1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Erdoğan’a yakışan!
Erdoğan’a yakışan!

Erdoğan’a yakışan!

Artık anlaşıldı ki, AK Parti sadece “laiklik, muhafazakarlık” şablonu ile üretilmeye çalışılan gerginlik ortamının ürünü olan bir parti değil. Normal seçimleri de kazanabiliyor. İdeolojik bir dil de hı

A+A-

Artık anlaşıldı ki, AK Parti sadece “laiklik, muhafazakarlık” şablonu ile üretilmeye çalışılan gerginlik ortamının ürünü olan bir parti değil. Normal seçimleri de kazanabiliyor. İdeolojik bir dil de hızını kesemiyor AK Parti’nin hizmet ve performansa dayalı rekabet te..

Sebebi net:

Başbakan Erdoğan, partisinin kaderiyle Türkiye’nin kaderini özdeşleştirebilmiş.

Türkiye gelişiyor.

Türkiye büyüyor.

AK Parti de büyüyor.

Yani orta sınıflarıyla büyüyor.

Sivil toplumuyla büyüyor.

Şirketleriyle büyüyor.

Eğitim kurumlarıyla büyüyor.

Türkiye kazandıkça, AK Parti de kazanıyor.

AK Parti, değişen ve gelişen hayatı iyi takip ediyor.

Yükselen Türkiye’nin taşıyıcı aktörü.

Toplum, kendi önünü açan bu partiye umutlarını gerçekleştirmek adına destek veriyor.

Çözülen bir AK Parti’yle kendi geleceğinin, refahının, kazancının erozyona uğrayacağını düşünüyor halk.

Yani,

AK Parti siyasi desteğini, toplumun gelecek beklentisine sigortalamanın rahatlığı içinde çabalıyor.

Kazanmak isteyen, yükselmek, özgürleşmek isteyen toplum, AKP’ye seçim kazandırmayı alışkanlık haline getiriyor.

Yani,

AK Parti için formül belli:

“Win-Win”

Türkçesi;

Kazan-Kazan...

Yoksa, 9 yıldan beri iktidar olan bir parti, yüzde 50 oy alarak nasıl iktidar olabilir.

İçte CHP, MHP muhalefetine rağmen!

Dışta, eleştirilerin tavan yaptığı bu süreçte seçim kazanmak kolay mı?

Erdoğan iyi ki “milli görüş” gömleğini çıkardı.

Menderes, Özal çizgisinin günümüzdeki uzantısı olarak Türkiye demokrasi tarihinde “üçüncü yıldız” olmayı başardı.

Başarısının sırrı belli.

1950’den beri hiç seçim kaybetmeyen dindar, kalkınmacı, biraz milliyetçi, ama özünde demokrat, ceberrut “milli şef” döneminin sillesini yemiş insanların partisinin lideri olmanın imtiyazı ve avantajı yetmez mi?

1950’lerde hangi parti kazandıysa, aslında 60’ta, 80’de de aynı parti kazandı.

İsimler değişik olabilir.

Ancak...

Kazanan hep aynı parti.

Demokrasi,

Refah,

Adalet,

Modernleşme isteyenler...

Dindar,

Demokrat,

Sivil,

Kalkınmacı kitleler...

... Ve onların politik figürleri..

Şimdi, demokrasiyi, milli iradeyi, halk egemenliğini, geri alınamaz biçimde kurumlaştırmak zamanı.

61 yıllık bir siyasal mücadele de ancak böyle taçlanır.

Kendi öyküsünde, halkın, sıradan insanların mücadelesini temsil eden bir politik profile de bu yakışır.

Bu haber toplam 761 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.