1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. DUYGULANMAMAK İNSANIN ELİNDE DEĞİL
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

DUYGULANMAMAK İNSANIN ELİNDE DEĞİL

A+A-

Bugünün  değer  yargılarını   gözden  geçirdiğimde, Ulusuma  ait  önemli  Milli  ve  Manevi   değerlerimizin   azalmasına   onlarca  mazeret  bulmama  rağmen,  duygulanmamak  insanın  elinde  değil.. İşte  o  zaman  başlıyor  eski   günlerdeki   coşkuyu  hasretle   anmak  ve  o  günleri  özlemek.. Belki  hep  o  günler  diyoruz  ama  inanınız   o  günleri,  bu  günlerle  kıyaslamaya  değer.. Anılarıma  yerleşen  19  Mayıs  Gençlik  ve  Spor  Bayramı   bunlardan  en  özeli.. En  heyecanlısı.. Nasıl  silinir  beynimden   19  Mayıs’la  özdeşleşmiş  “Dağ  başını  duman  almış,  yürüyelim  arkadaşlar”  marşını  haykırarak  söylememiz.                                                Ulu  önder  Mustafa  Kemal  Atatürk  ve  kahraman  silah  arkadaşlarının  o  korkunç  günlerde  yaşadıklarını  bir  nebzecikte  olsa,  coşan  duygular  arasında  hissederek  yaşarmış  gibi  olmak.. Aslında  çok  ama  çok  şanslı  buluyorum  bizim   dönemlerimizi..                                                   Ve  yaşadığımız  müthiş  zevki  düşledikçe,  şimdiki  çocuklara  ve  gençlere   acıyorum.. Teknolojinin  ve  gelişimin  en  üst  olanaklarından  yararlanmalarına  rağmen,  bizlere  nasip  olan  ne  denli  zenginlikleri   kaçırdıklarını  bir  bilseler.. Biliyorum,  anlayamazlar..                          O  ruhu   yaşamış  olsalar,  benim   ne  demek  istediğimi  daha  sağlıklı  anlarlardı..                               İşte,  sadece  üç  gün  sonra  Atatürk’ü  Anma  Gençlik  ve  Spor  Bayramının  100.  Yıl  dönümünü  kutlayacağız. Tam  100  yıllık  şanı  şerefle  ardında  bırakmış  Türk  milleti.. Bundan  daha  büyük  bir  sevinç  ve  gurur  olur mu? O  gün,  yani  gençlik  yıllarımızda  ne  hissediyorsak,  bu  günde  aynı  duygular  içerisindeyiz.                                                                                       Coşku  ve  gururla  çarpıyor  yüreğimiz.. O vatan  sevgisini  ve  geçmişimize  olan  saygı  ve  sevgiyi  unutmak  mümkün mü? Asla  ölene  dek  aynı  şiddetiyle  devam  edecek.     

Benim  jenerasyonum  Milli,  Dini  ve  Tarihi  bir  çok   değerin  zevkine  vardı.                                   Ancak,  bu  toplum  en  kıymetli  değerlerini  zamanla  dejenere  etti. Kimisi  dini,  kimisi  Atatürk’ü  çıkarları  adına   kullandı.. Ardına  saklanarak  yürüttü   dümenini..                                             İki  tarafta  kandırdı  vatandaşı,  avuttu  yalanlarla.. Sahte  bayramlar,  sahte  sözlerle  yaklaştılar  manevi  değerlere.. Fakat,  Ata’mız  yaşasaydı  bu  millete  soracağı  çok  şey  olurdu. İşte  bu  sözleri  kapsayan  çok  anlamlı  ve  bildiğinizi  tahmin  ettiğim  şu  satırları  bir  kez  daha  paylaşmak  istiyorum  sizinle…

Ne  güzel  yazmış  ama  şair..

Bu  şiirde  Mustafa  Kemal  Atatürk   sanki  hayal  kırıklıkları  içinde   sitem  ediyor  milletine..                                                           

 En  azından belki bu sözler bize dünü hatırlatır ve  yanlışları vurur yüzümüze… 

 

ATATÜRK’ TEN SON MEKTUP

 

Siz beni hâlâ anlayamadınız,
Ve anlayamayacaksınız çağlarca da,
Hep tutturmuş "yıl 1919, Mayısın 19'u" diyorsunuz,
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övünüyorsunuz.

Mustafa Kemal'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler,
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin,
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin,

Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Bana muştular getirin bir daha,
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan;
Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı,
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı,

Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil

Hâlâ o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Hâlâ oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz,
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın,
Uluslar, fethine çıkıyor uzak dünyaların.

Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız,
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil,
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar,
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.

Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
Görüyorum ki hâlâ aynı yerdesiniz hiç ilerlememiş;
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek dururken,
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen,

Mustafa Kemal'i anlamak işitmek değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla,
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla,
Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister,
Paydos öğünmeye, paydos avunmaya, yeter,yeter,

Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

 

Halim Yağcıoğlu                                                              

Bu yazı toplam 937 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum