• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli 3 °C

Doğan: ”Artık iş yapma zamanı”

İsmet ÇİĞİT
İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, geçen cuma gazetemizin yeni binasını ziyarete geldi. İlimizdeki fanatik muhalifler bana kızar, hatta tefe koyar. Ama ben, bir kez daha şahsi fikrimi açıkça belirtmek istiyorum: Nevzat Doğan İzmit için faydalı bir adam. Tanıdığım pekçok AK Partili’nin aksine belediye başkanlığı görevini siyasi bir fanatizm içinde yapmıyor. İzmit’te yaşayan herkesin siyasi görüşüne, yaşam biçimine saygı duyuyor. Dinliyor.. 
Bazen bu nedenle, kendi partisi içinde eleştiriliyor, hatta kendi partisindeki fanatiklerin hedefi olabiliyor. Bu nedenle, yapmak istediklerinin hepsini yapamıyor. Örneğin,  Nevzat Doğan’a kalsa, Barlar Sokağı esnaflarının talep ettiği modern, şık bir içkili mekanlar çarşısını Fuar Merkezi arkasındaki alanda yaptırırdı. 
Doğan’la ziyareti sırasında her zamanki gibi samimiyetle konuştuk. İkizliçeşme’de bu mevsimde çalışma başlaması nedeniyle duyduğum hayal kırıklığını söyledim, “Bana gelecek yaza kadar oraya dokunmayacağınızı, okullar açıkken Ulugazi çocuklarını çamura bulamayacağınızı söylemiştiniz. Dediğiniz gibi olmadı” dedim. Doğan, “Haklısın” dedi. İhaleden kaynaklanan bazı sıkıntılar olduğunu söyledi, “Her gün bu işin üzerindeyim. Müteahhidi sıkıştırıyorum. O bölgedeki esnaf da yapılan işten memnun. Göreceksin çok kısa sürede bitecek ve İkizliçeşme Sokak çok güzel olacak” diye savundu. 

*SEÇİMLER HEPİMİZİ YORDU 
Doğan, arka arkaya yaşanan seçimlerin hem vatandaşı, hem siyasetçileri yorduğunu söyledi. 1 Kasım seçimlerinde İzmit ilçe sınırlarında partisinin ilk kez yüzde 50’yi aştığını, bunun büyük bir başarı olduğunu belirten İzmit Belediye Başkanı şunları söyledi:
“- Elbette bu seçim başarısında partimizin genel söylemlerinin, halkın istikrar arzusunun önemli bir payı var. Ama İzmit halkının bizi de onayladığını düşünüyorum. Hepimiz yorulduk. Ama artık seçimler bitti. Şimdi çalışmak zamanı, iş yapmak zamanı. Biz, İzmit halkının bize olan güvenini boşa çıkartmayacağız. Göreceksin, 2019’a kadar büyük işler yapılacak.”

*SANDIK BAŞINDA TERSLEYEN VATANDAŞ
Doğan, 1 Kasım seçimleriyle ilgili bir anısını da şöyle anlattı:
“1 Kasım seçim günü biz İzmit Belediyesi olarak bütün sandıklardaki görevlilere, hiç parti ayrımı yapmadan kumanya dağıttık. Ben de seçim günü pekçok sandığı dolaştım.  Alikahya’da bir sandığı ziyaret ettim. Sandık görevlileri ile tek tek el sıkışıp, kolaylık dilerken, görevlilerden biri, elimi geri itti, (Ben senin elini sıkmam. Çek git) dedi. Tepki vermedim. Dışarıda arkadaşlara o şahsın kim olduğunu sordum. Sandıktaki MHP temsilcisiymiş. Kısa süre önce belediye ekipleri kaçak binasına müdahale etmiş. Bu nedenle İzmit Belediyesi’ne, bana düşman olmuş. İşin üstüne gitmedim. Ama Alikahya’da kaçak binalara müdahale ettiğimiz, bir kısmını yıktığımız bölgedeki seçim sonuçlarını inceledim. Bizim partimize yüzde 70 oy çıkmış..” 

*“KOCAELİSPOR HEPİMİZİN”
Başkan Doğan, gazeteye cuma günü geldi. Sohbetimizin ağırlığını spor konuları oluşurdu. Laf, elbette Kocaelispor’a dönüp geldi. “Pazar günü, Sayın Vali’yi, AK Parti İl Başkanı Ceyhan’ı da alıp, Kocaelispor’un maçına gideceğim” dedi.
Kendisinin Birlikspor yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını söyleyen Başkan şöyle konuştu:
“- Artık bizi, özellikle beni Kocaelispor düşmanı gibi gösterme. Bazı hatalar oldu. Ama Kocaelispor hepimizin. Ben takım 3 üncü Lig’deyken de elimden gelen desteği verdim. Bundan sonra da vereceğim. Ama bir maça gitmişim. Sefa Bey de yıllar sonra maça gelmiş. Tribünler siyasi şov yaptılar. Sayın Sirmen, adeta bana nispet yaptı. Kocaelispor’u bu görüntü içine sokmamak lazım. Hem Kocaelispor yükselsin, hem Birlikspor yükselsin. Kentin yeni stadı bitiyor. Hep birlikte el ele iki takımımızı birden yükseltelim.” 

*BASKETBOL’DA İDDİALIYIZ
İzmit Belediye Başkanı Doğan, yeni dönemde gençlik, spor, kültür, sanat olaylarına çok daha büyük önem vereceklerini, İzmit’te bu konuda eksikler olduğunu kabul ettiğini söyledi. Sokak sanatçılarının teşvik edileceğini, arttırılacağını, daha çok sergi imkanı sağlanacağını, her çocuğun, her gencin istediği branşta spor yapma imkanı bulacağını söyledi. İzmit Belediyesi’nin sanat, spor, kültür bütçesini arttırdıklarını da anlattı.
İzmit Belediyesi, bu sezon bir kadın basketbol takımı kurdu. Halen, Kocaelispor futbol takımı gibi Bölgesel Amatör Lig’de. Bütçesi küçük. Ama gelecek vaat eden İzmitli  genç kızlardan oluşuyor. Bu yıl 2 nci Lige çıkmayı hedefliyor. Doğan, basketbola ilgisini şöyle anlattı:
“-Bu konuyu kafama sen soktun. Bu kentin neden basketbolda, voleybol liglerinde takımı olmasın.. Bir adım attık. Kadınlar basketbolda çok iddialı olacağız. Bir-iki yıl içinde ulusal liglere çıkacağız. Bu arada bir erkek basketbol takımı oluşumu için, Türkiye’nin bu alandaki önemli isimleri ile görüşüyoruz. Basketbolda bu kentteki büyük firmalar yatırım yapabilir. Kore’ye gittim. Hyundai’nin, Posco’nun çok büyük spor yatırımları var. Burada kurulu Lassa Barcelona’ya sponsor oluyor. Aslında bu tür firmaları Kocaeli’de basketbola yatırım için ikna etmemiz yazım. Kentin bunu istemesi lazım. Biz de İzmit Belediyesi olarak elimizden geleni yapacağız.”

*BELEDİYE BAŞKANLIĞI ÇOK KEYİFLİ
Doğan’la siyaseti de konuştuk. Fikri Işık’ın yeniden Bakan olmasının kent için bir şans olduğundan söz etti. Kendisine, “Siz daha önce milletvekilliği de yaptınız. Şimdi Belediye Başkanısınız. 2019 için hedef nedir. Milletvekilliğini özlüyor musunuz?” diye sordum. Hiç tereddüt etmeden yanıt verdi:
“-Ben yapı olarak üretmeyi, halkın içinde olmayı seviyorum. Sıradan milletvekilliği bana hiç keyif vermedi. Belediye Başkanlığı çok zor ama, keyifli bir iş. Bir şeyler üretiyorsunuz. Yaptıklarınızın sonuçlarını görüyorsunuz. Belediye Başkanı olarak kalmak isterim.” 
Doğan’ı cuma namazı vakti uğurladık. Sözleri, benim zihnimde kayıt altındadır. 2019’a kadar üst liglerde bir Kocaelispor, ulusal liglerde bu kentin basketbol ve voleybol takımlarını bekliyorum. 
*Neden çelik yelek yok?
Cumartesi günü Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Diyarbakır Baro Başkanı Elçi’nin hayatını kaybettiği olayla ilgili güvenlik kamerası kayıtları televizyonlarda yayınlandı. Elçi’nin Basın Toplantısı yaptığı sokağa yönelen bir taksiyi, bölgede güvenlik önlemi alan sivil polisler durduruyor.
İki polis, durdurulan taksiye iki yönden yaklaşırken, arabanın içinde silahlarını çeken teröristler ikisini de vuruyor. Kamera kayıtlarında, polislerin vücutlarına isabet eden kurşunlarla taksinin yanında yere yığılmaları gözüküyor. Bu iki polis şehit oldular.. 
Bölgenin durumu malum..  He an her yönden kurşun gelebiliyor. Güvenlik güçleri o bölgede kelle koltukta görev yapıyorlar. Hain terör nereden kurşun sıkacak belli değil.. Neden o bölgede görev yapan  güvenlik görevlileri  üzerlerinde çelik yelek taşımıyor?..Sur’da iki polisimizin şehit oluşunu kamera kayıtlarında bu şekilde görmek gerçekten çok acıydı. Günümüzde çok hafif, kolay taşınan  çelik yelekler var..Terör bölgesinde halkın içinde  görev yapan polislerin  mutlaka çelik yelekli olması gerekiyor.
*Ne kadar zor bir ülkede yaşıyoruz
Dünyanın pek çok bölgesinde insanlar huzur içinde yaşıyorlar. Tamam, durumu her açıdan bizim ülkemizden çok daha kötü, karışık olan ülkeler de var, ama Türkiye gerçekten travmatik olaylar yaşıyor. 
Neredeyse her güne toplumu sarsan olaylarla başlıyoruz. Bir gün,  kalabalık içinde canlı bomba patlıyor.. Ertesi gün, savaş uçaklarımızın bir başka ülkenin savaş uçağını düşürdüğünü öğreniyoruz. 
Bir başka sabaha, ülkenin en tanınmış, en başarılı gazetecilerinin cezaevine konulduğu haberiyle uyanıyoruz. Ertesi gün,  her söyleminde “Barış, kardeşlik” diyen, sadece ülkemizde değil, uluslararası alanda da çok tanınan bir Baro Başkanının katledilişi ile yeni bir travma yaşıyoruz.
Bütün bu olayların sonrasında da birbirimize giriyoruz. 
“Sen yaptın”, “Hayır sen yaptın” oluyoruz..
Ya da “Sen bunu yanlış yaptın”, “Hayır ben bunu doğru yaptım” diye tartışıyoruz.. 
Gerçekten bu ülkenin vatandaşı olmak çok zor. Toplum zaten bölünmüş, kutuplara ayrılmış. Her gün yeni bir şok ve her olaydan sonra  kutuplar arasında yeni bir çatışma.. Bu ülkede insanların akıl sağlığını koruması, giderek daha zor hale geliyor.
*Merak etmeyin, ortalık yatışır
Dünyanın her yerinde karışıklıklar var.. Pekçok ülke birbiri ile didişip duruyor. Ama günümüzde  kolay kolay kimse büyük bir savaşı göze alamaz.. 
Türkiye’yi düşünün.. Ne badireler atlatıldı. 1990’lı yıllarda,  terör örgütü lideri Öcalan’ı ülkesinde sakladığı için İtalya ile düşman haline gelmiştik. İlimizde bile İtalyan ürünlerine boykotlar başlamıştı.
Çiller döneminde, Kardak kayalığı yüzünden Yunanistan ile savaşa ramak kalmıştı. 
Fransızlar, her fırsatta “Sözde Ermeni soykırım” tasarısını gündeme getirdikçe onlarla papaz olmadık mı?.. 
Sonra İsrail ile neredeyse savaşa giriyorduk. Mavi Marmara’yı vurdular. Recep Tayyip Erdoğan “One minute” dedi. Nasıl da ortam gerilmişti.
Şimdi Rusya ile aramızda “Uçak” krizi var. Biraz fazla bu konuyu koşuyor, biraz fazla abartıyoruz gibime geliyor. Özellikle iş çevreleri, “Aman Ruslar bizden mal almayacak”, “İnşaat firmalarını dışarı atacak”, “Artık vizesiz Rusya’ya gidilmeyecek”, “Yazın turizm patlayacak” diye panik içindeler.. 
Geçer, bunlar da geçer.. Birkaç ay sonra her şey unutulur, Rusya ile de ilişkiler yeniden normale döner.. Bu işleri çok fazla abartmamak, biraz oluruna bırakmak gerekiyor.
Bu yazı toplam 200 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37