1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. ELİNDE OLANLAR İÇİN ŞÜKRET
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

ELİNDE OLANLAR İÇİN ŞÜKRET

A+A-

 Zamanın birinde genç bir delikanlının aklına bu hayatın anlamı nedir diye bir soru takılmış. Okumuş araştırmış fakat verilen cevaplar ona yeterli gelmemiş. Başkalarına da sormuş fakat aldığı cevaplar ona yine yetmemiş kendi kendine mutlaka bunun bir cevabı olmalı diyormuş. Köy, kasaba ve ülkeler dolaşmış yine olmamış. 
                  Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona şu karşıki dağı görüyor musun. Orada yaşlı bir bilge zat yaşar. İstersen ona git belki sana aradığın cevabı verebilir demişler. Çok zorlu bir yolculuktan sonra delikanlı bilgenin yaşadığı eve ulaşmış. Kapıdan içeri girmiş ve bilge zat’a yaşadığımız hayatın anlamının ne olduğunu sormuş. Bilge zat sana bunun cevabını veririm fakat önce seni bir sınavdan geçirmem lazım demiş. Delikanlı kabul etmiş. 
                  Bilge zat delikanlının eline bir çay kaşığı vermiş içini de silme zeytinyağı ile doldurmuş. Şimdi çık öndeki bahçede bir tur at, tekrar buraya gel demiş. Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağı eksilmesin. Eğer bir damla eksilirse imtihanı kaybedersin demiş. Delikanlının gözü çay kaşığında hiç eksiltmeden bahçeyi turlayıp gelmiş. Bilge zat bakmış. Kaşıktaki yağ eksilmemiş yalnız bahçeyi nasıl buldun. Güzel miydi? Diye sormuş. 
                  Delikanlı şaşkın bir şekilde ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki demiş. Bilge zat peki o zaman şimdi tekrar bahçeyi dolaşacaksın, kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel demiş. Delikanlı tekrar bahçeye çıkmış. Gördüğü güzellikler karşısında adeta büyülenmiş çünkü muhteşem bir bahçedeymiş. Tekrar geri geldiğinde bilge zat delikanlıya bahçe nasıldı diye sormuş. 
                  Delikanlı gördüğü güzellikler karşısında adeta büyülendiğini anlatmış. Bilge zat gülümseyerek ama bak kaşıkta hiç yağ kalmamış demiş ve arkasından eklemiş. Hayat senin bakışınla anlam kazanır. Ya sadece bir noktayı görürsün. Yada hayatın akıp gider sen farkına bile varmazsın. Veya görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında yaşarsın. Akıp giden zamanın anlam kazanır. Yani hayatının anlamı senin nasıl baktığında gizlidir. 
                  Hani derler ya iki kişi pencereden bakmış ne gördükleri sorulduğunda biri yerdeki çamuru diğeri de gökteki yıldızları tarif etmiş. İnsanın gönlü baktığı güzelliklere veya çirkinliklere göre şekillenir. Yani gözle gönül birlikte hareket eder. Yada şöyle bir örnek verelim. Bizler zamane müslümanları olarak ya dünyanın güzelliklerine dalıp ahıreti unutuyoruz. Yada yalnız ahırete dalıp dünyayı unutuyoruz. Yani anlaşılan ikisinin ortasını bir türlü bulamadık. Hani şairin biri diyorya. 
                  Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden
                   Dinde gitti dünyada gitti elimizden.
Aynen öyleyiz halbuki elimizde farkında olmadığımız o kadar çok nimetler varki. Gelin isterseniz akıllı insanlar olarak yaşamımızda nelerin farkında olup olmadığımızı bir düşünüp şükredelim. Allah’ın bize verdiği nimetleri düşünelim. Sağlıklı bir bedeni, güvenli bir vatanı, yetecek kadar gıda ve giysileri, ihtiyacımız olan hava ve suyu daha neler neleri düşünüp şükredelim. Hayat bizim fark edebiliyor muyuz? Eksik olan ne? Gören gözlerin, konuşan dilin, işiten kulakların, ellerin ayakların var. 
                  Ayaklarının üzerinde yürümek kolay bir iş midir? Çalışmayan nice ayaklar, kesilen bacakları düşün. Doyasıya uyumak kolay bir iş midir? Geceleri hastane köşelerinde acıyla kıvranan, kapanmayan nice gözleri düşün. Midemizi yiyeceklerle doldurmak yada kana, kana su içmek kolay bir iş midir? Yemek yiyemeyen, su içemeyen hastaları düşün. Sesleri işitmeni düşün sağırlıktan korunmuşsun. 
                  Görme özelliğini düşün körlükten korunmuşsun. Akıl nimetini düşün delilikten korunmuşsun. Ellerin, ayakların, yalnız görme ya da işitme özelliğini tonlarca altına değişir misin? Fakat biz bunların farkında bile değiliz. Bunun için üzüntü ve ümitsizlik dalgaları arasında kıvranıp duruyoruz. Bunlara şükretmelisin. Ele geçiremediklerini düşünüp üzüleceğine. Elinde olanlar için şükretmelisin, çünkü mutluluğun anahtarı senin elinde. Herkese iyi pazarlar…


    

Bu yazı toplam 1781 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.