• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • Kocaeli 16 °C

EMEKLİLİK YAŞLILIK DEĞİL, YAŞLILIĞA GİDEN YOLDUR..

Sevcan TAMER
Evet, her  nedense ülkemizde  emeklilik  yaşlılık  olarak  algılanan  atıl  bir  dönemdir..Ancak  aslı  hiçte  böyle  değildir..Günümüzde  emekli  olan  insanların  pek  çoğunun  yaş  ortalamasına  ve  yaşam  biçimine  bakacak  olursak,   olaya  ne  kadar  yanlış  bir değerlendirmeyle  yaklaştığımızı  anlarız..Emeklilik  devresi  yaşlılık  ve  pasifsize  edilerek  kenara  itilme  zamanı   değil,  sadece  ve  sadece  yaşlılığa  doğru  giden  yolun  başıdır..İki  hafta  önce  sizlere  Avrupa  ülkelerinde  kırk  senedir  uygulanmakta  olan “ Üçüncü  yaş  Akademilerinden”  bahsetmiştim.. Bu  yazımın  sonucunda  sizlerden  bir  çok  mesaj  aldım..Bizim  ülkemizde  binlerce  aktif  yaşam  arayan,  hayatı  seven,  üretkenliği  sürdürebilir   yapıda  olan  ve  kenara  itilmeyi  kendisine  yediremeyip  küsen  emekli  insan  var..Hatta   sevgili  bir  arkadaşım  bana  çok  anlamlı  bir  yorumla  cevap  vermiş.. Arkadaşım    “Sevcancığım  bizim  ülkemizde  üçüncü  yaş,  eve  kapanıp  torun  bakma  zamanı  maalesef” diye  yazdığı  yorumda  anladığım  kadarıyla  çok  manalı  bir  seslenişle,  bilhassa  kadın  emeklilerin  sıkça  yaşadığı   hayat  biçimini  dile  getirmiş..Tabi iki  torun  bakmakta  çok  tatlı  bir  hizmet,  ancak  evlatların,  belli  yaşa  gelmiş  ve  hayata  bağlı  bir  büyüğünün  yaşamdan  beklediği  başka  heyecanların da  olabileceğini  unutmamasını  temenni  ederim..Hiç  olmazsa  belli  zaman  dahilinde..Sizlere  iki  hafta  önce  yazmış  olduğum  “ Üçüncü  Yaş”  başlıklı  yazımın  devamını  getireceğimi  söylemiştim..Eh,  sizlerde  gelen  yorumları da  görünce  devam  etmekte  yarar  olduğunu  anladım..Ve,  şu  bizim  ülkemizde  yaşanan  ve   korku  filmini  andıran  “emeklilik” mevzuatına  değinerek,  Üçüncü  Yaş  Akademileri  ile  ilgili  araştırmalarımın  devamını  yazıyorum..
  Malumunuz  emeklilik  yaşı  gelmiş  veya  gelmekte  olan  pek  çok  kişi  var..Ne  yazık ki  hayatın  bu  dönemi  korkutur  insanları..Aslında  bu  dönemde  geçmiş  kadar  keyifli  olabilir  ve  dolu  dolu  yaşanabilir..Hem de  tıp  alanında  kaydedilen süper  gelişmeler insanların  daha  uzun  yaşamasını,  hayat  standartlarının  yükselmesini  ve  yaşamdan  uzun  yıllar  keyif  almasızı  sağladığı  çağda..Ancak  önce  kendinize  bir  sorun..Emekli  olmak  sizi  mutlu   edecek mi.? Emekliliğe  geçildiğinde,  bizim  ülke  standartlarımızda  sizi  neler  bekliyor.? Biliyorsunuz ki  bu  soruların  hem  maddi,  hem de  manevi  boyutu  oldukça kabarık..  Örneğin  emekliliğe  hazırlanıyorsanız  arada  bir  prova  yapın..Mesela  boş  zamanlarınızda  ne  yapmak  istiyorsanız  bunları  planlayın..Hatta  hafta  sonları  bunları  deneyin..Çalışma  saatlerinizi  ve  sorumluluklarınızı  yavaş  yavaş  azaltın..Bir düşünün, emekliliğinizi  aktif ve  üretken  yaşamak  mı,  yoksa “Aman  yeter  artık,  ben  dinlenip  hobilerimle  uğraşacağım (buna  torun  bakmakta  dahil) kendi  gönlümce  yaşayacağım” mı  diyorsunuz.? Ev  hayatınızla  ilgili  planlarda  yapmayı  unutmayın..(bilhassa  beyler) Mesela  emekli  olduğunuzda gününüzü  eşinizle  geçirmek  işlerinizi  kolaylaştırır mı,  yoksa  zorlaştırır mı.?Çok  iyi  geçinen  örnek  bir  çift  olsanız  dahi,  çalışma  hayatından  kalan  özellikler  ve  baskın  karakterler  uzun  süre  bir  arada  olduklarında  sorunlar  çıkabilir..Bu  durumu  iyice  tarttıktan  sonra  hobilerinize  eğilin..Emekliliğin  ilk  altı  ayı  boyunca  amaçsızlık,  huzursuzluk, endişe  ve  hafif  depresyon hissetmek  veya  geçmişin  muhasebesini  yapıyor  olmak,  pek  çok  kişi  için  normaldir..İşte  o  zaman  profesyonel  yardım  almanız  gerekebilir..Veya  konumuzun  aslı  olan  “Üçüncü  Yaş  Akademileri” nin   ülkemizde de  çoğalması  için  müjdeli  haber  beklersiniz..Bakınız  İngiltere’de  800 den  fazla  üçüncü  yaş  akademisi  bulunuyor..Japonya’daysa  yüzün  üzerinde..Diğer  Avrupa  ülkeleri de  bunlardan  aşağı  değiller..Bu  akademilerde  hiç  bir  ön  koşul  aranmaksızın ve  sonunda  hiç  bir  diploma  verilmesi  söz  konusu  olmaksızın,  sırf  aktif  olmak  ve  öğrenmenin  zevkini  tatmak  için  insanlar  bir  araya  geliyorlar..Eğitim  programlarına, kültürel,  sosyal  ve  sanatsal  etkinlikleri de  katarak  emekli  bir  bireyin  aktif,  bilinçli  ve  üretken  bir  şekilde  yaşlılığa  giden  yolda  mutlulukla  yürümelerini  sağlıyorlar..Hiç  bir  maddi  zorunluluğu da  yok..İlki  Bodrum’da  faaliyete  geçen  Heredot  Üçüncü  Yaş  Akademisinin  kurucu  başkanı  Selçuk  Şahin  yaptığı  araştırma  sonucu  “bir  öğrenme  kooperatifi”  olarak  adlandırdığı  bütünlüğü  hayata  geçirmiş..Ve  süper  bir  iş  yapmış..Emekli  insanların  erkeği de,  kadını da  inanılmaz  memnun  ve  mutlu  bu  bütünlüğün  içinde..Ve   anlattığına  göre  tebrik  edilen  bu  girişime, Kültür  ve  Turizm  Bakanlığı  Tanıtım  Genel  Müdürlüğü,  Yerel  Yönetimler  ve  önde  gelen  STK (Ticaret Odası vs.)  lar da  tam  destek  veriyorlarmış..Eh  ne  diyelim..Ne  mutlu  Bodrumda  yaşayan  emeklilere..Ve  darısı  bizlerin  başına..                     
Bu yazı toplam 1255 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37