1. YAZARLAR

  2. Fatih Uraz

  3. DÜNYANIN GELMİŞ GEÇMİŞ EN KARİZMATİK KALECİSİ
Fatih Uraz

Fatih Uraz

Yazarın Tüm Yazıları >

DÜNYANIN GELMİŞ GEÇMİŞ EN KARİZMATİK KALECİSİ

A+A-

Haziran 1928'de Arjantin’de başlayıp Ekim 1967'de Bolivya’da biten 39 senelik yaşamına tıp tahsili - yazarlık - politikacılık - devrimcilik - diplomatlık - gezgincilik - okunmuş 3000 küsur kitap - 2 evlilik- 5 çocuk -  milyonlarca hayranı ancak ‘Peşinden gidecek cesaretin varsa bütün hayaller gerçek olabilir’ diyen biri sığdırabilirdi..

                Her dakikası dolu dolu yaşanmış hayat mücadelesine ‘yüzme - golf- dağcılık - satranç - boks - tenis - masa tenisi - motosiklet - denizcilik - atıcılık - balıkçılık - binicilik - basketbol - beyzbol - paten - kalecilik derken nerdeyse bütün spor branşlarını ancak ‘Gerçekçi olalım; imkansızı isteyelim’ diyen birisi sığdırabilirdi…

                Astım hastası oluşu, sprey kullanma ihtiyacı karşın futbol oynayan ve 3 direk önüne yollanan karizmatik kaleci;  biyokimyager arkadaşı Alberto Granado’yla birlikte gerçekleştirdiği motosiklet turunda da top tutmaktan vazgeçmemiş hiç. ‘Kaybettiğin tek savaş uğrunda savaşmaktan vazgeçtiğindir’ onun sözü olduğuna göre aksi düşünülemezdi zaten...

                6500 kilometreyi aşan hayli renkli ve maceralı Güney Amerika yolculuğunda hayatta kalabilmesinin sihirli anahtarı bizzat kendi ifadesine göre spordu idealist doktorun. ‘Bana güç veren zaferlerim değil yaşamdaki yenilgilerimdir’ diyen birine de sürüden ayrı hareket etmek yakışırdı elbet...

                Kısa oluşuna karşın dolu dolu geçen yaşam serüveninde sarf ettiği bazı sözlerse kalecilerin kulağına küpe olacak kıvamda; mesela ‘Belki hiçbir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi!’ gibi. O bunu mutlaka başka amaçlar için söylemiştir amma velakin file bekçilerinin üstüne öyle güzel yakışıyor ki bu söz...

                Peki; ‘Ayakkabılarımın altı delikti ama üstü boyalıydı!’ deyişini nasıl yorumlamalı? Hata yaptığında sakın moralini bozma, dahası bozulduysa da rakibine belli etme manası çıkmıyor mu o hecelerden? 

                Ya; insanların bilgisizlikten ötürü görünce kilometrelerce uzağa kaçtığı cüzzam hastalarıyla maç oynamasına - el sıkışmasına, sohbet etmesine ve ‘Hayvan muamelesi görenlere insan gibi davranmanın getirisine, psikolojik yararlarına paha biçilemez!’ demesine şapka çıkarmamak mümkün mü?

                Time dergisinin 20. asra damga vuran 100 kişi içinde gösterdiği Che Guevera, 1963 senesinde 5 maç Madureira kalesini koruduysa da, maalesef nasıl bir kaleci olduğuysa bilinmiyor...

                Ne dersiniz 'Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin' diyen birinin vasat kaleci olması mümkün müdür?

kalee.jpg

 

Bu yazı toplam 976 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.