1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Emniyet bana kızmış,  gidip ifade verdim 
Emniyet bana kızmış,  gidip ifade verdim 

Emniyet bana kızmış,  gidip ifade verdim 

Hiçbir zaman hakkımda dava açılmasıyla, soruşturma açılmasıyla övünen, böylesi durumları gazeteciliğin şanından gören tiplerden olmadım. 

A+A-

Devlete ve kurumlarına, yasalara saygılıyımdır. Durup dururken başımı derde sokmak, mahkemede, polis ifadelerinde zaman kaybetmek hiç işime gelmez. 

Geçen hafta şirketin idare bölümünden arkadaşlar, “Emniyet Müdürlüğü hakkında suç duyurusu yapmış. Polis merkezine gidip soruşturma kapsamında ifade vermen isteniyor” dediler. 

Önce sevindim; sandım ki son zamanlarda çok sık yazdığım yazılar hakkında emniyet benden bilgi ve delil isteyecek.. Özellikle silah atma olaylarının üzerine çok gitmiştim, “Şehrin ortasında silah sıkılıyor. Polisi vatandaş arıyor, kimse gelip bakmıyor” diye emniyeti suçlamıştım. 

Kamyon trafiğinin denetlenmemesi konusunda çok yazılar yazmış, Emniyet’in görevini yapmadığını defalarca belirtmiştim. Emniyet’in hakkımda suç duyurusu yaptığını, beni ifadeye çağırdıklarını duyunca bu konular aklıma geldi. “Demek ki yazdıklarımı okuyorlarmış. Demek ki, bu konularda artık Emniyet harekete geçecek. Benim yazdıklarım da ağırlarına gitmiş” diye düşündüm ve gidip ifade vermek büyük bir zaman kaybı olsa bile sevindim.
Evimin önünde binlerce mermiyi havaya sıkanların oğlumun cep telefonu ile çekilmiş fotoğraflarını verebilirdim. Şehrin ortasında, insanların çoluk çocuğun arasında nasıl avuç avuç mermi paylaşıldığını gösteren fotoğrafları, havaya doğrultulmuş silahın namlusundan alevler çıkarken çoluk çocuğun nasıl korkup kaçtığını gösteren fotoğraflar,  (155) Polis İhbar telefonuna saat kaçta ihbar yapıldığına dair kayıtlar gösterebilirdim. 

O en sıcak. O en nemli günlerden birinde, çok yorucu bir iş gününün bitiminde gazeteden çıktım, en yakındaki Doğu Kışla içindeki Polis Merkezine gittim. 

Çok genç, çok nazik polis arkadaşlar karşıladılar. Beni ifademi alacak genç polis memurunun odasına soktular. Çay, kahve teklif ettiler. İstemedim. Konuyu öğreneyim, ifademi verip, gideyim istiyorum. 

Dosyadan evrakları çıkarttı polis memuru. Avukat isteyip, istemediğimi sordu. İstemiyorum dedim. Hakkımdaki suçlamaya baktım. İl Emniyet Müdürlüğü,  “Polisi küçük düşürdüğümü, yalan yazdığımı “ iddia ederek hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. Savcı başvuruyu kabul etmiş, hakkımda soruşturma açtırmış. 

Konu ne biliyor musunuz.. Aylar önce, taaa yılbaşında ilk günlerde Körfez ilçede bir olay olmuştu. Çok işlek bir yerde, çöp kutusunun yanına sahipsiz bir bavul bırakılmıştı. Polis bölgede güvenlik önlemi almış, bomba uzmanı gelmişti. 2 Ocak Pazartesi günü Körfez İlçe Tuğrul Caddesi’nde yaşanan olayı görenler belki hatırlar. Bomba uzmanı gelmiş, şüpheli bavula fünye bağlamış. Uzaktan kumanda ile fünye patlatılacak. Fünye patlamamış. Sonra gidip, çantaya elle müdahale etmişler. Boş olduğu, çöpe atıldığı anlaşılmış. 

Zaman, Türkiye’de bomba olaylarından panik halinin üst düzeyde olduğu günler. Ben de bu olay üzerine bir yazı yazmışım. Bomba uzmanının fünyesinin neden patlamadığını sorgulamışım. 

Aslında emniyetin, bomba uzmanı polisin hakkını koruyor, savunuyorum. Ama Emniyet Müdürlüğü hassasiyet gösterip, “İsmet Çiğit polise hakaret ediyor, küçük düşürüyor” diye benden şikayetçi oluyor. 

Tuhaf bir ülkenin, tuhaf bir şehrinde yaşıyoruz. İlimizde emniyet ile ilgili çok yazı yazdım, “Neden kentin her yerinde silah sıkanlara müdahale etmiyorsunuz” diye yazdım. “Elimizde yönetmelik var, transit geçen TIR’ların D-100’e girmemesi, TEM’den geçmesi gerekir. Neden görevinizi yapmıyor, denetlemiyorsunuz” diye yazdım.

Hatta hatta, İstanbul polisinin damperli hafriyat kamyonlarından rüşvet alarak geçişlerine izin veren polisleri yakaladığından söz ederek, “Acaba bizim şehrimizde bu konular takip ediliyor mu?” diye imalı bir yazı da yazdım. 
Hiç birinden hakkımda soruşturma falan açılmadı. Kimse “Gel bakalım İsmet Çiğit sen ne diyorsun. Elinde bir delil var mı?” diye sormadı. 

Bizim şehrimizde görev yapan bomba uzmanı polise verilen fünyenin patlamamasını eleştirince, “Polisi küçük düşürüyorsun. Polise hakaret ediyorsun” diye hakkımda soruşturma açıyorlar. 

Olsun varsın.. Bu kentte yaşamanın, hele hele bu kentte gazeteci olarak yaşamanın bir bedeli var. Belki savcı hakkımda bu olay nedeniyle ve bu yazdıklarım için de dava açar. Gider mahkemeye adam gibi yargılanırım. Ne dersiniz, beni FETÖ’cülerin yanına koyarlar mı? 
……………………
Değerli dostlar.. Kocaeli’de yerel gazetecilik açısından en zor günlerden geçiyoruz. Şehirde herkes tatilde. Belediyeler uyduruk festival organizasyonları dışında bir şey yapmıyor. İnsanlar tatilde, şehirde hareket yok, haber yok. Piyasalar daralmış. Neden bilmiyorum Basın İlan Kurumu bile bizim gazeteye resmi ilan dahi vermiyor. 20 sayfalık koca gazete. Her gün sayfalar boş. Üstelik, gazetede çalışan pek çok arkadaş hakkı olan senelik izni kullanıyor. 

Bu ortamda gazete yapıyoruz. Üstelik, bütün zor şartlara rağmen bana göre gerçekten iyi gazete yapıyoruz. Çünkü dürüst, doğru gazetecilik yapıyoruz. Şehrin her türlü sorununa el atıyor, olup biten her şeyden haber vermeye çalışıyoruz. ÖZGÜR KOCAELİ ‘nin eteklerine yapıştılar, kendi yanlarına dibe çekmeye çalıştılar. Şimdilerde yeniden bu kentin güvenini kazanmanın coşkusuyla her gün bir miktar yeni okur daha kazanıyoruz. Kent halkı, ÖZGÜR KOCAELİ’nin çizgisinin, ahlakının, şehre olan sevdasının değişmediğini, değiştirilemediğini anladı. Kendimizi yeniden büyük bir sevgi ve güven çemberi içinde hissediyorum. 

Hala, her gün bu gazeteyi okuyan insan sayısının üçte biri kadar okura ulaşabilen başka bir yerel gazete yok. Her siyasi görüşten insanların güvendiği başka bir yerel gazete yok. Hala bu şehrin her köşesindeki kıraathanelerde, börekçilerde, çay ocaklarında, berberlerde, esnafın işyerlerinde, evlerde ÖZGÜR KOCAELİ’den başka şehir gazetesi yok. 

Emin olun, bu dönemde gazetecilik, şehir gazeteciliği yapmak çok zor. Ama biz bu şehrin markasıyız. Elimizden gelenin en iyisini yapmak konusunda 40 yıl geçmesine rağmen eksilmeyen hırsımızla işimizi yapmaya çalışıyoruz. Takdirleriniz ve desteğiniz bize güç, moral veriyor. Sağlık ve esenlikler dilerim. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.