• BIST 82.352
  • Altın 148,034
  • Dolar 3,8356
  • Euro 4,0738
  • Kocaeli 7 °C

Erenkaya çok dolu: ''Kongrelerde konuşacağım''

İsmet ÇİĞİT
1 Kasım seçimleri, hiç kuşkusuz CHP açısından ülke genelinde de kent genelinde de pek hoş sonuçlanmadı. CHP, hem ülke genelinde, hem yerelde, AKP karşısında tam anlamıyla ezildi. Bu sonuçları, “Ama iki milletvekilimiz arttı”, ya da “Filanca mahallede 50 oy fazla aldık” gibi söylemlerle hiç kimsenin makyajlama hakkı olmasa gerektir.
CHP’nin ilimizdeki önemli birkaç isminden biri Hikmet Erenkaya. Eski Büyükşehir Başkanı, eski milletvekili Hikmet Erenkaya,  özellikle 1 Kasım seçimleri öncesinde, partisi adına örgüt emrinde elinden gelen çalışmaları yaptı. Sürekli arazideydi, kendisine örgütün verdiği her görevi yerine getirdi. Geçen gün, Sayın Erenkaya ile birlikteydik. Gazeteyi ziyarete geldi. Hazır yakalamışken, biraz ağzından laf almak istedim. Hikmet Erenkaya çok, ama çok dolu. 1 Kasım’dan sonra iki gün evden çıkamadığını, sonuçlara çok üzüldüğünü, kendisini ziyarete gelen torunları ile avunduğunu anlattı. Hikmet Erenkaya, hem parti genel merkezine, hem yerel örgüt ve bazı yerel aktörlere öfkeli. Şöyle bana bir içini boşaltsa, bir konuşsa, herhalde CHP çevrelerinde sansasyon yaratacak bir haber malzemesi çıkardı. Ancak, Hikmet başkan şimdilik kendini frenlemekte kararlı. “Kongrelerde konuşacağım. Bizim CHP’den başka gidecek yerimiz yok. Kendi çıkar hesapları ile pekçok kişi bu partiye zarar verebiir ama, benim öyle bir lüksüm yok” dedi. 
Ama yine de kendisini tam olarak tutamadı, şöyle devam etti:
“-CHP’nin bu yönetim kadrosu, tam 6 seçime girdi. Partinin oyları, yüzde 22 ile, yüzde 25 arasına sıkışıp kaldı. Sert oldular olmadı, yumuşak oldular olmadı. Kemalist oldular olmadı, dindarlara yanaştılar olmadı. Şimdi, Ankara’daki parti yöneticilerinin kendilerine dönüp bakmaları lazım. Neden olmuyor. Bunu değerlendirmeleri lazım. Bu partide 2 nci, 3 üncü, 4 üncü adam olmuşlar, ama kendi seçim bölgelerinde ön seçime girmeye cesaret edemiyorlar. Bütün bunların hesabının sorulması lazım.”
Erenkaya, CHP’nin özellikle 1 Kasım seçimlerinde ilimizde büyük darbe yediğine de inanıyor. Yerel ile ilgili değerlendirmesi de şöyle oldu:
“-Bu tablonun çıkacağı 7 Haziran’dan belliydi. Ders alınmadı. Sadece kendisinin milletvekilliğini düşünenler partiye kötülük yaptılar. CHP Kocaeli’de çok gerilemiş. Birkaç yıl sonra belki Yahya Kaptan bile yıkılacak. Bu sonuçların bir faturası olmalı. Ben kongreleri bekliyorum. CHP’nin bu kentte bu hallere düşmesinden sorumlu olanlar, çıkıp partililerin önünde sorumluluklarını kabul eder, biz yanlış yaptık, özür dileriz derlerse, ben de sesimi çıkartmam. Ama hala çıkıp, ortadaki bu korkunç sonuçlardan teselli malzemesi çıkartmaya kalkar, kendilerini sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermek isterlerse, gör bak o zaman bütün kirli çamaşırları nasıl ortaya dökeceğim. Beni daha fazla konuşturmasınlar. Kongreleri bekliyorum, orada konuşacağım.”
Erenkaya’nın kimleri kast ettiği malumdur. O kişilere tavsiyem, ilk ilçe kongresinde çıkıp, “Biz hata yaptık. Bu partiye kötülük yaptık, özür dileriz” desinler. Aksi halde Erenkaya çok fena yapacak.
*YAHYA KAPTAN KAVŞAĞINDAKİ TUHAFLIK 
Hazır bugün D-100’deki tuhaflıklardan, bu kentin trafikle ilgili açmazlarından söze başlamışken, aylardır çok kafama takılan bir konuyu da bir kez daha yazmak istiyorum.
Malum, geçen yaz başında Büyükşehir Belediyesi, D-100 trafiği ile ilgili radikal bir karar aldı. Yahya Kaptan Mahallesi’nden D-100’e araç giriş ve çıkışı kapatıldı. Pek çok kişi karşı çıktı, “Yahya Kaptan AKP’li değil diye halk cezalandırılıyor” diyenler oldu. Oysa, yapılan iş, alınan karar doğruydu. Bu kararın alınmasındaki amaç, D-100’de Ankara ve İstanbul yönüne akan trafiği trafik ışıkları ile kesmemek, yolda akıcılık sağlamaktı. 
Büyükşehir araç trafiği ile ilgili bu kararı aldı ama, o bölgede çok yoğun bir yaya trafiği de bulunduğunu unutmuştu. Yahya Kaptan’dan çıkan insanların yolun karşı tarafına geçmesi,  akşam işten veya okuldan çıkıp Yahya Kaptan’daki evine dönen insanların yolun karşısından mahalle tarafına geçmesi lazımdı. Yani, orada bir yaya köprüsü veya alt geçidi olmadan, Yahya Kaptan kavşağından trafik ışıklarını kaldıramazdınız. 
Nitekim, birkaç gün sonra trafik ışıklarını tamamen kaldırmanın yayalar açısından büyük sıkıntı ve risk oluşturduğu anlaşıldı. Yeniden oraya trafik ışığı konuldu. Şimdi ne oldu biliyor musunuz?.. Yolun kenarına bir yaya geliyor.  Tek başına karşıya geçebilmek için trafik ışıklarının düğmesine basıyor. D-100’e kırmızı ışık yanıyor. Bütün arabalar duruyor, o yaya tek başına salına salına karşıya geçiyor. Tam yeşil ışık yanıyor, biraz sonra bir başka yaya geliyor. O da düğmeye basıp, kırmızıyı yakıyor, D-100’de bütün araçlar yine duruyor.
Kendim gördüm.. Bazen o bölgede oynayan çocuklar. Bazen o bölgede kağıt mendil satmaya çalışan Suriyeli bebeler gidip oyun olsun diye trafik lambalarının düğmesine basıyor. Yahya Kaptan kavşağını, D-100’de araçlar rahat aksın diye kaldırdık, ama bu haliyle yol araçlara daha sık ve daha uzun kapanıyor.
Oysa olay çok basit. O kavşak noktasında basit bir alt geçit yaparsınız,. Yol kenarlarına  bariyer çeker, yayaların yola girmesini engellersiniz. Yayalar alt veya üst geçitten geçer, trafik ışıkları kalkar, D-100’de araç trafiği akıp gider.
Geçen gün radyoda dinledim. Fransa’da bizim bildiğimiz kurbağalar çok pahalı ve önemli bir yiyecek olarak görülüyor. Fransa’da en lezzetli kurbağaların yaşadığı ve yetiştiği bir gölden çıkan kurbağaların, bu bölgede gölün etrafından geçen karayolu üzerinde arabaların altında ezilip, telef oldukları anlaşılmış. Bölgedeki belediye, 60 bin Euro harcayıp,  lezzetli kurbağalar yolun karşısına ezilmeden, ölmeden güvenli geçsin diye özel bir alt geçit yapmış. Elin oğlu, kurbağalar için alt geçit yapıyor. Bizimkiler, insanlar için yapamıyor.
Bakın şimdi ne olacak. Diyelim ki, arabanızla Yenidoğan’dan yola çıktınız, D-100’de Ankara yönüne gidiyorsunuz. Seka Camii kavşağı, Garajlar kavşağı, eski Emniyet kavşağı, Adliye kavşağı,  AK Parti İl binası kavşağ ışıklarında kırmızı yandı durdunuz. Ucube D-100’de iki günde bir arabaların vitrininden içeri girdiği Pişmaniyecinin önünden Rafet Karacan Bulvarına girdiniz. Kandıra kavşağındaki göbekte yine ışıkta beklediniz, köprünün altından D-100’e çıktınız. Yol üzerinde valilik yaya köprüsü inşaatı var. Daralan yolda bekleyin. Nihayet yol açıldı, devam ediyorsunuz. Bir Suriyeli çocuk oyun olsun diye Yahya Kaptan kavşağındaki ışıkların düğmesine bastı. Kımızı yandı, duracaksınız. Hadi bunu da geçtiniz. Bu defa Symbol köprülü kavşağı inşaatı nedeniyle daralan yolda sıkışıp bekleyeceksiniz. 
Allah aşkına, nedir bizim bu çilemiz. Bana 2005 yılında AKP’liler,  Yenimahalle’den Köseköy’e kadar D-100 de, Demiryolu da tünel içine alınacak” demişlerdi. Şimdi şu halimize bir bakın.
*LÜTFEN; İŞİN BAŞINDA DURUN
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi üst düzey yönetiminin bu kent için güzel, iyi bir şeyler yapmak konusundaki arzusundan, niyetinden hiç kuşku duymuyorum. Ama çok yavaş hareket ediyor, pek çok konuda çok kararsız davranıyorlar. Zamanlamayı, planlamayı bir türlü doğru yapamıyorlar. Başlayan işleri yeterince iyi takip edemiyor, hiçbir işin zamanında bitmesini sağlayamıyorlar. Tabii, bu zaafların sıkıntısını da bu kent, bu kentte yaşayanlar çekiyor.
Bakın, bu kent için yeni bir Valilik kompleksi yapıldı. 60-70 milyon TL’lik büyük bir iştir. Bu kentte devletin bütün birimleri bu komplekse taşınacak, bu şehirde yaşayan herkesin mutlaka o komplekse işi olacaktı. Valilik binalarının inşaatına yaklaşık 3 yıl önce başlandı. Bu iş başlarken, o bölgede D-100 üzerinde yeni bir yaya köprüsüne ihtiyaç olduğu da çok açık biçimde biliniyordu. Yeni Valilik binası önündeki eski üst geçit kullanılacak türden değildi.
Valilik kompeksi inşaatı başladı, gecikmeli olarak tamamlandı. Valilik, devlet daireleri bu komplekse taşındı. Ama bu bina ile birlikte bitmiş olması gereken yaya üst geçidi yapılmadı. Bu süreçte 3-4 yaz sezonu geçti. Okulların tatilde olduğu, İzmit’in boşaldığı, trafiğin nispeten azaldığı 3-4 yaz sezonu. Hiç bir şey yapmadılar. Şimdi,  Valilik kompleksi önündeki yeni üst geçit için inşaat başlıyor. 
*7.7 MİLYONLUK BİR İŞ
D-100 üzerinde, yeni Valilik kompleksi önünde yapılacak yeni yaya üst geçidi, bizim şehrimiz, bizim Büyükşehir Belediyemiz için atla deve bir iş değil. Topu topu 7.7 milyon TL’ye malolacak. 5 asansörü,  indili çıktılı yürüyen merdivenleri olacak. İzmit’in en kalabalık, trafiğin en karmaşık olduğu dönemde bu işe başladılar. Zaten sabah ve akşam saatlerinde D-100’de trafik arapsaçıydı. Şimdi yaya köprüsü inşaatı yüzünden yollar daraltılacak, kapatılacak, durak yerleri değişecek. Üstelik hala aynı güzergahta, 2 kilometre ötede bitmeyen Symbol Köprülü kavşak inşaatı devam ederken.
Valilik binası önündeki yaya üst geçidi yapılmasın mı? Elbette yapılsın..  Böyle bir köprüyü, trafiği hiç aksatmadan yapmak mümkün mü?. Elbette değil. Köprü yapılacak ve elbette inşaatın sıkıntısı olacak. Ama şimdiye kadar aklınız neredeydi. Neden 3 aylık tatil dönemini boşa geçirdiniz. Neden şimdi?.. 
Elbette bu sıkıntıya da katlanacağız. Yeni yaya köprüsü bitince çok güzel de olacak. Ama Büyükşehir yetkililerine rica ediyorum. Lütfen bu inşaat süresince, müteahhidin başında durun. Çalıştırın. Çıkın, bu kente bu inşaat ile ilgili bir vade açıklayın. Verdiğiniz tarihte, bu işin bitmesini sağlayın. Bir basit yaya köprüsü için aylarca D-100 daraltılır, bu kent yine büyük sıkıntılar çekerse, en azından benim dilimden kurtulamazsınız.
*TRANSİT ARAÇLARI D-100'E SOKMAYIN 
Şimdi bu Valilik önündeki yaya üst geçidi inşaatı başladı ya. Bu inşaat yüzünden D-100 daralacak, zaten var olan trafik sorunu çok daha  ağırlaşacak ya.. Yaşanacak bu büyük sıkıntıyı hafifletmek adına bazı önlemleri de almak lazım. 
D-100 İzmit geçişindeki mantığı ben oldum olası anlayamadım. D-100 İzmit geçişine; Büyükşehir Belediyesi büyük paralar harcadı. Çok geniş, mükemmel yol yapıldı. Ama yenilenen D-100,  İzmit içi için kullananların değil, bu kentten transit geçenler için işe yaradı. Günün her saati, Türkiye’nin, İstanbul’un, Anadolu’nun yükünü taşıyan,  patlayıcı, yanıcı maddeleri taşıyan TIR’lar, tankerler bizim üzerimizden geçiyorlar.
Oysa otoyol var. Ama bizim Büyükşehir Belediyemizin yaptığı D-100 otoyoldan daha rahat. Transit geçişte trafik ışığı yok, kavşak yok. Araçlar hiç durmayan trafikte üstelik bedava gidiyorlar. Sözde günün belli saatlerinde, transit geçen araçların otoyolu kullanması zorunlu. Ama bu kurala da kimse uymuyor, çünkü denetim yapılmıyor. Şimdi, D-100’de yaya köprüsü inşaatı nedeniyle yeni sıkıntı başlıyor. 
Bu arada çok yakında Derince Limanı, DP World Limanı da hareketlenecek. Hala limanların otoyola bağlantısı yapılmadı. Çok yakında D-100 İzmit geçişinden çok daha fazla TIR, tanker geçiyor olacak. 
Görev Valiliğin midir, Büyükşehir’in midir bilemem. Ama İzmit’in, İzmitli’nin korunması lazım. Hiç değilse bu köprü inşaatı devam ederken, bu kentten transit geçecek bütün ağır vasıtaların Otoyol’a zorunlu girişleri temin edilmelidir. Bu konuda gerekli önlemler alınırsa, köprü inşaatı nedeniyle çekilecek sıkıntılar biraz hafifletilebilir.
Bu yazı toplam 537 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37