1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Dokunmayın Süleyman’ıma
Dokunmayın Süleyman’ıma

Dokunmayın Süleyman’ıma

Daha önce pek çok kez yazmıştım. Televizyonlarda Kurtlar Vadisi ile, zaman zaman Behzat Ç. dışında yerli dizi izlemiyorum. Bu durum, akşamları evde ailenin bölünmesine neden oluyor. Özellik

A+A-

Daha önce pek çok kez yazmıştım. Televizyonlarda Kurtlar Vadisi ile, zaman zaman Behzat Ç. dışında yerli dizi izlemiyorum.

Bu durum, akşamları evde ailenin bölünmesine neden oluyor. Özellikle çarşamba geceleri, Kanal-D’deki “Yaprak Dökümü” dizisi yüzünden yıllardır evde tam bir bölünmüşlük yaşanıyordu. Hani neredeyse, “Şu Yaprak Dökümü bitse, kurban keseceğim” durumuna gelmiştim.

Yıllardır Yaprak Dökümü dizisi yüzünden, evde akşam apar topar yemek yenir, mutfak doğru dürüst toplanmadan-ki bu duruma çok gıcık olurum-  eşim arka odadaki televizyonun başına geçer, geçen haftanın özetinden-ki özet değildir, geçen bölümün tamamı yeniden verilir-itibaren Ali Rıza Efendi ile savruk karısı ve hafifmeşrep kızlarının maceralarını izlemeye başlar. Ben, ön odadaki televizyonun başında tek başıma, ya bir maç, ya bir film bulmaya çalışırım.

Yıllarca çarşamba gecelerimiz böyle geçti.

Yaprak Dökümü’nün araya giren reklamlarla 2 saati aşan bölümlerini eşim gözünü kırpmadan izledi.

Benim canım meyve istese, kuruyemiş, patlamış mısır istese, ya da şöyle dolaptan buz gibi bir bira istese, kendim yerimden kalkıp, doğru dürüst yemek masası toplanmamış mutfakta kendi işimi kendim yapmak zorunda kaldım.

Çarşamba akşamları, eşimle ancak reklam aralarında salonla arka oda arasındaki uzun koridorda görüşüp, selamlaşır hale gelmiştik.

Bu nedenle, kendi kendime söz verdim. “Şu Yaprak Dökümü bitsin. Çarşamba akşamı yeni bir dizi başlasın. Kendimi zorlayacak, oturup mutlaka eşimle birlikte izleyeceğim” dedim.

İki hafta önce, yine çarşamba günü geç saatlerde, ben kendi televizyonumda bir Avrupa maçı bulmuş izlerken, eşim ağlamaktan gözleri şişmiş halde salona geldi. Allah biliyor ya, bir acı haber aldı diye korktum. Yok, acı bir haber-en azından bence-yok. Meğer Ali Rıza Bey ölmüş. Yaprak Dökümü bitmiş.

Yerimden kalkıp, oynayasım geldi. Çarşamba akşamları, karım bana kalmıştı. Artık yeni başlayacak diziyi birlikte izleyecektik. Şans da yüzüme güldü. Show TV, çarşamba akşamları için  “Muhteşem Yüzyıl” isimli yeni diziyi hazırlamıştı.

Aslında başta Kanal-D olmak üzere, bütün televizyonlar daha önce rekabet edemedikleri Yaprak Dökümü bittiği için, çarşamba gecelerine yönelik yeni ve iddialı diziler, programlar hazırlıyordu. Ama Show TV’nin kaptığı, Osmanlı tarihinin ve dünya tarihinin en önemli ismi 10 ncu Padişah Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatını konu alan Muhteşem Yüzyıl, her açıdan diğer bütün rakiplerine fark atardı.

Geçen çarşamba Muhteşem Yüzyıl’ın ilk bölümü yayınlandı. karı-koca birbirimizden ayrılmadan, salondaki televizyondan izliyoruz. Eşim benden daha memnun, “Oh ilk kez kocamla bir yerli dizi izliyoruz” diye seviniyor. Perşembe akşamları da O Kurtlar Vadisi izlemediği için ayrılırız.

Muhteşem Yüzyıl olağanüstü bir proje.. Özellikle son yıllarda sürekli diziler hazırlayan Türkiye’deki televizyon sektörünün bugüne kadar yaptığı en büyük prodüksiyon. Her şeyden önce senaryoda Meral Okay’ın, yönetmen olarak Taylan Biraderlerin imzası var.

Oyuncular çok titizlikle seçilmiş. Dizi daha ilk andan itibaren izleyeni kavrıyor. Yavuz Sultan Selim ölmüş, Kanuni Sultan Süleyman çok genç yaşta Osmanlı tahtına oturuyor.

Genç, zımba gibi bir Padişah.. Tahta oturur oturmaz halka zulüm yapan bir vezirinin başını vurduruyor. Halkın lehine kararlar alıyor. Avrupa’yı fethetmeye, Viyana’ya kadar gitmeye, Akdeniz’i Türk gölü yapmaya kendisini hazırlıyor.

Ertesi gün gazeteleri, televizyonları izliyorum. Kadın dernekleri, AKP’li siyasetçiler, bu muhteşem diziye büyük tepki gösteriyorlar. Muhteşem Yüzyıl, daha ilk bölümünden, biten Yaprak Dökümü dizisinin çok üzerinde reyting almış. İzleyenler beğenmiş. Neymiş efendim, dizi Osmanlı Padişahı Muhteşem Süleyman’ı yanlış tanıtıyormuş.

Ne yani, bizim padişahların saraylarında Harem yok muydu?.. Bu haremlere  imparatorluğun her yerinden genç ve güzel kızlar devşirilip getirilmez miydi?.. Bunlar, hadım edilmiş Harem Ağaları tarafından eğitilip, padişahlar için hazırlanmaz da, padişahlar canları çektiğinde bu haremden istediklerini odalarına çağırmaz mıydı?

Dizide bütün bunlar usturubu ile gösteriliyor. Üstelik bizim Türk erkeklerinden hangisi, elinde böyle bir güç, böyle bir imkan olsa kullanmazdı?..

Bizim televizyonlarımızda abuk sabuk dizi, program arıyorsanız gırla. Açın bakın dinci televizyonlara. Ne hurafelere dayalı programlar var. Rüya tabirleri yapılıyor. İnsanlar birbirini kesiyor. Gündüz evlendirme programları var. Eskiden Yüksek Kaldırım’da kadınları seçme odası kalabalık olduğunda çığırtkan pezolar “Önce gelen beyler. Hadi ya işe, ya dışarı” diye bağırırdı. Aynen öyle bir durum. İnsanlar sözde birbirlerine eş seçiyorlar. Geçen gün bir gazetede okudum. Bu programlardan birinde kendisine eş seçen adam, seçtim dediği eşini ertesi gün pavyona satmış.

Bu programlar yayınlanıyor. Televizyon haberleri başka bir dehşet. Bunlar yayınlanıyor. Bizim ahlak bekçileri ile feministler, Kanuni Sultan Süleyman’ın haremine taktılar. “Bu dizi ahlaksızlık” diyenler var. “Dünyanın en büyük Osmanlı Padişahını içki içerken gösteriyor. Kadın düşkünü gösteriyor” diyenler var. Adam dizi boyunca kuvvet arttıran şerbet dışında bir şey içmedi oysa. “Kadını aşağılıyor” diyenler var.

Hepsi yalan. Hepsi paranoya. Ben eşimle birlikte büyük bir keyifle izledim dizinin ilk bölümünü. Kırım’dan devşirilip, Harem’e alanın, başlangıçta isyankar gözüküp, sonra padişahın gözdesi olmaya karar veren genç ve güzel kadını padişah için hazırladılar. Hamamda bir güzel yıkayıp, süslediler. O gece Sultan Süleyman’ın koynuna girecek. Sultan odasında temiz pak giysiler içinde yeni Gözdesini bekliyor. Heyecanlı.

Ama Osmanlı Sarayı’nda kadın hakimiyeti var. Süleyman’ın annesi devreye girdi. Son anda Valide Sultan yapacağını yaptı. Süleyman’ın odasına Kırım’dan devşirme güzel gözde yerine, padişahın çocuğunun annesi, ilk göz ağrısı karısı giriverdi. Ekranda Sultan Süleyman şaşkın. Ekran başında izleyici olarak ben şaşkın. Final sahnesini eşim ayakta alkışladı:

“-Oh bak” dedi. “Padişah yine kendi karısına kaldı. Benim kaynanam da eminim böyle bir durum olsa, aynen böyle yapardı.”

Bırakın şu Muhteşem Yüzyıl’ı izleyelim. Türkiye böyle dizi yapmadı. Hem Kanuni’nin Avrupa’yı titretişini hem Osmanlı’daki adaletini, hem Haremini görelim. Bizim televizyonlarda ahlaksızlık arıyorsanız, gırla. Din istismarı gırla. Muhteşem Yüzyıl, bunların arasında tertemiz bir dizidir.

Bu haber toplam 1484 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.