• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli 18 °C

Eğitim’de nihayet yükselişe geçtik

İsmet ÇİĞİT
Kocaeli kenti ve bu kentteki insanların geleceği açısından en büyük sorunların başında ilimizdeki eğitimin kalitesindeki düşüştü. 
1990’lı yıllardan itibaren ilimizde eğitim kalitesi çok büyük hızla düşmeye başladı. Siyaset,  hemşericilik bu kentte eğitimi berbat etmişti. Eğitimde fiziki kapasite de hızlı nüfus artışı karşısında çok yetersiz kalıyordu. Bizim ilimizde eğitim parayla alınıp satılan bir meta halini almıştı. Özel okullar, özel dershaneler yetmiyormuş gibi, bu şehirde evden eve koşturan, ya da merdiven altı bürolarda 3-4 öğrenciyi bir araya getirin para ile ders veren özel öğretmenler türemişti. 
Sınıflarda öğrenci mevcudiyeti çok fazlaydı. Sınıflar kalabalıktı, öğretmen açığı çok yüksekti. Okullarda disiplin kalmamıştı, eğitim kimsenin umurunda değildi.  Öyle ki, ulusal düzeyde yapılan sınavlarda bizim şehrimizdeki öğrencilerin başarı ortalamasındaki sıraları, ilk 60’ların altına düşmüştü. 
Çöküş, 2000’li yılların başlarında hızlanarak devam etti. Ne yazık ki, bu büyük çöküşün sorumluları, olayı 17 Ağustos 1999 büyük deprem felaketi ile izah etmek istediler. Oysa aynı felaketi yaşayan Sakarya, Bolu, Yalova, Düzce gibi illerde başarı yükseliyordu. Deprem bahanesinin hiçbir tutarlı dayanağı yoktu. Sonra bu büyük başarısızlık, “Efendim, bizim ilimizde meslek okullarında çok fazla öğrenci var. Bu kentteki gençler üniversiteyi değil, liseden sonra hemen piyasada iş bulmayı tercih ediyor” bahanesini ürettiler. “Bu kent çok fazla göç alıyor. İlkokul eğitimini doğu illerinde yetersiz alıp, bu kentte liseye gidenler, alt yapıları bulunmadığı için sınavlarda tel tel dökülüyor, bizim ortalamamızı düşürüyor” dediler. 
Hepsi geçersiz bahanelerdi. Bizim ilimizde eğitime siyaset, ticaret bulaşmıştı. Eğitimin kalitesi, kimsenin umurunda değildi. Bu nedenle, Türkiye ortalamasında bizim öğrencilerimiz küme düşüyorlardı.

*ŞİMDİ GÜZELOĞLU ZAMANI 
Çok uzun bir aradan sonra Türkiye genelindeki durumumuza, büyük sınavlarda öğrencilerimizin aldığı notların ortalamalarına baktığımızda ilimizde eğitim kalitesinin yükselişe geçtiğini görüyoruz. Her şeyden önce, son birkaç yıldır ilimizde eğitim alanında fiziki eksiklikler büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Çok okul yapıldı. Sınıf mevcutları kabul edilebilir rakamlara geriledi.  Birkaç yıl öncesine kadar çok fazla olan öğretmen açığı ortadan kalktı. Çok fazla öğrencinin çok fazla dersi boş geçiyordu. Bu sorun ortadan kalktı.
Geçen Perşembe günü Vali Hasan Basri Güzeloğlu, eğitim zirvesini topladı. Güzeloğlu, daha önce 12 ilçede tek tek koordinasyon toplantıları düzenlemiş, her toplantıda en fazla eğitim konusu üzerinde durmuştu. Perşembe günkü toplantıda, 12 ilçenin kaymakamları, milli eğitim müdürleri bir araya geldi. Vali, sadece eğitim konusunu masaya yatırdı. 
Bu toplantıda kamuoyuna açıklanan çok önemli rakamlar var. Bu rakamlara geçmeden önce başka bir çarpıcı rakam vermek istiyorum:
İlimizde okul öncesi eğitimde okullaşma oranı geçen yıl yüzde 45 seviyesindeyken, bu yıl yüzde 70’e yükselmiş. Bu çok önemli bir sıçrama ve geleceğe yönelik çok olumlu bir mesaj. TEOG sınavlarının karşılaştırmaları var. TEOG 2014 1 ve 2 nci sınavlarında Kocaelili öğrencilerin ortalama puanı 414.76. Aynı sınavlarda Türkiye not ortalaması 396.87.  İlimizdeki öğrencilerin not ortalaması, Türkiye ortalamasının yüzde 4.31 puan üzerinde.
2015 yılındaki TEOG 1 ve 2 nci sınavları sonuçlarına göre ise, Türkiye ortalaması ile, Kocaeli ortalamasının puanları arasında fark yüzde 5.3’e yükseliyor. Önemli bir yükseliş. 
Şimdilik LYS puanlarında aynı şekilde bir yükseliş görünmüyor. LYS’de ilimizin öğrencileri, hala matematik, fizik, kimya, biyoloji yani Fen Dersleri alanında Türkiye ortalamasının gerisindeler. Türk dili, coğrafya, tarih, felsefe grubu ve özellikle yabancı dil alanında LYS sonuçlarına göre, Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Üstelik 2015 yılındaki LYS sonuçları, bir önceki yılın sonuçlarına göre çok daha başarılı. Bunlar umut verici gelişmeler. Sayın Vali ile, bu toplantıdan sonra görüşme imkanı buldum. “Henüz istediğim noktada değiliz. Ben daha yüksek başarı bekliyorum. Mersin’i eğitimde birinci sıraya getirmiştim. Kocaeli de birinci olmalıdır. Ama kısa süre içinde elde edilen yükseliş çok önemli. Bu bir ekip işidir. Bu kentte eğitim için çaba harcayan, bu yükseliş trendini yakalamamızı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Göreceksin, daha iyi olacağız” demişti. 
Sayın Güzeloğlu’nun ilimizde göreve başladığı ilk zamanlardı. Hafta sonu üniversiteye giriş sınavları vardı. Umuttepe yolunda trafik tıkanmış, hayatlarının en önemli sınavına giden çocuklar büyük stres yaşamışlardı. Bu konuda çok ağır bir yazı yazmıştım. O yazının çıktığı gün, Sayın Vali beni aramış, “Çok haklısın. Bir dahaki sınavda o yolda gereken her  şey yapılacak. Gerekiyorsa, bütün polisler sabah o yola konulacak ve bu rezaleti bir daha yaşatmayacağım” demişti. Ertesi hafta yapılan sınavlarda da sözünü tutmuştu.
Vali Güzeloğlu, özellikle eğitim alanında çok hırslı ve iddialı. Uzun yıllar sonra ilimizde eğitimdeki başarı çıtasının dikkat çekici bir şekilde yükseldiğini görüyoruz. Eminim, bu yükseliş trendi devam edecektir. Her sınavdan sonra sonuçlar açıklandığında Kocaeli’nin adının Türkiye’nin 81 ili içinde  60’lı sıralarda bulunmasından utanıyorduk. Umuyorum, birkaç yıl içinde ilimizin adını ilk 10 içinde görmeye başlayacağız..

*Kemal ağabey ile geçmişe yolculuk
Önceki gün gazetede çok sevdiğim, çok değer verdiğim bir dostu, bir İzmit sevdalısını daha ağırlama imkanı buldum. Kocaeli eski milletvekili Kemal Köse, Telekom’da işçi olan oğlu İsmail’i,  aslen Trabzon Sürmeneli Turan Ailesinin İSU’da mühendis olarak çalışan kızı Gülcan ile evlendiriyor.  Düğün, bu akşam Antikkapı’da. Bana düğün davetiyesi getirmiş. 
Kemal Köse, 17 Ağustos 199 büyük felaketinin yaşandığı dönemde iktidarda olan koalisyonun ortaklarından MHP’nin Kocaeli milletvekiliydi. O dönemde MHP milletvekili Kemal Köse ile, DSP milletvekili Turan İmamoğlu ile çok yakındık. Köse’nin bu kent için, depremzedeler için nasıl çırpındığını, nasıl kendini kahrettiğini bilirim. Geçmişi, o günleri konuştuk. MHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemle, bugünleri karşılaştırdık.

*“DEVLET BEY’İN YANINDAYIM”
Şu sıralar bir MHP’liyle, hele hele parti içinde söz sahibi bir MHP’liyle karşılaştığınızda ilk sorulan soru kuşkusuz  “Genel Başkanlık’ta kimi destekliyorsunuz?” sorusu oluyor. Kemal Köse’ye bu soruyu da sordum. 40 küsur yıllık siyasetçi, ülkücü Kemal Köse şunları söyledi:
“-Ben, Devlet Bey’in yanındayım. Evet, ortada bir seçim başarısızlığı var. Bunu Devlet Bey de kabul ediyor ve söylüyor. Ama şimdi Genel Başkan değiştirme zamanı değil. CHP’de birkaç kişi hata yaptı. Zamansız çıkış yaptılar. Bence kendi siyasi hayatlarını bitirdiler. Bizim arkadaşlarımız da yanlış yaptı.  2018’de olağan kurultayımız var. MHP’de Genel Başkan adayı olacaksan, çıkıp il il dolaşacaksın. Haydi Güneydoğu İlleri’ne gitme. Ama en azından 60 ili dolaş.  Vatandaş ne diyor, delege ne diyor, Ülkücü camia ne düşünüyor. Bir nabzı tut. Sonra git olağan kurultayda genel başkan adayı ol. Türkiye ve MHP çok zor bir süreçten geçti. Bu süreci kimse MHP adına Devlet Bey’den daha iyi yönetemezdi. Asıl oyun, MHP’yi barajın altında bırakmak üzerine kurgulanmıştı. Hiç değilse, barajın altında kalmadık. Bana Yeniköy’deki bir otele gelip, telefon edeceksin, (Kemal benim için bir imza ver) diyeceksin. Neden vereyim..  CHP’liler yeterli imzayı toplayamadı. Bizde başkaldıranlar da toplayamaz. Siyaset böyle yapılmaz. Siyasetin bir raconu, bir adabı olmalı. Bizim arkadaşlar yanlış yapıyorlar.” 
Köse daha sonra şunları söyledi:
“-Meral Akşener yeniden aday yapılmadı. Belki haksızlık olarak düşünülebilir. Ama Meral Hanım buna rağmen, 1 Kasım seçimleri öncesi çıkıp, il il dolaşabilir, partisi için çalışabilirdi. O zaman şimdi genel başkanlık için destek istemeye hakkı olurdu. Ne yaptı Meral Hanım?. 1 Kasım seçimleri öncesi parti için çalıştı mı?.. Şimdi genel başkanlık için oy isteyeceksin. Yok böyle siyaset.”

*MİNİBÜSÇÜ ESNAFI EZİLİYOR 
Kemal Köse, 61 yaşında. Milletvekili olmadan önce 4 büyük şirketi varmış. “O zamanlar varlıklı adamdım. Şimdi şirket falan kalmadı. Sağ olsun devletin verdiği emekli maaşı iyi de geçiniyoruz” dedi. Köse aynı zamanda fırıncı. Ekmek zammını, Tarım Bakanı’nın zamma tepkisini sordum. Şunları söyledi:
“-Un fiyatı çok arttı. Maliyetler çok arttı. Ekmek zammı kaçınılmazdı.  Tarım Bakanı, ekmek zammı hakkında konuştuğunda henüz 3-4 günlük tarım Bakanıydı. Bir iki çıktı, konuştu. Sonra bir daha sesi çıkmadı. Bakan da ekmek fiyatının yükselmesi gerektiğini öğrendi. Ama daha mühimi toplu taşıma hizmetindeki arkadaşların içine düştüğü durum. İzmit’te çok minibüsçü arkadaşım var. Eziliyorlar. Minibüsçünün her şeyi kayıt altına girdi. Üstelik çok fazla insanı bedava taşıyorlar. Büyük sıkıntı içindeler. Geçmişte çok büyük paralar ödenerek alınan şehiriçi minibüsü plakası şimdi para etmiyor. Ulaşım sektöründe çalışanların haklarını birileri savunmalı. Biz siyasetçi olarak çıkıp, ekmek ucuz, ulaşım ucuz diyemiyoruz. Yanlış anlaşılıyoruz. Ama gerçekten bizim şehrimizde minibüsçüyü çok ezdiler. Ulaşım konusunda mutlaka yeni düzenlemeler yapılmalı, minibüsçü esnafının yüzü güldürülmelidir.” 
Kemal Köse’yi özlemişim.. Dereden tepeden hayli sohbet ettik. Konuştuğumuz her şeyi yazamam. Ama şunu söyleyebilirim ki, Kemal Köse’nin Kocaeli milletvekili olduğu dönemlerde bu kentte de, Türkiye’de de siyaset daha kaliteliydi. Köse bu akşam oğlunu evlendiriyor.  İsmail’e ve gelini Gülcan’a ömür boyu mutluluklar diliyorum. Kemal Köse gibi adamlar, bu kentin tarihine mal olmuş, gerçekten korunması gereken nadide insanlardır diye düşünüyorum. 


*Bu tür işlerde müteahhit İşçisi olur mu? 
Kartepe ilçesi İstasyon Mahallesi Özgür Sokak’ta hizmet veren, ilimiz için, insanlık için çok önemli bir tesis var: Köseköy Rehabilitasyon Merkezi. Ya da kısa adıyla KEREM.
Bu tesiste, evlerinde bakılamayan, ya da kendilerine bakacak kimseleri olmayan 4-16 yaş grubundaki zihinsel ya da bedensel engelli çocuklar, devletin şefkatli kucağında yaşamlarını sürdürüyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı KEREM, yıllardır çok başarılı hizmet veriyor. 
Kolay değil.. Hepsi bir şekilde sorunlu, sürekli bakım ve ilgi gerektiren 50’ye yakın çocuk var. Böyle bir tesiste çalışan insanların, bu tesiste bu çocuklarla muhatap olan insanların çok özel bir eğitimden geçirilmiş olması lazım. 
Yaşanan bir olay KEREM’in prestijini sarstı. Gazetemize bir vatandaşın getirdiği, KEREM’de engelli bir çocuğa bir görevlinin yaptığı kötü muamele ile ilgili görüntüler, ulusal medyada büyük tepkiyle izlendi. Gereken hemen yapıldı. Köseköy Rehabilitasyon Merkezi’nde barınan çocuğa kötü muamele yapan görevli, açığa alındı. Hatta polis tarafından evinde gözaltına alındı. Yaptığı kötülüğün hesabını yargı önünde verecek.
Ama bu eleman bir müteahhit firma çalışanı. Kerem’deki bütün elemanlar “Hizmet alımı” modeliyle belirlenen bir müteahhit firmanın elemanı. Yemek hizmetini anlarım.. Temizlik hizmetini, bakım onarım hizmetini de anlarım. Ama devlet sürekli bakıma muhtaç çocukları barındırdığı bir tesiste, bütün elemanlarını, bu çocuklara bakacak insanları bir müteahhit firmaya seçtirir mi?.. Sadece KEREM’de değil. Bu tür bütün tesislerde bütün çalışanlar müteahhit elemanı. Bu özel hizmet kolunda özel eğitim almamış, belki de çok düşük ücretle çalıştırılan, devlet kadrosunda olmayan insanlar. Şu sıralar önümüzdeki yıl için benzer kuruluşlara yönelik yeni “Hizmet alımı” ihaleleri yapılıyor. AK Parti döneminde devlet kurumlarında “Hizmet alımı” modelinin engelli çocukların barındığı tesislere kadar girmiş olmasını oturup değerlendirmek gerekmez mi?
*Perşembe günleri ekstra işkence
İzmit’in trafiği malum. Uzun uzun anlatmaya gerek yok. Şehir merkezinde trafik bırakın hafta içi günleri, artık  hafta sonlarında bile arapsaçı oluyor. 
Hele Perşembe günleri, şehir içinde trafik tamamen tıkanıyor. Neden?.. Çünkü şehrin merkezinde Perşembe Pazarı kuruluyor. Perşembe Pazarı alanı, haftanın 6 günü otopark. Yüzlerce araç burada park ediyor. Perşembe günleri bu araçlara alan kapalı. Pazar kuruluyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren Perşeme Pazarı yüzünden sadece bölgede değil, bütün kentte trafik felç oluyor. Sorun Anıtpark bölgesi, Atatürk Bulvarı, Adliye Köprüsü, Gazanfer Bilge Bulvarı ile sınırlı değil. İnönü Caddesi, Yürüyüş Yolu bölgesi, D-100, hatta Merkez Bankasına kadar olan bölgeye yansıyor bu karmaşa. Üstelik akşamın genç vaktine kadar devam ediyor.
Benzer tabloyu, Pazar günleri Pazar Pazarı yüzünden Kozluk bölgesinde görebilirsiniz. Kozluk da trafik açısından sorunlu. Pazar günleri Valinin evinin çevresi dahil, bütün bir bölgede trafik perişanlığı yaşanıyor. 
Bize yıllar önce söz vermediler mi?.. Hani Perşembe Pazarı, Pazar Pazarı kalkacaktı. Bırakın bu pazarları kaldırmayı, pazarların kurulduğu gün bölgede trafiği biraz rahatlatmak için bir görevli bile bulunmuyor. Yazık bu şehre. Bu şehrin insanları için bu şehirde yaşamak her geçen gün biraz daha zor hale geliyor.
Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37