• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

EKONOMİK VE SİYASİ KUŞATMA!

M.Zeki CANŞİ

   Döviz kurlarındaki hızlı yükseliş ile batı/batıl toplumunun Türkiye’yi izole etme çabalarını nasıl okumalı? Bunları tetikleyen unsurları gözden geçirmeli ve bu tür destabilizasyonlara kaynaklık teşkil edebilecek söylem ve eylemlerden nasıl kaçınmamız gerektiği konusunda mini bir beyin jimnastiği yapmak gerekir diye düşünüyorum.  

   15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle batıl toplumunun maşası Fetocu yapılanma tarafından girişilen cehennem senaryoları akamete uğrayınca bu sefer bizzat akıl babalarının kolektif çalışması bariz bir şekilde ortaya çıktı. Şu an Türkiye küresel bir ekonomik kuşatma ile karşı karşıyadır. Özellikle dolardaki bu hızlı artış ekonomimizi çökertmeye matuf girişimlerdir.

    Şu bilinmelidir ki, Türkiye hızla gelişmekte olan bir ülke olmakla beraber kendisi dışındaki ülkeler ile ticari ilişkileri de son derece önem arz etmektedir. Bana ne dolardan, bana ne Avrupa’dan ve bana ne bilmem nereden deme lüksümüz yoktur. Neticede dünyalıyız ve diğer ülkelerle ekonomik, siyasi, ticari ve askeri bir takım münasebetlerimiz söz konusudur.

Düşmanlarımız dahi olsalar onlarla muhatap olurken diplomatik lisanı terk etmememiz lazım. Nitekim Mevla’mız Taha Suresi’nin 43 ve 44.ayeti kerimelerinde Hz. Musa’ya hitaben: “Firavuna ikiniz gidin, çünkü o azmıştı. Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır yahut korkar”  demek suretiyle firavuna bile yumuşak bir üslup ile hitap etmeyi emrediyor. Bu itibarla, iş ve eylemlerimizde Allah’ın kelamını referans aldığımız taktirde işimiz her daim asan (kolay) olur ve başımız belalardan kurtulur.

Bakınız, merhum başbakan Erbakan’ın siyasi hayatı hep mücadelelerle geçti. Siyasi rakipleri ve bu batıl toplumunun maşası durumundaki içimizdeki uzantıları tarafından hakarete uğradı, aşağılandı, başına gelmedik şey kalmadı ve en nihayet müktesep hakkı olan başbakanlığı elinden alındı. O yine üslubunu bozmadı ve firavunlara karşı Allah’ın ayetinde belirtildiği üzre yumuşak bir üslubu seçmeyi tercih etti.

Nasıl ki, siyaset ve ticaret erbapları arasında bir rekabet söz konuşu ise, ülkeler arasında da aynı şekilde rekabet söz konusu. Birinin menfaati, nasıl ki diğerinin menfaatsizliğine sebebiyet veriyorsa, ülkeler arasındaki rekabet de aynı şekilde cereyan ediyor. Bu rekabet, ilanihaye devam edecektir. Onun için rantabl stratejiler geliştirmek ve rakiplerini bu stratejiler ekseninde mağlup etmenin yol ve yöntemlerini aramak esas olmalıdır. Bunun için de bireysel değil; mümeyyiz kolektif akıl ile hareket etmek suretiyle kararları uygulamaya koymak lazım.

Bireysel aklın ürünü kararlar kısmen isabetli olsalar bile sonuçları o kararı alan ile birlikte tüm toplumu etkiler. Kolektif aklın ürünü kararlar ise isabetli olma oranı yüksek olmakla beraber ki, bazen isabetsiz de olabilir, sonuçları o kararda imzası bulunan tüm fertleri bağladığından hiç kimse bireysel olarak suçlanamaz. Sonuçta meşveret ürünü bir karar olduğundan içinde rahmeti barındırdığı kesin.           

Bu yazı toplam 841 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37