• BIST 106.736
  • Altın 141,343
  • Dolar 3,5258
  • Euro 4,1060
  • Kocaeli 26 °C

En büyük limanın yolu nerede?

İsmet ÇİĞİT
Derince Limanı’nı özelleştirmeden 39 yıllığına satın alan Safi Holding, Safi Port adını verdiği limanla ilgili önceki gün tanıtım yaptı.
Safiport’un önündeki denizden 420 dönüm doldurulacak. Liman sahiplerinin açıklamasına göre, bizim Derince Limanı olarak bildiğimiz, yeni adı Safiport olan liman, bırakın Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük limanı olacak. Liman büyüdükten sonra, bir defada 19.500 konteyner taşıyan dünyanın en büyük ticari gemileri bile yanaşabilecek. Safiport özellikle otomotiv sektörünün ithalat ve ihracat limanı olacak.
Limandaki basın toplantısına giden arkadaşlar, Safiport yetkililerinin açıklamalarını tatmin edici, samimi olarak nitelendiriyorlar. Safi Holding, yaklaşık bir yıldır limanın sahibi. Kendi kurallarını koymuş, Derince Limanına bölgedeki nakliyeciler hakimdi. Onları silip atmışlar.. Bu limanın özelleştirmesine büyük para ödeyen Holding, şimdi daha büyük bir yatırımı da göze alıyor.
Ne yapalım, itiraz edecek halimiz yok.. Ama Derince Limanı anlatıldığı gibi büyüdüğünde, bu limanın yükünü D-100 nasıl kaldıracak.
Daha liman özelleştirilmeden önce yetkililer açıklamışlardı: “Derince Limanı’nı TEM otoyoluna bağlayan bir yol yapılacak.”
Hatta daha öteye gitmişlerdi.. Derince Limanının, yapımı gündemde olan Kuzey Mamara Otoyolu’na, böylelikle tamamlanmakta olan 3 ncü Boğaz Köprüsü’ne bağlanacağını söylemişlerdi. Ortada Kuzey Marmara Otoyolu zaten yok. Bu arada Derince Limanında dolgu başlarken, limanın TEM otoyoluna bağlantısı da yok.
Derince Limanından çıkan TIR,  İstanbul yönüne gidecekse Derince’nin, Tütünçiftlik’in içinden geçecek, Yarımca’dan Otoyol’a girecek. Derince limanından çıkan TIR Ankara yönüne gidecekse, İzmit’in içinden geçecek. En erken Uzunçiftlik’ten TEM Otoyoluna girecek. 
Ne olacak bu şehir?.. Zaten mevcut yükü taşıyamıyor. Üstüne çok büyük bir Safiport yükü geliyor. Sözde yıllar önce Derince Limanı doğrudan TEM Otoyoluna bağlanacaktı. İsmetpaşa Stadı yanından otoyola bağlantı yapılacaktı. Liman özelleştirildi. Şimdi büyütülüyor. Ama bağlantı yolu ortada yok.
Safiport’un denizdeki dolgu çalışması da önümüzdeki ay başlıyor. Yüzbinlerce kamyonla taş taşınacak. Bu taş taşıyan kamyonların da mevcut D-100 dışında bir güzergahı yok.. Yazık bu şehre.. Ezilip gideceğiz taş taşıyan, konteyner taşıyan kamyonların altında. 
Bırakın Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük limanı burnumuzun dibine geliyor. Belediye yöneticilerimiz sık sık dünyayı geziyorlar. Var mı bu çapta bir limanın ana yollara bağlanmadığı bir örnek?.. 

*Şu (112)’yi vatandaşa iyi anlatın 
Bir süredir çalışma yapılıyordu. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü çalışmanın en azından bir bölümünün tamamlandığını, uygulamanın başladığını açıkladı. Artık ilimizin bir bölümündeki vatandaşlar, İtfaiye için (110), Afet ve Acil Durumlar için (122), Jandarma İmdat için (156), Orman Yangını ihbarı için (177),  Polis İmdat için (155)’i aramayacak. Acil çağrı numaraları tek merkezde toplandı. Ambulans talebi dahil,  her türlü acil çağrı için (112) aranacak. 
Ancak uygulama, şimdilik İzmit, Başiskele, Körfez, Gölcük, Derince, Kartepe, Körfez ilçelerini kapsıyor. Henüz Gebze, Dilovası, Çayırova, Darıca, Kandıra ve Karamürsel’de mevcut uygulama devam ediyor. 
Bu açıklama benim kafamı karıştırdı. Allah korusun; diyelim ki Karamürsel yönüne arabayla gidiyorum. Ulaşlı’yı geçtim, Ereğli’nin oralarda, yani Karamürsel ilçe sınırları içindeyim. Araçta giderken, ormanda yangın başladığını gördüm. Sorumluluk taşıyan bir vatandaşım ya, arayıp, yetkililere ihbarda bulunacağım. Ben şimdi Karamürsel ilçesi sınırlarındayken, cep telefonumdan Orman yangınını  (177)’ye mi, yoksa (112)’ye mi ihbar edeceğim. Bu uygulama, belirtilen sınırlar içinde sadece sabit telefonlar için mi geçerli, yoksa cep telefonları ile de aynı ilçe sınırları içinde aynı  uygulama mı yapılacak?. İşin bu tarafı muallak..
Madem böyle bir uygulama yapılacak-ki bu uygulama doğrudur- bütün il sınırlarını kapsayacak şekilde çalışmanızı tamamlarsınız; sonra bunu vatandaşa duyurursunuz. Tavşancıl’daysanız (177) Hereke’deyseniz (112); ya da  Ulaşlı’daysanız (177), Ereğli’deyseniz (112).. Kandıra yolunda gidiyorsunuz. Bir ihbarda bulunacaksınız. Nereye kadar (112) tek rakam geçerli, nereden sonra eski sistem geçerli. 
Bizim vatandaşımız, zaten bu ihbar hatlarına tam alışmış değil. Televizyonlarda kamu spotları yayınlanıyor. İnsanlar 112’yi arayıp, abuk sabuk sorular sorarak işgal ediyorlar. Şimdi iyi bir iş yapılırken, kafa karıştırılıyor. 
Bu kent coğrafi açıdan küçücük bir vilayet. Şimdi yarısında Orman Yangın ihbarı (177), yarısında (112);  yarısında  Polis İmdat (155), yarısında (112).. Bazen insan hayatı, ya da bir ormanın kurtarılması için saniyeler önemlidir. Bu ihbar hatları konusunda vatandaşa doğru dürüst bilgi verilmeli,  konu herkesin anlayabileceği kadar net şekilde açıklanmalıdır. Hepsinden önlenmesi, biran önce ilin tamamında aynı uygulamaya geçilmelidir.

*Kuzey Marmara Otoyol ihalesi yine ertelenmiş
Heyecanla, ilimizin iki ayrı tarafında yapılması planlanan iki otoyolun inşaatının başlamasını bekliyoruz. Yapımı neredeyse bitmek üzere olan İstanbul Boğazı’ndaki 3 ncü köprüye bağlanacak Kurtköy-Akyazı arasındaki Kuzey Marmara Otoyolu inşaatının çok önceden başlaması gerekiyordu. Ama ihale tarihi sürekli öteleniyor. Dün ulusal gazetelerden birinde okudum. Kurtköy-Akyazı arasındaki  Kuzey Marmara Otoyolu’nun ihalesi 5 nci kez ertelenmiş.
Sözde bu yol 2018’e kadar bitecekti. Ama hala ihalesi yapılmadı. 3 ncü Boğaz Köprüsü bitecek, ama bu köprüyü kullanacak yol olmayacak.
Kuzey Marmara Otoyolu bu haldeyse, yine bizim heyecanla beklediğimiz Güney Marmara Otoyolunun akıbeti acaba nedir?.. İzmit- Yalova Otoyolu olarak da adlandırılan Güney Marmara Otoyolu için hala ÇED toplantısı yapılamadı. Yol güzergahı açıklanamadı. Kuzey Marmara Otoyolu için güzergah belli, ihale yapılamıyor. Güzergahı bile belli olmayan Güney Marmara Otoyolu için ne kadar umutlu olabiliriz?

*Meclis’i değil, maçları yayınlasın
Perşembe akşamı evdeyim. Akşam saat 18.00’de Darüşşafaka ile Trabzonspor takımları arasında Bursa’da oynanacak Basketbol Türkiye Kupası çeyrek final maçını izlemeyi planlıyorum. Maçı, TRT Spor kanalının vermesi gerekiyor. Ama TRT Spor aynı zamanda TRT’nin Meclis kanalı. 
TBMM’deki oturum uzamış. TRT de, Meclis yayınını kesip, basketbol maçını veremiyor. Mecbur Meclis’i izliyorum. Aman o ne rezalet. Memleket fokur fokur kaynıyor. Terör saldırıları, şehitler, hak üzerindeki korku.
Ama Meclis’te milletvekilleri abuk sabuk konularda kavgaya tutuşuyor. Meclis kürsüsünde konuşan muhalefet milletvekilinin üzerine, AK Partililer dövecekmiş gibi hücum ediyor. Meclis Başkanı oturumu yönetemiyor, sık sık ara vermek zorunda kalıyor. Bir de CHP adına Haydar Akar çıktı. Zaten gergin mecliste kürsüden bağırıp çağırdı. 
Türkiye bu haldeyken, Meclis’in o halini görünce inanın içim daraldı. Bu ülkenin siyaseti, Meclis’te doğru dürüst tartışmayı bile beceremiyor. Yazık oldu benim Darüşşafaka-Tabzon basketbol maçıma.. Bu TRT Spor kanalı, sadece spor yayını yapsın. Meclis’in halini görmeyelim de içimiz daha fazla kararmasın. 
*Ne bitmez davaymış
Mutlaka, çok daha uzun süredir devam eden davalarla ilgili pekçok örnek gösterilebilir. Ama ilimizde 2 nci Ağır Ceza’da devam eden bir dava var ki, seyri gerçekten incelenmeye değerdir.
İzmit Çukurbağ Mahallesi’nde bulunan İzmit Protestan Kilisesi Pastörü Emre Karaali, 2012 yılında kendisine yönelik bir suikast, kiliseye yönelik bir sabotaj girişimi olduğu yolunda ihbarda bulundu. Bu olay, ulusal düzeyde büyük yankı uyandırmıştı. Hatta uluslararası haber konusu oldu. 
Kilise yetkilisi Karaali’nin ihbarı ciddiye alındı. Soruşturma başlatıldı. Pastör’e suikast hazırlığında olmakla suçlanan 6 kişi gözaltına alındı. Biri bir süre tutuklu kaldı. 4 yıldır 2 nci Ağır Ceza’da yargılama devam ediyor. Hala, mahkemenin bazı resmi kurumlardan talep ettiği olayla ilgili kimi belgeler mahkemeye ulaşmadı. Mahkeme heyeti çaresiz. Hükme varamıyor. 
Böyle bir durum olabilir mi?.. Emre Karaali, müşteki olarak 4 yıldır bütün duruşmaları takip ediyor. Duruşma, her defasında ileri tarihe erteleniyor. Mahkeme, istediği belgelerin gelmediğini vurguluyor. İzmit Protestan Kilisesi Pastörüne yönelik suikast girişimi iddiası gibi önemli bir davanın, artık tamamlanması lazım. İlgili kurumların adalete yardımcı olması, mahkemenin istediği belgeleri bir an önce vermesi lazım.
-Havaalanı için(Rent a Car) ihalesi
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, bir türlü kullanılamayan ilimizin havaalanı Cengiz Topel tesisleri içinde yaklaşık 4 metrekarelik bir ofisi “Kiralık Oto” (rent a car) ofisi olarak kullanılmak üzere ihaleye çıkartmış. Dünyanın her yerinde havaalanlarında mutlaka Kiralık Oto firmaları bulunur. Cengiz Topel’de de anlaşılan bu eksiğin giderilmesi isteniyor.
İhalede,  Rent a Car ofisi için aylık muhammen kira bedeli 600 TL olarak belirtiliyor.  İyi de kim girecek ihaleye, kim kiralayacak bu 4 metrekarelik ofisi. Daha önce Cengiz Topel Havaalanındaki kafeterya yeri için de ihaleye çıkılmış, kimse girmemişti. Önce şu havaalanından günde 2-3 tane tarifeli uçak seferi yapılsın. Sonra kafeteryayı da, rent a car ofisini de kiralayacak birilerini bulursunuz. Ama çalışmayan, uçakların inip kalkmadığı havaalanındaki işyerini kim ne yapsın.
-Ekonomiye şükretmek lazım
Yanlış anlamayın; memleket ekonomisinin iyi olduğunu, herkesin refah seviyesinin yükseldiğini falan söylemiyorum. Ama Türkiye’nin başındaki belalara bakın. Terörle mücadelede büyük acılar yaşıyoruz. Suriye’de bir savaşa girdik, giriyoruz. Siyasi tablo berbat. Meclis’te sürekli kavgalar var..
Toplum kaygılı, devlet dağınık görüntü içinde. Bu ortamda, Türkiye ekonomisinin hala ayakta duruyor olması, TL değerinin çok hızlı değişmemesi, faizlerin bu seviyede tutulabiliyor olması bile bana büyük başarı gibi geliyor. Türkiye bu hallerin yüzde birini 25-30 yıl önce yaşasa, herhalde emekli maaşlarını, memur maaşlarını ödemekte bile zorlanırdı. Bütün bu karmaşaya, kargaşaya, belirsizlikleri, savaş ihtimallerine rağmen, Türkiye’nin dış borcu şu sıralarda azalmış, bütçesi fazla vermiş, dış ticaret açığı daralmış gözüküyor.. 
Bunca soruna, sıkıntıya ekonomi bu seviyede ne kadar direnecek doğrusu merak ediyorum.
-Herhalde bizim buralardır 
Çok uzun süredir TEM Otoyolunun bizim ilimiz sınırları içindeki bölümü zifiri karanlık. Otoyolun İstanbul sınırları içindeki bölümünde, Sakarya sınırları içindeki bölümünde ota refüjdeki lambalar şıkır şıkır yanıyor. Ama Kocaeli içinde, özellikle Gebze ile Körfez arasındaki bölgede neredeyse bir tek lamba yanmıyor.
Dün yerel gazetelerde bir resmi ilan gördüm. Karayolları 1 nci Bölge Müdürlüğü otoyolda aydınlatma ihalesine çıkmış. İhale ilanındaki ibare aynan şöyle:
“-0-3 Otoyolu Beylikçayır Viyadüğü-Kınalı kavşağı arasındaki eksik aydınlatma sistemlerinin yapılması ve Harp Akademileri tüneli ile İzmit Açık Tüneli aydınlatma sistemlerinin yenilenmesi”
Resmi ilanın ayrıntısında, otoyoldaki 23.9 kilometrelik bölümün aydınlatma işinden söz ediliyor. İlandaki tariften, aydınlatma çalışması yapılacak bölgeyi tam olarak anlamadım. Ama “İzmit açık tüneli” denildiğine göre, işin yapılacağı bölge bizim ilimiz sınırlarını da kapsıyor. İşi kazanacak müteahhitin 500 gün süresi olacak. Bekleyelim bakalım, 500 gün sonra, otoyolun bizim ilimiz içindeki bölgesi de aydınlanacak mı?
Bu yazı toplam 977 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37