1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Dizi yasaklayan ülke: Türkiye!
Dizi yasaklayan ülke: Türkiye!

Dizi yasaklayan ülke: Türkiye!

Herhalde ülkemizde en çok gündüzleri izdivaç programları, geceleri de insanları ağlatan yerli diziler izleniyor. Örneğin yeni sonlanan Yaprak Dökümü, Türkan, Fatmagül, Ezel, Kurtlar Vadisi en çok

A+A-

Herhalde ülkemizde en çok gündüzleri izdivaç programları, geceleri de insanları ağlatan yerli diziler izleniyor.

Örneğin yeni sonlanan Yaprak Dökümü, Türkan, Fatmagül, Ezel, Kurtlar Vadisi en çok izlenen diziler arasında.

Çok yeni bir dizi başladı Show TV’de, adı Muhteşem Yüzyıl.

Yarı belgeselde sayılabilen, en uzun süre hükümdarlık süren Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatını anlatan bir dizi.

Eğer ömrü varsa (!) bundan böyle, çarşamba akşamları izleyiciyi televizyon başına çekebilecek bir dizi.

Senaristinin Meral Okay olduğu Muhteşem Yüzyıl’ın, Kanuni’yi oynayan başrol oyuncusu ise usta oyuncu Halit Ergenç.

Ne ilginçtir ki, dizinin daha ilk bölümünün gösteriminin ertesi günü, yasaklanması tartışılmaya başlandı, hem de Meclis’te.

İlgisiz bir görüşme sırasında, dizi gündeme getirildiğinde yanıt veren Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şöyle buyurmuşlar:

“Kanunlar çerçevesinde diziyi yasaklamak için çaba sarf edeceğiz.”

Diziyle ilgili benzer bir eleştirel konuşmayı bu ülkenin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’da yapmış.

Bilindiği gibi diziyi yasaklamaktan bahseden Bülent Arınç, aynı zamanda televizyon yayınlarını denetlemekle görevli RTÜK’ten sorumlu bakan.

İster Bülent Arınç olsun, ister diğer AKP’liler veya padişahları tabu haline getiren ideolojiler; onların gözünde hem Osmanlı hem de imparatorluğun başındaki hükümdarlar ulu’dur, hiç yanlış yapmamışlardır, onlar hep büyük zaferler kazanmışlardır, eleştirilemezler.

Aynı şimdiki hükümdarlar gibi!

Hâlbuki her insan gibi onlarında zaafları vardır, zafer kazandıkları gibi büyük yenilgileri de vardır.

Hatırlarsınız bundan belki de bir yıl önce arka arkaya Atatürk’le ilgili sinema filmleri çevrildi. Çılgın Türklerin de yazarı olan Turgut Özakman’ın, Zülfü Livaneli’nin ve gazeteci yazar Can Dündar’ın senaryolarını yazdıkları bu filmleri izledik.

Ve çok iyi hatırlıyorum özellikle Can Dündar’ın Mustafa’sı çok tartışıldı, eleştirildi. Ama gösterime devam etti. Çok da iyi oldu. En kötüsü de yasaklamak olurdu tabii.

Siz hiç o zamanlar Arınç’ın veya Günay’ın eleştirilerine tanık oldunuz mu? Ne gezer, aksine Atatürk’ün içki masalarının konu edilmesine içten içe sevinmişlerdir, mutlaka!

Neymiş Can Dündar, Atatürk’ü içki müptelası gösteriyormuş! Evet, Atatürk içkiyi sever ve içermiş. Bunda ne gibi bir kötü yan var ki?

Atatürk’ün içki içiyor olması, onun yaptıklarının değerini ne azaltır, ne de ortadan kaldırır.

Şimdi kalkmışlar, Büyük Cihan İmparatoru Kanuni Sultan Süleyman, nasıl olurmuş ta içkici ve kadın düşkünü biri olarak gösterilirmiş!

Harem, Osmanlının bir gerçeği değil mi?

Padişahların içki içmesi çok anormal bir durum mu?

Evet, Sultan Süleyman bir Ulu Hakan. Ama bu onun kadınlara olan ilgisini azaltır mı veya içki içmesini engeller mi?

Öyle veya böyle çok yakında RTÜK, bu dizinin yayından kaldırılması için tüm yolları deneyecektir!

AKP’nin yönettiği Türkiye’ye de bu yakışır doğrusu!

Dilerim ki dizi yayına devam eder ve ben mahcup olurum!

Yoksullar ve açlar ülkesi Türkiye!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçtiğimiz hafta, 2009 Yoksulluk Çalışması’nı kamuoyu ile paylaştı.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre ülkemizde:

12 milyon 751 yoksul var. Ayrıca, 339 bin kişi açlık sınırının altında yaşıyor.

Yoksulluk sınırı, gıda ve gıda dışı harcamaları kapsıyor. Kişi başına günlük harcama 2. 15 doların altına düşüyorsa, o kişinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı kabul ediliyor.

Dört kişilik bir ailenin aylık geliri 825 liranın altında ise bu aile yoksul kabul ediliyor. Yaklaşık olarak nüfusumuzun yüzde 18’i yoksul gözüküyor.

Hele TÜRK-İŞ ve diğer sendikalarımızın yoksulluk araştırmalarına bakıldığında ise durum çok daha vahim!

Tam da TÜİK tarafından yoksulluk sınırının 825 lira olarak açıklandığı günlerde AKP hükümeti, asgari ücreti 625 lira olarak takdir ettiğini ilan etti.

Ne ilginç bir tesadüf değil mi?

Burada ilginç bir veriyi sunmak istiyorum sizlere;

2003, 2004 ve 2005 yıllarında Türkiye’de yoksul sayısı azalıyor. Buna karşılık son üç yılda ise yoksul sayısı artıyor.

Bilindiği gibi 3 Kasım 2002 seçimleri sonrası iktidara gelen AKP’nin daha kendi ekonomik programının uygulamaya sokulamadığı ve sonuçlarının henüz alınamadığı yıllar 2003, 2004 ve kısmen 2005.

TÜİK’in verilerinden de çok iyi görülebildiği gibi AKP politikaları halkımızı yoksullaştırmış!

Siz rakamlarla nasıl oynarsanız oynayın, ister enflasyon düştü, faiz yerlerde sürünüyor deyin, isterseniz ihracat patladı deyin; insanlar aç ve yoksul ise bu çıplak gerçeği hiçbir şekilde örtemezsiniz!

Davutoğlu’nun konutunun aylık kirası 46. 550 TL

Sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi sonrası, ‘Pembe Köşk’te onarım yapılamaması ve binanın ikametgâh olarak kullanılamayacağının uzmanlarca belirlenmesinin ortaya çıkardığı zorunluluk nedeniyle Dışişleri Konutu, Cumhurbaşkanı’na tahsis edilmişti’.

Ahmet Necdet Sezer’in, Süleyman Demirel’in, Turgut Özal’ın ve onlardan önceki cumhurbaşkanlarının çok rahat bir şekilde ikametgâh olarak kullandıkları köşkün, Sayın Gül ve Hanımefendi tarafından neden beğenilmediği veya yetersiz görüldüğü bu yazının konusu değil!

Konumuz, konutunu Cumhurbaşkanı Gül’e kaptıran Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu için kiralanan müstakil konuta, müştemilatı ile birlikte 46 bin 550 lira aylık kira verilmesi. Eski para ile 46 milyar 550 milyon lira. Hem de 1 Mayıs 2009’dan bu yana.

Bunu da yayınlardan rahatsız olan cumhurbaşkanlığı açıklamasından öğreniyoruz.

Nasıl bir Türkiye’de yaşıyoruz biz Allah aşkına?

Yoksulluğun doruğa ulaştığı bir ülkede, bakan konutunun kirasına tam 46 milyar 550 milyon ödüyor bu devlet!

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.