1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Eğitim İş: “Öğretmen, statüsünü kaybediyor”
Eğitim İş: “Öğretmen, statüsünü kaybediyor”

Eğitim İş: “Öğretmen, statüsünü kaybediyor”

Eğitim İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı Bilal Şener Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamalarını eleştirerek yeni eğitim yılının sorunlu başladığını söyledi. İzmit Kapanönü Çarşısı, Cebir İş Hanı’nda bulu

A+A-

Eğitim İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı Bilal Şener Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamalarını eleştirerek yeni eğitim yılının sorunlu başladığını söyledi.

İzmit Kapanönü Çarşısı, Cebir İş Hanı’nda bulunan sendika binasında gerçekleşen açıklamaya; başkan Bilal Şener, yönetim kurulu üyeleri Cengiz Topel Kaya, Cem Uçak, Serdal Keçeli ve Emine Çalık katıldı.

2011–2012 Eğitim-Öğretim Yılına yeni bakanla ve yeni sorunlarla başladıklarını söyleyen şube başkanı Şener: “Öğretmen yetiştirme ve öğretmen atamaları, yetersiz bütçe, ödeneksiz okullar, gerici kadrolaşma, öğretmen ve derslik açıkları, yok sayılan sanat eğitimi, günlük yaşamdan uzak, ezberci ve eleyici eğitim sistemi, bilimsellikten ve ulusal değerlerden yoksun müfredat programları genel sorunları oluşturmaktadır. Bu sorunlar sarmalındaki eğitim büyük bir çıkmazdadır. Bütün bu sorunlar yetmiyormuş gibi yeni bakan 652 sayılı KHK ile eğitim sistemini temelden sarsan, Atatürk İlke ve Devrimlerini,  Cumhuriyetin kazanımlarını ortadan kaldıran, ulusal eğitimi adeta dinamitleyen bir yasal düzenlemeyi dayatmaktadır. 652 sayılı KHK ile eğitim sistemimiz küreselleşme adına kapitalist sistemin emrine sunulmaktadır” dedi.

ÖĞRETMENİN DURUMU KÖTÜLEŞİYOR

Öğretmenin yetiştirilmesi, istihdamı, ekonomik durumu, çalışma koşullarının gün geçtikçe kötüye gittiğini söyleyen Şener, şöyle devam etti:

“-Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomik ve sosyal statüsü en üst sıralarda olan eğitim çalışanları, son yıllarda yoksulluk sınırının yarısına yakın bir ücretle açlığa mahkûm edilmektedir. Yoksulluk sınırının 3000 TL’ye dayandığı günümüzde eğitim çalışanları ortalama 1500 TL almaktadır. Eğitim çalışanlarının ücretlerini iyileştirmekle yükümlü olan siyasal iktidar ve Milli Eğitim Bakanı öğretmenleri, ek ders ücretlerini kaldırmakla tehdit etmektedir. Aynı bakan, öğretmenlerin çalışma saatlerinin azlığından şikâyet ederek 08–17 mesaisi uygulamayı düşündüğünü açıklamaktadır. Oysa dünyada eğitim çalışanları içinde en fazla çalışan, Türkiye’deki eğitim emekçileridir.  Ülkemizde öğretmenin yıllık çalışma süresi 1832 saat iken, bakanın örnek aldığı OECD ülkelerinde, bu süre 1652 saattir. Sayın bakanımız, açıklamalarıyla kamuoyunu yanıltmaktadır.

Eğitim çalışanlarına, Ocak’ta %4 + %4 oranında ücret artışı veren hükümet, yılın ilk yarısından sonra vergi dilimini %15’ten %20’ye çıkararak %5’i geri almaktadır. Bu “Deli Dumrul” mantığıdır. Kaşıkla verip kepçeyle geri almaktır.

Ayrıca her eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere ödenen eğitime hazırlık tazminatının, tüm eğitim çalışanlarına memur ve hizmeti olarak ayırmadan ödenmesi talebimiz de görmezden gelinmektedir.

TÜM ÖĞRETMENLER UZMANDIR

Öğretmenleri kendi aralarında bölen, çalışma barışını zedeleyen apoletlendirme(uzman öğretmen, başöğretmen) sistemi, 1739 sayılı yasaya aykırıdır. Bu yasaya göre tüm öğretmenler uzmandır. Ayrı bir uzmanlık sınavına tabi tutulmadan tüm öğretmenler uzman sayılmalı, uzman öğretmen ücretinden yararlandırılmalıdır.

Özür grubu atamalarının yılda bir kez yaz aylarında yapılması,”ailenin bütünlük ilkesine, anayasaya ve insan haklarına” aykırıdır. Özür grubuna bağlı tayin isteme hakkı yeniden düzenlenerek, özrün oluştuğu her zaman uygulanabilmelidir.”

Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bütçenin yetersizliğinden ve okul yapım işlerinin hayırsever vatandaşlara havale edilmesi nedeniyle derslik açıkları yıllardır kapatılamadığını söyleyen Şener, “ Milli Eğitim Bakanlığının rakamlarıyla 160 bin civarında derslik açığı bulunmaktadır. Hala bazı kent merkezlerinde 50–60 kişilik kalabalık sınıflarda ders yapılmaktadır. Sokakta 400 bin civarında atanamayan öğretmen iş ararken, 160 bin öğretmen açığının olması anlaşılır bir durum değildir. Öğretmen açığının ücretli öğretmen uygulamasıyla kapatılmaya çalışılması, eğitimin niteliğini olumsuz yönde etkilemekte, her yıl sıfırcı öğrenci sayısını katlayarak artırmaktadır. Ayrıca bu durum 700 TL ücret verilerek köle gibi çalıştırılan (70 bin) ücretli öğretmen ordusu yaratmaktadır.

2002 yılında miting alanlarında “Atanamayan öğretmen kalmayacak” diyen sayın başbakanın bu sözünü hatırlayarak, 400 bin atanamayan öğretmenin sorununu çözmesini bekliyoruz” dedi.

Bu haber toplam 1113 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.