1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Elmalar ve armutlar
Elmalar ve armutlar

Elmalar ve armutlar

Bugün, Gölcük Belediyesi’nin düzenlediği 19 ncu Yeşil İhsaniye Elma Festivali başlıyor. Tavsiye ederim. Bugün cuma namazından sonra, Yürüyüş Yoluna çıkın. İhseaniye’den gelecek üreticiler, Yürüyüş Yolu

A+A-

Bugün, Gölcük Belediyesi’nin düzenlediği 19 ncu Yeşil İhsaniye Elma Festivali başlıyor.

Tavsiye ederim. Bugün cuma namazından sonra, Yürüyüş Yoluna çıkın. İhseaniye’den gelecek üreticiler, Yürüyüş Yolu’nda stant kuracak, İhsaniye’nin elmasını, armudunu İzmitlilere tanıtım amacıyla ücretsiz dağıtacaklar.

Dünyanın en güzel, en zengin şehirlerine gidin. New York’a, Paris’e, Londra’ya gidin. Bugün İzmit Yürüyüş Yolu’nda dağıtılacak İhsaniye elması gibisini, İhsaniye armudu gibisini, cebinizdeki bütün parayı ödeseniz bulamazsınız.

İhsaniye Festivali’nin başlıyor olmasa nedeniyle, isterseniz bugün ilimizin tarım alanındaki özelliklerini, potansiyelini ve yitirdiklerini biraz tartışalım.

Kocaeli için “Sanayi kenti. Başka bir şey olmaz” demek kolaycılıktır. Kocaeli, dünyanın en verimli topraklarının üzerinde kurulmuştur.

İlimizde yıllardır süren gelenek haline gelmiş bazı festivallerin pek önemi kalmadı. Mesela, hala Yarımca Kiraz Festivali, Değirmendere Fındık Festivali düzenleniyor. Ama Yarımca’da Kiraz, Değirmendere’de fındık bahçesi neredeyse kalmadı.

Verimli topraklarımızı çok hoyratça harcıyoruz. Dünya kuraklığa doğru giderken, yiyecek üretimi giderek önemini arttırırken, üstelik her şeyin en lezzetlisini veren bu toprakların kıymetini bilmiyoruz.

Gölcük’ün İhsaniye köyünde, aşağısında yukarısında hala biraz elma, biraz armut bahçesi var. Bu yıl, bölgede 5 bin ton elma, 7 bin ton armut mahsulü alınması bekleniyor. Aslında çok azaldı. Duyarlı olmazsak, birkaç yıl sonra bu rakamlar da hayal olacak.

Değerli dostlar.. Elimizde çok önemli bir nimet, çok büyük bir fırsat var. Bu topraklar çok özel.. Hala büyük bölümü sulanabilir. Bu ilin pek çok yerinde, toprağa insan ekin, size insan verir.

Ama giderek azalıyor. Bu yıl yaz biraz geç geldi. Yeterince kiraz olmadı. Şu sıralar her yerde taze ceviz bulmamız gerekir. Yok, ceviz de çok azaldı.

Yaz sezonunun başında, karpuz önce İran’dan geldi. Sonra Adana ve Diyarbakır Karpuzu yemeye başladık. Onlar bitti. Şu sıralar pazarda, manavda bizim buranın, ağırlıklı olarak Bayraktar köyünün karpuzu var. Diyarbakır, Adana karpuzundan 10 Kuruş pahalı. Ama yiyin Bayraktar karpuzunu da görün..

Nerede Diyarbakır karpuzu, nerede Bayraktar karpuzu anlayın..

Yine şu sıralar hakiki köy pazarlarında, sera ürünü olmayan, bu bölgede bahçede yetişen domatesler, biberler, salatalıklar, kabaklar var. İnanılmaz lezzetli. Çünkü bu topraklarda böylesi yetişiyor.

Şimdi ülkemizin büyükleri, Türkiye’nin kendi otomobil markasını yaratmak için uğraşıyor. Kentimizin büyükleri de “Aman bu otomobili bizim şehrimizde üretelim” derdinde. Bir gün gelecek, hem Türkiye, hem dünya otomobile de doyacak, akaryakıtın hükmü kalmayacak. Lastik, demir, çelik, deterjan her yede üretilebilir. Limanlar her yerde kurulabilir.

Bu topraklar, üretim için elverişlidir. Şimdilerde yeterince kullanamıyor, değerlendiremiyor olsak bile, 10 yıl, 20 yıl sonrasına bu topraklara saklamak zorundayız.

Bugün festivali başlayacak İhsaniye’de, kimbilir son 10 yıl içinde  kaç dönüm elma, armut bahçesi  yok edildi?.. Kimbilir, kaç elma, kaç armut ağacı kesilip atıldı. İlimizde fabrikalar çoğalırken, deniz doldurulup, iskeleler, limanlar uzatılırken, meyve, sebze bahçelerini yok ediyoruz. Gelecek kuşaklara çok büyük haksızlık yapıyoruz.

Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, hafta başında İhsaniye Festivali’nin tanıtım toplantısında ilginç bir tespitte bulundu:

“- Genç kuşaklar, meyve sebze üretimine girmiyorlar. Fabrikada iş bulup maaşla çalışmayı tercih ediyor, dedelerinden, babalarından kalan arazileri satıyorlar. “

Bu sözler Başkan Ellibeş’e ait. Doğru tespitler. İhsaniye’de benim akrabalarım var. Yıllardır dededen kalma topraklarda meyve yetiştirirler. Bunların içinde en önemli üretici durumunda olan akrabam, geçenlerde aynı şeyi söyledi bana:

“-Fabrikalar bahçeyi istiyor. Uğraşmaktan bıktım. Meyveyi üretiyoruz, pazara götürüyoruz, para etmiyor. Zaten benden sonra çocuklar, torunlar bu işle uğraşmaz. Ben de satacağım elma bahçesini”

İş buraya doğru gidiyor. Değirmendere fındığı, Yarımca kirazı gibi, bir süre sonra İhsaniye’nin armudu, elması da yok olacak. Bugün elma, armut yetişen bahçelerinde, otomobil fabrikası kurulduğu, bu araziler önlerindeki liman ve iskelelerin depolama alanı haline getirildiği için seviniyor olacağız.

Yanlış yapıyoruz.. Kentimiz topraklarının olağanüstü değerine sahip çıkmıyoruz. Meyve, sebze bahçelerini, mutlaka çok katı yasal düzenlemelerle, çok keskin kararlılıkla korumak zorundayız.

Sadece toprakları değil.. Bu kentin İzmit Körfezini de korumalıyız. Geçen bayram günlerinde Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, “İzmit Körfezi’nde büyük teknelerle balık avını yasaklayalım. Körfez’de sadece amatör balıkçılar olta ile balık tutsunlar” şeklinde bir öneri ortaya atmıştı. Aslında bunu da yapmamız gerekir.

Kocaeli, verimli topraklarının, olağanüstü Körfezi’nin değerini bilirse, korur ve kollarsa,  5-10 yıl sonra dünyanın en önemli yiyecek ambarı olur. Bu kentte yetişen meyvelerin, sebzelerin, İzmit Körfezi’ndeki balıkların tadını, dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız.

Biz festivalleri sürdürüyor, festivallere adını veren ürünlerimizi yok ediyoruz.

Bu nedenle özellikle tavsiye ediyorum. Bugün 13. 00-17. 00 arası Yürüyüş yoluna çıkın. size İhsaniye’den getirilecek  elmalardan, armutlardan birer tane alın..

Üç-beş yıl sonra bunları da bulamayacak, Şili’den gelen sünger gibi elmayı yemek zorunda kalacaksınız.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.