• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 20 °C

Dış politika üzerine tarihi konuşma

Alaattin KÖKSAL
Bugünkü makalemizi, Ülkemiz ve İslam dünyasının yaşadığı iç ve dış politikalarına, ışık olur düşüncesiyle, merhum prof. Dr. Necmettin ERBAKAN Hocamızın 22-Ocak-1980 tarihinde, dış politika konusunda, TBMM'de yaptığı konuşmasından bazı bölümleri siz değerli okuyucularımıza arz etmek istiyorum.
" Muhterem arkadaşlarım; dış politika konusunda, iki şeyin üzerinde ehemmiyetle durmakta zaruret görüyorum. Bir tanesi dünyanın ve Türkiye'nin bulunduğu nokta nedir? İkincisi de, bu konuşmayı yapmaktan ne fayda bekliyoruz....Muhterem arkadaşlarım,  bu milletin dış politikasında körü körüne batıya bağlılık mı hakim olacak, yoksa  milli bir dış  politika mı takip edilecektir. Bundan dolayıdır ki, dış politika ile iç politika birbirinden ayrılamaz.
....Dünyanın ve Türkiye'nin dış  politika konusunu kavrayabilmek için, dünyada meydana gelen değişiklikleri birkaç cümle ile ifade etmekte zaruret görüyorum. 1945 yılında ikinci dünya harbi bitince, YALTA' DA Rusya ve Amerika bir araya geldi. Bütün dünyayı iki güç olarak aralarında taksim etti. 1950-1960 seneleri arasında, Avrupa'nın Amerikan Hegemonyasından kurtulmak için, sırasıyla Avrupa topluluğu, Avrupa ortak Pazarı ve Avrupa birliği ile devam eden çalışmalar yapmıştır.
1960 ve 1970 tarihleri arasındaki döneme gelince, dünyada ikinci büyük olaya şahit olduk. Japonya, Amerika'nın, Çin, Rusya'nın hegemonyasından kurtulup, dünya siyasetinde yeni bir güç olarak ağırlıklarını hissettirmeye başladı. Buna ilaveden, Amerika ve Rusya'yı tasvip etmeyen üçüncü dünya ülkeleri ayağa kalktı. ....Hemen şunu söyleyeyim ki,  Yalta konferansında ki maksat, Siyonizm'in batıl inançları adına, dünyayı bölüşmek, sömürmek ve işgal etmek için yapıldı. Ancak; dünyada meydana gelen gelişmelerin birçoğu planladıkları gibi yürümeyince yeni bir güç olarak İslam âlemi uyanmaya başlayınca, bu sefer işin şekli değiştiğinden yeni planlar üretmeye başladılar.
 
 Finlandiya ve Viyana görüşmelerinde, şu hususları konuşmaya başladılar. Doğu ve batı olarak birbirlerimizle yakınlaşmalıyız, birbirimizle boğuşmayı bırakmalıyız, İslam âlemi uyanıyor, el birliği ile buna çare bulmalıyız. Dün ne yaptık, bugün ne yapıyoruz, yarın ne yapmalıyız hususlarında, her türlü fitne ve fesat planlarını hazırlama çalışmalarına hız verdiler.
...Bildiğiniz gibi İslam âleminin elinde, her türlü hammadde ve parası olan büyük bir Pazar. Fakat bugüne kadar, batı tarafından esir gibi kullanılmıştır. Şimdi İslam âlemi artık sömürülmeyeceğim, kendi hakkımı koruyacağım diyecek noktaya gelmiştir. İslam âleminde bu şuur ne kadar kuvvetleniyorsa, batı da reaksiyonlar o derece artıyor.
1953'de çok haklı olarak petrol fiyatı ayarlaması, Batının çürük yapısını nasıl zangır-zangır titretmiştir hatırlıyoruz. Bunun arkasında İslam ülkeleri, ikili anlaşmalarla birbirlerine yanaştılar. Müslüman ülkeler, kendi aralarında daha ileri işbirliği yapmak için hazırlık içindedirler. Yakın gelecekte kendi Birleşmiş milletlerini kuracaklarına, kendi ortak pazarlarını teşkil edeceklerine, kendi İslam Dinarına geçeceklerine, kendi müşterek askeri sistemlerini kuracaklarına ve kendi müşterek kültür işbirliği teşkilatlarını kuracaklarına inanıyoruz.
...Muhterem Parlamenterler; 1 Milyar 200 milyonluk İslam âleminde Türkiye'nin çok önemli bir yeri var. Hazeri zamanda 700 bin kişilik bir orduyu besleyen, seferilik anında 4 milyonluk bir askeri güce erişebilen, coğrafyasıyla, tarihiyle İslam âleminin en önemli bir parçasını teşkil etmektedir.
...Muhterem arkadaşlarım; şahsiyetli bir dış politikaya sahip olmak için, yüce meclisin huzurunda dikkatlerinizi çekiyorum. Bedeli ne olursa olsun, milli savunma sanayimizi kendimiz kurmaya mecburuz. Hiç bir devlet, milli savunmasını,  başka ülkelerle beraber planlayamaz.  Milli sanayi; şahsiyetli iç ve dış politikanın en önemli alt yapısını teşkil ettiğini unutmamalıyız. Bendeniz huzurlarınızda devletin milli politikası üzerinde konuştuğum için, fikirlerimi partim adına ifade etmiyorum.
 
Bizim anlayışımızda, dünya ülkeleriyle, şahsiyetli ve eşit dengeler içerisinde, karşılıklı menfaatlerimizi koruyan ticari işbirliğinden yanayız. Söz buraya gelmişken, bu millet kendi harp sanayisini kurmak hususunda yabancı ülkelere ihtiyacı yoktur. 1945 yerli uçağını, 1961 de yerli otomobilini yapan bir ülke olduğumuzu unutmayınız. Milli Harp sanayimizi kurmanın iki anlamı vardır. Birincisi bölge ve dünya barışına katkı sağlamak, ikincisi ekonomimizi canlandırmak ve batıya sömürülmemektir.
...Muhterem Milletvekilleri; milli bir vazife olarak, bir kere daha ifade ediyorum ki,  Dış politika konuları ülkemizin en mühim konularıdır. Huzurlarınızda zamanın müsaadesi nispetinde iyi niyetle ve milli bir duruşla arz ettiğim hususlardan, tüm arkadaşlarımızın bunlardan yararlanmasını temenni ederim. Deminden beri yapmış olduğum konuşmayı, kısaca özetleyerek sözümü bitiriyorum.
Dış politika konusunu, iç politikaya alet etmekten sakınmalıyız. İç politikamızı dış politikadan ayrı tutmamalıyız. Dış politika konularını konuşmak için, parlamentoya çok daha fazla zaman ayırmalıyız.
Milli istihbaratımıza çok önem vermeliyiz. Bu teşkilatımızda çalışan insanlarımızın, iyi niyetle ve büyük gayretlerle çalıştıklarına inanmalıyız. Yetkililere sesleniyorum; bizim Milli istihbaratımız MOSAT, CIA ve milli olmayan diğer istihbarat teşkilatlarıyla çalışan bir istihbaratla doğrudan iş birliği yapmamalıdır. Bu noktaya dikkatinizi çekiyorum. Milli politikamızda bunun ehemmiyeti büyüktür.
Bütün bu meselelerin içerisinde en önemlisi Milli Harp sanayimizi geciktirmeden bir plana bağlanması zaruretine bir kere daha işaret etmek istiyorum. Aziz milletimizin gayretiyle yeniden büyük Türkiye'nin kurulacağından emin olarak hepinizi hürmetle selamlıyorum."   Bu tarihi konuşmanın bazı bölümlerini aktarmaya çalıştım. Başka söze gerek yok.'Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az'   Allah (CC) rahmet etsin.
Bu yazı toplam 320 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37