1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Elbette bizi arayacaksınız
Elbette bizi arayacaksınız

Elbette bizi arayacaksınız

Sabahları gazeteye çok erken geliyorum. Çayım, kahvem hazır. Sabahın sessizliğinde önce bütün gazetelere, günün haberlerine göz atıyor, sonra ertesi günkü gazete için kendi yazılarımı o sessizlikte yazmaya çalışıyorum.

A+A-

Akşamları da gazete bittikten sonra, saat 17.00 sıralarında çıkıp, evime gidiyorum. Geçen akşam, yine saat 17.00 sıralarında gazeteden çıkarken, santral sorumlumuz Alev Uçar şöyle dedi:

“- İsmet Bey, siz çıktıktan sonra, özellikle saat 17.00’den sonra gazetenin telefonları hiç susmuyor. Trafikte sıkışıp kalan hemen herkes, gazeteyi arıyor. Herkes trafikten şikayet ediyor. Kimi bağırıp çağırıyor, kimi yazarsanız siz yazarsınız. Kentin bu halini yazın diye yalvarıyor. Özellikle D-100’de gazete binası yakınlarında trafikte sıkışıp kalanlar, binadan şu yolun halini fotoğraflayın, İzmit ne hallere geldi, bunları yazın diyorlar.” 

………..

Gazete binası önünde arabama bindim, Alikahya’ya doğru eve gidiyorum. Kandıra Kavşağı perişan. Her yönden arabalar geliyor. Herkes korna çalıyor.. Bu trafik içinde, binadan çıkarken Alev’in söylediklerini düşündüm.. 

Bu kentte başı sıkışan, anlatacak derdi olan insanlar kimi arayacak?.. Hangi kurumu kendisine yakın görüyor. Hangi kuruma derdini anlatırsa  rahatlayabilir?.. Kimi tanıyor?. Yıllardır kimi biliyor?. Santral görevlimiz Alev Uçar bile çok uzun yıllardan beri bu işi yapıyor. Herhangi bir konuda gazeteyi  telefonla arayanlar, artık Alev’in sesini tanıyor.. 

Ben ortalıkta pek gözükmesem de bu şehri yaşayan biriyim. Her siyasi görüşten, her sosyal sınıftan insanlarla diyaloğum var. İsteyen herkes, bana ulaşabiliyor. Metin Karan İzmit Liseli. Ali Gündoğdu Namık Kemal Liseli. Ahmet Serimer Gölcük Barbaros Hayrettin’den. Murat Yoldaş İmam Hatip’li.. Çok uzun yıllardır bu şehirde bu gazetede çalışan insanlarız. Metin İzmit’in merkezinde, Ali İzmit’in doğusunda herkesi tanıyan, herkesin tanıdığı insanlar.. Bugüne kadar kimseye kazık atmamış, kimseye yalan söylememiş, kimseden bir şey istememiş insanlar. Şehri biliyorlar. Şehrin sosyal yapısını biliyorlar. Hiçbirimiz fanatik siyasetçi, meslekte işini iyi yapmanın dışında amaçları olan insanlar değiliz. Spor’da Hayrettin var. Gözünü bu gazetede açtı. Bu gazetede emeklilik hakkı kazandı. Bu kentteki amatör, profesyonel bütün spor insanlarını tanıyan, hepsiyle diyaloğu olan, yerel sporda herkesin tanıdığı bir akil adam. 

Muhabir arkadaşlarımız Ayşegül, Şennur, Çiğdem sizin kızlarınız. Çocuk yaşlarda bu işe başlamışlar. Ayşegül ve Şennur çok uzun yıllardan beri bu gazetede bu işi yapan insanlar. Tanıyorsunuz onları. Diyaloğunuz var.  Arayıp konuştuğunuzda bir sıkıntınızı birine anlatmanız gerektiğinde aklınıza ilk gelen insanlar. 

Bu nedenle trafik sıkışınca bizi alıyorsunuz. Bu nedenle evinizin bulunduğu sokak çamur olunca, köpeğiniz kaybolunca bizi arıyorsunuz. Bu nedenle kiralık ev arıyor, eleman arıyorsanız bu gazeteye bir telefonla çok ucuza küçük ilan verebiliyorsunuz. 

Bu nedenle bu gazeteyi hala ve her şeye rağmen, Türkiye’nin en çok satılan, okunan yerel gazetesi olarak muhafaza ediyorsunuz. 

………….

Eskiden, gazete binası şehir merkezinde, Karabaş Mahallesi’ndeyken, sokakta bir nüfus kağıdı bulan, sokakta düşürülmüş bir cüzdan, kaybedilmiş, minibüste unutulmuş bir cep telefonu bulan insanlar getirip gazete binasına bırakırlar, “Siz nasıl olsa sahibine ulaşır, bunu verirsiniz” derlerdi. 

Zabıtaya, polise gitmez, bu gazeteye getirirlerdi. 17 Ağustos 1999’daki büyük deprem felaketinin ardından Avrupa’dan ve Türkiye’nin çeşitli illerinden ilimize gönderilen yardım malzemelerinin büyük bölümü getirilip gazetemize teslim edilmişti. İhtiyacı olanlara biz dağıtmıştık. 

ÖZGÜR KOCAELİ bu şehirde bir şehir gazetesi olmanın çok daha ötesinde bir kurumdur. Biz sizin dostlarınızız, arkadaşlarınızız. Biz, başınıza bir iş geldiğinde, haksızlığa uğradığınıza inandığınızda, bu kentte bir olumsuzluk gördüğünüzde aramak ve sorunu paylaşmak için aklınıza ilk gelen insanlarız. Belediyelerin çağrı merkezleri var. Arasanız ne olacak?..

Televizyonlarda, radyolarda bir “kamu spotu” var. 112 Acil Servis’i gereksiz arayan insanların sesleri kullanılıyor. Başı sıkışanların gereksiz yere 112’yi arayıp, ambulans ihtiyacı olan insanların 112’yi işgal etmeleri anlatılıyor. Nasıl herkes 112’yi, 155’i ezbere bilir. Bu kentte de pek çok insan bu gazetenin (331 11 11) numaralı telefonunu ezbere biliyor. 

Çocuğu olan, düğünü olan, sevdiği insanın doğum günü partisi olan insanlar da bu gazeteyi arıyor. Yıldız Andiç de sizin arkadaşınız. Yıllardır bu kentin gazetesinde magazin haberleri, sosyal haberlerle ilgileniyor. Herkes, mutlu anlarının fotoğraflarını, gazetede kullansın diye O’na gönderiyor. 

…………

ÖZGÜR KOCAELİ bu şehir için farklıdır sevgili dostlar. Bu şehirde 1970’li yılların ortalarından itibaren ÖZGÜR KOCAELİ oldu. Bu ekiple doğdu, bu ekiple büyüdü, sizin arkadaşınız, dostunuz, dert ortağınız oldu. Bu gazetenin bu şehirde yaşayan herkese bir şekilde dokunmuşluğu vardır. Bu şehirde yaşayan herkesin bir şekilde bu gazete ile ilgili bir anısı vardır. ÖZGÜR KOCAELİ bu şehir için bir yerel gazete olmanın çok ötesindedir. Bir daha böyle bir ekibin bir araya gelmesi, bir daha bu kentte böyle bir şehir gazetesinin bu kadar uzun yıllar var olabilmesi mümkün değildir. 

Bu gazeteyi, beni, bizi yıpratmak için de pek çok çaba harcanmıştır. Hepsine direndik. Kimisini duymazlıktan geldik, hiçbirini umursamadık. Bu gazeteyi, bu ekibi, bu şehrin koruması gerektiğine inanıyorum. 

Bugüne kadar benzerleriyle karşılaşmadığım için, bazen çok üzüldüğüm, kırıldığım olaylar oluyor. Başka bir iş bilmiyorum. Bilgisayar kullanmayı, cep telefonundan mesaj atmayı bile bilmiyorum. Öğrenmek için de bir çaba göstermiyorum. Bu gazeteyi, bu kentteki herkesin, her siyasi görüşten insanın güvendiği, inandığı bir gazete olarak, sizin güveninizi hiç sarsmadan sürdürebilmek adına, bildiğim ve inandığım ilkelerden taviz vermesem de bazen kendimi çok üzmeyi de sineye çekebiliyorum. 

ÖZGÜR KOCAELİ’yi koruyun sevgili dostlar. Bir gün bu gazete de olmazsa, başınız sıkıştığında telefonu açıp, içinizi dökebileceğiniz bir kurum da kalmayacaktır. Biz sizin için buradayız. Biz sizin yıllardır tanıdığı, bildiği, inandığı insanlarız. Elbette her konuda her zaman bizi arayacaksınız. Çünkü, biz bunun için buradayız. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.