1. YAZARLAR

  2. Ali GÜNDOĞDU

  3. Drama Köprüsü’nün hikayesi
Ali GÜNDOĞDU

Ali GÜNDOĞDU

Yazarın Tüm Yazıları >

Drama Köprüsü’nün hikayesi

A+A-

Drama köprüsü bre Hasan dardır geçilmez

Soğuktur suları Hasan bir tas içilmez

Anadan geçilir bre Hasan yardan geçilmez

At martini Debreli Hasan dağlar inlesin

Drama mahpusunda bre Hasan dostlar dinlesin

Bu hafta sizlere Kırklareli Üniversitesi’nden Dr.Ertuğrul Karakuş’un kaleminden Drama Köprüsü’nün hikayesini aktarmak istiyorum.

2014 yılında Makedonya’da bir üniversiteye Türkoloji dersleri vermek üzere görevli idim.  Bazen Bulgaristan yolunu takip ederek; Kapıkule, Harmanlı, Hasköy, Filibe, İhtimam, Samakof, Köstendil, Eğridere, Kumanova güzergahından Üsküp’e giderdim. Bazen de Batı Trakya yolunu takip ederek; Pazarkule, Dimetoka, Sofulu, Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe, Kavala, Selanik, Valandovo, Köprülü, Kaplanköy güzergahından Üsküp’e gider idim. Her yolculuğumda da güzergah üzerindeki tarihi eserleri görmeye gayret ederdim.

İkinci güzergahı, yani Batı Trakya güzergahını takip ettiğim bir gün, Selanik’te Eski Cami (Hortacı Süleyman Efendi Cami-Rotonda)’ni ilgiyle incelediğimi ve resimlerini çektiğimi gören yaşlı bir adam yanıma yaklaştı ve Türkiye’nin iç bölgelerinin ağız özelliklerini çağrıştıran konuşmasıyla bana Türkiye’ye dair bir şeyler sordu. Türkiye’nin iç bölgelerinden Mübadele ile gelen bir ailedenmiş. “Tarihi eserlere meraklı isen Drama’da Hasan’ın Drama Köprüsü’ne git!” demişti bana. “Gerçekten de çok dar! Üstünden su da geçermiş! Drama’nın yaşlıları Drama Köprüsü derler!” demişti. Drama Köprüsü’nü bir dönem Drama’nın içerisinde olan fakat şu anda yıkılmış olan bir köprü olarak biliyordum. Köprü hakkında bildiklerimi anlattım. “Bizde resmi bile var. Siyah beyaz!” dedi. Ama vaktim olmadığı için, bu samimi insanın resmi getirmesini bekleyemedim. Esasen bir hata yapıp “Su kemerini Drama Köprüsü sanmış olmalılar.” diye düşündüm. Ciddiye de almamıştım. Bu mesele bir müddet zihnimi meşgul etti.

DEBRELİ HASAN KİM?

Neler biliyordum bu köprüyle ilgili? Debreli Hasan kim idi? Kimilerine göre Selanik-Kayalar yakınlarındaki Debre köyünden, kimine göre de günümüzde Makedonya-Arnavutluk sınırında yer alan Debre şehrinden gelmişti. Makedonya’da mezar taşı ve tarihi eser araştırması yaparken de birçok efsanesini duymuştum. Kimisine yaşadığı bölgenin yöneticisini kimisine göre de komutanını haksızlığa dayanamadığı için vurmuş ve Drama-İskeçe bölgelerinde eşkıya olarak “zenginden alıp fakire verdiği” için genelde sevilen bir kaçak-kahraman idi.

İsmi bilinen ve meşhur türküsünde adı geçen tek dostu da “Karakedi” adında idi. Hatta meşhur türküde geçen ve “varlığı tartışmalı” Drama Köprüsü’nü de o yaptırmış veya tamir ettirmiş idi. Birkaç yıl Selanik’te gördüğüm Anadolu Türkçesi konuşan adamın söyledikleri ile ilgili bu düşünceler, zaman zaman zihnimi meşgul etti. Ta ki Gümülcine’den birilerinin bu köprüyü ziyarete gittiğini duyana kadar…

Hatta bu gezi internette de haber olmuş. Yıllar önce Lozan Mübadilleri Vakfı Genel Sekreteri Sefer Güvenç köprünün bulunduğunu duyurmuş. Bursalı bir mübadil, Drama’ya yaptığı bir ziyaret esnasında, Drama Küçük Asyalı Mübadiller Derneği Başkanı Nikos Latsistalis’e elindeki fotoğrafı gösteriyor ve Drama Köprüsü’nün bu olduğunu ve onu bulmak istediğini söylüyor. Latsistalis ise Drama-İskeçe yolu üzerindeki Nusratlı (Nikiforos) köyü çıkışındaki bir su kemerinin, resimdeki “köprü” olduğunu duyuruyor.

Fakat “Bir “su kemeri” türküde bahsi geçen “Drama Köprüsü” olabilir mi?” şeklindeki sorular zihinleri kurcalıyordu. Bu soru, “köprü”yü ve konumunu görene kadar bendenizin de zihninde bir soru işareti idi. Ancak Rumeli Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Balkan Türk edebiyatının değerli yazarı Mehmet Türker Bey ile düzenlediğimiz bir kültür gezisi esnasında, “su kemeri”ni görünce aklımdaki bütün soruları yeniden gözden geçirdim.

Bazı soru işaretleri var idi:

Birinci soru; “Su Kemeri” yerine “köprü” ibaresi kullanılabilir mi? sorusuydu. “Su Kemeri” yerine halk arasında “köprü” ifadesinin kullanıldığını İstanbul’da, Makedonya’da ve Kosova’daki araştırmalarım sırasında defalarca duymuş idim. Dolayısıyla halk arasında bir “su kemeri”ne “köprü denmesi, şaşılacak bir durum değildi. (Haricen bazı köprüler, çift fonksiyonlu yani hem köprü hem de su kemeri olarak yapılabiliyor. İskeçe yakınlarındaki “güzelim” ve “mazlum” Hamidiye Köprüsü gibi…) Bu konu aklımda netleşti.

İkinci problem, köprünün yeri idi. “Drama Köprüsü” ibaresi, köprünün şehrin merkezinde olabileceğini doğal olarak akla getiriyor. Fakat Debreli Hasan’ın eşkıya olarak özellikle İskeçe-Drama arasında dağlarda gezmesi, türküde geçen “köprü”nün de bu bölgede olması durumunu mantıklı kılıyor.

Aslında “köprü”nün konumu ve türküdeki veriler karşılaştırıldığında akla gelebilecek diğer sorular da yerini mantıklı açıklamalara bırakıyor. Türküde “Drama köprüsü Hasan dardır geçilmez!” diyor. Bir köprü “üzerinden geçilemeyecek kadar dar” olarak neden yapılsın? Köprünün yapılış amacına aykırıdır bu durum. Demek ki türküde geçen “köprü”, gerçek bir “köprü” değil, halk arasında bu sıfatla anılan bir “su kemeri”dir. Türkünün verdiği bilgiye göre “köprü” hem “üzerinden geçilemeyecek kadar dar” olacak hem de “suları soğuk” olacak.

Bütün bu veriler ışığında naçizane fikirim; Nusratlı (Nikiforos) köyü yakınındaki halk arasında “Drama Köprüsü” diye bilinen bu su kemerinin, “Debreli (De bre) Hasan” türküsünde geçen “Drama Köprüsü” olduğu yönündedir.

Milletimizin güzide bir hatırası olarak zihinlerde dolaşan bu içli türküyle ilgili en somut eser olan “Drama Köprüsü”, ilgiyi hak ediyor. Diyorum ki:

-Drama Köprüsü var imiş, hakikaten dar imiş…

d1-040.jpg

DRAMA KÖPRÜSÜ- Bugünkü Yunanistan topraklarında, Batı Trakya’nın biraz kuzeyinde yer alan Drama Köprüsü, halen işte böyle el değmemiş haliyle duruyor, görmek isteyenleri bekliyor.

halim-dedeoglu-002.jpg

HALİM DEDEOĞLU- Drama Köprüsü’nü görmek isteyenler, Yunanistan’a gittiklerinde ilk olarak buraya gidiyor. Batı Trakya Türkleri Derneği İzmit Şubesi Eski Başkanı Halim Dedeoğlu da bir süre önce Drama Köprüsü’nde bir hatıra fotoğrafı çektirmişti.

İzmit’in tarihi çeşmeleri

İzmit’te saray mensuplarının, önemli devlet adamlarının (kadınları), yerel yöneticilerin ve halkın yaptırmış olduğu çeşmeler bulunmaktadır. Meydanlara, mescitlerin yakınına, sokak başlarına-aralarına, mahalle girişlerine yapılan çeşmelerin İzmit tarihinde ayrı bir yeri vardır.

Paşa suyunun İzmit’e getirilmesiyle kendi haline bırakılan çeşmeler, bakımları yapılmadığı için zamanla tahrip olmuşlardır. Ayrıca yeni açılan yol ve caddelerden ötürü birçok çeşmede yıkılmış, ortadan kaldırılmıştır.

Canfedâ Kethüda Hâtun Çeşmesi (Orhan Çeşmesi), Pertev Mehmet Paşa Çeşmesi, Ali Ağa Çeşmesi (Nev Çeşmesi), Zeliha Çeşmesi, Saat Kulesi Çeşmesi, Hacı Hızır Çeşmesi, Kabaran Çeşmesi, Kertil Tekke Çeşmesi, Emine Çeşmesi (Tüysüz Çeşmesi), Tahsin Efendi Çeşmesi, Hacı Ayvaz Çeşmesi, Topçu Çeşmesi İzmit çeşmeleri akla gelince isimleri zikredilmesi gereken yapılardır.

İzmit çeşmeleri içerisinde ayrı bir önemi olan yapı da, Orhan Camii (Gazi Süleyman Paşa Camii) karşısında bulunan Canfedâ Kethüda Hâtun Çeşmesi’dir. Osmanlı sarayında kethüda olarak görev yapan Canfedâ Hâtun tarafından yaptırılmış olan bu çeşme hakkında ne biliyoruz, birlikte görelim.

Canfedâ Kethüdâ Hatun Kimdir?

Canfedâ Kethüdâ Hatun, Sultan III. Murad zamanında, Osmanlı Sarayında yaşamış hayırsever bir zattır. Sultan III. Murad döneminde Harem Kethüdalığı yapmıştır. Vefatından sonra Eyüp Sultan Mezarlığı’na defnedilmiştir. Kocaeli’de dahil olmak üzere, pek çok yerde hayratı bulunmaktadır. (İstanbul Karagümrük Kethüdâ Kadın Camii, İzmit Kilez Deresi Kız Köprüsü vb.)

Çeşmenin Tarihçesi

Canfedâ Kethüdâ Hatun, Orhan Mahallesi’nde Orhan Camii karşısında yer alan ve kendi ismi ile anılan bir çeşme yaptırmış, bu hayrının devamı için gerekli akarlar bırakmıştır.

Çeşme zamanla harap olmaya yüz tutunca, Sultan II. Mahmud tarafından suyun kaynağından itibaren tamir edilmiştir.

Mimari Özellikleri:

Dikine dikdörtgen formlu olan çeşmenin yapımında, kesmetaş ve mermer malzeme kullanılmıştır. Çeşmenin mermerden yapılmış aynalığı vardır. Aynalık üzerinde oyma tekniğinde yapılmış süslemeye yer verilmiştir.

Çeşmenin üst kısmında II. Mahmud döneminde yapılan onarımı gösteren bir kitabe bulunmaktadır. Altı satırdan oluşan kitabe oldukça büyüktür.

Kitabenin üst kısmında alınlık yer almaktadır. Alınlığın ortasında Sultan II.Mahmud’un tuğrası bulunmaktadır. (Tuğra, 1928 yılında kazıtılmıştır.)

Canfedâ Kethüdâ Hatun Çeşmesi’nin kitabesi, İzmit’te bulunan Osmanlı çeşmeleri içerindeki en büyük onarım kitabelerinden birisidir. Örcün Köyü Molla Hasan Çeşmesi’nin kitabesiyle benzeşmektedir.

Çeşme, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü tarafından 2008 yılında restore edilmiş, kazıtılan tuğrası da 2009 yılında yerine konulmuştur.

dxx-001.jpg

SÜMERBANK ÇEŞMESİ- Fevziye Camii bahçesindeki Sümerbank Çeşmesi, yeni düzenlemeden sonra pek fark edilmese de, yıllardır aynı yerde duruyor. İzmitli ünlü fotoğrafçı Cemal Turgay’ın bir kış günü çektiği bu fotoğraf, İzmit’in ölümsüz manzaraları arasında yerini aldı.

c44-006.jpg

ACISU ÇEŞMESİ- İzmit Acısu Parkı’nın girişindeki çeşmeyi hatırlıyor musunuz? Şimdi yerinde yok. Bu çeşmeden yıllarca İzmit’in at arabaları ve faytonlarının atları su içmişti.

orhan-cesmesi.jpg

ORHAN ÇEŞMESİ- Orhan Çeşmesi, gerçek adıyla Canfedâ Kethüdâ Hatun Çeşmesi’nin kitabesi, İzmit’te bulunan Osmanlı çeşmeleri içerindeki en büyük onarım kitabelerinden birisidir.

zelihakadin.jpg

ZELİHAKADIN ÇEŞMESİ- İzmit Belediyesi tarafından restore edilen Zelihakadın Çeşmesi de İzmit’teki en eski çeşmeler arasında yer alıyor.

Bu yazı toplam 11486 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.