• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli -1 °C

“Ensest ilişki” iğrençliği ve buna karşı duyarlılık!

M.Zeki CANŞİ
Bu mübarek Ramazan günü morallerinizi bozmak istemem ama, ülkemizde ne yazık ki karşılaştığımız bazı iğrençlikler perde arkasında cereyan ediliyor olsa bile çoğalması endişe vericidir.
Takip edebildiyseniz, geçen hafta “Eşcinsellik Mikrobu” başlıklı bir yazı kaleme almıştım ve demiştim ki: ““Eşcinsellik”, “lezbiyenlik” ve “Ensest” ilişki biçimleri fıtrata aykırı olup hududullahın ve hukukullahın dışına çıkılan ilişki biçimleridir. Birer felaket örnekleri olarak karşımızda duruyorlar” İşte bu gün de, bu felaket örneğinden, “Ensest ilişki” sapkınlığını ve iğrençliğini ele almak istiyorum. 
“Ensest; bir kişinin annesi, babası, kardeşi, amcası, dayısı, halası, teyzesi, torunları ile olan cinsel ilişkisidir. İlişki özellikle taraflardan birinin rızasına rağmen, zorla ve baskıyla ya da ödül ve kandırmayla ortaya çıktığında bir istismar konusu olarak görülmektedir. Aile içi ya da akrabalar arası ilişkilerden yararlanılarak gerçekleştirilen, bir tarafın açık istismarına dayanan cinsel ilişki ensesti kendi bağlamının ötesinde de bir suç durumuna getirmektedir. Çünkü bu durumda ortaya çıkan cinsel istismar durumudur ve ensestin tabusal niteliği bu suçun (istismarın) kolay ortaya çıkarılmasını, suçun cezalandırılmasını ve engellenmesini zorlaştırmaktadır.
Enseste ilişkin kesin rakamsal veriler yok denecek kadar sınırlıdır. Bunun temel sebebi ensestin toplumda utanç duyulan bir şey olmasıdır. Ensest ilişki içinde olan bireyler, bunu her zaman gizleme eğilimindedirler. Bu durum, ensest ilişkideki istismar ve suç durumunu vahimleştirmekte, istismar edilenin bu söz konusu utanç duygusuyla orantılı olarak istismar durumu sürgit devam edebilmektedir.
Ensest ilişkiler genelde psikolojik bir sorun haline gelip yardım istendiğinde ya da yasal uygulamaların devreye girdiği durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Bununla birlikte, özellikle kadınların ve çocukların ensest ilişki durumlarında istismar edildiği söylenebilir.
Bir istismar olarak ensest, istismara uğrayan kişide ciddi psikolojik travmalara sebep olabilmektedir. Özellikle aile içinde çocukların istismar edilmesi bu çocuklarda büyük yıkımlara yol açabilme riski taşımaktadır”
Sık sık duyulmakla birlikte, özellikle yakın geçmiş tarihte meydana gelen bir hadisenin basına yansımasına göre; bir babanın dört kızlarına ayrı ayrı tecavüz ettiği ve bunu sürekli hale getirdiği hadisesi tüyleri diken diken eden bir örnek. Nasıl oluyor da, bu kızlar babalarının bu iğrençliklerini gizleyebiliyorlar. Bir yönüyle korku sarmalı, diğer bir yönüyle de ortaya çıkması ve rezaletin deşifre olması halinde ailecek toplumun içine çıkamama korkusu ve benzeri saikler, ne yazık ki böylesi iğrençliklerin önünü açıyor. Hatta bu tarz sapkın ilişkilerden hamilelikler yaşanabiliyor. Ya çocuk dünyaya geliyor, ya da bu suça ortak olanlar, canice o masum çocuğu katletme canavarlığını sergileyebiliyorlar. Böylelikle, nesebi gayri sahih veledi zina çocukları türemiş oluyor. Bunlar da sahipsiz, kimsesiz, psikolojisi bozuk ve suça meyilli canavar makinaları gibi içimizde rahatlıkla dolaşabiliyorlar. 
Düşünebiliyor musunuz? Çocuğun dedesi olması gereken sapık, aynı zamanda çocuğun babası olabiliyor. Ya da dayısı olması gereken sapık aynı zamanda çocuğun babası olabiliyor. Böylece bozuk ve ne idüğü belirsiz bir neslin “suç makinası” gibi ortalıkta dolaşması da kaçınılmaz oluyor. Özellikle bu tarz ahlaksızlıklar kapalı toplumlarda ve kırsal kesimde göze çarpmakta… Suçlarla ilgili istatistiki bilgilere müracaat ettiğinizde, bunu tüm çıplaklığıyla görürsünüz. 
Peki, yapılması gerekenler neler? Gerçekten yapılması gereken o kadar çok şey var ki, burada hepsini sıralamak mümkün değil. Bir kere bu suça meyilli cahil toplumların eğitilmesi, bilinçlendirilmesi ve şüpheli durumlarda yetkili organların derhal devreye girerek gereken yasal işlemleri başlatması gerekir. Bu işte, dinimizin o güzel örneklerini topluma aşılamak, toplumu bilinçlendirmek vahametini tüm veçheleriyle anlatmak önemlidir. Burada görev, resmi-gayriresmi herkese düşüyor.Komşular, akrabalar, sosyologlar, psikologlar, din görevlileri, öğretmenler, emniyet, Aile Sosyal ve Politikalar Bakanlığı ki, birinci derecede görev kendilerine düşüyor, belediyeler ve siyasal ve sosyal çevreler…Ve tabi ki, basın-yayın kuruluşları ki, bu kuruluşların yaptıkları yayınlarda cinselliği ve çarpık ilişkileri teşvik eden değil; birer rezalet öreği olduğunu kamuoyu ile paylaşmaları ve kısaca çok yönlütopyekün bir manevi kalkınma hamlesi başlatmak gerekir…
Umarım, bu konuda duyarlı ve risk almayı göze alabilecek insanlarımız gerekli hassasiyeti gösterir ve bu tarz iğrençlikler tam olarak bertaraf edilemezse bile, hiç değilse minimize edilir. 
Bu yazı toplam 570 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37