1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Doğrunun yanında bütünleşememek
Doğrunun yanında bütünleşememek

Doğrunun yanında bütünleşememek

Çok teşekkür ederim değerli dostlarım. İlginiz beni çok duygulandırdı. Kiminiz tüm samimiyetle canı yürekten kutlarken, kiminiz emekli olmamı asla kabul etmediniz. O nedenle şunu bir kez dah

A+A-

Çok teşekkür ederim değerli dostlarım. İlginiz beni çok duygulandırdı.

Kiminiz tüm samimiyetle canı yürekten kutlarken, kiminiz emekli olmamı asla kabul etmediniz. O nedenle şunu bir kez daha üstüne basa basa tekrarlamak istiyorum. İlim ve bizden hizmet bekleyen vatandaş adına esas çalışmam bundan sonra başlıyor. Engelsiz, bağımsız, tarafsız ve cesur. Doğrunun, güzelin yanında, yanlış ve sahtenin karşısında olmaya özen göstererek. Yeni, yeni çalışmalar, yeni oluşumlar ve taze kan ile.

Eh boynumun borcu olan bu birkaç sözü söyledikten sonra ilimizde en güncel mesele halini alan şu Cumartesi Pazarı  hakkında fikrimi ve bakış açımı paylaşmak isterim.   Ancak en başta belirteceğim, bu konuda konuştuğum pek çok İzmitlinin  düşüncelerimize aynen katıldığıdır.  Coğrafi konumu nedeniyle küçük bir alanı kapsayan ilimizin trafik sorunu, hele de son dönemlerde  hat safhaya varmıştır. Onlarca çözüm yolu denenmesine rağmen içinden çıkması mümkün olmayan bu kaosun nedenlerinden birisi de şehir merkezine kurulan pazarlar değimlidir ?

Aklıselim düşünüldüğünde bu ilde yaşayan hiç kimsenin itiraz edeceğini sanmadığım Pazar keşmekeşi, olumsuz yönleriyle uzun süredir gündemdeydi zaten. Ve bu sorunu radikal kararlılıkla çözüme doğru yönlendirmek, İzmit Belediye Başkanı Sayın Dr.  Nevzat Doğan’a nasip olmuştur anlayacağınız. Eh o zaman eğri oturup doğru konuşalım arkadaşlar. Böylesi hassas ve hayati bir konuda Başkanı desteklemek, tarafsız tüm vatandaşın görevidir doğrusu.  Günlerdir yazılıp çizildi. Tabi ki çilekeş pazarcı kardeşlerimizin ekmeğiyle oynamak ne mümkün.  Böyle bir şey düşünülemez dahi. Ama inanıyorum ki, bu şehrin insanı olarak onlarda böylesi bir pazar anlayışının ne getirip ne götürdüğünün en iyi gözlemcisi ve bileni olarak, memnun değildiler. Sanırım ülkede ki pek az ilde bu tür pazar kurularak şehir işgal edilmekte ve çöplük haline dönüştürülmektedir. Belki de yoktur. Aslında yaşanan bu ilkel durum, ekmeği  için ter döken pazarcının problemi  değildir.  Yine kanımca onlara hazırlanan uygun bir alanda bu işi sürdürmeye itirazları yoktur.  Pazarcılar Odası Başkanı Erol Kumsar’ ın dediğine göre verilen sözler yerine getirilmemiş ve pazar esnafı mağdur duruma düşürülmüştür.  Anlaşılan yaşananlardan onlarda çok rahatsızlar. İşin diğer bir boyutu da İl merkezinin  Büyükşehir ve İzmit Belediyesi gibi iki büyük iradenin elinde bulunması sonucu, karşı tarafın alınan bazı kararları delebilmek veya caydırabilmek düşüncesiyle girişimde bulunması. İşte bu aşamada büyük küçük belediye idarecilerinin yaklaşımı ve olaya bakışı aynı olursa sorun çok daha çabuk çözülür. Yada iki taraftan da taviz kar bir yaklaşım bulamayan kitle kendi yolunu daha zararsızca bulmanın arayışına girerek, çözüm bekler. Bu olayda da görünen o ki, bırakın değişik görüşü, bir elmanın yarısı da olsa, her nedense bir türlü doğrunun yanında bütünleşmeyi beceremiyoruz. Beyler bu o kadar basit bir mesele değil ki. Allah esirgesin çok daha vahim olaylarla da sonuçlana bilirdi. Sonra bu o veya bu başkanın üstünlük, güç, prestij meselesi ya da gövde gösterisi olarak alkışlanacak bir olayda değil, tam tersine ilimiz adına dünden bu güne yılan hikayesi gibi uzayarak gelen bir utançtır. Duyduğumuza göre taraflar şimdilik geçici bir çözümle anlaşmışlar.  Dilerim bir sene sonra bu ilde geçici pazar sorunu kalmaz. Tıpkı zamanında Perşembe Pazarı çözümünde Sefa Sirmen gibi, dik duruşuyla Nevzat Doğan gibi yaklaşım sergileyen ve  ne pahasına olursa olsun sözünden dönüş yapmayan yöneticilerin kararlılığı ile çözülür.  Ne kadar yalnız bırakılsalar da veya topun ağzında ki hedef gösterilseler de, aldıkları son derece önemli ve haklı kararlar sonucu ortaya çıkacak doğru çalışmalarla, adları tarihe yazılacaktır.

Uygun yerlere kurulacak tertemiz kalıcı ve kapalı pazar yerlerinde alışveriş yapma alışkanlığına kavuştuğumuz zaman, modern şehircilik anlayışına ve Avrupa Kenti unvanına yaraşan bir yapıya bürünmenin ayrıcalığını tatmanın hazzına da kavuşacağız. Demek ki sadece devasal köprülerle veya çiçekle, çimenle bezenmiş yollara sahip olmakla yaşamsal gereksinmelerimize çözüm gelmiyor. Modern ve uygar dünyada yaşayabilmenin ana kuralı “ Doğrunun yanında bütünleşmek” le başlar, unutmayalım.

Bu haber toplam 786 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.