1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. En eski doğal hemşerilerimiz
En eski doğal hemşerilerimiz

En eski doğal hemşerilerimiz

Sabahları 6. 30’da kalkar, 7. 30 gibi küçük oğlumu okula bırakır ve ardından gazeteye işime gelirim. Bu erken saatte evden çıktığımda duyduğum ilk ses daima ve daima, gaklamalardan oluşan karg

A+A-

Sabahları 6. 30’da kalkar, 7. 30 gibi küçük oğlumu okula bırakır ve ardından gazeteye işime gelirim.

Bu erken saatte evden çıktığımda duyduğum ilk ses daima ve daima, gaklamalardan oluşan karga sesleridir.

Kargalar bu sesli hükümranlıkları ile yetinmez ve haftada 1-2 kez üstümü başımı pislemeyi de hiç ihmal etmezler.

Ama olsun…

Onlara hiç kızmam…

Çünkü insanı akıl hastası eden korna gürültüleri ve her türlü kanseri tetikleyen ağır egzoz gazları yanında karga pisliği nedir ki?

Eşiniz, gömleğinizi bir parça çitilerse geçer gider, hatta başınız kelse, belki de saçlarınızın gürleşmesini bile sağlar karga pisliği…

Karganın her dem, her zaman bu kente damgasını vurduğu gelir aklıma ister istemez…

Hatırlar mısınız bilmem…

Yürüyüş yolundaki ulu çınarlarda yaşayan kargalar ve pislikleriyle nasıl baş edileceği konusunda eski belediye başkanı Hikmet Erenkaya 2500 dolarlık bir ödül ortaya koymuştu.

Ancak karga dehasıyla baş edemeyen toplum, geçerli bir çözüm bulamamıştı.

Ardından bir başka belediye başkanı olan Halil Vehbi Yenice, ağaçlara çeşitli CD’ler astırarak kargaları kovmaya çalışmıştı…

Bu CD’lerin bir kısmı hala Ulugazi okulu önündeki ağaç dallarında asılı durur..

İçlerinde kayıtlı ne şarkılar, ne görüntüler, belki de ne oyun havalarıyla…

Ancak kesin olan şudur ki, her türlü önlem ve yüksek insan dehası, aziz dostlarımız olan kargalara vız gelip tırıs gitmiştir..

Karga hükümranlığına bir türlü son verilememiş ve müthiş zekalarından asla kuşku duyulmayacak olan kargalar, hemen her yerde gaklayıp ve dışkılayıp üstünlüklerini sürdürmüşlerdir.

Sevgili kargalarımız, bununla da yetinmeyerek, özdeyişlerimize kesin ve geri dönülmez bir giriş yaparak “Kargadan başka kuş tanımam” deyişiyle insan hayatındaki tartışılmaz yerini alarak ün ve gücünü pekiştirmiştir.

Bu tablodan sonra artık insanoğluna düşen görev, kargayı düşman bellemek değil onunla dost olmaya çalışmaktır.

Esasen kentimizde çok az sayıda bulunan ağaçlar ve ulu çınarlarımızın altlarını gübreleyerek o ağaçların yaşamasını sağlayanlar kargalar değil midir?

O ağaçların kabukları arasında gelişen kurtları yiyerek ağaçların ömrünü uzatan yegane unsur kargalar değil midir?

Bütün bu hizmetler karşılığında ne isterler peki?

Yalnızca onca hizmet ettiği ağacın dallarında barınmak, orada yaşamak ve gecelemek…

Bu hakkı onlara çok görmemeliyiz…

Unutmamak gerekir ki…

Kargalar bizden önce de vardı bu kentte…

Hatta 2500 önceki kurucu kralımız Nikomedes’ten de önce…

Kargalar ezelden beri İzmitlidir…

Tıpkı Ay ve Güneş gibi…

Evren gibi, su gibi, aşk gibi…

Bu haber toplam 1047 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.