• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli 3 °C

Dün kovduğumuz teknik adamlar bugün Türkiye’nin gündeminde

Hayrettin ALBAYRAK

Engin İpekoğlu’nu önce başımızın tacı yaptık, çünkü 3’te 3 ile bizi şampiyonluğa ulaştırmıştı. Ancak Süper Lig sezonu lige kötü başlayınca, ondan kötü teknik adam yoktu bizim için. Verdir veriştirdik, resmen kovduk. Hani arkasından neredeyse bayram yaptık. Alt liglerin işi bilen teknik adamı olarak büyük umutlarla getirmiştik takımın başına Hüseyin Kalpar’ı. Takım kötü sonuçlar almıyordu ama iyi futbol oynamıyordu. Böyle teknik direktör mü olur diye hep birlikte saldırdık Kalpar’a. Fazla dayanamadı, çekti gitti. Yanılmıyorsam gittiğinde takım 3’ncüydü. Geçen sezonun devre arası. Birlikspor’da işler iyi gitmiyordu. Kariyerinde önemli başarılar bulunan İsmail Ertekin getirildi göreve. Başlangıçta bir çıkış yaptı, fark ettirdi ama takımı kendisi kurmadığı için sonunu getiremedi. Sezon bitince tüm faturayı ona çıkardık, üstüne para verip postaladık!

 GİTTİKLERİ TAKIMLARA HAYAT VERDİLER

Aklıma ilk gelen üç örnek verdim. Mutlaka fazlası vardır. İşi bilmiyor diye gönderdiğimiz Engin İpekoğlu, zirvenin uzağındayken aldığı Adanaspor’u şampiyon yapıp Süper Lig’e taşıdı. Kötü top oynatıyor diye beğenmediğimiz Hüseyin Kalpar, bizden sonra birçok Ptt 1.Lig takımını Süper Lig’e çıkardı. Bu sezon çok kötü bir durumda aldığı Alanyaspor’u Play-Off’a taşıdı. Belki de Süper Lig’e çıkartacak. Hiç suçu olmadığı halde geçen sezonun hayal kırıklığını fatura ettiğimiz, gitsin diye tazminat verdiğimiz İsmail Ertekin, umutların bitmek olduğu dönemde göreve geldiği Bandırmaspor’u 2.Lig Play-Off şampiyonu yaptı.

BİZDEN SONRA MI İŞİ ÖĞRENDİLER!

Beğenmediğimiz, bırakmaları için her şeyi yaptığımız teknik adamlar gittikleri şehirlere hayat verdiler, şampiyonluklara imza attılar.  Türkiye bugün Engin İpekoğlu’nu, İsmail Ertekin’i, Hüseyin Kalpar’ı konuşuyor, onlardan müthiş teknik adam olarak bahsediliyor. Gazeteler bu teknik adamların haberleriyle süsleniyor, manşetler atılıyor.  Ne kadar ilginç ve düşündürücü ki, bugün Türk futboluna, liglere imzası atan bu teknik adamları biz geçmişte işi bilmiyorlar, futboldan anlamıyorlar diye bu şehirden kovmuştuk. Soralım kendimize,  madem kötü teknik direktörlerdi,   başka takımlarda nasıl başarılı oldular diye. Kendimizde suç, kusur aramayacağımıza göre olsa olsa bizden sonra futbolu, teknik direktörlüğü öğrenmişlerdir diyelim, geçelim!   

Soyadımla kapılar açılır sandım, fena halde morardım!

Tanıdığım en iyi Kocaelisporlulardan biri olan Cenk Lüleci epeydir, “Sen gazetecisin gereken izni alırsın, yeni stadı gidip bir görelim” diyordu. Ha bugün ha yarın derken, geçtiğimiz perşembe günü benim hafta tatilimde Alikahya’daki stadyumu görmeye karar verdik. Alikahyalı olan dostum Nurettin Arıcan’ı arayıp girişte sıkıntı olmaması için yardım istedim. Arıcan bana inşaatı yapan firmanın genel müdürü Gökhan beyin telefon numarasını verdi. Aradım Gökhan beyi, gazeteci olduğumu söyleyip son durum nedir bir görmek, haber yapmak istiyoruz dedim. Gökhan Bey inşaatta olmadığını, memlekete gitmek için yola çıktığını söyleyince, merakla nerelisin diye sordum, “Trabzon” yanıtı alınca, annesi ve babası, kökeni Trabzonlu olan biri olarak daha bir samimi konuştum Gökhan beyle.

GÖSTER NÜFUS KAĞIDINI KAPILAR AÇILIR!

Memleketime, hemşerilerime selam söyle dedim. Aklıma stadyum inşaatını Albayrakların yaptığı geldi. İzin için faydası olur diye düşündüm. Ben hem Trabzonluyum, hem de soyadım Albayrak diye ekledim. Sevgili Gökhan Bey gülümsedi, “ Öyle söylesene, izne gerek yok, nüfus kağıdını göster, bütün kapılar açılır” dedi. Hoşuma gitti, ciddiye aldım.  Gökhan Bey, “Şimdi şantiye şefini arayacağım, siz kapıya gidin” dedi. Gazeteciyiz, üstelik soyadımız Albayrak. Kendimden çok emin kapıya yöneldim. Görevli içeriye buyur edecek diye bekledim.  Ancak hiç öyle olmadı. Kapıdaki görevli şantiye şifinden gelen telefonun ardından, “Kusura bakmayın, inşaat çok hızlı bir şekilde ilerliyor. İş güvenliği nedeniyle stadyumun içine kimseyi alamıyoruz. Dışarıdan fotoğraf çekebilirsiniz” dedi.

YIKILDIM, CENK’E MAHCUP OLDUM

O an yıkıldım,  başımdan adeta kaynar sulak döküldü.  Bu soyadıyla kapılar ardına kadar açılır, hatta yola kırmızı halı serilir hayali kurarken şantiye kapısından eli boş geri döndüm. Ruh halimi varın düşünün. Resmen morardım,  Cenk’e de mahcup oldum. Haklı olarak bir sürü laf etti. Diyecek tek bir söz bulamadım.  Hadi gazeteciliğimden geçtim. İnşaatı yapan şirketin sahibiyle kökenimiz aynı, üstüne soyadımız da bir. Ama gerin görün ki, stadyum inşaatını içeriden görmek için izni alamadım. Başına gelenleri yazdım ki, stadyumdaki durumu merak edip gidip bir göreyim diye düşünenler boşuna niyetlenmesin. Hem gazeteci, hem Trabzonlu, hem soyadı Albayrak olan bana bile izin çıkmamışsa, gerisini düşünün. Meraklılarına tavsiyem olsun. Siz siz olun Alikahya’daki yeni stadyumu içerden gezmeyi aklınızın köşesinden bile geçirmeyin. 

Bu arada, kapıdaki görevli stadyumu yeni sezona yetiştirebilmek için gece gündüz demeden çalışmaların devam ettiğini de söyledi. Bu işten anlayanlar, inşaattaki son duruma bakarak, “Ağustosa kesin olarak yetişmez, en iyi ihtimalle yılsonu” diyorlar. Hatta henüz inşaatta işin yüzde 50’sinin bittiğini iddia edenler bile var. Görüşlere saygı duymakla birlikte, ben stadyumun yeni sezona, yani ağustos sonuna yetişeceği umudunu, inancını taşıyorum. Çünkü emir büyük yerden geldi. 

Bu yazı toplam 1167 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37