1. HABERLER

  2. ASAYİŞ

  3. "Emir gelse bütün uçak ve helikopterleri vururduk"
"Emir gelse bütün uçak ve helikopterleri vururduk"

"Emir gelse bütün uçak ve helikopterleri vururduk"

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 51'i tutuklu, 12'si firari 86 sanığın yargılanmasına devam edildi.

A+A-

Sanık eski TCG Kemalreis Savaş Gemisi 2. Komutanı Deniz Kurmay Yarbay İlhan "Sonuçta gemi komutanının ve komodorun emrinde olduğumuz için darbeci tarafta olmadığımızı düşündüm. Çılgın bir pilot gemimize bomba atabilirdi. Gemide 35 bin ton akaryakıt ve 70 ton mühimmat vardı. Gemimiz isabet alsaydı büyük bir patlama ile tamamen yok olurdu, 72 personelimiz hayatından olabilirdi. Bize emir gelse hiç tereddüt etmeden bütün uçak ve helikopterleri vururduk. Tereddüt etsek, İstanbul'a bomba atsalar, bunun hesabını nasıl verebilirdik. Alçak uçuş yapmaları bile vurulmaları için yeterli bir nedendir ama bize böyle bir emir ve talimat gelmedi" dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 51'i tutuklu, 12'si firari 86 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki 250 kişi kapasiteli salonda görülen duruşmada, tutuklu, tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları hazır bulundu.

Duruşmaya müdahil olarak, Başbakanlık adına avukat Halit Çokan, Emre Arık, Gül Gülmez, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şemsettin Ceyhan adına avukat Hüseyin Coşkun katıldı. Bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar da duruşmayı izledi.

Tutuklu sanık eski TCG Kemalreis Savaş Gemisi'nin 2. Komutanı Deniz Kurmay Hasan İlhan, "Darbeci Amiral Ayhan Bay tarafından Komodor Öngör vasıtasıyla Komutan Vekili Arif Çırtlık tarafından verilen ve gemide uygulanan kurallara aykırı tüm emir ve talimatları sorgulamadan uyguladığı, darbecilerle hareket ettiği, gemilerine verilen Marmara Denizi’nde darbecilerin kararlılığını göstermek amacıyla yasak olmasına karşın 3 atım top atışı yapılması talimatının yerine getirmesini sağladığı" suçlamalarına karşı savunma yaptı.

Milli Savunma Bakanlığı'nın onayı ile 14 Kasım 2016'da Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen ve eşinin 2010 yılı KPSS sınavı ile ilgili soruşturmada şüpheli konumunda olduğunun belirlendiği aktarılan İlhan, savunmasında hakkındaki suçlamaları reddederek, FETÖ'cü ve darbeci olmadığını ileri sürdü.

İlhan, kendisine tam sicil puanı veren üstlerinden kimsenin FETÖ soruşturması geçirmediğini, çoğunun Balyoz ve Ergenekon mağduru olduğunu ifade etti.

"Terör saldırısı ve sabotaj tehdidi olduğunu sanıyorduk"

lhan, 15 Temmuz akşamı 21.08'de Deniz Kurmay Yarbay Arif Çırtlık'ın kendisini arayarak, terör saldırısı ve sabotaj tehdidi nedeniyle gemilerin seyre çıkacağı emrini verdiğini aktararak, "Daha önce terör saldırısı ve sabotaj tehdidi konusunda ihbarlar geldiği için gemilerin seyre çıkarılmasını normal karşıladım. Limanda bulunan tüm gemiler ile Türkiye genelinde 29 gemi seyre çıktı. O saate kadar darbe girişiminden haberimiz yoktu. Seyir boyunca tüm iletişim araçları, televizyon ve personelin cep telefonları açıktı. Herkes dilediği kişiyle görüşüp internete girebiliyordu." diye konuştu.

Marmara Denizi’nde geminin 3 atım top atışı yapılması emrini Çırtlık'ın verdiğini, 2. Gemi Komutanı olarak böyle bir emri yerine getirme veya bu yönde astlarına emir verme gibi bir yetkisinin ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri süren İlhan, "Bu top atışının terör saldırısı ve sabotaj tehdidi için caydırıcı bir unsur olarak gördük. Bu emri ben uygulamadım ama hukuka ve emir komuta zincirine uygun bir emirdi. Top atışının darbecilerin kararlılığını göstermek amacıyla yapıldığını düşünmüyorum. Sadece gemileri korumak ve tehditlere karşı caydırıcı olması için yapıldı. Top atışı yapılırken canlı unsur hedef alınmadı. Karadan 4 kilometre açıkta atıldı. Halkı tedirgin edecek bir seste duyulmadı." şeklinde konuştu.

"Emir gelse bütün uçak ve helikopterleri vururduk"

O gece 24.00 gibi televizyondan köprünün askerlerce kapatıldığını, uçakların Ankara'da belli yerleri bombaladığını izlediklerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklamalarını izlediklerini belirten İlhan, şöyle devam etti:

"Deniz Kuvvetleri Komutanı da darbecilerle bir ilgisinin olmadığını söyledi. Biz bir kalkışma olduğunu anladık ama bunu kimin yaptığını bilmiyorduk. Sıkıyönetim mesajını televizyondan izleyince, gemi komutanımız Çırtlık'a bilgi verdim. Düşünceliydi ve bize herhangi bir emri olmadı. Uçaklar ve helikopterler gemimizin üzerinden alçak uçuşla geçiyordu. Havada uçuş yapan tüm hava vasıtalara iniş yapılması için anons yapılmıştı. Bize emir gelse hiç tereddütsüz etmeden bütün uçak ve helikopterleri vururduk. Tereddüt etsek, İstanbul'a bomba atsalar, bunun hesabını nasıl verebilirdik. Alçak uçuş yapmaları bile vurulmaları için yeterli bir nedendir ama bize böyle bir emir ve talimat gelmedi. Biz gemi ve personelin güvenliğini düşündük ve ona göre hareket ettik."

Savunmasının ardından çapraz sorgusu yapılan İlhan, savcının, "Verilen top atışı emrini muhakeme etmediniz mi? sorusunu, "Gölcük Poyraz Limanı'na gemilerin yanaşması halinde ateş açılacağı anonsu yapılmıştı. Uçak ve helikopterler üzerimizden geçiyordu. Biz bu şartlar altında top atışının yapılmasında bir mahsur görmedik." diye cevapladı.

Başbakanlık avukatı Halit Çokan'ın, "Hukuksuz bir girişimin olduğunu öğrendiğinizde terör saldırısı ve sabotaj tehdidinin olmadığını anladınız mı?" şeklinde soru sorması üzerine sanık İlhan, "Biz zaten bu tehdit olduğu için seyre çıkmıştık. Sonradan darbe girişimini öğrendiğimde, bunun hukuksuz ve kanunsuz bir girişim olduğunu gemide personele söyledim. Gemi komutanına bu konuda bilgi verdim ama bize ne yapacağımız konusunda bir emir gelmedi. Biz de gemileri ve personelin güvenliğini sağlamaya çalıştık." ifadelerini kullandı.

"Çılgın bir pilot gemimize bomba atabilirdi"

Çokan'ın "Top atışı yapıldığında darbe bastırılmıştı. Niçin top atışı yapıldı?" sorusuna ise İlhan, "Komutanlarımız bize, 'Gemileri derhal Gölcük Limanı'na götürün veya en yakın limana gidin' şeklinde bir emir verseydi onu yerine getirirdik. Sonuçta gemi komutanının ve komodorun emrinde olduğumuz için darbeci tarafta olmadığımızı düşündüm. Çılgın bir pilot gemimize bomba atabilirdi. Gemide 35 bin ton akaryakıt ve 70 ton mühimmat vardı. Gemimiz isabet alsaydı büyük bir patlama ile tamamen yok olurdu, 72 personelimiz hayatından olabilirdi. Biz gemimizi güvenli bir şekilde Gölcük'e götürdük." cevabını verdi.

Suçsuz olduğunu ileri süren İlhan, tahliyesini ve beraatini istedi.

Sanık avukatı Gülseren Karakaş, müvekkilinin FETÖ'cü olmamasına rağmen FETÖ'nün yaptığı darbe girişimine destek vermekle suçlandığını savunarak, "Müvekkilimin gemilerin seyre kaldırılması ve top atışı yaptırılmasında yetki ve sorumluğu yoktur. Komodor emir vermiş, gemi komutanı da bu emri yerine getirmek için geminin silah subayına talimat vermiştir. Müvekkilim geminin idari konusunda yetkilidir ve sorumludur. İddianamede ve dosyada müvekkilimin darbeye destek verdiğine dair bir somut delil yoktur. Tahliyesini ve beraatini talep ediyoruz". diye konuştu.

Bu arada daha önceki duruşmalarda adli kontrol şartı hükümlerine uymadığı gerekçesiyle hakkında yakalama kararı çıkarılan sanık Ersoy Aktaş'ın firari durumda olduğu öğrenildi. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum