperyalizmi yoluyla uyuşturulmakta olan milletimizi uyandırmak ve şuurlandırmak için milletin kalplerine ve beyinlerine Kur'an ve sünnetle hitap edeceğinize, nefsi yorumlarınızla, milleti basit meselelerle meşgul ederek, Müslümanların üzerine hızlı bir şekilde yuvarlanmakta olan dinsizlik tehlikesine sizlerinde hız verdiğinizi düşünemeyecek kadar cahil veya vurdumduymaz olabilir misiniz?
7-   Faşizm, komünizm, sosyalizm, liberalizm, kapitalizm, laisizm, demokrasi gibi beşeri sistemler hakkında, düşünceniz nedir gibi, bir sual sorulsa,  bu gibi ve benzeri sistemlerin, hiç biri İslam nizamıyla barışık olmadıklarını ortak bir dil ile cevaplayabilir misiniz?
 8-    Kur'an tüm insanlığa gönderilen ve değişmesi mümkün olmayan bir hayat nizamı olduğunu tüm dünya insanlığına duyurabilme cesaretini neden gösteremiyorsunuz?  Kur'an sistem emretmez, demokrasi İslam'a uygun bir sistemdir diyorsanız, demokrasiyi, çoğunluğun ve azınlığını haklarını koruyan özgürlüğe önem veren bir sistem olarak tarif edebilir misiniz?
9- İslam dininin hükümleri ile donatılmamış bir demokrasiyle, halkı Müslüman olan ülkelerin özgürlük taleplerine cevap verebilir misiniz? Helal ve haramların yumuşatılması veya kaldırılması hususunda halkın vereceği müspet/menfi kararına, uymanın hak olduğunun fetvasını verebilir misiniz? 
10- Demokrasiye inanıyorsak, maddi ve manevi her meselemizi halka sormalıyız diyebilir misiniz? Hayır, sorulmaz diyorsanız, demokrasiye inanmıyorsunuz demektir. Dünya işleri sorulur ahiret işleri sorulmaz derseniz o zaman Kur'an dünya işlerinde bahsetmez diyebilir misiniz? İbadetler, helal ve haramlar,  dünya ile alakalı olmadığını söyleyebilir misiniz?  
11-  Müslüman'ım diyen herkes Haktan ve İslam'dan yana olmalıdır. Hakkı üstün tutmalıdır diyemeyen din adamı toplumu doğru bir şekilde aydınlatabilir mi? Yoruma ihtiyacı olmayan ahkâm ayetlerini konuşmaktan korkanlar, dostlar alışverişte görsün babından, ne şiş yansın ne kebap anlayışıyla, sözde din anlatmaya çalışan beylere, aydın din adamı denilebilir mi?
Özetleyerek yapmaya çalıştığım tavsiyeler ve sorduğum sorular makalemin başında üç zümre olarak ifade ettiğim kişilerin şahsında, ülkenin yönetiminde söz sahibi olan siyasetçilere, bürokratlara, toplumu bilgilendiren, yönlendiren aydın yazar gazeteci, kanaat önderleri, yediden yetmişe tüm Müslüman halkımıza yapılmıştır. 
 Müslüman'ım diyen herkes son ilahi din olan, İslam dinini öğrenmeli, Kur'an'ı okumalı, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) tanımalı, tarihini bilmelidir. Zaruri olan itikat esaslarını ve ibadet yapmak için fıkhı bilgileri öğrenmelidir. Din konusunda içtihat yapacak, Kur'an ayetlerini günümüz insanlarına anlatabilmek için şu ilimlere vakıf olmalıdır. Arap dilini bilmeli, belagat ilmine sahip olmalı, nahiv ve sarf, kıraat, akait, usul-i fıkıh, usul-i hadis, usul-i tefsir ilmine vakıf olmalıdır. Siyasi tarihi, mezhepler tarihini, sosyoloji, psikoloji ve diğer ilimleri bilmesi gerekir.
Siyasetçiler de bu bilgileri bilenlerden öğrenerek toplumun ihtiyaçlarına cevap vermelidirler. Bu bilgilere vakıf olmayan din bilginini içtihadına itibar edilmez. Bu bilgilerden haberi olmayan siyasetçiden de siyasetçi olmaz, olursa siyaset kâtibi olur.
Siyasetçiler ve aydınlar olur,  meseleleri çarpıtarak milletin kafasını karıştırmaktan sakınmalıdırlar. Yüce Allah'tan başka hiçbir kimseden korkmuyoruz diyenler, Kur'an-ı Kerimin, dünyevi ve uhrevi yaşantımızı tanzim eden bir hayat nizamı olduğunu söylemelidirler. İnsanlığın kurtuluşu İslam dini yaşamak ve yaşatmakta geçtiğini açık yürekle söylemelidirler, İslam dini anlatma ve yaşatma hususunda cesareti olmayanlar milleti menkıbelerle oyalamaktan uzak durarak susmayı bilsinler. Bu millet yalancı pehlivanlardan çok çekti, gerçek pehlivanları mumla aramaktadır.
Bu yazı toplam 366 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum