1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Emniyet keşke hep böyle olsa
Emniyet keşke hep böyle olsa

Emniyet keşke hep böyle olsa

Son dört günden beri Kocaeli'de yayınlanan bütün yerel gazetelerin, internetteki yerel haber sitelerinin manşet haberi Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'nün gerçekleştirdiği “Fuhuş Operasyonu” ile ilgili

A+A-

Son dört günden beri Kocaeli'de yayınlanan bütün yerel gazetelerin, internetteki yerel haber sitelerinin manşet haberi Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'nün gerçekleştirdiği “Fuhuş Operasyonu” ile ilgili.

Şüphelilerin isimleri, fotoğrafları yayınlanıyor. Fuhuş yaptığı öne sürülen genç kızların boy boy fotoğrafları gün yüzüne çıkıyor.

Bu haberin basın organlarında böylesine kapsamlı bir biçimde yer alması gazetecilerin başarısı değil. Emniyet bu bilgileri, fotoğrafları kendi eliyle servis ediyor. Bazen çok daha önemli, halkın bilgisi olması hâlinde çok daha önemli kazanım sağlayacağı olaylarda soruşturma aşamasında gazetelere en ufak bilgi sızdırmayan Emniyet bu olayda basın ile büyük bir işbirliği içersinde.

Kuralların tek ve değişmez olması gerekir. Soruşturma aşamasında bilgi sızdırmak yasak ise Emniyet her olayda bu yasağa uymalı. Yok halkın bilgilendirilmesi açısından belli ölçülerde izin varsa Emniyet yetkilileri bu işbirliğini her zaman göstermeli.

Ben Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'nün “Fuhuş Operasyonu” ile ilgili haberlerin bu kadar büyük ve sansasyonel yayınlanmasını sağlayarak, mahkeme üzerinde bir baskı oluşturma çabası içersine girdiğini düşünüyorum. Bu tür yollara sapmanın da sağlıksız olduğu görüşündeyim.

Gelenlerin masrafını da karşılayacağız

Türkiye'nin büyük spor organizasyonlarını düzenlemeye talip olmasını, bu amaç uğruna çalışmalar yapmasını destekliyorum. Bu işlere önemli paralar harcandığı bir gerçek. Fakat bu yolla yapılan tanıtımın masrafları kat be kat karşıladığı da biliniyor.

Erzurum şehri 2011 Üniversitelerarası Kış Olimpiyatları için yıllardan beri hazırlık yapıyordu. 2006 yılında adaylığımız kabul edilmiş oyunlar resmen Erzurum'a verilmişti. Türkiye'nin önemli bir uluslararası spor organizasyonunu üstelik Doğu Anadolu'daki bir şehrimizde düzenleyecek olması hepimizi heyecanlandırmıştı.

Bu olimpiyatlar için Erzurum’a 600 milyon TL'lik yatırım yapıldı.

Erzurum'a mümkün olduğu kadar çok ülkenin, mümkün olduğu kadar çok sayıda sporcu ile gelmesi isteniyor. Üniversite Olimpiyatlarına, 60 ülkeden 4  bin civarında sporcunun katılması bekleniyordu. Ama malum, dünyada bir kriz var. Pek çok ülke, gereksiz masraf olacağı gerekçesiyle bu kriz ortamında Erzurum'a sporcu göndermekten vazgeçmiş.

Şimdi Türkiye, devlet olarak bu ülkeleri arıyor “Ne olur sporcularınızı gönderin. Bütün masraflarını biz karşılarız” diyormuş.

Yunanistan, Filistin, Suriye ve bazı Afrika ülkeleri Erzurum'a gelemeyeceklerini resmen bildirmişler. Türkiye de bu ülkelere birer yazı yazmış “Parasızlıktan gelemiyorsanız, gelin. Bütün masraflar bizden” demiş.

Filistin'i, Afrika ülkelerini anlarım. Ama Yunanistan gibi AB üyesi bir ülkenin 15-20 sporcusunu komşu ülkede yapılacak bir organizasyona parasızlık nedeniyle yollayamıyor olmasını yadırgadım.

Katar, Kuveyt gibi petrol zengini Arap ülkeleri böyle yapıyor. Dünyaca ünlü sporcuları ülkelerine çağırıp her türlü masraflarını üstleniyor, ardından bir de ceplerine para koyup yolluyorlar. Ama bizim bu yolu izlememiz doğru değil.

Tesisler için her türlü masrafı yapalım. Gelen konukların rahatı için en küçük ayrıntıyı düşünelim. Ama kendimizi Arap ülkelerinin konumuna düşürüp, küçültmeyelim…

Efsane stadyuma veda…

Nasıl Galatasaraylı olduğumu tam hatırlayamıyorum. En fazla 4-5 yaşındaydım. Ailede Galatasaray'ı tutan da yoktu. Ama ben Galatasaraylı olduğumu ilan etmiştim. İlkokula başladığım yıllardan itibaren sarı-kırmızılılar çok kötü bir dönemin içine girdi. Yıllarca Fenerbahçe'yi yenemedi, tam 14 yıl boyunca şampiyon olamadı. Ama benim Galatasaray'a olan bağlılığım daha da pekişti.

Üniversite yıllarımın sonuna doğru ilk şampiyonluk geldi.

1986-87 sezonunun son haftasında Eskişehirspor'u 2-1 yenerek şampiyonluğa uzanırken Ali Sami Yen'de 40 bin Galatasaraylı ile birlikteydim.

Neuchatel Xamax takımı önünde kazanılan 5-0'lık zaferde de oradaydım.

Manchester United'ı Şampiyonlar Ligi'nin dışına iterken ünlü futbolcu Eric Cantona'nın Ali Sami Yen'deki çılgın tezahürattan şaşırmış gözlerini gördüm.

Karda, yağmurda, sevinçli ve hüzünlü günlerde son 25 yıl boyunca bu efsane stadyumdaydım.

Bu gece saat 21:30'da son kez ışıkları yanacak Ali Sami Yen'in. Galatasaray'ın, Beypazarı Şekerspor ile yapacağı Türkiye Kupası maçının ardından iş merkezi yapılmak üzere yıkılacak efsane stadyum. Tüm o unutulmaz anılarla birlikte

Bu haber toplam 1014 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.