1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. Emeklilik yaşlılık değil, yaşlılığa giden yolun başıdır
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

Emeklilik yaşlılık değil, yaşlılığa giden yolun başıdır

A+A-

Evet, her nedense ülkemizde emeklilik yaşlılık olarak algılanan atıl bir dönemdir. Ancak aslı hiçte böyle değildir. Günümüzde emekli olan insanların pek çoğunun yaş ortalamasına ve yaşam biçimine bakacak olursak, olaya ne kadar yanlış bir değerlendirmeyle yaklaştığımızı anlarız. Emeklilik devresi yaşlılık ve pasifsize edilerek kenara itilme zamanı değil, sadece ve sadece yaşlılığa doğru giden yolun başıdır. Daha önce sizlere Avrupa ülkelerinde kırk senedir uygulanmakta olan “ Üçüncü yaş Akademilerinden” bahsetmiştim. Bu yazımın sonucunda sizlerden bir çok mesaj aldım. Bizim ülkemizde binlerce aktif yaşam arayan, hayatı seven, üretkenliği sürdürebilir yapıda olan ve kenara itilmeyi kendisine yediremeyip küsen emekli insan var. Hatta sevgili bir arkadaşım bana çok anlamlı bir yorumla cevap vermiş. Arkadaşım “Sevcancığım bizim ülkemizde üçüncü yaş, eve kapanıp torun bakma zamanı maalesef” diye yazdığı yorumda anladığım kadarıyla çok manalı bir seslenişle, bilhassa kadın emeklilerin sıkça yaşadığı hayat biçimini dile getirmiş. Tabi iki torun bakmakta çok tatlı bir hizmet, ancak evlatların, belli yaşa gelmiş ve hayata bağlı bir büyüğünün yaşamdan beklediği başka heyecanların da olabileceğini unutmamasını temenni ederim. Hiç olmazsa belli zaman dahilinde.. Sizlere yazmış olduğum “ Üçüncü Yaş” başlıklı yazımın devamını getireceğimi söylemiştim. Eh, sizlerde gelen yorumları da görünce devam etmekte yarar olduğunu anladım. Ve, şu bizim ülkemizde yaşanan ve korku filmini andıran “emeklilik” mevzuatına değinerek, Üçüncü Yaş Akademileri ile ilgili araştırmalarımın devamını yazıyorum.

Malumunuz emeklilik yaşı gelmiş veya gelmekte olan pek çok kişi var. Ne yazık ki hayatın bu dönemi korkutur insanları… Aslında bu dönemde geçmiş kadar keyifli olabilir ve dolu dolu yaşanabilir. Hem de tıp alanında kaydedilen süper gelişmeler insanların daha uzun yaşamasını, hayat standartlarının yükselmesini ve yaşamdan uzun yıllar keyif almasını sağladığı çağda… Ancak önce kendinize bir sorun.. Emekli olmak sizi mutlu edecek mi? Emekliliğe geçildiğinde, bizim ülke standartlarımızda sizi neler bekliyor? Biliyorsunuz ki bu soruların hem maddi, hem de manevi boyutu oldukça kabarık. Örneğin emekliliğe hazırlanıyorsanız arada bir prova yapın. Mesela boş zamanlarınızda ne yapmak istiyorsanız bunları planlayın. Hatta hafta sonları bunları deneyin. Çalışma saatlerinizi ve sorumluluklarınızı yavaş yavaş azaltın. Bir düşünün, emekliliğinizi aktif ve üretken yaşamak mı, yoksa “Aman yeter artık, ben dinlenip hobilerimle uğraşacağım (buna torun bakmakta dahil) kendi gönlümce yaşayacağım” mı diyorsunuz.? Ev hayatınızla ilgili planlarda yapmayı unutmayın..(bilhassa beyler) Mesela emekli olduğunuzda gününüzü eşinizle geçirmek işlerinizi kolaylaştırır mı, yoksa zorlaştırır mı.? Çok iyi geçinen örnek bir çift olsanız dahi, çalışma hayatından kalan özellikler ve baskın karakterler uzun süre bir arada olduklarında sorunlar çıkabilir. Bu durumu iyice tarttıktan sonra hobilerinize eğilin.. Emekliliğin ilk altı ayı boyunca amaçsızlık, huzursuzluk, endişe ve hafif depresyon hissetmek veya geçmişin muhasebesini yapıyor olmak, pek çok kişi için normaldir. İşte o zaman profesyonel yardım almanız gerekebilir. Veya konumuzun aslı olan “Üçüncü Yaş Akademileri” nin ülkemizde de çoğalması için müjdeli haber beklersiniz. Bakınız İngiltere’de 800 den fazla üçüncü yaş akademisi bulunuyor.

Japonya'daysa yüzün üzerinde.. Diğer Avrupa ülkeleri de bunlardan aşağı değiller.. Bu akademilerde hiç bir ön koşul aranmaksızın ve sonunda hiç bir diploma verilmesi söz konusu olmaksızın, sırf aktif olmak ve öğrenmenin zevkini tatmak için insanlar bir araya geliyorlar.. Eğitim programlarına, kültürel, sosyal ve sanatsal etkinlikleri de katarak emekli bir bireyin aktif, bilinçli ve üretken bir şekilde yaşlılığa giden yolda mutlulukla yürümelerini sağlıyorlar.. Hiç bir maddi zorunluluğu da yok.. İlki Bodrum’da faaliyete geçen Heredot Üçüncü Yaş Akademisinin kurucu başkanı Selçuk Şahin yaptığı araştırma sonucu “bir öğrenme kooperatifi” olarak adlandırdığı bütünlüğü hayata geçirmiş.. Ve süper bir iş yapmış.. Emekli insanların erkeği de, kadını da inanılmaz memnun ve mutlu bu bütünlüğün içinde.. Ve anlattığına göre tebrik edilen bu girişime, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtım Genel Müdürlüğü, Yerel Yönetimler ve önde gelen STK’LAR (Ticaret Odası vs.) da tam destek veriyorlarmış.. Eh ne diyelim.. Ne mutlu Bodrum’da yaşayan emeklilere.. Ve darısı bizlerin başına..

Bu yazı toplam 969 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.