1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. En büyük bayram…
En büyük bayram…

En büyük bayram…

İki gün önceydi. En büyük bayramın bir başka yıldönümüydü. Nasıl hissettiniz? Sevinçli? Mutlu? Coşkulu? Olmadı değil mi? Tüm çabanıza rağmen olmadı. Değil mi? Olamadı. O garip burukluğu, o

A+A-

İki gün önceydi.

En büyük bayramın bir başka yıldönümüydü.

Nasıl hissettiniz?

Sevinçli?

Mutlu?

Coşkulu?

Olmadı değil mi?

Tüm çabanıza rağmen olmadı.

Değil mi?

Olamadı.

O garip burukluğu, o tuhaf iç sıkıntısını bir türlü atamadınız yüreğinizden.

Umutsuzluktan değil belki ama tedirginlikten.

“Yola devam” edenlerin “kimsenin yaşam tercihine karışmadan(!)” ilerleyişinden.

Hatırlıyor muyuz bilmem?

Örneğin, yıllar önce Marinadaki içkili mekanları kapatmaya kalkmışlardı.

Ama sonra  iş bir biçimde toplumsallaşınca geri çekilmek zorunda kalmışlardı.

Şimdi taktik değişti.

Mekanlar teker teker kapatılıyor.

Kapanmaya zorlanıyor.

Son olarak “Thenes” nasibini aldı kenti yöneten zihniyetin “yola devam” misyonundan.

Kentin yüz akı bir mekan sessiz sedasız tarihe karıştı.

Neden acaba?

Hangi denetimde, ne eksiği çıktı?

“İçkili” olmaktan başka hangi neden, bu güzel, bu seçkin mekanı belediyenin hedefine koydu?

Neymiş?

İçki ruhsatı yokmuş…

Evet, elbette.

Peki, Büyükşehir Belediye binasının ruhsatı var mı?

O binayı kim mühürleyecek?

Belediye Meclisinde konu tartışıldı mı acaba?

Acaba, muhalif meclis üyelerimizden  merak edenler oldu mu?

Belediye ve bakanlığın Thenes’e ve başka içkili mekanlara ruhsat vermeme konusundaki direncinin hesabını sordular mı?

Bunun hangi “yola devam” projesinin bir parçası olduğuna dikkat çektiler mi?

Hiç endişeniz olmasın, çok yakında içkiyle hiç ilgisi olmayan işyerlerine de gelecek sıra.

Birer ikişer çalışamaz hale getirilecekler.

“Laik”lerin yaşam alanları birer birer ortadan kaldırılacak.

Göreceksiniz.

Bu bir hesap.

Bu böyle bir hesap.

İçki bahane.

İş burada kalmayacak.

Laiklerin okuduğu yazarlar.

Laiklerin üyesi olduğu dernekler.

Laiklerin dinlediği besteciler, piyanistler.

Laiklerin izlediği diziler.

Laiklerin konserlerine çıkan şarkıcılar, türkücüler.

Laiklerin sevdiği sinema tiyatro sanatçıları.

Laikleri, sevince, coşkuya boğan bayramlar.

Hatta şarkılar, türküler, marşlar.

İzmir Marşı mesela.

Ya da onuncu yıl marşı.

Bir de Manastır türküsü var.

Hepsi, hepsi, bu yürüyüşün hedefinde.

Sahi, bir kaç yıl önce Şehir Tiyatrosunda Mehmet Ergen’in yönettiği ve sahnelenmesine birkaç gün kala kaldırılan oyunu hatırlayanımız var mı?

Hiç komplo teorisi filan değil.

Bu yürüyüş menziline ilerliyor.

Neymiş?

Kimse kimsenin yaşam tercihine karışmıyormuş.

Elbette sonunda iş oraya varacak.

Bu umursamazlık, bu sessizlik, bu uyuşukluk böyle sürerse, daha da çabuk varacak.

Bir gün gelecek, kimse kimsenin yaşam tercihine, sahiden de karışamayacak.

Çünkü karışacak bir yaşam tercihi kalmayacak.

İki gün önceydi..

En büyük bayramın bir başka yıldönümüydü.

Nasıl hissettiniz?

Sevinçli?

Mutlu?

Coşkulu?

Olmadı değil mi?

Tüm çabanıza rağmen olmadı.

Olamadı, değil mi?

O garip burukluğu, o tuhaf iç sıkıntısını bir türlü atamadınız yüreğinizden.

Biz yine de geleneği bozmayalım.

Söylemekten vazgeçmeyelim.

Zamanın belleğinde yerini bulsun.

En büyük bayram, kutlu olsun…

Bu haber toplam 683 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.