1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. DÜNYA ÂLEMİNDEN AHİRET ÂLEMİNE MEKTUP
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

DÜNYA ÂLEMİNDEN AHİRET ÂLEMİNE MEKTUP

A+A-

Mektubuma başlarken, kâinatı yoktan var eden, ortağı olmayan, her şeyin sahibi ve yaratıcısı olan, her yarattığına görev yükleyen, hayat veren rızıklandıran, öldürüp dirilten, eşi ve benzeri olmayan, bizleri şerefli kılan, gizli acık her yapılanı, kalplerden geçenleri bilen, ezeli ve ebedi olan Yüce Allah’a sonsuz hamd ediyorum. 
Hz. Âdem’den son peygamber, peygamberimiz Hz. Muhammed’e (sav) kadar gelen tüm peygamberlere salât ve salamdan sonra, Yüce Allah’ın emirleri ve Hazreti peygamberlerin ve peygamberimiz Hz. Muhammet (sav) rehberliğinde yol alan, hayatlarını sürdüren sahabelere, müçtehitlere, âlimlere, şehitlere, devlet yöneticilerine, mü’min ve mü’minelere hürmetle selam ederek mektubuma başlamak istiyorum.   
 İslam ümmetinin dağılmışlığını ve acizliğini, kulluk görevlerimizdeki tembelliğimizi, nefsimize olan mahkûmiyetimizi, dünyevilik endişelerimizi ve korkularımızı,  birbirimizle didişerek güç kaybedişimizi, eksiksiz olarak bilen, merhametliler merhametlisi olan Yüce Allah’ım!  Bizlerin kabahati büyük, ellerimizi açıp dua edemiyoruz.  Allah’ım, bizleri yardımsız bırakma, nefislerimize mağlup etme, insan ve cin şeytanlarının fitne ateşine düşürme. Kalpler senin kudretindedir.  Bizleri Kur’an ve sünnetin manevi şemsiyesi altında tek saf olarak birleşmemizi nasıp eyle Allah’ım.
Sırların sırına vakıf olan Allah’ım! “Şehitler ölmez” buyurmaktasın. Peygamberler, şehitler makamından daha yüksek bir makamda olduklarına göre, yazmaya çalıştığım bu mektubu, sırasıyla ilk insan olarak yarattığın ve ilk Peygamber olarak gönderdiğin Hz. Âdem aleyhi selamdan, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin son peygamber, peygamberimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V.) kadar gelen tüm peygamberlere yazıyorum.
Saniyen insanlığın ilk anası Hz. Havva annemize,  İslam ümmetinin anaları olan Hz. Hatice’ye Hz. Ayşe’ye ve diğer annelerimize,  Hz. Meryem’e Hz. Asiye annelerimize ve diğer ehli iman olan peygamber eşlerine yazıyorum.  Hz. Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma ‘ya,   Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e,  Hz. Ebu Bekir’e,   Hz. Ömer’e,  Hz. Osman’a, Hz, Aliye,  Hz. Hamza’ya ve diğer sahabeyi kirama,  mümin ve mü’minelere dua eden arşı taşıyan meleklere ve diğer meleklere yazıyorum.
 Salisen Yüce Allah’ın emirlerin doğrultusunda ömür sermayelerini tüketerek, dünya gurbetini tamamlayarak ebedi âleme göç eden tüm peygamberlerin sahabelerine, onların yolundan giden, devlet yöneticilerine müçtehitlere, âlimlere, mü’min ve mü’minelerin ruhaniyetine yazıyorum.   Yazdığım bu mektupla ümmeti Muhammed ‘in kurtuluşu için haddim olmayarak,  Yüce Rabbimizden dua da bulunmanızı fakirane olarak talep ediyorum.
Yüce Allah’ım!   Biliyorum ümmet olarak suçluyuz, günahkârız, utanarak ve sıkılarak yazmaya çalıştığım bu mektuptaki kusurlarımın bağışlanması için sonsuz mağfiretine sığınarak affımı dilerim. Ey Yüce Rabbim!  İslam ümmetinin düştüğü zilletten kurtulması için, Sana yakın olan insanlardan ve meleklerden dua etmeleri için iyi niyetle yazmaya çalıştığım bu mektubu dilersen, dilediğin kişilere duyurma gücüne sahipsin. Allah’ım bizleri yardımsız bırakma.
Ahirette irtihal eden Yüce Allah’ın peygamberleri!  Yüce Allah’ın emrettiği ve Resullerinin tebliği ettiği yoldan yürümüş olan sahabeler, müçtehitler âlimler, ümmetin yöneticileri, Allah yolundan ölen şehitler;  Biliniz ki,  gönlümüzden Allah,  peygamber ve Kur’an sevgisi çıkmadığı halde, toplu olarak dua etmeyi beceremediğimizden sizlere müracaat ediyorum. Bilerek/bilmeyerek yaptığımız günahlarımızla işbirliği yapan şeytani güçler etrafımızı fitne ateşiyle kuşatmıştır.
Bu ağır kuşatmayı yarmak için derdimizi sizlere arz ediyoruz.  İslam coğrafyası, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Budistler tarafından işgal edilmekte, zenginliklerimiz sömürülmekte, namuslarımız kirletilmektedir.  Dinimiz İslam’a kitabımız Kur’an’a Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (sav) alçakça saldırılmaktadır. Vahşice yaptıkları katliamlarla kadınlarımız dul, çocuklarımız yetim ve öksüz bırakılmakta, bazı çocuklar kaçırılarak organları satılmakta, bazıları kiliselerde Hıristiyanlaştırılmaktadır.   Utanarak yazamaya çalıştığım bu mektuptan dolayı sizlerde özür diliyor ve İslam ümmeti olarak dualarınızı bekliyoruz
Ey âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed! buyurduğun gibi ümmet olarak şirke düşmedik, lakin birbirimizle didişerek 72 fırkaya bölündük, bölündükçe şer güçlerin ağzında yutulmaya hazır yumuşak lokma olduk. Ülkenin birliği ve beraberliği için bir araya gelmeyen partiler, cemaatler, tarikatlar ve Din adına konuşan sözde din bilginleri, birbirlerinin ayıplarını ve yanlışlarını aramakla meşgul olurlarken,  şer güçler yaktıkları fitne ateşiyle sokağımıza, mahallemize, okulumuza, camimize ve evlerimizin içine kadar girmişlerdir.
Ey Allah’ın elcisi! Gaflete düşen İslam ümmeti parçalandıkça parçalanıyor, mezhep, ırk ve bölge temelline dayalı,  yeni devletçiklerin kurulması için şer güçler alabildiğine fitne ve fesat üreterek, müslümanı müslümana kırdırarak, İslam ümmetinin dallarını budadılar,  şimdide gövdesine vurarak kurutmaya ve çökertmeye çalışıyorlar.
 Ey Allah’ın Resulü! Rabbimiz bizim ne yaptığımızı ne düşündüğümüzü biliyor ve görüyor. Kurtulmamız için koruması altına aldığı Kur’an ile bize yol gösteriyor. Lakin biz öyle bir karanlığa gömüldük ki, Ümmetine emanet olarak bıraktığın Kur’an ve sünnet nurunu göremiyoruz. Manevi pusulamızı okuyamıyoruz. 
Ey Allah’ın Habibi! Ümmetini şaşırtmak, yıkmak, yok etmek için dıştaki zalimlerle, içteki hain işbirlikçiler birleşerek, amansız bir şekilde saldırmaktadırlar. Hiçbir zaman Yüce Allah’tan ümidini kesmeyen, Yüce Allah’a güvenen bir topluluğun var olduğunu, bununda başını Türkiyeli müslümanların çektiğine inanıyoruz. Dünyanın neresinde bir mağdur ve mazlum varsa o bölgeye Türkiyeli müslümanların koştuğuna şahidiz. 
Tarih boyunca İslam ümmetini güçlü bir şekilde toparlayan bir lider ortaya çıktığında,  zalim şer güçler, içteki terörist hainler ve yerli işbirlikçiler, Bremen mızıkacıları gibi hem birlikte engel olmaya çalışmaktadırlar.  Yakın tarihimizde evladınız rahmetli Abdülhamit Han’a, Erbakan hocaya ve diğerlerine engel çıkaranlar, bugün İslam ümmetini yeniden toparlamaya çalışan evladınız Tayyip Erdoğan’a aynı şekilde engel olmaktadırlar.  Bizleri yaralayan şer güçlerin yaptıkları değil, olanlarla birlikte hareket eden bazı müslümanların şuursuz tavırları, tutarsız muhalefetleri yüreğimizi kor gibi yakarak acı veriyor. 
Aziz Peygamberim!   İslam ümmetinin anneleri! Sahabeler!  Yüce Allah yolunda şehit düşenler!  Mücadele ederek ağır bedeller ödeyerek aramızdan ayrılanlar! Büyük bir utangaçlıkla sizlere müracaat ediyorum.  İslam ümmetinin karanlıktan aydınlığa çıkması ve yeniden toparlanarak ilahi kelimetullah’ın yeryüzüne hâkim kılınması için yazmaya çalıştığım bu mektubu, manevi şahsiyetinize arz ederek, dara düşmüş olan ümmetinin selameti için, Yüce Rabbimizden duada bulunmanızı edeple ve hürmetle arz ediyorum.

Bu yazı toplam 1571 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum