1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. ELEŞTİRİ YAPANLAR, ELEŞTİRİNİN AHLAKINA DİKKAT ETMELİDİRLER
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

ELEŞTİRİ YAPANLAR, ELEŞTİRİNİN AHLAKINA DİKKAT ETMELİDİRLER

A+A-

Eleştirmek, başkalarına haddini bildirmek değildir. Bugünkü makalemizde, siyasi parti yetkililerinin, mensuplarının ve destekçilerinin kamuoyuna açıkça söyledikleri ve söyleyemedikleri hususları, sorularla eleştirmeye gayret edeceğim.   Hiçbir insanın günahını yüklenecek kadar geri zekâlı olmadığımdan, yapacağımız eleştiriler iftira, gıybet, dedikodudan uzak olacaktır.
Eleştirmek İslam ahlakına aykırı bir davranış değildir.  Siyasi, sosyal, ekonomik, hukuki, dini, milli ve kültürel konulArda topluma çevreye zarar veren fiillerden, insanları uzaklaştırmak, onları usulünce uyarmak insani bir görev olduğu gibi, önemli bir ibadettir. Şeyh Sadi Şırazi şöyle diyor; “ Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz onu eleştiriniz. Basit bir insanı dost edinmek isterseniz onu methediniz.” Akılı insan, doğru ve yanlış eleştirilerden ders çıkarabilendir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) “ Her dinin bir ahlakı vardır. İslam dininin ahlakı hayâdır” buyurmuştur. Eleştirinin ahlakı, adalet ve merhamettir. Eleştirme görevini yapmaya gayret edenler, ilgili kişilerin özelini, topluma zarar vermeyen hatalarını araştırmaktan sakınmalıdırlar.
 Eleştirenler şu hususlara dikkat etmelidirler; eleştirilecek konuya ilmen vakıf olmalı, eleştiri konusunu çok iyi araştırmalıdır.  Karşı tarafı dinlemeden, uluorta konuşmamalıdır. Kişilerin ırkını, dilini, rengini, dinini, fiziki yapısını değil, topluma karşı olan yanlış tutum, davranışını ve tutarsız batıl zihniyetlerini eleştirmelidir. Eleştiride adalet, merhamet ve iyi niyet olmalıdır. Eleştirenler eleştirmeden önce özeleştiri yapmayı da bilmelidirler.
 Eleştirenler yapıcı ve tarafsız olmalıdırlar.  Kin, nefret, kıskançlık, haset, kötü ihtiras gibi, İslam ahlakına uygun olmayan sıfatlardan uzak durmalıdırlar.   Eleştiri görevini yapmaya çalışanlar yapamayacakları şeyleri başkalarından isterlerken çok dikkatli olmalıdırlar. Yüce Rabbimiz (CC)  bu hususta şöyle buyurmaktadır: “ Ey iman edenler! Yapamayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapamayacağınız şeyi söylemeniz Allah yanında çok nefreti gerektirir.” (Saff 2,3)
Herhangi bir kimsenin kusurunu abartarak, ilgili kişinin yaptıkları hayırlı hizmetlerini görmemek eleştiri ahlakına uygun olmadığı gibi, eleştirenin garazlı olduğunu gösterir. Eleştirenler yapıcı ve tarafsız olmalıdır. Kin nefret, husumet, garaz, kıskançlık haset gibi kötü sıfatlardan uzak durmalıdırlar.
 Hz. Peygamberimiz (S.A.V.) “ Hepiniz çobansınız, güttüğünüz sürüden sorumlusunuz” buyurmaktadır. Bu hadisi şerifi yönetici sınıfında olan siyasi parti liderleri, cemaat, tarikat önderleri çok iyi anlayarak hareket etmelidirler.  Siyasi partilerin ve diğer sivil ve resmi kuruluşların liderleri, önderleri ve yetkilileri, birbirlerini eleştirirlerken çok dikkat etmelidirler. Halk arasında dolaşan şu sözü de dikkate almalıdırlar. “ İmam şey edince, cemaat daha büyük şey eder.” 
Herhangi bir partinin, cemaatin, tarikatın liderleri ve önderleri, toplumun faydasına olmayan gerilimlere ve fesada yol açacak, basit dünyevilik getirileri için yanlış bir eleştiride bulunurlarsa mensuplarının yapacağı yanlışların ve hataların sorumluluğundan kurtulamazlar. Günümüz insanlarının birçoğu Kur’an ve sünnetin ne dediğini araştırmadan körü körüne ve saplantılı bir şekilde partisinin liderine, cemaat ve tarikat önderlerinin söylediklerine bakarak hareket ettiklerine şahit olmaktayız.
Liderler, önderler ve yöneticiler konuşurlarken ve eleştirirlerken yönetmeye çalıştıkları mensuplarını hangi istikamette yöneltmeye çalıştıklarına azami dikkat etmelidirler. Yöneticiler yönetmeye çalıştıkları toplumlardan sorumlu olduklarından mensuplarının ne düşündüklerini, ne yaptıklarını, siyası muarızlarına karşı nasıl bir tutum içinde olduklarını araştırarak öğrenmelidirler.
Meseleyi daha fazla uzatmadan, öncelikle kendime yakın hissettiğim Saadet partisinin yetkililerine, sorularla eleştirilerimi sıralamak istiyorum. İktidara geldiğinizde, İslam dinine uygun olmayan ahlaksızlıkları, zinadan içkiye, kumardan tesettürsüzlüğe kadar her türlü haramları kaldıracağınızı, şimdiden net bir dille neden ifade edemiyorsunuz?
 Rahmetli Erbakan Hocamızın çizgisinde siyaset yaptığınızı söylüyorsanız,  Hocamızın hazırlamış olduğu “ İktidarda bir yıl” kitabını neden okumuyorsunuz?   Bu kitapta projelendirilen enerjiden, ulaşıma, boğaz geçişlerinden, hızlı trene kadar birçok projeyi, hayata geçiren Sayın Erdoğan’ı kıskandığınızdan mı hatalı bir eleştirinin kurbanı oluyorsunuz? Milli meselelerde, iktidar partisine destek veren Sayın Devlet Bahçeli kadar duyarlı olmadığınızı söylersem ayıp etmiş olur muyum?  Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesini basit siyasi ve şahsi getirileriniz için istemeyerek, hayır cephesinde yer almanızı mili görüş ilkeleriyle izah edebilir misiniz?
Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Rahmetli Hocamızın yılarca seslendirdiği maddi ve manevi hizmetlerinin yanında iktidarda bir yıl kitabında belirtilen projeleri sırasıyla hayata geçirdiğini, iç ve dış siyasi olaylara, Siyonizm’in Arz-ı mevut inancına set olmaya çalışmasını neden görmek istemiyorsunuz? Saadet partisinin yetkilileri eleştiri görevlerini yaparlarken  “Hayra motor şerre fren olma”  ilkesini unuttular mı? 
Aynı ve benzer soruları Cumhuriyet Halk partili yetkilere de soruyorum. Sayın Erdoğan’ın ve partisinin millet adına yaptıkları maddi ve manevi hizmetleri, iktidara geldiğinizde dondurarak iptal mi edeceksiniz?  Partinizin içindeki bazı sosyal demokratları tenzih ederek söylemek gerekirse, fiili olarak hiçbir zaman antiemperyalist olmadığınızı, merkez sağ partilere karşı sözde antiemperyalist olduğunuzu söyleyerek, sosyal demokrat düşünceli insanların desteğini alırken, bugün geldiğiniz noktaya baktığımızda, vahşi kapitalizmin istek ve taleplerine doğru meyledişinizi ve meyilli olduğunuzu milletimizin bilmediğini ve görmediğini mi düşünüyorsunuz?
Kürtlerin haklı isteklerine, AK Partisi iktidarları öncesi cevap verilmezken, Sayın Erdoğan’ın, her türlü bedeli göze alarak Kürt halkının istek ve taleplerini yerine getirdiğini gören Kürt seçmeler ve aydınlar, Sayın Erdoğan’ı ve Ak partisini vefasız bir şekilde eleştirmeleri doğrumudur?  Yeniden ve güçlü bir şekilde tek millet anlayışıyla Türk ve Kürt kardeşliğini tesis edilmesinden kimlerin rahatsız olduğunu düşünerek, doğru eleştiriler yapılırsa daha iyi olmaz mı?
AK partisine gelince, iktidar yorgunluğunu üzerlerinden atmalıdırlar, vefaya önem vermelidirler.  Ülkenin ve milletin milli menfaatleri için bedel ödeyen insanları unutmamalıdırlar.  Rahmetli Erbakan hocanın yıllarca anlatmaya çalıştığı iç ve dış siyasi olayların, ekonomik meselelerin çözümü için ortaya koyduğu maddi ve manevi projeleri,  milletimize anlatmaktan çekinmemelidirler. Yeni nesil Erbakan hocamızı yeteri kadar tanımıyor, tanıyanlarda yanlış tanıyor. Rahmetli Hocanın,  milli ve yerli olan maddi ve manevi projelerini bilerek veya bilmeyerek unutturmaya çalışanlar, Sayın cumhurbaşkanımızın ne yaptığını, ne yapmak istediğini,  yeni nesillerin doğru anlamasına engel olabilirler.
 

Bu yazı toplam 865 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum