1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. DOKTORLUK HAKİKATEN ZOR İŞ    
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

DOKTORLUK HAKİKATEN ZOR İŞ    

A+A-

Doktorluk şu zamanda en zor mesleklerden biri sanırım. Hasta yakınlarının yaptıklarına bir bakar mısınız Allah aşkına. Bir doktorun hastasını bile bile canını tehlikeye atacak bir davranış veya tutum içinde olabileceği hiç düşünülebilir misiniz. Ama maalesef hasta yakınlarının o anki psikolojıleri bunu idrak edecek durumda olmuyor bazen. Halkımız bu hususta çok bilinçsiz. Onlar sadece koma halinde getirdikleri hastalarının birazdan yürüyerek karşılarına dikileceği düşüncesi içerisindeler.. Bilmiyorlar ki  tıbbın da bazen yapabileceği bir şey kalmıyor.
           

Ne yapsın doktor da bir insan. Günde yüzlerce hastayla uğraşıyorlar. Kolay mı. Bazen elinden gelen tüm gayretini gösterdiği halde hasta bir anda ölebiliyor. Eceli taktir eden doktor değil ki yaradan. Hastanız öldü diye doktora saldırıp onu yaralamanızı veya öldürmenizi hangi mantıkla izah edebilirsiniz. Ama maalesef bugün hastanelerimizde böyle garip olayların yaşanması, doktorlarımızın ne kadar zor şartlarda görev yaptığının bir göstergesi.
Ben size daha da trajikomik yaşanmış bir olayı anlatayım isterseniz. Evde aniden fenalaşan annelerini apar topar hastanenin acil servisine getiren ancak, yarım saat sonra doktorun kapıya çıkıp “Maalesef annenizi kaybettik”, demesiyle annelerinin öldüğünü anlayamayıp. Oğullarının ulan nasıl koca kadını kaybedersiniz. Daha demin buradaydı deyip doktora saldıranların olduğu bir yerde gelin aşkla şevkle görev yapın da göreyim sizleri. Son senelerde Türk doktorlarının her alandaki başarılı çalışmaları hakikaten takdire şayan.

Daha geçen senelere kadar kalp ameliyatı olmak için ta Amerikalara giden hastaları unutmadık. Şu an dış ülkelerden ülkemize ameliyat olmaya gelen hastalar var. Artık doktorlarımız da daha çok para kazanmak veya kariyer yapmak için dış ülkeleri tercih etmiyorlar. Çünkü artık Türkiyemiz’de de tıbbi açıdan her türlü teknoloji kullanılıyor. Daha geçenlerde başarı ile yapılan yüz nakli ameliyatlarını hep birlikte televizyonlardan izledik. Bu insanlar kolay yetişmiyor. Bir doktorun yetişmesi nerden baksanız on seneden aşağı değil. Bu kadar uzun sürede yetişen insanları devletimiz gözü dönmüş, insanlıktan nasibini almamış  canilere yem etmemeli. Bir an önce önlemini almalı.
         

Artık insanlarımız da şunu çok iyi bilmeli ki doktor ne can kurtarandır, ne de can çıkarandır. Doktor sadece mesleğinin tüm inceliklerini ortaya koyarak uğraşır hastayı tedavi eder. Yoksa ne can verir ne de can alır. O zaman hiçbir hastalık belirtisi olmayıp da bir anda ölen insanları nasıl izah edeceksiniz. Hani profesörün biri öğrencilerine derste  bir soru  sormuş. Çocuklar aranızda ölümcül bir hastalığı olan var mı. Talebelerin hepsi böyle bir soru karşısında bir anda irkilerek. Yok hocam demişler hiçbirimizin böyle bir hastalığı yok. Hocaları peki o zaman aranızda bir dakika sonra ölmeyeceğini garanti edebilecek biri var mı. Yok hocam öyle biri de yok. Hocaları hemen böyle bir cevap karşısında demiş ki. Peki çocuklar madem bir dakika, bir saat veya bir gün sonra ölebilme ihtimalimiz olduğuna  göre hepimizin bir ölümcül hastalığı var demek ki. Öyle değil mi demiş.

Ama maalesef ne yaparsanız yapın kaderin önüne geçemiyorsunuz. Sakın ha nasıl olsa bir gün öleceğiz deyip hiçbir önlem almayalım anlamına gelmesin bu söylediklerim. Tabii ki hem hastanelerimiz olacak, hem hastalarımızı tedavi edeceğiz, hem de doktorlarımız için tüm güvenlik önlemlerimizi alacağız.

Ama şunu söylemek istiyorum. Ne yaparsak yapalım. Ölümden hiçbirimizin kaçarı yok. Benim çok hoşuma gider. Cenazenin birini insanlar omuzlarında camiye doğru götürürken, genç bir delikanlı yaşlı bir amcaya sormuş. Amca bir hastalığı falan var mıydı neden ölmüş acaba diye. Yaşlı amca da delikanlıya dönerek yok oğlum doğduğundan öldü demiş. Ne kadar güzel ve anlamlı bir cevap değil mi. Herkese iyi pazarlar.
 

Bu yazı toplam 1089 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.