1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Elektrik sorunu yeniden hortladı
Elektrik sorunu yeniden hortladı

Elektrik sorunu yeniden hortladı

Türkiye’de elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi, bizim ilimize elektrik dağıtan Sedaş ile başladı. 2006 yılında Sedaş’ı Akçez satın aldı ve Türkiye’de elektrik dağıtımındaki özelleştirmenin önü açıldı.

A+A-

Sedaş, sadece ilimize değil. Sakarya, Bolu, Düzce illerine de elektrik dağıtıyor. Ama Sedaş’ın sorumluluk alanı içindeki illerin ağırlığına bakıldığında, diğerlerinin toplamı Kocaeli etmiyor. Kocaeli üreten kent. Kocaeli kalabalık kent, stratejik kent.

2006 yılındaki özelleştirmenin ardından bir süre Sedaş kendisini toparlayamadı. Çok sıkıntılar çekildi. Özel şirket daha fazla kâr etmek için bakım-onarım ekiplerine önem vermedi. Pek çok işinde başarılı mühendis, bakım elemanı işten ayrıldı. Hafta sonları, tatil günleri Sedaş mesai parası ödememek için bakım onarım ekiplerini küçülttü.

Sedaş’ın, elektrik kesildiğinde arayan vatandaşa cevap veren bir çağrı merkezi bile yoktu. Elektrik arıza telefonunu çevirdiğinizde ulaşamazdınız.

Bu kentte herkes şikâyet etti. Yerel basın, bütün muhtarlar, hatta iktidar partisine mensup belediye başkanları. Kocaeli’ye yatırım yapmayan, Kocaeli’yi önemsemeyen Sedaş büyük baskılar karşısında son 2 yıldır toparlanmıştı. Gerçekten başarılı bir çağrı merkezi kurdular.  Elektrik arızaları azaldı. Arıza halinde ekiplerin müdahalesi çabuklaştı.

Ama yine bir kış dönemine girdik ve ilimizde yine elektrik konusunda feryatlar yükseliyor. Elbette bütün elektrik kesintilerinin sorumlusu Sedaş değil. Türkiye genelinde de elektrik işi iyi yönetilmiyor. Önceki gün Başiskele ilçesinin büyük bölümü saatlerce elektriksiz kaldı. İnsanlar neredeyse evlerinde donacaktı. Bu kesintinin TEAŞ’a bağlı olduğu, Marmara Bölgesi genelini etkilediği açıklandı.

Ama son 2 yıl içinde toparlanan, halka karşı daha saygılı olan Sedaş’ta yeniden bir gerileme hissediliyor. İlimizde elektrik kesintileri yine sıklaştı. Elektrik kesiliyor, onarım ekibi geliyor. Ama elektriği ters bağlıyor, eksik faz bağlıyorlar. Bu tür olaylar da çok sıklaşmaya başladı. Yeniden Sedaş yöneticilerini uyarmanın, belki şöyle hafiften bir kulak çekmenin zamanı gelmiş gibi görünüyor.

Yılın sonlarında iki güzel haber

2016 yılı genellikle acı, olumsuz haberlerle her gün sarsıldığımız bir yıl oldu. Neyse yarın gece bitiyor. Bu arada 2016 yılı bitirirken, son günlerde iki güzel haber üst üste geldi.

Biri, Türkiye ile Rusya garantörlüğünde, Suriye’de ateşkesin ilan edilmesi. Ateşkes ne kadar kalıcı olur. Bu ateşkes süreci içinde Suriye’deki iç savaşı tamamen bitirecek bir anlaşmaya ulaşılabilir mi? Bunlar ayrı konu. Ama ateşkes önemli. Türk askeri de Suriye’de ve biz bu savaşın bir an önce bitmesini en çok isteyen ulus konumundayız. Dileyelim ki, 2017’nin ilk yıllarında da Suriye’de kalıcı barış sağlanır. Türkiye, “İki ay içinde Esed gider.” hesabındaydı. Bu hesap tutmadı. Artık bu konuda da çok fazla inatçı olunmamalı. Muhalefet de eski defterleri karıştırmak yerine Suriye’de kalıcı barışa gidilecek yolu desteklemeli.

………..

İkinci güzel haber asgari ücrete yüzde 8 zam haberidir. Doğrusu, ekonomik kriz yaşanırken,  işverenler, sanayiciler herkesten çok ağlarken,  geçen yılbaşında da asgari ücrete önemli zam yapılmışken, ben 2017 için pek ümitli değildim.

Masaya işverenler “Bu yıl zam olmasın” talebiyle geldi. İşçi kesimini temsil eden Türk-İş asgari ücreti 1.600 TL istedi. Komisyondan yüzde 8 zam kararı çıktı.

Yeni yılda asgari ücretin neti 1400 TL oluyor. Bu rakam hala ülkemizde 4 kişilik bir aile için açlık sınırının altında. Yani elbette yetersiz. Ama böyle bir dönemde asgari ücrete yüzde 8 zam yapılmış olmasını da pek küçümsememek gerekiyor. Herkesin işine daha fazla sahip çıkması, daha fazla üretmek için çaba göstermesi gereken bir yıla giriyoruz.

Kar tatili doğru karar

Hızlı düşünen, kararlarını kendisine güvenerek alan bir valimiz var: Hasan Basri Güzeloğlu. Perşembe günü ilimizin büyük bölümü kar yağışının etkisi altına girdi. Şehir merkezinde pek fazla kar yoktu ama, biraz tepeye çıktığınızda yaşam zorlaşmış ve riskli hale gelmişti.

Valilik, Perşembe günü saat 15.00 sıralarında il genelinde bütün okulların saat 16.00 itibariyle boşaltılmasını, çocukların hava kararmadan evlerinde olmasını kararlaştırdı. Hemen ardından,  ertesi gün için de tatil kararı verildi.

Dün,  “Bu yumuşak havada okullar tatil edilir mi?” diyenler vardı. Elbette eğitim çok büyük bir sektör. Bu işten minibüsçü, servisçi, simitçi, çaycı, poğaçacı pek çok esnaf ekmek yiyor. Öyle sudan sebeplerle eğitimi aksatmamak, durdurmamak lazım. Ama bir tek çocuğun bir tüyünün incinmesi, her şeye bedeldir. Perşembe günü o hava koşullarında valiliğin işi çok fazla uzatmadan tatil kararı alması son derece doğru bir karardı. Sorun sadece kar nedeniyle yollarda oluşan risk değil. Grip yaygınlaştı. Pek çok çocuk hasta, okula gidemiyor. Hastalık mikrobu okullarda yayılıyor. Öğrencilerin bir kısmının haftalık nedeniyle okula gidemediği bir dönemde, o çocuklar arkadaşlarının gerisinde kalıyorlar. Okullar komple tatil olursa, herkesin durumu eşitleniyor. Bu nedenle de ağır kış koşullarında okulların tatil edilmesi doğru karardır. Geçmişte bu kararların gece yarısı alındığını,  ertesi sabah okullar tatil olduğu halde bunu duymadığı için okul yoluna çıkan çocukların bulunduğunu biliyoruz. Yaşadık bunları. Bu defa, bir gün önce saat 16.00’da tatil kararı alındı ve açıklandı. Dün sabah sokaklarda bir tane bile öğrenci yoktu. Bu da önemli bir başarıdır.

Bu haber toplam 1673 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum