1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Erbakan Hoca kıymetli insandı…
Erbakan Hoca kıymetli insandı…

Erbakan Hoca kıymetli insandı…

Gerçi bizim ülkemizde ölenin arkasından kötü konuşan zaten çıkmaz. Cenaze namazında hoca “Nasıl bilirdiniz” diye sorduğunda; bir ağızdan “İyi bilirdik” denilir. Ama Erbakan'ın ardından herkesin

A+A-

Gerçi bizim ülkemizde ölenin arkasından kötü konuşan zaten çıkmaz. Cenaze namazında hoca “Nasıl bilirdiniz” diye sorduğunda; bir ağızdan “İyi bilirdik” denilir. Ama Erbakan'ın ardından herkesin iyi şeyler söylüyor oluşunu bu durumla karıştırmamak gerekir.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Pazar günü öğle saatlerinde yaşamını yitirdiğinin açıklanışının ardından Türkiye'deki herkes bu değerli bilim ve siyaset adamı için iyi sözler söyledi.

Bütün siyasi parti sözcüleri, iş dünyası, Genel Kurmay Başkanı açıklama yaptı. Hepsi sözbirliğiyle Hoca'nın Türkiye için çok kıymetli bir insan olduğundan bahsediyordu.

Türkiye medyasının kamplara bölündüğünü, birinin “Ak” dediğine, diğerinin “Kara” dediğini söylüyoruz. Dün solcusu, sağcısı, candaşı, cemaatçisi bütün gazeteler Erbakan için “İyi” yazmıştı…

Geçtiğimiz hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ATV kanalında özel bir röportaja çıktı. Dünyadaki, Türkiye'deki gelişmeler üzerine soruları yanıtladı. Başbakan iktidarda dokuz yılı doldurmuş. Halen arkasında büyük bir seçmen desteği olduğu biliniyor. Ülkeyi nereden nereye getirdiklerini, 2023 yılına kadar neler yapacaklarını anlattı. O sırada karşısındaki gazeteci “Siyaseti bıraktığınızda en çok hangi başarınızla hatırlanmak istersiniz” diye sordu.

Erdoğan; Sağlık'ta, Eğitim'de yaptığımız reformlarla, Emniyet'teki, Ekonomi'deki gelişmelerle diye sıraladı.

Recep Tayyip Erdoğan'ı bu ülkede uzun yıllar boyunca başarılarıyla anacak çok kişi çıkacağına eminim. Ama bence bir siyasetçi için en güzeli Erbakan Hoca gibi hatırlanmak. Ülkenin bütün kişi ve kurumlarınca “Kıymetli” bilinmek…

Prof. Dr. Necmettin Erbakan'a gönülden bağlı siyasi arkadaşlarına başsağlığı diliyorum.

Mobese müteahhitine ceza kesildi mi?

Cumartesi günü öğlen saatlerinde olaya ben de tanık oldum. Malum, İzmit'te nihayet kameralı takip sistemi (Mobese) kuruluyor. Bu nedenle, şehir merkezine kablolar döşeniyor.

İzmit'te iş yapan bütün müteahhitler gibi, Mobese işini alan müteahhit de şehre karşı son derece saygısız. İzmit zaten karışık, sorunlu ve sıkıntılı. Mobese müteahhiti, şehrin en kalabalık saatlerinde, en kalabalık yerlerinde trafiğin aksamasını önemsemeden çalışıyor.

Dahası, Cumartesi günü göz göre göre 2 nci geçit yakınlarında su borusunu patlattılar. Tonlarca su caddeye aktı. Trafik tıkandı. Bölgedeki esnaf zarar gördü. İzmit'in bir bölümü susuz kaldı.

Şehrin ana caddesinde çalışan, caddeyi kazan bir firmaya, belediye yetkililerinin su borusunun geçtiği yeri göstermemiş, onları uyarmamış olmasını düşünemiyorum. Mutlaka su borusunun yeri gösterilmiştir. Buna rağmen patlattılar. Şehre sıkıntı verdiler. Zarara neden oldular.

Bu işi üstlenen STS isimli firmanın AKP'den torpilli, bir eski bakanın yakınlarına ait olduğu hep söylenmişti. Hiç aksi yönde açıklama yapan da olmamıştı.

Şimdi merak ediyorum. Büyükşehir ya da İzmit Belediyesi veya İSU, şehrin göbeğinde su borusunu patlatan bu firmaya, yaptığı hatanın faturasını kesti mi?.. STS, su borusunu patlattığı için bir ceza ödeyecek mi?.. Açıklama gelirse, memnun olacağım.

Yasaklı kitaplar, promosyon oldu

Türkiye son yıllarda önemli gelişmeler gösterdi. Bunu göz ardı etmek, haksızlık olur diye düşünüyorum.

Ülkemizde çok gereksiz, çok abartılı yasaklar vardı. Sözde toplum ahlakını, Kemalist rejimi korumak adına, birileri yetkilerini abartıp, kötüye kullanabiliyor, topluma neyin zararlı, neyin faydalı olacağına kendileri karar veriyordu. Türkiye'de “Yasak” dendiğinde iş bitiyordu.

Artık öyle değil, çok şey konuşulabiliyor, yazılabiliyor. Bunun kıymetini bilmek ve geliştirmek gerekiyor.

Milliyet Gazetesi, 39 kupon karşılığında okurlarına bir dönemin yasaklanmış kitaplarını hediye ediyor. Türkiye'de okunması, satılması, dağıtılması bir dönem yasak olan Asılacak Kadın (Pınar Kür), Sınıf (Rıfat Ilgaz), Bir Avuç Gökyüzü (Çetin Altan), Darağacında Üç Fidan (Nihat Behram), Yatak Odasında Terör (Serge Bramly), Minyeli Abdullah (Hekimoğlu İsmail) dahil toplam 11 yasaklı kitap özel kutusu içersinde kupon biriktiren okuyucuya teslim edilecek.

Şimdilerde, içki, sigara yasak. Ama bir dönem konuşmak, yazmak yasaktı. Kimse merak etmesin. Türkiye iyi yönde de önemli gelişmeler gösteriyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.