1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Durak yeri neden değişti?
Durak yeri neden değişti?

Durak yeri neden değişti?

Türkiye, trafik kazalarına her gün kurban veriyor. Trafik kazalarının büyük bölümü sürücülerin dikkatsizliği, kurallara uymama, alkollü araç kullanmaktan kaynaklanıyor. Ama yolların fiziki durumları

A+A-

Türkiye, trafik kazalarına her gün kurban veriyor. Trafik kazalarının büyük bölümü sürücülerin dikkatsizliği, kurallara uymama, alkollü araç kullanmaktan kaynaklanıyor. Ama yolların fiziki durumları ve yanlış durak düzenlemeleri de trafik kazalarına davetiye çıkartıyor.

Şimdi size bir örnek vermek istiyorum.

D-130 karayolu, yani Gölcük Yolu, ilimizde en çok trafik kazasının olduğu güzergah. Bu yolda trafik kazalarının önlenebilmesi için yapılan çalışmalar yetersiz. Üstelik de bırakın trafik kazalarını engellemek için çalışma yapmayı, trafik kazalarına davetiye çıkarmak için çalışılıyor.

D-100 karayolunun Gölcük İhsaniye Çiftlik Mahallesi kesiminde bir alt geçit bulunuyor. Bir alt geçidin iki ucunda durak olur değil mi? Evet. Bu altgeçidin iki ucunda da durak vardı. Ancak dün sabahtan itibaren bir durak iptal edildi. İzmit yönüne doğru durak var, Gölcük yönüne doğru olan durak ise yok. Çünkü 200 metre ileriye kaydırıldı.

Bu ne demektir biliyor musunuz? İleriye alınan durakta inenler altgeçidi kullanamayacaklar. Ve mecburen kendilerini yola atıp, yolu karşıdan karşıya geçmeye çalışacaklar. Özellikle okullarına gidip gelen çocuklar daha büyük tehlike altında kalacak.

Mevcut durak bir gün içinde neden 200 metre ileriye alındı diye merak ettim, sordum soruşturdum.

Meğer Karayolları’nın bir kuralı varmış. İki durak arasında mutlaka en az 425 metre mesafe olacakmış.

Karayolları’nın bu kuralı neden bugün akla geldi bilinmez?

Madem mevut durağı alt geçitten 200 metre ileriye aldınız, oraya da bir altgeçit yapın.

O bölgede bir kaza olursa, söylemedi demeyin.

D-130 karayolu Gölcük İhsaniye Çiftlik Mahallesi mevkiinde, altgeçidin başındaki durak yeniden aynı yere getirilmelidir. Çünkü bunun başka izahı yoktur.

Özgür Ülke!

Türkiye’de bazı kesimler ısrarla ve inatla ülkede demokrasinin geliştiğini, özgürlüklerin arttığını, açılımlarla hakların verildiğini, çetelerle darbecilerle mücadele edildiğini ileri sürseler de dünyada algılanma farklı olabiliyor.

Okurum Abdülsamet Gezerci, gönderdiği iletide Türkiye’nin özgür bir ülke olmadığını söylüyor:

ABD’ye göre; Türkiye kısmen özgür bir ülke!

ABD'de 70 yıl önce kurulan insan hakları ve özgürlükleri izleme örgütü Freedom House'ın dünyada özgürlükler raporunda, bu yıl Türkiye'ye 3 puan verildi. Örgütün yıllık raporunda, ülkeler en özgür olandan en az özgür olana, 1'den 7'ye doğru rakamlarla notlandırıldı.

Buna göre, Türkiye'nin notu hem siyasi haklar, hem sivil özgürlükler alanında, geçen yıllardaki gibi 3 oldu. Raporda Türkiye'ye, özgürlüklerin statüsü konusunda kısmen özgür ülkeler kategorisinde yer verildi.

Freedom House'un Araştırma Direktörü Arch Puddington, raporla ilgili düzenlenen basın toplantısında, Türkiye ile ilgili bir soru üzerine, 'Türkiye'de 'inanılmaz' derecede bir siyasi kutuplaşmanın olduğunu, ABD'de yaşanan kutuplaşmanın, Türkiye'deki ile karşılaştırıldığında 'çok basit' kaldığını' söyledi.

Puddington, 'Başbakan Erdoğan'ın, basında kendisini eleştiren kesimleri 'düşman' gibi gördüğünü' öne sürerek, 'gerek Erdoğan, gerekse savcıların basına karşı aldığı tedbirleri 'rahatsız edici' bulduklarını' kaydetti. Puddington, 'Genel düzene baktığımızda, demokratik eğilimler taşıyan liderlerin bile, otoriter bir yönelime kaydıklarında ilk olarak basını hedef aldıklarını görürüz, Türkiye'de de şu anda gördüğümüz bu' ifadesini kullandı.

Bize göre ise; Türkiye neden en özgür ülke?

Öncelikle: Türkiye yasadışı para cenneti!

Merkezi Washington’da bulunan, uluslararası finansal sistemde saydamlığı teşvik eden bir araştırma ve hukuk örgütü olan Küresel Finansal Dürüstlük Örgütü (Global Financial Integrity-GFI) raporuna göre, 2000-2008 yılları arasında yani sekiz yılda Türkiye’den yasadışı olarak 77 milyar dolarlık parasal kaynak çıkışı yapıldı.

Başka;

- Bölgeyi yangın yerine çeviren, binlerce kişinin katili için özel oda, TV, gazetesi ile avukatları kanalıyla örgütü yönetme olanağı sağlanıyor. Devlet yetkilileri ile muhatap, düzenli görüşebiliyor.

- Katiler, hırsızlar, cinsi sapıklar serbest, ellerini kollarını sallayarak toplum içinde yaşayabiliyorlar

- Yabancılar istedikleri gibi gelip şirket satın alıp, kar edebiliyorlar

- Yabancı şirketlere vergi yok.

- Kayıt dışı para transferi rahatlıkla yapılabiliyor

- Bürokratlar; özgür, dokunulmaz. Siyasi iktidar izin vermediği sürece yargılanamazlar

- Siyasetçiler; özgür, dokunulamaz, yargılanamaz.

- Milletvekilleri hakkında; yasama dokunulmazlıkları kaldırılmadığı sürece, idari veya adli ceza soruşturması yapılamıyor.

- Yandaş gazeteciler doğru yanlış özgürce yazarken, karşıt olanlar korku içinde.

-  Akademisyenler; devlete milletin değerlerine küfretmekte sınırsız özgürlüğe sahip

- Belediye başkanları; sınırsız harcama yetkisine, yandaşsa hesap sorulmaz.

- Makam ve yetki sahipleri; hukuku, kanunu kendileri belirleme özgürlüğüne sahip.

- Devlete borcunu ödeme vergi verme nasılsa af gelir anlayışın egemen olduğu, borçluların cenneti bir ülke!

Başka ne diyelim ki!

Tehlikeli cehalet

Ayın dünyadan uzaklığını bilmemek 'tehlikesiz cehalet'tir. Bunu bilmezseniz 'tehlikesi yoktur'. Ama önünüzdeki çukuru göremezseniz, bu 'TEHLİKELİ CEHALET' olur.

Çukura düşer ve kurtarılmayı bekleyerek debelenirsiniz.

Belki birisi sesinizi duyar ve sizi kurtarır.

Ama artık siz kendinizi 'onun sizi kurtardığı duygusundan kurtaramazsınız.

Eğer o çukurdan kendi gücünüzle çıkabilirseniz özgüveniniz artar.

Bağımlılıkla bağımsızlık arasındaki fark kısaca budur.

Durumunuzu bilirseniz belki kendinize yardım edebilirsiniz.

Ama başkasının kolunda yürürken kendinizi bağımsız sanırsanız, işte bu "TEHLİKELİ CEHALET" tir.

Bunu bilip de bilmezden gelen, görüp de çıkar sağlayanlar...

Sonra da işte özgürlük budur' diyenlerse toplumun asıl belalarıdır.

Bilmemiz gereken budur.

Görmemiz gereken budur.

Anlamamız gereken budur.

Mücadelemiz de bu olmalıdır...(Erdal Atabek’ten)

Bu haber toplam 753 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.