1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Dolandırıcılara karşı cesur olun 
Dolandırıcılara karşı cesur olun 

Dolandırıcılara karşı cesur olun 

Bu toplumda yaşayan insanların çok büyük bölümü için, “Mevzu vatansa, gerisi teferruattır” mantığı geçerlidir. Ama toplumun bir kısmı için ise, her fırsatı yeni bir dolandırıcılık girişimi için değerlendirmek gerekir.

A+A-

Yaşadığım bir olaydan örnekle, herkesi şu sıralar sayıları artan, milli duyguları istismar etmeyi hedefleyen dolandırıcılara karşı uyarmak istiyorum.

Bir kaç yıl önce, yine bugünlerdeki gibi milli duyguların çok yoğun olduğu bir dönemde, gazetede çalışırken, bir telefon almıştım. Kendisini “Emekli Kurmay Albay bilmem kim” olarak tanıtan, Ankara’dan aradığını söyleyen, son derece davudi sesli, tam bir asker üsluplu karşı ses, “Şehit aileleri ve gaziler için kampanya başlattık. İzmit’ten de sizi seçtik. Bir arkadaşımla size bir dizi kitap gönderiyorum. Karşılığında gönlünüzden ne koparsa yardım olarak verirseniz, bize büyük katkı sağlamış olursunuz” dedi. Sanırım o sıralar, cebimde para da vardı. Telefonu kapattım, inanın aradan iki saat bile geçmeden, elinde bir kitap paketi ile genç biri gazetedeki odama geldi. Kitapları “Emekli Kurmay Albay bilmem kimin” yolladığını, karşılığında 500 TL bağış beklediklerini söyledi. 

Söz ağzımızdan çıkmıştı bir kere. Elimi cebime attım, 5 tane yüzlüğü adamın eline saydım. Gittikten sonra paketi açtım. Tamamen uydurma, baştan savma, hiçbir değeri olmayan, okumaya da değmeyecek nitelikte birkaç kitap, birkaç dergi çıktı. Parayı verdiğime de pişman oldum.
……………………
Aradan birkaç ay geçti. Yine duygu yüklü günlerden geçiyorduk. Aynı davudi komutan sesiyle, aynı Emekli Kurmay Albay bilmem kim olduğunu söyleyen ses, telefonda karşıma çıktı. Eski bağışıma teşekkür etti, yeni bir kampanya için benden yine bağış talep ettiklerini söyledi. 

Keriz uyanmıştı. Ama yine de nazik davrandım, “Komutan kusura bakma. Şu sıralar param yok. Beni bu sefer geç” dedim. Büyük bir nezaketle anlayış gösterdiğini söyledi, telefon kapandı. 

Aradan geçen süre içinde aynı Emekli Kurmay Albay (kendisini Türkiye Gaziler Derneği mi ne öyle bir derneğin Genel Başkanı olarak tanıtıyor) yine aradı. Her seferinde yardım talebini reddettim.

Şu sıralar malum, Afrin’e yönelik “Zeytin Dalı” operasyonu var. Milli duygular ayakta. Her şehit haberi ile yüreğimiz kanıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de terör örgütlerine yönelik harekatı, göğsümüzü kabartıyor. 

Geçen gün, nedense biraz da gergindim. Gazetenin santralinden “Sizi Ankara’dan arıyorlar” dediler. Açtım. Yine bizim Emekli Kurmay Albay bilmem kim. Ayrı davudi komutan sesi. Aynı üslup:

“-İsmet Bey, malumunuz Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemizi korumak adına yeni kahramanlık destanları yazıyor. Biz de Gaziler Derneği olarak üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Sizin gibi memleketsever vatandaşlarımıza yeni bir fırsat hazırladık. Kabul ederseniz, arkadaşımı yollayacağım…”

Sözünü kestim Emekli Kurmay Albay’ın. “Komutan yeter artık” dedim. 
“-Beni şu vatansever ve keriz yardımsever listesinden artık çıkar. Benim sana verecek beş kuruşum yok.”
Karşımdaki pişkin, bozuldu, “Ama İsmet Bey, sizin gibi vatansevere bu üslubu yakıştıramadım. Gönlünüzden ne koparsa, bütçeniz neye elveriyorsa. Bizde zorlama yok.“

“Yok komutan” dedim. “Benden sana artık kuruş çalışmaz”
Adam telefonda beni neredeyse vatan haini, asker düşmanı ilan edecekti. Kapattım. 
Demem odur ki, şu sıralar yine milliyetçilik duygularını ajite ederek insanları dolandırmaya yeltenen çok tip var. Dikkat edin. Tezgaha düşmeyin. Türk Silahlı Kuvvetlerine, şehit yakınlarına, gazilere destek için pek çok yasal yol var. En iyisi de Mehmetçik Vakfı. Telefonla dolandırıcılık peşinde koşanlara karşı cesur olun. Boş sözlere kanmayın. 

BÜYÜK KOCAELİ İLE AYNI SALONDA 
ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesi, uzun süreden beri, Haldız Grubun yaptırdığı yeni ve son derece modern bir binada hazırlanıyor. Giriş katı muhasebe, reklam servisi. Birinci kat, ÖZGÜR KOCAELİ’nin yazı işleri. İkinci katta teknik servis, benim odam var. Boş olan 3 ncü katta, yaklaşık 14 ay önce, aynı gruba ait biraz daha farklı çizgideki BÜYÜK KOCAELİ Gazetesi yerleşmişti. Dördüncü kat ise, yemek salonumuz.
Geçen hafta içinde basit bir tadilat yapıldı. Birinci kattaki yazı işleri salonu, ÖZGÜR KOCAELİ için hayli büyüktü. Zaten zaman içinde personel azalmıştı. Salonun büyük bölümü boş duruyordu. BÜYÜK KOCAELİ Gazetesi’nin 3 ncü kattaki yazı işleri servisi de 1 nci kattaki ÖZGÜR KOCAELİ’nin içine yerleşti. Böylelikle, iki farklı gazete, artık aynı salonda çalışacak. Birbirlerine daha fazla katkı sağlayacaklar. 
Bütün dünyada pek çok büyük medya grubunda da, aynı grubun gazeteleri, dergileri, aynı binada, birbirleri ile iç içe çalışırlar. Bu sistem, haber üretimine de katkı sağlar. Artık ÖZGÜR KOCAELİ’yi ziyarete gelenler, birinci kata uğradıktan sonra bir de BÜYÜK KOCAELİ’yi ziyaret için iki kat daha çıkmak zorunda kalmayacaklar.
……………..
Bu arada BÜYÜK KOCAELİ Gazetesi Genel Yayın Müdürü Cemalettin Öztürk’e bir özür borcum var. Geçen hafta bu sütunlarda yazdığım yazıda, bu kentte ÖZGÜR KOCAELİ’nin rakibi olmadığından söz etmiş, Adem Turgut’un Demokrat Kocaeli’de, Sadun Çetin’in Çağdaş Kocaeli’de iyi işler yapmaya gayret ettiklerini yazmıştım. 
Yazının çıktığı gün, Cemalettin Öztürk yanıma geldi. Cemalettin’le yıllar öncesinden tanışırız. Son derece akıllı, biraz kırılgan, ama mesleğine sıkı sıkıya bağlı ve çok çalışkan bir gazetecidir. Bana, “Abi bizi hiç mi beğenmiyorsun? Yazında BÜYÜK KOCAELİ’den hiç söz etmemişsin” dedi. 
Haklıydı Cemalettin. BÜYÜK KOCAELİ’nin çizgisini, habercilik anlayışını, manşetlerini çok fazla beğenmiyor olsam da, o gazete için verilen emeği, koşturmacayı, çok dar bir kadro ile yaratılan mucizeyi takdir etmem gerekir. Cemalettin BÜYÜK KOCAELİ için kendisini adamış, haftanın 7 günü gazeteyle yatıp, kalkan, özellikle benimle kıyaslandığında çok daha fazla koşturan; dışarıya çıkan, haber yapan bir gazetecidir. BÜYÜK KOCAELİ de, İzmit yerel basını içinde artık kendisini kabul ettirmiş, büyük gayret ve çaba ile hazırlanan bir gazetedir. Bundan sonra onlarla daha iç içe, daha fazla diyalog içinde çalışacağız. Bir gün gelir de ÖZGÜR KOCAELİ’nin modası geçerse, umarım Kocaeli basınında bayrağı BÜYÜK KOCAELİ devralır. 
Bütün okurlarıma saygılar, sevgiler, mutlu ve kazançlı bir hafta dilerim. 
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.