• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 15 °C

En doğru zamanlama

İsmet ÇİĞİT
Kaygılarım var. Büyükşehir Belediyesi’nin bence gereksiz olan İzmit Tramvay Projesi nedeniyle önümüzdeki bahar ve yaz döneminde İzmit’in perişan olmasından, yaşanmaz hale gelmesinden ürküyorum. 
Büyükşehir’de işler iyi gitmiyor. Onlar iyi gittiğini, her şeyin mükemmel olduğunu sanıyor ama, öyle değil. Büyükşehir’de çok güvendiğim bazı yetkililer beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattılar. Başlayan işler bitmiyor. Müteahhitler çok yavaş çalışıyor ve Büyükşehir müdahale edemiyor. Tramvay işi de bakmayın yazılanlara, söylenenlere. Bence çok yavaş gidiyor ve sarkacak.
Tramvay yolu işinin zor tarafı, İzmit şehir merkezine gelindiğinde başlayacak. Şahabettin Bilgisu Caddesi boydan boya kazılacak.  Otel Asya, Balık Pazarı çevresi aylarca kapalı kalacak. Bu kafayla, bu tempoda gidilirse, bu kentin başına çok dert açılacak. O bölgede 6-7 tane büyük binanın yıkım işi var. Bütün bu işler İzmit’i toz toprak içinde bırakacak. 
Ancak geçen gün beni çok mutlu eden ve biraz umutlandıran bir gelişme oldu. Büyükşehir yönetimi, tramvay yolu işinin İzmit şehir merkezindeki, yani kenti en çok rahatsız edecek bölgedeki kısmını  “Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı arasındaki” dönemde yapmayı kararlaştırmış. 
Bu çok doğru bir zamanlama. Ramazan Bayramı, 8 Temmuz’da bitiyor. Kurban Bayramı 10 Eylül’de başlıyor. Haziran’da okullar tatile girse bile, insanlar hemen tatile çıkmayacak, İzmit boşalmayacaktır. Çünkü, Ramazan ayı var. İzmit, Ramazan sonrası, Ramazan Bayramı tatili ile birlikte boşalmaya, tenhalaşmaya başlayacak. Bu nedenle, tramvay yolu çalışmasının şehir merkezindeki bölümünü Ramazan Bayramı çıkışında başlatmak son derece doğrudur. Eylül’de Kurban Bayramı gelirken, okullar da yeniden açılmaya hazırlanacak. Kurban Bayramı ile birlikte, kent yeniden çok hareketli hale gelecek. Bu arada, yani iki bayram arasında tramvay yolunun şehir merkezindeki işini halledebilirsek,  İzmit bu işten olabilecek en az rahatsızlıkla sıyrılmış olacaktır. Takvimin böyle belirlenmiş olmasını bile, Büyükşehir’de birilerinin bu kenti düşündüğünü göstermesi açısından önemsiyorum. Ama iki bayram arası bu iş biter mi?.. Söz verildiği gibi, bu tramvay işi şubat ayına kadar tamamlanır mı?. Bu soruların yanıtını, önümüzdeki eylül ayına, Kurban Bayramı’na erişirsek verebileceğiz.

-BARLAR İŞİNİ ÇÖZMELİSİNİZ 
Tramvay yolu nedeniyle, Barlar Sokağı bölgesindeki kamulaştırılan binalar yıkılacak. Kamulaştırma bedelleri bile yatmış. Artık hala, “Tramvay yolu buradan geçmesin. Güzergah değişsin” tartışması yapmanın bir anlamı yok. Ama bu bölgede iş yeri bulunan insanlar ne olacak.
Elinizdeki içkili mekan ruhsatı ile gidip başka yerde dükkan açamıyorsunuz. Onlarca işyeri, bu işyerlerinde çalışan yüzlerce insan, bu bölgeden keyif alan, bu bölgede eğlenen, dinlenen binlerce insan söz konusu. 
Büyükşehir Belediyesi’nin “Ben yaptım oldu” deme lüksü yok. Barlar Sokağı’ndaki binalar tramvay yolu nedeniyle kamulaştırılıp, yıkılırken, içkili mekan ruhsatına sahip insanlara mutlaka yeni yer gösterilmelidir. Şehrin yakın çevresinde çok uygun yerler var. Hemen bir proje hazırlanır, İzmit için yeni bir Barlar Sokağı bölgesi kurulabilir. Hem de şimdi başlansa, bu yılın sonuna kadar bu iş biter. Aksi halde o bölgedeki binaların yıkımı ile birlikte hem çok tatsızlıklar yaşanacak, hem İzmit çok sıkıntı çekecektir.
*Antikkapı herkese lazım
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin en başarılı işletmecilik örneği verdiği tesis, Antikkapı’dır. Antikkapı, Sefa Sirmen döneminde ilk açıldığında, çok kaliteli bir kebap lokantasıydı. Ankaralı bir işletmeci açmıştı. Nefis kebap çeşitlerini,  alkollü içki ile birlikte-isterseniz ayran ve şalgamla- yiyebilirdiniz. 
Büyükşehir yönetimi değiştikten sonra, Antikkapı’nın konsepti de değişti.  Daha çok toplu yemek organizasyonları ile, iftar yemekleri ile ön plana çıktı. Ama Antikkapı, günümüzde kendi alanında İzmit’teki en iyi işletmedir. Üstelik düğün salonu gibi de kullanılıyor ve bu alandaki hizmeti de mükemmel. 
Şu sıralar, Antikkapı’da çalışan 120 işçi için yeni dönem toplu sözleşme pazarlığı yapılıyor. Antikkapı da, ilimizdeki belediyeler ve belediye şirketleri gibi, Yerel Sen İşveren Sendikası’na bağlı. İşçiler adına da Toleyis masada. İşçi sendikası, yılbaşı itibariyle asgari ücrette yapılan artış oranında zam talep ediyor. Özellikle işin yükünü çeken 25-30 civarındaki kalifiye personelin maaşlarının yeni asgari ücret seviyesinde kalmamasını talep ediyor. 
Yerel Sen, direniyor. Antikkapı’da sözleşme anlaşma ile sonuçlanmaz da, greve gidilirse, yaklaşan düğün döneminde, yaklaşan Ramazan döneminde sıkıntı olur. Üstelik bu sıkıntıyı da en fazla Büyükşehir Belediyesi ve AK Parti teşkilatları çekerler.
Antikkapı personelinin huzur içinde çalışmasını temin edecek ücret artışı sağlanmalıdır. Bu tesiste düzenlenen siyasi içerikli toplu yemek ve düğün, toplantı organizasyonlarının bedeli doğru ve tam olarak ödeniyorsa, Antikkapı işçisine yapılacak makul orandaki bir zam da işletmeye yük getirmeyecektir. Antikkapı sözleşmesi pazarlığı, Yerel Sen işveren sendikasının bürokrasi anlayışına teslim edilemez. Bu tesis, özel bir tesis. Belediyelerden farklı. Çalışanlarının da biraz farklı muamele görme ve biraz daha yüksek maaş alma hakkı olsa gerektir. 

*Gerçekten çok farklıymış
VM Medicalpark Hastanesi açıldığından beri, pek çok kez davet edildim. Aslında daha Cengiz Kavan bu hastaneyi inşa ederken bir haberci olarak çok ilgilenmiştim. Sık sık haber yaptım,. Sağlığına önem veren, bir yerim ağrıdığında hemen doktora koşan tiplerden değilim. VM Medicalpark Hastanesi yetkilileri, yöneticileri davet ettiklerinde de her defasında, “Nasıl olsa bir gün ambulans içinde beni size getirirler. Ayaklarımın üzerinde neden geleyim”  diye geri çevirmiştim. Geçen gün çok yakın bir arkadaşım bu hastanede çok büyük olmayan bir ameliyat geçirdi. Akşam iş bitişinde ziyarete gittim. İlk kez VM Medicalpark İzmit Hastanesi binasına girdim. 
Bu kentteki bütün özel-kamu hastanelerine bir şekilde girip çıkmışımdır. Hastanelerde bulunmayı hiç sevmem. Hastane binalarını da beğenmem, içimi daraltır. Ama bu VM Medicalpark gerçekten farklıymış. Çok lüks bir otel gibi. Asansörleri bile farklı. Danışmada ismini söyledim, hemen arkadaşımın odasını söylediler. Sıradan bir SGK’lı hasta. Ama ameliyat sonrası öyle bir odaya almışlar ki,  herhalde pekçok insanın evinden çok daha rahattır. 
Arkadaşım bir hasta olarak gördüğü muameleden, kaldığı ortamdan son derece memnundu. Ben de bina içinde şaşkın şaşkın biraz dolaştım. Kuşkusuz tıp çalışanlarının tamamı özveriyle çalışıyorlar. Ama ünlü doktorlar neden bu hastaneye geçiyor bunu biraz daha iyi anladım. Herhalde böyle bir tesiste çalışmak çok daha keyiflidir. Allah ihtiyaç göstermesin. Ama İzmit’te böylesine mükemmel, böylesine lüks bir sağlık tesisi bulunduğu görmek bile, insanın içini rahatlatıyor. 

*Her HDP’li terörist değildir
Elbette hepimiz çok öfkeliyiz. Elbette her türlü terörü en şiddetli biçimde lanetliyor, terörle mücadele eden devletimizin yanında duruyoruz. Ama çok duygu yüklüyüz. Çok dikkatli olmamız, yanlış yapmamaya özen göstermemiz gerekiyor.
Zaten toplum olarak yeterince bölünmüş haldeyiz. Birbirimize kuşkuyla bakıyor, birbirimizi düşman gibi görüyoruz. Sakin olmalıyız. Hiç kimseye potansiyel terörist, potansiyel suçlu gözüyle bakamayız. 
Özellikle HDP’nin ve HDP’lilerin durumu çok hassas. İlimiz dahil, Türkiye’nin pekçok bölgesinde teröre yönelik operasyonlar yapılıyor. İlimizde de HDP’li bazı eski ve mevcut yöneticiler tutuklandılar. Suçluyla suça bulaşmamış kişileri ayıramazsak, ciddi ve tehlikeli hatalar yaparız. Bu ortamda, her HDP’liye terörist gözüyle bakmak da en önemli yanlış olacaktır. Geçen gün, HDP’nin eski milletvekili, çok kısa süre Bakanlık da yapan Sayın Ali Haydar Konca aradı. Aramızda kısa bir konuşma geçti. Sesinin tonundan bile ne kadar üzgün, yaralı olduğu anlaşılıyordu. Konca şunları söyledi:
“-Bizim içimizde de kanlı teröre karşı çok büyük tepki var. Hafta sonunda bir toplantıya katıldım. Bölgedeki insanlar, partimizin bölgedeki yöneticileri de terörü lanetliyorlar. Öyle konuşmalar yapıldı ki,  keşke devlet dinleseydi. Partimizin pekçok yöneticisi terörü şiddetle lanetliyor. Terör örgütünü lanetliyor. “
Gerçekten durum böyle. HDP’li, CHP’li, MHP’li, AK Partili olmak önemli değil. İnsan olmak önemli. Hangi insanın yüreği  masum insanların öldürülmesine razı olabilir?.. Devletin, daha önemlisi de ulusun toplumun bir kesimine topyekün terörist muamelesi yapması, içinden geçtiğimiz bu hassas süreçte en büyük hatamız olabilir. 
*Hepimiz Fenerbahçeliyiz
Zor günlerden geçen, acılarla yoğurulan ulusumuz, bu gece öyle sanıyorum ki, aynı duyguları paylaşacaktır. Futbolda Kocaelispor ve Türk Milli Takımı dışında hiçbir takıma sempati duymadığımı sık sık belirtmişimdir. Ama bu gece, bütün kalbimle Fenerbahçe’liyim. Saat 22.05’de Portekiz’de önemli bir maç oynanacak. Fenebahçe, İstanbul’da 1-0 kazandığı maçın rövanşında Braga önüne çıkıyor. Zor maç olacak. Ama bu maç, Türkiye için bir futbol maçı olmanın ötesine geçti. Fenerbahçe’nin, güçlü rakibine direnmesi, yenilmemesi ve Avrupa Kupası’nda son 8’e kalması gerekiyor. Maç istediğimiz gibi biterse, kuşku yok ki, hepimiz büyük bir sevinç ve gurur yaşayacağız. Fenerbahçe bu turu da geçer, son 8’e kalırsa, finale kadar gidebilir. 
Şimdi Türkiye’nin böyle bir sevince, böyle bir gurura ihtiyacı var. Ya da başka açıdan bakarsak, yeni bir üzüntü ve hüsrana hazır değiliz ve hak etmiyoruz. Braga-Fenerbahçe maçı,  TRT’den canlı yayınlanacak. Vitor Pereira ve bütün futbolcularına başarılar diliyorum. Bu gece bu milletin yüzünü güldürmelerini bekliyorum.

*Gölcük’te öğrenci yurdu
İlimizin ciddi eksiklerinden biri de, çok büyük bir üniversite bulunmasına rağmen, yeterli öğrenci yurdu kapasitesine sahip olmayışıdır. KOÜ’de yaklaşık 70 bin öğrenci eğitim görüyor. Üstelik bunların büyük bölümü, bu kente başka illerden geliyor. Orta halli, yoksul aile çocukları. Kocaeli pahalı bir kent. Bu öğrencilerin barınması da çok önemli bir sorun. 
Son yıllarda öğrenci yurtları konusunda olumlu gelişmeler var. Hala kapasite yetersiz. Hala pekçok öğrenci özel yurtlarda, kiralık ortak evlerde barınmak zorundalar. Ama sessiz sedasız önemli yatırımların yapıldığını da görüyoruz.
Kredi ve Yurtlar Kurumu Gölcük Düzağaç Mahallesi’nde 2014 yılı mayıs ayında temelini attığı öğrenci yurdu binasını tamamladı. 179 erkek,  146 kız öğrenci kapasiteli, çok şık, modern yeni bir yurt binamız daha oldu. Gölcük Yurdu için kayıtlara da başlanmış. Herhalde önümüzdeki ay hizmete girmiş olacak.
Bu modern,  öğrencilere ihtiyaç duydukları her hizmeti verebilen Gölcük Yurdu’nda öğrenci gençler aylık 165 TL ödeyerek kalabilecekler. Ücrete kahvaltı da dahil. Önemli bir imkan. Bu kentte her yeni öğrenci yurdu binasının tamamlanışı haberi beni mutlu ediyor. Gölcük Düzağaç Yurdu’nun iki yıldan kısa süre içinde tamamlanmış olması da sevindiricidir. Umarım, birkaç yıl içinde KOÜ’de okuyan her öğrencinin yararlanabileceği yurt kapasitesine kavuşmuş oluruz. 
*Ekonomi iyi dayanıyor 
Türkiye zor günlerden geçiyor.  Geçmişte  “Türkiye’nin zor günleri” dendiğinde hep ekonomideki çöküntü, enflasyon, işten çıkartmalar, şirketlerin batışı gündeme gelirdi. 
Yine her şey çok parlak değil belki. Ama Türkiye’de terör başını almış giderken, siyaset dağınık, toplum müthiş bölünmüş haldeyken, insanlar sokakta dolaşmaya korkarken, ekonominin hala bu durumda olması da dikkat çekicidir.
İnsanlar borçlu,  piyasalarda işler kesat. Hepsini biliyorum. Ama ülke ekonomisinin genel gidişatına baktığınızda her şeyin çok kötü olmadığını görüyorsunuz. İhracat yeniden kıpırdanmaya başladı. Dışarıdan iyi para geliyor. Türkiye’nin dış borçlarında belirgin azalma var. TL,  her şeye rağmen sağlam duruyor. 
Bugün yaşadıklarımızın onda birini 10-15 yıl önce yaşamış olsak, bir günde ülke ekonomisi dibe vururdu. İş dünyası son terör olaylarının ardından dik durdu. Dayanışma gösterdi. Turizmde ciddi sorunumuz var. Korkarım, Türkiye dışarıdan “terör ülkesi” gibi göründükçe, turizmdeki bu sıkıntı daha da artacaktır.
Ama görüyoruz ki, Türkiye’nin önünde ekonomi açısından umutlar da var. İçeride bir düzelebilsek. Siyaseti, demokrasiyi normal yoluna sokabilsek, şu terör belasının kökünü kazıyabilsek, Türkiye belki de çok hızlı bir şekilde sıçrayıp, çok hızlı biçimde zenginleşecek. Bu zor günlerde böyle bir potansiyeli görüyor olmanın da biraz tadını çıkartmalıyız.
Bu yazı toplam 699 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37