• BIST 89.955
  • Altın 145,546
  • Dolar 3,5984
  • Euro 3,9105
  • Kocaeli 7 °C

Düğün pastası

Sevcan TAMER
Dünya   ve   ülkemiz  istediği  kadar  cadı  kazanı  gibi  kaynasın,   seçim  kampanyaları birbirleriyle  yarışsın,  kavgalar,  direnişler,   inatlaşmalar   aynı  hızla  sürüp  gitsin.. Her  şeye  rağmen   normal  hayat  kendi  öz  akışıyla  devam  ediyor.. Örneğin  düğünler.. Yaz  aylarında   oldukça  yoğundur  düğünler  biliyorsunuz.. Sünnet  düğünlerinden  ziyade,  evlilik  yolunu  açan  nikah  ve  düğün  törenleri  ard  arda  sıralanır  önümüzde.. Mesela  ben..  Sağ  olsunlar   dostlarımdan   bu  yaz  başı  bir  çok  düğün  daveti  aldım.. Çok  mutlu  oldum  tabii ki.. Ancak  yaz  tatili   ve   mecburen  il  dışına  çıkmam  nedeniyle  çoğuna  katılamaya  bilirim.. Ancak  bilmelerini  isterim ki,  düğün  günü  yanlarında  gibi   hissettim  ve    düğünün  olmazsa  olmazı  “ düğün  pastalarının”  leziz  tadına   bakmışçasına  tatlı  bir  yaşam  diledim  sevgili  gençlerime.. Dönüşümde  mutlaka  gideceğim  ziyaretlerine.. Kısa  bir  süre  önce  “ düğün  adetlerimiz ” konusunda  arkadaşlarla  aramızda  ilginç  bir  tartışma  yaşandı.. Herkes  birbirine  soruyor  ve  ortada  onlarca  duyum  ve  acaba  dönüp  duruyordu..Evlilik    başlangıcında  bayağı  pahalıya  patlayan   gelinlik  ve  düğün  pastası  nereden  çıkmış,  kim  icat  etmiş,   gelinliğin  belli  bir  gerçeğe  dayanan  anlamı  var mıymış,  düğün  pastası  kesilmese  olmaz mıymış vs,  vs,  vs…
   Baktım ki  iş  uzayacak  ve  kimse  tatmin  olamayacak,  derhal  araya  girip  “Arkadaşlar  size  söz..  Ben  bu  konuyu  araştıracağım  ve  köşemde  yazacağım..  Oradan  okur,  biraz da  olsa  ikna  olabilirsiniz   belki”  dedim.. Eh  söz  verdim  artık.. Araştırmazsam  ve  yazmazsam  ayıp  olacak  bizim  meraklı  hatunlara.. Bu  hafta  kolları  sıvadım  ve  araştırmamı  yaptım.. Bakınız  bu  konuda  neler  buldum  ve  neler  öğrendim..
Malumunuz  hemen  hemen   düğünlerde  gelin – damat   olmadan  düğün  olmayacağı   kadar  önemli   unsurlar  varmış.. İşte  bunların  başında  gelen  “ gelinlik  ve  düğün  pastası” imiş..Bu  olmazsa  olmaz  addedilen  detaylar  yüzünden,  aileler  tarafından  bozulan  ve  boykot  edilen  onlarca   evlilik  kararı  ve   hazırlıkları  varmış.. Ve  bu  adetler,  en  zengin  düğünden  tutun da,  varoşlardaki   kısıtlı  ve  mütevazi  düğünlere  kadar   böyleymiş..Şimdi  gelelim  gelinlik  ve  düğün  pastasının  hikayesine..
    Saflığına  ve  ne  denli  temizlik  timsali  olduğuna  inansak ta,   beyaz  gelinlik   Osmanlı  geleneklerinde  yer  almıyormuş  arkadaşlar..Haa  sadece  bu  değil,   “  Düğün  Pastası”  da  aynen  beyaz  gelinlik  gibi   ilgi  görmüyormuş..  Bu  adetler  batılılaşmanın   ve  daha  sonra da  küreselleşmenin  sonucu  ortaya  çıkan  detaylarmış..
    Biz de  gelinlik,  yörelerin  kendisine  has  giysilerinden  oluşurken (Türk  motifleri  ve  folklorik  özelliklerini  içeren)   Gelin  Pastası  diye  özel  bir  yiyecek te   yokmuş..
Eski  Romalılar  devrinde  bu  günkü  bol  kremalı  ve  görkemli  şeklinden  çok  uzak,  çavdar  unu  ve  tuzla  yoğrulmuş  bir  çörekten   ibaretmiş.. Evlenme  töreni  sırasın da,  çöreğin  bir  parçasını  koparıp  yiyen  damat,  çöreğin  geri  kalanının da gelinin  başının  üzerinde  parçalarmış.. Bu  sırada   çöreğin  ufalanmasının  uğur  ve  bereket  getireceğine   inanılırmış.. Çöreğin  parçalanması  bakire  olarak  evliliğin  eşiğine  gelen  gelini,  aynı  zamanda  damadın  bu  evlilikte  söz  sahibi   olduğunu da  sembolize  edermiş.. Ortaçağ  boyunca  tuzlu  çörek  adedi  devam  etmiş.. O  dönemde  İngiltere’de  bir  yığın  haline  getirilmiş  bu  çöreklerin  üzerinden  gelin  ve  damat   birbirlerini  öperlermiş.. Çörek  yığını   refah  içinde  yaşasınlar  diye   iyice  yüksek  tutulurmuş.. Aslında   çöreği  parçalayıp  konuklara  dağıtmak  gelinin  göreviymiş..Ama  çok  katlı  çöreklerden  oluşan  “ Düğün  Çöreğini”  tek  başına  gelinin  kesmesi  zorlaşmış..Ve  damattan  yardım  istenmek  zorunda  kalınmış.. Ve  işte  o  günlerden  beri  “  Düğün  Çöreği”  ni  gelin  ve  damat  birlikte  kesmeye  başlamışlar..Bu  adette  ilk  parçayı  birbirine  yediren  çiftler  olarak  gelenekselleşti.. Derken  17.  Yüzyılda İngiltere’ye  bir  Fransız   şef  geldi.. Bu  şef, zahmetli  çörek  yığını  uygulamasını  tek  tek  çörekler  halinden  üst  üste  koyarak  piramit   şeklinde  bir  kule  haline  soktu.. Aralarına  düşmemeleri  için  bol  yağ  sürdü.. Daha  sonra da  yağın  kötü  kokusu  gitsin  diye  içine  şeker  karıştırdı.. 18.  Yüzyılda  bu  karışım  kremaya,  kule  şeklindeki  çöreklerde  görkemli  “  “Düğün  Pastası” na  dönüştü.. 19.  Yüzyıldaysa  rengi  beyazlaştırıldı.. Ancak  sebebi  yine  temizliği  ve  saflığı  aksettirmesi  için  değilzenginlerin  kullandığı  rafine  şeker  nedeniyle  oluşuyordu.. Ve,   zenginlik  timsali  olarak ta,   böyle  kalması  tercih  edildi..
  Evet  canlarım,  işte  size  gerçek.. Lütfen  okuyunuz  ve  seçimden  sonra  onlarcasını  yaşayacağımız   “düğün  adetleri”  tartışmasına,  tatlı  bir  nokta  koyalım..
Bu yazı toplam 250 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37