• BIST 97.726
  • Altın 145,625
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Kocaeli 17 °C

Doğrusu olağan kurultay

İsmet ÇİĞİT
Seçim sonuçları ortada dururken, hiç kimse CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, CHP’nin mevcut genel merkez yönetimini savunamaz. Kuşku yoktur ki,  bundan sonraki ilk seçime CHP’nin yeni bir lider, yeni bir yönetim kadrosu ve yeni söylemlerle girmesi şarttır.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri döneminde, partisine seçim kazandırmaktan çok,  kendi koltuğunu sağlama almaya yönelik hamleler yaptığı ortadadır. Kılıçdaroğlu’nun bu tavrından en çok zarar gören de kuşkusuz Kocaeli olmuştur. 7 Haziran’da 50’den fazla ilde ön seçim yapılırken, burada yapılmadı. 7 Haziran seçimlerinde Kocaeli’de ön seçim yapılmamış olmasının faturası ortaya çıktı ama, Kılıçdaroğlu 1 Kasım’da da aynı tavrını sürdürdü. Özellikle bizim ilimizde CHP’nin mevcut yönetimine çok büyük tepkinin olduğunu biliyor, bu tepkiye de hak veriyorum. 
Ancak, partide olağan kurultay süreci devam ederken,  “Olağanüstü kurultay” diye bağırmanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. Olağanüstü kurultay için mevcut delegelerden 609 imza toplanması gerekiyor. Bu zor. Dahası, olağanüstü kurultay için yeterli imza toplansa bile, mevcut delegelerle partinin bu yönetimini devirmek çok daha zor. 
Şimdi devam eden ilçe ve il kongrelerinden, bu ağır seçim yenilgisinin sıcağında mevcut parti yönetiminin lehine bir tablo çıkması mümkün değil. Eminim ki özellikle ilimizde il kongresi sonunda belirlenecek kurultay delegelerinin tamamı, Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkanlığına oy vermeyecek kişiler olacaktır. 
Şunun şurasında sadece 2 ay kadar bir süre var. CHP’nin olağan kurultayı, 15 Ocak’a kadar toplanacak. İl kongreleri yapılsın. Kurultay delegelikleri yenilensin.. CHP içinden çok daha aklı başında, çok daha heyecan verici Genel Başkan adayları çıkabilir. Olağan kurultaydan çıkacak bir irade, aceleye getirilecek, eski delegelerle yapılacak bir olağanüstü kurultaydan çıkacak iradeden çok daha güçlü ve sağlıklı olacaktır.
*CHP ÜYESİ SÜRECE DAHİL OLMALI
CHP’de kazan kaynıyor.. Muharrem İnce olağanüstü kurultay için bayrağı açtı. Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve parti yönetimi ise, en geç ocak ayının 15 nci yapılacak olağan kurultayı işaret ediyorlar. Mustafa Balbay da CHP Genel Başkanlığına aday olduğunu açıkladı. Balbay, İnce gibi “Olağanüstü kurultay” peşinde değil.  İmza toplamıyor. Olağan kurultayda genel başkan adayı olduğunu söylüyor.
Halen partide kurultay süreci devam ediyor. Her ilde ilçe kongreleri, il kongreleri yapılacak. Parti içindeki büyük hesaplaşma da kuşkusuz olağan kurultayda gerçekleşecek. İlimizde de ilçelerde delege seçimleri bu hafta tamamlanıyor. Kasım ayı bitmeden ilçe kongreleri bitecek. Aralık ayında il kongresi yapılacak. 
Şimdi partiye, parti üyelerinin sahip çıkma zamanı. CHP’de üye olanlar, delege seçimlerine mutlaka müdahil olmalı. İlçe başkanlarının ya da partideki kimi “Koç başlarının” kapalı kapılar ardında delege listesi hazırlanması önlenmeli,  parti üyeleri delege seçimlerinin mutlaka içinde yer almalıdır. Delege seçimleri sağlıklı olursa, ilçe kongrelerinde sağlıklı sonuç alınır. İlçe kongreleri sağlıklı olursa, il kongresinde parti için doğru sonuç çıkar. İl kongreleri  doğru isimleri kurultay delegesi seçerse,  partinin büyük kurultayında doğru adam genel başkan olur.. CHP’ye ülkenin ihtiyacı var. Bu iş, Kemal Kılıçdaroğlu veya Muharrem İnce işi değil. Türkiye’nin sorunu. CHP’de üye olarak kayıtlı bulunan herkesin omuzlarında önemli bir sorumluluk bulunuyor. Her üyenin delege seçimlerini mutlaka yakından takip etmesi, bu sürece dahil olması gerekiyor.
*"TÜRKİYE ÇOK YORULDU" 
1 Kasım seçimlerinde çok büyük bir başarıyla çıkan ve yeni hükümeti kurmaya hazırlanan Başbakan Ahmet Davutoğlu şöyle konuşuyor:
“-Türkiye, toplum psikolojisi itibarıyla çok yoruldu. Hedefim tansiyonu düşürmek. Medeni şekilde ülkenin ortak kaderine inanıp, tartışmalıyız.”
İşte budur. Türkiye’nin en öncelikli sorunu, terörü bitirmek, asgari ücreti, emekli maaşlarını yükseltmek değildir. Elbette bu konularda da verilmiş sözler var ve biran önce yerine getirilmesi gerekiyor. Ama Türkiye’nin birinci sorunu,  “Tansiyonu düşürmek, medeni şekilde ülkenin bütün sorunlarını hep birlikte tartışır hale gelebilmektir.” 
Başbakan’ın “Türkiye çok yoruldu” değerlendirmesini çok beğendim. Gerçekten hepimiz çok yorulduk. Bu yorgunluğun temel nedeni, kuşkusuz AKP’nin seçimler öncesindeki tutumudur. Cumhurbaşkanı toplumu çok gerdi. 7 Haziran seçimleri sonrası beliren uzlaşma umudu beyhude çıkınca, daha büyük bir yılgınlık ve daha ağır bir yorgunluk omuzlarımıza çöktü. Kuşkusuz bu tablo, bu ortam 1 Kasım seçimlerinde AKP’nin işine yaradı. Ama bu gerilim ve kavga, kutuplaşma ortamının sürmesi halinde, Türkiye’nin nerelere sürükleneceğini kimse kestiremez.  AKP tek başına güçlü bir iktidar olsa bile,  öfkenin, gerilimin ve kutuplaşmanın artması halinde, Türkiye yönetilemez duruma düşebilir. Bu nedenle Başbakan Davutoğlu’nun “Türkiye çok yoruldu. Birinci önceliğimiz ülkedeki tansiyonu düşürmek olacaktır” sözleri son derece değerlidir. Bu tansiyon düştükten sonra, emin olun terörü bitirmek, ekonomiyi rayına oturtmak,  çok ihtiyaç duyulan yeni Anayasa’yı en iyi şekilde yapmak çok daha kolay olacaktır. 
*17 KASIM'DA YEMİN 28 KASIM'DA GÜVENOYU
1 Kasım seçimleriyle ilgili sürecin sonuna gelindi. Seçilen milletvekilleri TBMM’de kayıtlarını yaptırdı. Meclis’in çalışma takvimi de belli oldu. 26 ncı dönem TBMM’ye giren milletvekilleri,  17 Kasım Salı günü yemin edecekler. Meclis’i en yaşlı üye sıfatıyla yine Deniz Baykal açacak. Meclis Başkanlığı seçimi için bu kez tek oturum yetecek. AKP’nin ilk turda Meclis Başkanını seçecek çoğunluğu var. 
Cumhurbaşkanı,  Meclis Başkanlık divanının oluşmasını beklemeden 63 ncü hükümeti kurma görevini Prof.Dr.Ahmet Davutoğlu’na verecek. Takvime göre, 28 Kasım’da da 63 ncü hükümet için güven oylaması yapılacak. 
7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan siyasi tablonun iyi değerlendirilmediğini, ülkenin vakit kaybettiğini, muhalefetin kendi içinde uzlaşamadığını gören halkın 1 Kasım’daki tercihi de bu yöndeydi. 1 Kasım’da büyük bir seçimi yaptık. Kasım bitmeden önce seçim sonuçlarının gereği yerine getirilmiş olacak. Türkiye’nin önünde 2016 yılı bütçesi var. AKP’nin halka verdiği sözleri hayata geçirme beklentisi var. Öyle görünüyor ki, seçimler nedeniyle kayıp geçen 2015’in ardından, Türkiye 2016’ya yeni hükümet, yeni umutlarla başlayacak.
*KARTEPE'DE 1 KASIM ANALİZİ
Kartepe ilimizin her açıdan en önemli, en hareketli ilçelerinden biri. AKP iktidarı, Kartepe ilçesinde bütün belde belediyelerini kapatıp, tek bir belediyede birleştirdiğinde, başlangıçta AKP’ye yönelik tepkiler olmuştu. Ama şimdi Kartepe’nin AKP’nin en güçlü  bölgelerinden biri olduğu açıkça görülüyor. 
Kartepede 1 Kasım seçimlerine katılma oranı  yüzde 91. Başiskele’nin % 92.4’lük oranından sonra ilimizdeki en yüksek katılma oranı.  AKP 2011 genel seçimlerinde Kartepe’de  (33.327)(%57) oy almış.  30 Mart yerel seçimlerinde, AKP Kartepe’de bir hayli bölünmüştü. Üzülmez  (33.546)(%52.7) oyla seçilmişti.  7 Haziran’da Kartepe’de AKP’nin oyu  (34.024)(%52.7) çıktı.  1 Kasım’da ise, tam bir oy patlaması var. (42.672)(%63.12).  Kartepe ilçesi, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Recep Tayyip Erdoğan’a en yüksek oranda oy çıkan ilçeydi. Kuşkusuz yüzde 63’ün üzerine çıkan 1 Kasım oylarındaki ana faktör yine Tayyip Erdoğan sevgisidir. Ama 7 Haziran’da yüzde 52.7’ye düşen oy oranını  5 ay sonra  11 puan arttırmak kolay iş değil. Kandaz başkanlığındaki ilçe yönetimi ve Belediye Başkanı Üzülmez’i de kutlamak gerekiyor. 
CHP için Kartepe de büyük hayal kırıklığı oldu. Malum, CHP’nin 2 nci sıra adayı Akar, Kartepe Derbentli. Akar sülalesi ilçede hayli geniş, nüfuzlu bir aile.  CHP Kartepe’de hiçbir zaman güçlü olamamış. 2011’de  (12.729) (%12.8) oyu var.  30 Mart yerel seçimlerinde halen cezaevinde bulunan Başkan Adayı Sönmez’e  (22.338)(%35.2) oy çıkmış. Dikkate değer bir artış. 7 Haziran’da CHP’nin Kartepe oyları  (14.331)(%22.1) gözüküyor.  1 Kasım’da durum CHP açısından tam bir felaket. (14.173)(%21).Kuşkusuz bu tabloyu öncelikle Haydar Akar’ın sorgulaması gerekiyor. 
7 Haziran’da çeşitli nedenlerle AKP’den kaçan oyların önemli bir bölümü HDP’ye gitmişti. HDP 7 Haziran’da Kartepe’de  (3.226)(%3.) oy aldı.  HDP’nin 1 Kasım’da ise oyu  (2.118)(%3.1)’e düştü. Kartepe’de 7 Haziran’da MHP (14.153)(%15.3) oy alarak kendi rekorunu kırmışken, 1 Kasım’da  (6.629’a (%9.8) düşüyor. Çok büyük bir hayal kırıklığı. MHP ile HDP’nin oylarına bakınca, AKP’nin neden 1 Kasım’da yükseldiği de rahatlıkla anlaşılıyor. Saadet Partisi’nin 30 Mart yerel seçimlerinde Kartepe’de  (5.573)(%6.1) oyu var. 7 Haziran’da BBP ile birlikte (4.933)(%5.33) oy almışlar.1 Kasım’da Saadet Partisi’nin Kartepe’deki oyu (973)(%2.75).  Artık Kartepe’de Saadet’in varlığından söz etmek hayli güç. Üstelik Kartepe, Saadet İl Başkanı’nın bölgesi. 
*"ADANALI FARUK"
Acı haberi, salı günü akşam saatlerinde eve giderken aldım.  “Adanalı Faruk” lakabıyla bilinen, ilimizin en önemli, en çalışkan futbol adamlarından biri olan Faruk Baştürk, kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti. Adanalı Faruk ile aramızda özel bir hukuk vardı. Sık sık spor servisini ziyarete gelir, mutlaka bana uğrardı.  Hep gülen yüzlü, hep hareketli, hep dost canlısı bir insan olarak hatırlayacağız Faruk Baştürk’ü.. Bir futbol adamı olarak kendisini gençlere adamıştı. Sadece ilimizde değil, Türkiye genelinde futbol camiasında tanınan, bu camia içindeki en sempatik, en içten pazarlıksız insanlardan biriydi. Henüz 60 yaşında, daha futbol adına yapabileceği çok iş varken aramızdan ayrıldı. Hep hızlı hareket ederdi. Ölümü de çok ani oldu. Gerçekten özel bir adamdı Adalı Faruk. Kendisine rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. 
*AKŞENER İSTEMELİ
1 Kasım seçimlerinin ardından CHP alabildiğine karıştı, kazan kaynıyor. Halbuki 1 Kasım seçimlerinin en büyük mağlubu, MHP oldu. MHP Lideri Devlet Bahçeli, 7 Haziran seçimlerinin ardından AKP’yi tamamen bitirecek imkanlar ele geçmişken, adeta iktidar partisi ile birlikte hareket etti.  Bunun sonucunda da 1 Kasım’da partisi büyük oy kaybına uğradı, Meclis’te 4 ncü parti durumuna düştü. MHP’nin artık yola Bahçeli ile devam etmesi mümkün değil. Mutlaka bir değişim yaşanacak. MHP’de liderlik için en çok adı geçen kişilerin başında ise İzmitli Meral Akşener geliyor. Özellikle bizim şehrimizde sadece MHP’liler değil, siyasetle ilgilenen herkes “Meral Abla MHP’nin başına geçsin” diyor. Ama, Akşener’in bu konuda hiç istekli olmadığı bildiriliyor. Meral Akşener’in arkasında büyük halk desteği olacağı açık. MHP’de liderlik konusunu mutlaka düşünmesinde yarar var.
Bu yazı toplam 523 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37