1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. EEEEEE, PEKİ NE OLACAK BU ÇOCUKLAR?
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

EEEEEE, PEKİ NE OLACAK BU ÇOCUKLAR?

A+A-

  Bu  hafta ki  yazıma  başlamadan  önce  geçen  hafta  yazdığım  “ VERTİGO”  adlı  köşe  yazım  adına  sizleri   bilgilendirmem  şart  oldu.. Vallahi  dostlar  üzüleyim mi,  sevineyim mi,  şımarayım mı  bilemedim.. Yazımın  giriş  kısmını  okuyup  devamına  inmeden  endişelenerek   bana  telefonla  veya  e mail  yoluyla  ulaşan  canım  dostlarımı  rahatlatmak  istiyorum.. Canlarım, “ VERTİGO”  hastalığına  yakalanan  ben  değilim.. Ancak  o kadar  fazla ki  çevremizde  endişeleniyorum.. Ve  bu  artışın  nedenini  merak  ederek  araştırmak  istiyorum.. Bu  arada da  yaptığım  araştırmalardan,  hastalığın  adından  başak  hiç  bir  içeriğini  bilmeyen  dostlarıma  naçizane  bir  kaç   öneriydi  bu..Sizleri  çok  seviyor  ve   ilginize  teşekkür  ediyorum.. Ancak  bitmedi.. Birlikte  “VERTİGO”  dosyamızı   genişleterek  sürdüreceğiz…   

   *Geçenlerde  gazeteci  bir  arkadaşımın  önerisi  üzerine  Google’a  girerek  “ Profesör  Selçuk  Şirin “  hocanın “ TEDx  İstanbul   konuşması “ nı  izledim.. Konuşma   geleceğe  yönelik  müthiş  eğitici  ve   yol  gösterici.. Bir  defa   insanları  düşündürüyor  ve  bir  yandan da  ufkunu  açabilecek  derecede  etkiliyor..  Bu  videoyu  herkesin  izlemesini  ve  sıkılmadan  dinlemesini  öneririm..Örneğin   hayal  kurmaya  inanıyor..Hayal  kurmadan  ve   hayallerde  yaşatmadan  hiç  bir  şeyin  olacağınaysa  inanmıyor.. Yaratıcı  olmanın  yaşamdaki  başarıların  en  büyük  destekçisi  olduğunu  vurguluyor.. İçinde  yaratıcılık,  akıl  ve  tasarım  olmayan   bakış  açısının  bu  yüzyılda  başarılı  olabileceğinin  çok  zor  olduğunu  öne  sürüyor..Ve,  daha  bir  güzel   başarı  ve  umutlu  olma  tezleri  sergiliyor..

   Ancak  çocukları  çok  önemseyen,  seven  ve   geleceğin  teminatı  olarak  gören  bir  kişi  olarak  beni  en  çok  etkileyen,   Türkiye’de  çocukların   bu  günkü  durumu..  Şirin  hoca  ülkemizde ki  çocukların  durumundan  endişeli.. Fakat  umutsuz  değil..  Yapılan  araştırmalar  sonucu,  ülkemizde yaşam  koşulları  ve  sosyal   standartların  çocuklarımızı  bedbin  ve  beklentisiz  yaptığını,  hatta  yarısından  fazlasının  hayal  kurmak  gibi  bir  yapıyı  tanımadıklarını  söylüyor.. Ki,  hayal  kurmanın   çocuklarda  gelecekleri  adına  ne  derece  önemli  olduğunu  kendi  hayatından  örnekler  vererek  anlatıyor.. Konuşma  ilerledikçe  sıra  son  yılların  tartışma  konusu  olan  Suriyeli  çocuklara  geliyor.. Ve  Şirin  hoca  bu  hassas  konunun,  altını  önemle  çizdiği  bir  olay  olarak  ele  alıyor..

Benimde  üstünde  durmak  istediğim  tam da  burası  işte..  Beni  oldukça  etkileyen ve  düşünce  biçimimin  değişmesine   neden  olan   bu  sohbetten   sizlere  belli   paragraflar  aktarmak  istiyorum.. *Ülkemizdeki  Suriyeli  mülteci  çocuklar   önemli  bir  konu.. Bu  ülkede  3 milyonu  geçen  mülteci  var.. Bunlardan  2  milyonu  çocuk.. Elimizdeki  veriler  çok  üzücü..Bizler  onlara  sadece  Suriye’den  gelen  mülteci  çocuklar  olarak  bakıyoruz.. Ancak  durum  sadece  bununla  sınırlı  değil.. Bu  çocuklar  yaşadıklarından  dolayı  büyük  bir  travma  yaşıyorlar.. Dörtte  üçü,  post  travmatik  stres  bozukluğundan  mustarip..Depresyon  oranı,  yüzde 50.. Normal  bir  insanın  yaşadığının  on  kat  fazlası.. Daima  endişeliler.. Gece  uyuyamıyorlar,  hatta  altlarını  ıslatıyorlar.. Savaş  çocukları  bunlar.. Dahası  Suriye  savaşının  diğer  savaşlardan   ayrı  bir  gerçeği  var.. Bu  savaş  en  çok  silahın,  ölümün  ve  en  çok  yaralanmanın   olduğu  bir  savaş..Bu  durum  sonucu  aileden  birini  kaybetme  oranı  yüzde  70’ lere  çıkıyor..Ya  babalarını  kaybetmişlerdir,  ya da  annelerini..Doğal  olarak  sonucunda ,  Depresyon:  Yemek  yemek  istemiyorlar..  Uyumak  istemiyorlar.. Büyük  ölçüde   ölmek  isteyen  var  aralarında.. Yani  kendisini  öldürmek  isteyen  çocuklar  var.. Çok  üzücü  bir  tablo.. Bu  çocukların  yarısından  fazlası  ilkokul  çağında  ama  okula  gitmiyorlar..Ortaokul  çağındakilerin   yüzde  70’i  gitmiyor.. Lise  çağındakilerinse yüzde 90’ı.. Peki  şimdi   soru  şu.. Bir  tarafta  travma  yaşamış,  uyuyamıyor.. Diğer  tarafta,  okula  gitmiyor,  okuyamıyor..  Eeee  peki  ne  olacak  bu  çocuklar.?

   İşte,  işin  en  dramatik  yanı  böyle  başlıyor.. Bu  cevabın  yanıtını   dünyanın  başka  ülkelerinde  benzer  çatışmalar  çıktığında  görüyoruz.. Hatta  gördük.. İşte  Pakistan -  Afganistan  sınırında.. “Taliban”  gerçeği.. Taliban  böyle  çıktı.. O  nedenle  bizlerin  bir  şey  yapmama  gibi  bir  tercihimiz  olamaz.. Ancak  en  büyük  sıkıntı  dil  sorunu.. Bu  çocuklara  kendi  dillerinde  eğitim  veremiyoruz.   Bir  sürü  İmam hatip  mezunu  var  ama  Arapça  konuşamıyor.. Eeee,  psikolog- psikiyatr- sosyal  hizmet  uzmanı da sunamayız.. Fakattt,  bakın  hiç  bir  şey  yapamamanın da  her  zaman  bir  bedeli  var.. Bu  çocuklar  fuhuş  çetelerinin, suç  örgütlerinin  veya  terör  organlarının  elinde   kullanılabilirler..Üzerine  yatırım  yapılmayan  her  çocuk,  yaşadığı  topluma  bedel  ödetir..Nerden  geldiğinin  hiç  önemi  yok..Bu  çocuklara  kendi  çocuklarımızdan  daha  çok  yatırım  yapmamız  lazım.. Neden mi.?   Çünkü  şükürler  olsun ki  bizim  çocuklarımızın  yüzde  45’inde  Post  travmatik  stres  bozukluğu  sendromu  yok..Bizim  çocuklarımızın  başlarını  soktukları  bir  ev yarının  daha  iyi  olacağına  dair  genel  bir  inançları  var..Ama  bu  onlarda   yok..

  Biliyorum  Suriyelilerin  gelmesine  izin  verenlere  kızıyoruz.. “Rahatımızı  bozdular,  bizim  imkanlarımıza  ortak  oldular” diyoruz..  Tarafsız  bir  empati  yaptığınızda   bunun  yanlış  bir  tutum  olduğunu  anlayacaksınız .. Rasyonel  olarak ta,  insani  olarak ta  yanlış..                                                                          Çünkü  5, 8, 10  yaşındaki  bir  çocuk   karar  verdide  “Ben  Türkiye’ye  gidiyorum!” demedi ki..  Annesini,  babasını,  yöneticisini,  uluslar  arası  güçleri  suçlayabilirsiniz,  ama  onları  değil.. ASLA

  Sevgili  okurlar,  daha  geniş  bir  anlatımla  olayın  sosyal  ve  siyasi  yanını  ve  Avrupa  ülkelerinin  bu  koya  nasıl  ve  ne  düşüncelerle  bakışını  anlatıyor Prof  Selçuk Şirin  hoca.. Büyük  şehirlerde  veya  diğer  yerleşim  yerlerinde  gördüğüm  Suriyeli  ailelerin  yürek  burkan  çocuk  manzaralarını  gayet  güzel  diler  getirmiş  ve daha  bir  çok  ünlü  platformlarda   dile  getirmeyi  sürdürüyor  Selçuk Şirin  hoca..  Vallahi  bravo.. Kutlanması  ve  desteklenmesi  gerekli.. Ben  hocamı  tüm  kalbimle  kutlar  ve  tüm  dünya  çocukları  adına  şükranlarımı  sunarım.. 

Bu yazı toplam 1697 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum