1. YAZARLAR

  2. Didem KÖSEOĞLU

  3. Doğu Kışla için bir önerim var
Didem KÖSEOĞLU

Didem KÖSEOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Doğu Kışla için bir önerim var

A+A-

Biraz da kenti güzelleştirmenin yollarını konuşalım…

Çünkü bu kentin güzelleşmeye ihtiyacı var.

Gri görüntüsünden kurtulmaya, her yerinin çarşıya dönüşüp canlanmasına…

Bizim mesleğin yapısı gereği hep olumsuz eleştirilerde bulunup, çözümü de icra makamlarına bırakmak vardır.

Yapıcı eleştiriden çoğumuz bihaberizdir.

Lakin bugün ben “Doğu Kışla’yı neden kendi kaderine bıraktınız” sorusunu sormak yerine küçük bir öneri de bulunarak yapıcı bir eleştiri yapmak istiyorum.

***

Gazetemiz Kandıra Sapağı’nda olduğu için Yürüyüş Yolu’ndan dönüşlerimde genelde Doğu Kışla güzergahını kullanıyorum.

Tramvaydan çıkıp, direk Pazar yerinin içinden de gazeteye geçiveriyorum.

Geçen gün ilk kez Doğu Kışla’nın içerisinde gezeyim, bir bakayım buralarda neler var dedim.

Havuzun olduğu kısma daha gelmeden bir baktım ki sıra boyunca küçük küçük dükkanlar.

Bir anda Marmaris’in turistik çarşısı gözümün önüne geldi.

Küçük ama sevimli, cıvıl cıvıl bir çarşı.

Kesinlikle İzmit’te de olmalı.

Esnafın ayağı oraya muhakkak çekilmeli.

O alan adeta kullanılmayı bekleyen bir nimet gibi karşımızda dimdik duruyor.

Kiralanma koşulu nedir, orada hukuki olarak neye izin verilir, işin teknik boyutunu inanın bilmiyorum.

Ama tüm bilgilerden arınmış bir vatandaş gözüyle baktığımda oranın değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü:

İzmit’e yeni bir çarşı düşüncesi için mükemmel bir alternatif.

Böylece Fethiye’nin ve Yürüyüş Yolu’nun yoğunluğu da azalmış olur.

Tramvay ve otobüslerin uğrak noktası, ulaşım imkanı çok kolay.

Aynı zamanda İzmit’e dışarıdan gelen birisi için kapalı çarşı tadında bir yer olur.

Kapanönü bu görüntü için her ne kadar varlığını korusa da yeni bir çarşının daha olması sadece bu kente zenginlik katar.

Kentin simgesel ürünleri de bu çarşıda sergilenebilir.

Yazarken bile heyecanlanıyorum umarım o alan kendi haline bırakılmaz hem kente yeni bir çarşı kazandırılmış olur hem de oradaki esnafın ticareti gelişir.

Çocuklar gibi olalım

Yazılar başka, şiirler bambaşkadır.

Hele ki insanların yüreklerinde beklenmedik hisler oluşunca şiirler o zaman bir ayrı başkadır.

Şair her sözü her dizeyi sana tercüman olmak için yazmış zannedersin.

İşte her okuduğumda içimdeki hisleri farklı farklı anlatan bir şair ve onun mükemmel şiiri…

 

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı

Kırlara yayılan ilkbahar gibi

Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı

Göğsümün içinde ateş var gibi

 

Bazı nur içinde, bazı sisteyim

Bazı beni seven bir göğüsteyim

Kah el üstündeydim, kah hapisteydim

Her yere sokulan bir rüzgar gibi

 

Aşkım iki günlük iptilalardı

Hayatım tükenmez maceralardı

İçimde binlerce istekler vardı

Bir şair, yahut bir hükümdar gibi

 

Hissedince sana vurulduğumu

Anladım ne kadar yorulduğumu

Sakinleştiğimi, durulduğumu

Denize dökülen bir pınar gibi

 

Şimdi şiir bence senin yüzündür

Şimdi benim tahtım senin dizindir

Sevgilim, saadet ikimizindir

Göklerden gelen bir yadigar gibi

 

Sözün şiirlerin mükemmelidir

Senden başkasını seven delidir

Yüzün çiçeklerin en güzelidir

Gözlerin bilinmez bir diyar gibi

 

Başını göğsüme sakla sevgilim

Güzel saçlarında dolaşsın elim

Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim

Sevişen yaramaz çocuklar gibi

Sabahattin Ali

 

Haftanın Mottosu

Kimine güvenebildiğin için huzurlusundur, kimine de artık güvenmemen gerektiğini öğrendiğin için…

(Charles Bukowski)

Bu yazı toplam 1580 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.