1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. En çok otoparkın olduğu bölgede yol ortasına park eden araçlar
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

En çok otoparkın olduğu bölgede yol ortasına park eden araçlar

A+A-

İzmit’te otopark sorunu var, kabul…

Yeni otoparklar yapılması gerekiyor, bu da kabul…

Şehrin caddeleri, düzen korunsun diye paralı otopark yapılmış. Bu caddelerde hiç trafiği etkilemeden park etmiş araçları da ya zabıta, ya polis çekip götürüyor.

…………………..

Ama acaba gerçekten sorun otopark yetersizliği mi. İzmit’te açık, kapalı otoparkların en yoğun bulunduğu yeri anlatayım size. Eski Valilik konağı binasının çevresi. Burada Köseoğlu Sokak var, Rauf Orbay Sokak, Cebesoy Sokak var. Bu bölgede araç kapasiteleri çok yüksek özel açık otoparklar var. Üstelik bir de eski Valilik binasının altında, yer altı otoparkı var. Aynı bölgenin az güneyinde Belsa Otoparkı var. Aynı bölgenin az batısında Koçakelçi Otoparkı var.

Lütfen bir gün gidin bakın.. Ne yazık ki, en çok otoparkın bulunduğu bu bölgede çok büyük bir park kargaşası var. Köseoğlu Sokak, Rauf Orbay Sokak, Cebesoy Sokak, ortalık yerde park etmiş araçlar tarafından tıkanıyor. Ekşi İş Merkezi’nin önünde iki sıralı, üç sıralı otoparklar var. Yeni Cuma Camiinin yanından geçen Mimar Sinan Sokak’ta da park kargaşası var.

Eski Valilik bahçesinin altındaki yeraltı otoparkının yanında, araçlarını bırakıp gitmiş sürücüler. Hemen orada otopark var. 5 TL, 10 TL. Ama vermiyor araç sürücüsü, arabasını bırakıp gidiyor.

İzmit Kadıköy Mahallesi’nde Büyükşehir Belediyesi’ne ait dev bir kapalı otopark var. Boş duruyor. Ama bu bölgede minibüs duraklarına bile park etmiş araçlar var. Kaldırımlar üzerinde araçlar var. Kimse bir şey yapmıyor.

Şehir merkezinde sözde engelliler için ayrılmış park yerine bırakılan arabalar, yaya geçitleri üzerindeki arabalar, trafiği hiç etkilemeyen  “Yük boşaltma yeri” diye ayrılmış yerlere bırakılan arabalar, hoyratça çekiliyor, götürülüyor. Aracın sahibi yüklü cezalar ödüyor.

Ama anlattığım bölgede, üstelik çok fazla otopark olmasına rağmen kimse arabasını otoparka koymuyor. Üstelik ne polis, ne zabıta gelip bu bölgedeki arabaları çekmiyor. Ceza yazmıyor. Otoparklar boş duruyor, sokakların, kaldırımların üzeri arabalar tarafından kapatılıyor.

Çok büyük çelişki değil mi?

Arabanız çekilirse,

nerede, nasıl bulursunuz?

Hazır bugün sözü otopark konusundan, yanlış park yapan araçların çekilmesinden açtık, oradan devam edelim.

Önce bir soru: İzmit şehir içinde park ettiğiniz aracınızın çekilip götürüldüğü hiç oldu mu?

Benim oldu. Hem de birkaç kez oldu. Küçücük bir arabam var. Bir motosiklet kadar yer kaplar. Kurallara da çok saygılı bir adamım.  Trafiği etkileyecek, geçişi engelleyecek şekilde kesinlikle park yapmam. Park yaptığım yerde de arabam en fazla 10-15 dakika kalır.

Ama birkaç kez arabamı bıraktığım yere 10 dakika sonra geri döndüğümde, arabamın yerinde olmadığını gördüm.

Bu durumda ne yapmanız gerekiyor? Çok karmaşık.. Önce çevrede gördüğünüz herkese sorup, arabanızı acaba trafik polisleri mi çekti, yoksa belediye zabıtaları mı çekti bunu öğreneceksiniz. Çünkü polis çektiği aracı başka, zabıta çektiği aracı başka yere götürüyor.

Üstelik en geç 2-3 ayda bir, hem polis, hem zabıta çektiği araçları götürdüğü otoparkı değiştiriyor. Çekilen araçların götürüldüğü otoparklar genellikle yed-i emin otoparkları. Yani eski, hurda, el konulmuş araçların üst üste yığıldığı, Sanayi Sitesi arkasında, Yeni Gölcük Yolu kenarlarında falan, yolu çok bozuk, araçların çok sahipsiz bırakıldığı yerler oluyor.

Diyelim ki zor zahmet, sora sora aracınızı kimin çektiğini, nereye götürdüğünü öğrendiniz. Taksi tutmanız lazım. O taksici ile birlikte, aracınızın götürüldüğü yed-i emin otoparkını bulmanız lazım. Dere tepe gidiyorsunuz. İzmit’in hemen dışındaki en bakımsız, en bozuk, en fazla çukur ve tepeciğin bulunduğu sokaklardan geçiyorsunuz. Gittiğiniz ilk otoparkta arabanız olmuyor. Size başka bir adres veriyorlar. Bir de oraya gidiyorsunuz.

Diyelim ki, sonunda arabanızı buldunuz. Hurdaya çıkmış araçların arasında, çekicilerin, vinçlerin içinde bir köşeye atılmış. Bu otoparkların hemen hepsinde, küçücük, derme çatma bir kulübe var. Oraya gidiyorsunuz. Siz arabanızı yanlış yere çekmiş bir suçlususunuz ya, kolay kolay yüzünüze bakmıyorlar.

Eğer arabayı polis çekmişse farklı tarife. Zabıta çekmişse farklı tarife. O barakada o sırada bulunun görevli -kimin adamıdır bilinmez- insaflıysa farklı tarife. İnsafsızsa farklı tarife…

En düşüğü 50 TL’den başlıyor, 500 TL’ye kadar gidiyor. Bir de orada sizi oraya getiren taksici parasını bekliyor. Bu arada girdiğiniz otoparkın haşat barakasındaki görevlilerden biri tanıdıksa, ya da sizi bir yerden tanıyorsa, bütün yetki kendisinde. “Al abi arabanı diyor. Ceza falan istemez.”

Yani bir ölçü yok, bir kural yok. Para nereye gidiyor belli değil. Makbuz falan da yok.

…………………

Kabul ediyorum. İzmit şehir içinde bir araç yanlış yere park etmişse. Yaptığı park nedeniyle trafiği sıkıştırmış, insanlara zarar vermişse. Polis, ya da zabıta o aracı çeksin, götürsün. Hatta Seka Park’tan veya Marina iskelesinden denize atsın…

Bugün en ucuz, en eski araba 50 bin TL. Aracınızı paldır küldür götürüyorlar. En küçük bir özen göstermiyorlar. Bu işten çekiciler para kazanıyor. Otoparkçılar kazanıyor. Polis, zabıta, taksici, herkes kazanıyor. Kaybeden tek kişi, arabanın sahibi. Bazen çekilen bir arabanın nerede olduğunu bulmak insanın bir gününü alıyor.

Bu işin kuralı, tarifesi olsun. Çekilen arabalar hep aynı yere, kamuya ait bir alana götürülsün. Bu kentte herkes bilsin ki, arabası çekilmişse ya Fuar alanındadır, ya Büyükşehir Belediyesi arkasındaki devasa açık otoparkın bir köşesindedir. Bu işin belli tarifesi olsun. Arabası çekilen bilsin ki, ceza alarak 100 TL ödeyecek, ya da ne bileyim 250 TL ödeyecek. Müstahak ödesin. Ama ödediği bu paranın karşılığında bir makbuz alsın. Para nereye gidiyor bilsin…

İzmit’teki araba çekme işi çok saçma.. Çok kuralsız. Çok kaba.. Belde AŞ’nin şehir merkezindeki caddeler üzerinde diktiği park görevlisi bir aracın şoförüne kızıyor. Ya da arabanızı çektiğiniz bölgedeki dükkan sahibi esnaf sizin arabanız yüzünden dükkanına müşteri gelmediğini düşünüyor. Arıyor polisi veya zabıtayı. Çekici geliyor. O çekici de çektiği araç kadar para kazanacak. Sorgusuz sualsiz sizin arabanızı alıp gidiyor. Yetişip arkasından bağırsanız da faydası yok. Araba alınmış bir vince gidiyor. Sonra siz onu arayın ki, bulasınız… Sonra siz kendi arabanızı geriye almak için avuç dolusu ve kimin cebine gittiği bilinmeyen para ödüyorsunuz…

Bu sistemi değiştirmek yazım. Yanlış yere konulan araç çekilsin. Ama hakkaniyetle çekilsin. Çekilen her araç şehir merkezine en yakın yere, mümkünse yürüme mesafesindeki bir kamu alanına götürülsün. Yanlış park yaptığı için çekilen aracın sürücüsünün ödeyeceği ceza miktarı belli olsun.

Hiçbir şey yapamıyorsanız, bu işi Kocaelispor kulübüne verin. Bari kulüp para kazansın.

DUVAR YAZISI

“Mart’ın sonu bahar” dediler.

Nisan ayı bitiyor. Hala evde,

işyerinde kalorifer yanıyor,

hala nezle girip kol geziyor.

Bu yazı toplam 2547 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
5 Yorum